Çoğu insan, Ruh’un (Spirit) yükselmiş olduğunu, her şeyi bildiğini ve her şeyi yapabileceğini düşünme eğilimindeler. Hiç de değil. Hiç de değil. Daha önce de bahsettiğim gibi, hepsi basitlik ve saflıkla ilgilidir. Bir bakıma o, masumiyetiyle bir çocuk gibidir. Ruh(Spirit) daha sonra ne olacağını bilmez. Her şey – olacak her şey ve olan her şey – bilinse, bu gerçekten çok sapkın bir oyun olurdu. Bu
gerçekten de sapkın bir oyun olurdu. Bu, Ruh(Spirit) için de bir deneyim. Siz, kendinizle ilgili bir şeyi keşfettiğinizde, Ruh da kendisiyle ilgili bir şeyi fark eder. Güzel bir gün batımı gördüğümüzde, Ruh da güzel bir gün batımı görür. Ruh(Spirit) onu sizden önce görmemiştir. Size ”Yarattığım şu güzel gün batımına bak.” demez. Ruh(Spirit) sizden onu yaratmanızı ister ve Sonsuz Bir onu görür, onu hisseder ve onu deneyimler. (A)
Ruh, Türklerde kut, öz anlamına geliyor. Ve ben bunu kuantum dilinden sınırsız potansiyeller denizi şeklinde ifade etmeyi seviyorum, zaten minik bi çocuğa benzetilmesinin sebebi de bu, amacı yok, masum ama potansiyellerle (aktif olmamış) dolu. Dolayısıile yaradılış skalasında bitkilerin bulunduğu konum kuta insandan daha yakın çıkarsamasında bulunabilirim. Tabi bu da benim gözlem ve hislerim. Neticede insanın içinde olduğu konumla ilgili çıkarsamalarda bulunması pek kolay değil