Kurban Olgusu

Yeni anlamlara yer açmak için eskilerinin kurban edilmesi, sevdiklerimizden, yani anlamlandırdıklarımızdan kurtulma operasyonu… Kurban bayramının esas anlamı da bu olabilir doğrusu

Kurban, dünya tarihi boyunca, animistik dönem ve sonrasında hep kullanılagelmiş bir yöntem ve bize gösterilen sebep; tanrıların gazabından korunmak için ona hediye sunmak, kan akıtarak basıcın düşürülmesi.

İnsanların korktuğu aslında neydi diye sorduğumda içimden gelen cevap, kaos oluyor. O zamanlar insanların oluşturdukları düzen gerçekten de oldukça ince ve kırılgan en ufak bir sarsıntıda yok olup gidiyor ve her şeye yeniden başlamak gerekiyor. Bence insanlar kaostan başka bi şeyden korkmazlar! Ve kaosu davet eden nedir diye sorduğumda; oluşturulan düzenin meydana getirdiği doğal tansiyon yükselmesi cevabını alıyorum. O halde burada doktorlara sesleniyorum, tansiyonun düşürülmesi için gereken şey nedir?

  • Turan Erdal Bu yorumu ilk defa duyuyorum ve cok hosuma gitti. Ben hic böyle bakmamistim. Sen bu eyleme “toplu tansiyon düsürme” olayi mi diyorsun? Yani düzenin cikmaza girdigi anda kontrollü bir kaos yaratmak tansiyonu düsürür diyorsun.
  • Sibel Atasoy Ben de ilk kez böyle bi fikir duyuyorum ve aynen senin gibi bana da dikkat çekici geldi. (zihnimde oluşan bi şey değil, içimden spontan gelen bişeydi)
  • Turan Erdal Bazen insan neleri “dogurduguna” sasiriyor. Cok da az olsa bazen ben de yasiyorum böyle seyleri. Bu yorumun aslinda CC’nin “kontrollü delilik” terimine de biraz benzedi galiba.
    Sibel Atasoy Ondan daha çok Gurdjief’in entervalleri kendi isteğinle oluşturmak olgusuna benziyor.
  • Turan Erdal Onu da baska bir bölümde acarmisin? Ben o terimi bilmiyorum mesela.

    Sibel Atasoy sayfamıza sorduk ve şu cevabı aldık: https://blog.sonsuz.us/?p=4772 gerçekten önemli bir konudur, mekanizmayı bilmek çok şey değiştirir

  • Sibel Atasoy İlk sorduğun soru -Bir ülke icerisindeki tansiyon nasil düsürülür acaba? Herkesin ortaklasa kurban edebilecekleri birsey var mi?- için bi fikir aklıma geldi bu arada:) Sadece bizim ülke için değil de dünya çapında yapılsa baya iş görebilir belki: ülkeler anlaşsa ve üç günlüğüne elektrik şartellerini kapatsa! Bu büyük bir mahrumiyet anlamına gelir ve kaosu tatmin edebilir. Ne dersiniz?
  • Turan Erdal Insan ne gibi bir tansiyona mahruz kaldigini anlamak icin bazen tatil yapiyor ve tatil yaparken de tüm o üstündeki yükleri atiyor. Hic bir sorumluluk yok, bizi robotlastiran aliskanliklarimiz yok….ceyran kesme olayi da bizi tüm aliskanliklarimizdan hic olmazsa bir kac gün alikoyacaktir. Bu nedenle güzel bir yöntem olabilir.

Tauroktoni Nedir?

“Boğa” simgesini nerede görürseniz, orada AnaTanrıça arketipi var demektir. Çünkü Boğa, binlerce yıldan bu yana üretkenliğin ve verimliliğin simgesi olarak, tanrıçanın hizmetindeki evrensel güç olarak değerlendirilir.

Romalıların ikibin yıl önce Anadolu’dan ithal ederek giderek Hristiyanlığa dönüşecek dinlerinin özünü oluşturan Tanrıça Mithra’nın Boğayı kurban etmesini gösteren ikonaya yüklenen anlamdır Tauroktoni.

Onlar bu ithal işlemini yaparken Mithra’nın eril olduğunu, yani onun bir bereket tanrısı olduğunu -muhtemelen bilinçli olarak- söyleyerek gerçeği çarpıttılar. Oysa Mithra; Kibele, Magna Meter,  Attis isimleriyle anılan Ana Tanrıçadan başkası değildi. Onlar garip biçimde Mithra’nın bir Pers tanrısı olduğunu iddia etseler de gerek İran’da gerekse Hindistanda bu isim hala “yalnızca” kızlara verilen bir isim olarak izini sürdürmektedir (Fraternis’den).

Gelelim kurban işleminin (Tauroktoni) simgesel açılımına. Bu konuda tarih içinde çeşitli yorumlar yapılmışsa da ben Burak Eldem’in öne çıkardığı Jung yorumunu beğendim.

Bu yoruma göre çift cinsiyetli olan Mithra, kendi eril organını (boğa) keserek toprağa atar ve bu fedakarlıkla birlikte, topraktan canlılık fışkırır. Tüm canlılar boğanın bir unsurundan beslenerek VARolurlar.

Türkiyenin güneyinde bulunan Toros sıradağları da yine, berekettli Boğa ile ilişkilendirilmektedir. Eskiden bir yerlerde okuduğum kadarı ile, batan Atlantisten dört bölgeye göç olmuştur, bunlardan biri Toros dağları olarak belirtiliyordu.

Kendini “hayat” adına feda etme mekanizması hemen her yerde karşımıza çıkan bir simge. Örneğin Dede Korkut destanlarından Deli Dumrul’da onun hayatı için kendini feda eden bir kadın görüyoruz. Yine İsanın kendini fedası da ve bunun gibi bir çok örnek bence Tauroktoni’nin yeniden sahnelenmesi gibi görünüyor.

Buradaki ana fikir, eril ve dişil yanıyla, TAM olan’ın, Dünya hayatı için bu bütünlüğünden vaz geçerek, ikiye bölünmesi (dualite) ve bu işlem sonucunda “birey bilincinin” oluşma sürecinin başlatılmış oluşudur.