Uçak Kazalarının Etnik Teorisi

Kore Hava Yolları 20. Yy’ın ortalarından sonuna kadar geçen sürede çok ciddi kazalar yaptı. Öyle ki, uçak düşme oranı iyi havayollarının 17 katına çıktı. Fakat 2000’den bu yana Korean Air’in güvenlik kaydı lekesizdir. Bugün herhangi bir hava yolu kadar güvenlidir. Şirket bu başarıyı ancak kültürel mirasın önemini kabul ettikten ve ona göre önlem aldıktan sonra elde edebildi.

Uçak kazaları gerçek hayatta filmlerdeki gibi pek ani olmaz. Motorun bir parçası bir arızadan dolayı patlayıp alev almaz. Tipik bir ticari uçak evinizdeki ekmek ısıtıcı kadar güvenlidir. Uçak kazaları daha ziyade küçük zorlukların ve görünüşte önemsiz arızaların birikimi sonucudur; tıpkı bütün sanayi kazaları gibi.
Devamını oku “Uçak Kazalarının Etnik Teorisi” →

Ali Amca ve Şoförü

Ali Amca geceleri eve dönerken vapuru kullanmaktadır. Saat 22:00 da vapurdan indiğinde makam arabası da tam o saatte iskeleye varmakta ve geriye kalan yolu da arabayla gitmektedirler. Ali Amca birgün iskeleye bir saat önce varır ve makam arabası da gelmediği için yaya olarak yol almaya başlar. Yolda makam arabası ile karşılaşınca biner ve eve geldiğinde, her günkü saatten 10 dakika erken gelmiş olduğunu farkeder. Şoför hergün çalar saatine göre evden yola çıkmaktadır. Ertesi gün Ali Amca, makam arabası gelmediği İçin 3 saat 40 dakika yürüyerek eve varır ve o anda çalar saatin alarmı başlar çalmaya..

Şoför, alarmı kaç dakika hatalı kurmuştur..?

Rekürsiyon nedir?

Rekürsif fonksiyonlar, kısaca kendi kendini oluşturan fonksiyonları betimler. Rekürsiyon aslında problem çözme stratejilerinden bir tanesidir. Prensip olarak genel bir sorunu daha küçük ve basit soruna indirgeyerek sorun çözme yöntemidir. Program yazılımcılar tarafından çok zevkle kullanılan yöntem çoğu problemlere de ışık tutar. Prensip olarak rekürsif fonksiyonlar şöyle tanımlanır: Bir fonsiyonun f(n+1) değeri ondan önceki hesaplanmış f(n), f(n-1), … değerleri tarafından belirlenir. Bu tür fonksiyonlar kendi başlarına bırakılırsa sonsuza kadar devam ederler. Bu nedenle önceden belirlenmiş sınırlar ulaşıldığında rekürsif fonksiyonu hesabı sonlandırır.

Fibonaccı serisi klasik rekürsif bir fonksiyondur. Bilinen sayılar şöyledir:

0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34,….
Devamını oku “Rekürsiyon nedir?” →

Hedy Lamaar

TİPİK BİR SİVRİ ZEKALI MUCİT DEĞİL

Hedy Lamarr, İkinci Dünya Savaşı döneminin beyaz perdedeki olağanüstü güzel ve seksi perisi olarak bilinir. Günümüzün Wayne’in Dünyası (Bir Amerikan komedi filmi- ç.n.) jargonuyla, tam bir bebekli. Ancak, Lamarr’ın yaşamının en etkileyici kısmının güzelliği veya sinema kariyeri ile hiçbir ilgisi yoktu. Hedy Lamar, çığır açmış bir teknolojik yeniliğin patentine sahip tek Hollywood yıldızıdır. Öyle bir keşif ki modern iletişim sistemlerinin temelini oluşturmuştur.

Lamarr’dan sık sık yapılan bir alıntı vardır: “Her kız göz alıcı olabilir. Tek yapmanız gereken öylece durup aptal gözükmektir.” Beyaz perdede kendisi de bu rolü oynadı ama söz konusu gerçek hayat olunca, Hedy en önemli şeyin zeka olduğunu kanıtlamıştı.

Bilime önemli katkısını ele almadan önce, geçmişine hızlıca bir göz atalım (Hafızanız zayıfsa veya benim durumumda olduğu gibi, onu tanımış olmak için çok gençseniz diye):
Her şeyden önce, Lamaır onun sahne ismiydi. Aslen 9 Kasım 1913 tarihinde, Avusturya’nın başkenti Viyana’da, Hedwig Eva Maria Kiesler adıyla doğmuştu.

Gençlik yıllarında oyunculuk okuluna devam eden Hedy, kısa sürede sinemaya geçiş yaptı. Çoğu film yıldızı gibi onun da ilk filmlerini kimse hatırlamıyor. Ancak, on yedi yaşındayken çevirdiği bir film onu uluslararası bir yıldız yaptı. Oldukça da sansasyonel bir yıldız. Haz isimli Çek filminde Lamarr’ın şehvetli bir aşk sahnesi vardı ve on dakikalık bir yüzme sekansı boyunca çıplak oynuyordu. Yapılacak iş değil doğrusu. Her ne kadar bugünün standartlarına göre yumuşak bir sahne olsa da, çıplaklığı o dönemde ahlaken kabul edilemez olarak değerlendirilmiş ve film Amerika’da uzun yıllar boyu müstehcen olduğu ge-rekçesiyle yasaklı kalmıştı.
Devamını oku “Hedy Lamaar” →