Çıldırtan Diyaloglar

Diyalog 1 – Çıldırtan Diyaloglar

A- Savunulabilir ki ispatlanamaz olan şeyler yokturlar.
Ama çoğu insan bunu şöyle düşünür:
“İspatlanamaz olan şeyleri istediğimiz şekilde yorumlayabiliriz”

B- Ne gibi?

A- Örneğin ben bakmazken şu akvaryumdaki balık hala orada mıdır?

B- Elbette.

A- İşte bu senin yorumun. Sen bana ispatlayabilir misin bunu?

B- Hımmm. Belki…
Sen bakmadığın bir anda fotoğrafını çekerim onun.
Sen fotoğrafın çekildiğini görürsün ama balığı görmezsin.
Sonra beraberce filmi banyo ederiz ve onu görürsün.

A- Hımm. Olabilir. Belki bakmadığım bir tek anda balığın orada
olduğunu ispatlamış olabilirsin ama bu bakmadığım tüm
anlarda da orada olduğunu ispatlamaz.

B- Balığı videoya çekerim.

Bir’in Hikayesi

Bir zamanlar zaman yoktu =), mekan da yoktu. Sadece sonsuzluk vardı. Bir zamanlar, Bir’in zamanları idi. Sonsuz ve sınırsız olan belirsizdi de. Sınırları olmadığı için dışı yoktu. O ilksel şeydi. Sonsuz olan herşeyi bilir değil mi? Çünkü sonsuz bilince sahiptir. Ama o bilmiyordu. En azından bir şeyi bilmiyordu. Sonsuz bilince sahip olmamanın ne demek olduğunu bilmiyordu. Sonluluğu bilmiyordu. Farkındalığı bilmiyordu. Bilgi denebilecek hiçbir şeyi bilmiyordu. Çünkü bilgi bir şeyin diğer şeyden farklarına dairdir. Ama henüz ‘şey’ler yoktu. Sonsuz bilince sahipti ama hiçbir şey bilmiyordu. Çünkü zaten henüz bilinebilecek hiçbir şey yoktu…

O zaman deneyimlenemez olan sonsuzluğundan, deneyimlenebilir olan sonluluğa bir yol açmaya karar verdi. Daha karar verdiği anda sonlu olarak deneyimleme fırsatına sahip olabileceği sonsuz alternatif deneyimin neler olabileceğini biliyordu. Ve her türlü senaryonun sonucunu da. Ama senaryonun içinde olmak başka bir şeydi. Bir yerin haritasını bilmek başkadır. Yollarında gezmek başka…

Dileğiniz ne olurdu?

Bir cin çıksa karşınıza ve 3 dileğinizi sorsa diye mutlaka düşünmüşsünüzdür ve kendinizce önemli olan 3 şeyi sıralamışsınızdır. Fakat aynı cin size tek dilek hakkı sunsaydı ve metadilek* dilemek yasak olsaydı?

Dileğiniz ne olurdu?

*Metadilek, dilekler hakkında dilektir.

Engels soslu diyalektik eleştirisi

Engels’ten yapacağım bir alıntı üzerinden diyalektik yöntemi eleştirsem çok mu büyük bir ‘günah’ işlemiş olurum? Umurumda değil, çünkü günah hep çekicidir! O halde önce bir alıntı: “Kölelik olmadan, Yunan devleti, Yunan sanat ve bilimi olamazdı; kölelik olmadan, Roma İmparatorluğu da olamazdı. Ama Yunan kültürüyle Roma İmparatorluğunun kurduğu temel olmadıkça, modern Avrupa da olamazdı. Bütün iktisadi, politik ve ussal gelişmemizin, köleliğin hem evrensel olarak kabul edilmiş hem de gerekli olduğu bir durumdan oluştuğunu hiç unutmamalıyız. Bu anlamda şunu söyleyebiliriz: Eski çağın köleliği olmadan modern sosyalizm de olamazdı. … o zaman varolan koşullarda kölelik düzeninin kurulması ileriye atılmış büyük bir adımdı.” [Engels, Anti-Dühring, 216-217].

Yusuf Aslan’ın Annesi Öldü

Yusuf Aslan’ın annesi vefat etti…
6 Mayıs 1972 günü Deniz Gezmiş ve Hüseyin İnan ile birlikte idam edilen Yusuf Aslan’ın annesi Mediha Aslan, 20 Mart 2013 sabahı vefat etmiştir.
Mediha Aslan’ın cenazesi Yarın (21 Mart 2013 günü) Uncalı Mezarlığında, Uncalı camii önünden öğle namazını takiben Antalya’da toprağa verilecektir.
Tüm devrimcilere duyurulur…