Kur’an ı Rehber Almayınca

Bir yazıma verilen cevapta, genelde yapılan bir yanlışa, güzel bir örnek ile karşılaştım ve bu konuyu, tekrar gündeme getirmenin, yararlı olacağını düşünüyorum.

Bizler Kur’an ı rehber aldığımızı söyleriz. Ama ne yazık ki söylediğimiz ile İslam ı yaşadığımız, her nedense birbirini tutmaz. Bunun nedeni üzülerek söylemek zorundayım, Kur’an sözde rehber, beşerin kitapları özde- pratikte rehber olduğu içindir. Peygamberimiz mahşer günü boşuna, benim ümmetim Kur’an ı devre dışı bıraktılar demeyecek.

Bana verilen cevaptan, bir soruyu önce sizlere nakletmek istiyorum.

( Sual: Domuzun herkese, ipek ve altının erkeklere haram edilişinin hikmeti nedir?)

Bizler Kur’an ı rehber almadığımız sürece, bu tür ikilemlerde kalmamızda kaçınılmaz olacaktır. Haram ve yasaklar Kur’an da apaçık belirtilmiştir. Peygamberimizde Kur’an ile hükmetme görevi almıştır topluma. Bunun dışına çıkması da asla düşünülemez.

İçgüdüsel YANIT

 

Pek çok insan içgüdüsel YANIT ile duygusal TEPKİyi ayrıştırmakta güçlük çeker(açıkçası bana en sık sorulan şeydir bu).
Bir tepki; bilinçsiz, refleksif ve aceleciyken, bir yanıt; sabırlı, sakin ve ölçülüdür.
Üzerinde biraz gözlem yaparsak aradaki farkı kolayca saptar duruma gelebiliriz.

Gerceklikler alttaki resim gibi birbirinden soyuluyor ve aslinda bunlarin cok azinin farkindayiz