Bilimsel Düşünce Testi

Bir insanın bilimsel düşünüp düşünemediğini anlamak için bir test hazırlamak istiyorum. Bu testte işte bir takım sorular veya bir olay örgüsü olup yöneltilecek sorulara vereceği cevaplar aracılığı ile ne kadar bilimsel düşünebildiğini ölçmek amacıyla.

Bu başlık altında bana yardımcı olabilir misiniz? Ne sorulabilir, nasıl sorulabilir veya böyle bir test yapılamaz mı? Ölçütler nasıl belirlenmelidir nasıl değerlendirilmelidir.

Aklınıza ne gelirse işte…

Enerji Tasarrufu nedir?

Küçük yaşta uyguladığım çok sonra neden yaptığımı anladığım uygulama, enerji tasarrufu işlemiydi. Enerji tasarrufu aslında dikkat tasarrufu diye de söylenebilir benim lisanımda. Gösterdiğiniz her dikkat, kendinizsiniz, kendinizden veriyorsunuz anlamına geliyor. Bu durumda dikkatinizi nerelere verdiğinizi yani kendinizi kullandığınızı bilmek ve bu konuda ölçülü davranmak hayati olmaktadır.

Epeyce genç olduğum zamanlarda, çevremdeki insanlara şu tuhaf benzetmeyi anlattığımı hatırladım şimdi: anlam denizinde, felsefi çıkarımlar, bağlamalar yapmak için gereken enerji daha rafine bir enerji gerektirir, örneğin uzay aracı yakıtı gibi ve bunu bedendeüretmek için kaba enerjimi epeyce tasarruf etmeliyim, örneğin acil ihtiyacım olmayan gündelik konulardan dikkatimi çekip bunların bedenimde rafine olmasını sağlıyorum. Bu işlemi bedenim bi şekilde yapıyor. diyordum üstelik bunu dabüyük ciddiyetle pek müthiş bi şey biliyormuşum gibi söylüyordum, kimbilir çevremdekiler beni nasıl ukala buluyorlardı, şimdi bunu düşününce gülme geliyor. bu işin aslı nedir şu anda bilmiyorum doğrusu. İnsan yaşlandıkça kesin çıkarımlar yapamaz oluyor galiba.

Face’deki Sayfalarımız

Sosyal gezinti güzeldir, facede ya da her yerde. Buna zaman zaman hatta her zaman ihtiyacımız var. Bununla birlikte bazen daha belirgin bir alanda bize benzeyen kişilerle daha derine inmek isteriz, yol arkadaşlarıyla özgün soru ve sorgulamalar yapmak, kişiliğimizin sınırlayıcılığı olmaksızın deneyimlerimizi paylaşmak arzu ederiz. Eğer böyle bir ihtiyaçta iseniz sayfa-lar-mız size hizmet için kuruldu.

Dayanışma ve hatırlatmalar hepimize gerekli, Jung’un dediği gibi: “bilinç kesikli ve kopuk kopuktur”

İki dünya ayrımı arasında, zamanın görünümlerinin bakış açısından -birinin ilkelerini diğerininkine karıştırmadan, aklın birinin erdemiyle diğerini tanımasını sağlayarak- ileri geri gidip gelmek özgürlüğü ustanın becerisidir.
Kozmik dansçı,der Nietzsche, ağırlığını tek bir noktaya koymaz, neşeyle hafifçe döner ve bir konumdan diğerine sıçrar. Bir anda ancak bir noktadan konuşmak olasıdır ama bu diğerlerinin kavrayışlarını geçersiz kılmaz.

Ruh-Bilinç-Enerji

Çoğu insan, Ruh’un (Spirit) yükselmiş olduğunu, her şeyi bildiğini ve her şeyi yapabileceğini düşünme eğilimindeler. Hiç de değil. Hiç de değil. Daha önce de bahsettiğim gibi, hepsi basitlik ve saflıkla ilgilidir. Bir bakıma o, masumiyetiyle bir çocuk gibidir. Ruh(Spirit) daha sonra ne olacağını bilmez. Her şey – olacak her şey ve olan her şey – bilinse, bu gerçekten çok sapkın bir oyun olurdu. Bu

gerçekten de sapkın bir oyun olurdu. Bu, Ruh(Spirit) için de bir deneyim. Siz, kendinizle ilgili bir şeyi keşfettiğinizde, Ruh da kendisiyle ilgili bir şeyi fark eder. Güzel bir gün batımı gördüğümüzde, Ruh da güzel bir gün batımı görür. Ruh(Spirit) onu sizden önce görmemiştir. Size ”Yarattığım şu güzel gün batımına bak.” demez. Ruh(Spirit) sizden onu yaratmanızı ister ve Sonsuz Bir onu görür, onu hisseder ve onu deneyimler. (A)

Ruh, Türklerde kut, öz anlamına geliyor. Ve ben bunu kuantum dilinden sınırsız potansiyeller denizi şeklinde ifade etmeyi seviyorum, zaten minik bi çocuğa benzetilmesinin sebebi de bu, amacı yok, masum ama potansiyellerle (aktif olmamış) dolu. Dolayısıile yaradılış skalasında bitkilerin bulunduğu konum kuta insandan daha yakın çıkarsamasında bulunabilirim. Tabi bu da benim gözlem ve hislerim. Neticede insanın içinde olduğu konumla ilgili çıkarsamalarda bulunması pek kolay değil

Kurban Olgusu

Yeni anlamlara yer açmak için eskilerinin kurban edilmesi, sevdiklerimizden, yani anlamlandırdıklarımızdan kurtulma operasyonu… Kurban bayramının esas anlamı da bu olabilir doğrusu

Kurban, dünya tarihi boyunca, animistik dönem ve sonrasında hep kullanılagelmiş bir yöntem ve bize gösterilen sebep; tanrıların gazabından korunmak için ona hediye sunmak, kan akıtarak basıcın düşürülmesi.

İnsanların korktuğu aslında neydi diye sorduğumda içimden gelen cevap, kaos oluyor. O zamanlar insanların oluşturdukları düzen gerçekten de oldukça ince ve kırılgan en ufak bir sarsıntıda yok olup gidiyor ve her şeye yeniden başlamak gerekiyor. Bence insanlar kaostan başka bi şeyden korkmazlar! Ve kaosu davet eden nedir diye sorduğumda; oluşturulan düzenin meydana getirdiği doğal tansiyon yükselmesi cevabını alıyorum. O halde burada doktorlara sesleniyorum, tansiyonun düşürülmesi için gereken şey nedir?