Esriklik-Ecstasy

Yunancada esrik kelimesi kısaca bir şeyin kenarında durmak anlamında. Ve böylece esasen alelade günlük rutinlerinizi yapmadığınız zaman hissettiğiniz bir zihin durumunun benzeri haline geliyor. Yani esriklik esasen bir alternatif gerçekliğe adım atmak oluyor.

http://www.ted.com/talks/lang/tr/mihaly_csikszentmihalyi_on_flow.html
Bu 18 dklık sunumda anlatılan akışı çok sık alan biri olarak, olayın sadece tatlı değil acı tarafının da olduğunu belirtmeliyim. Akıştayken muhteşemdir. Eğer kesmez isem saatlerce tüm bir gece sürdüğü olur. Her zaman bir konu vardır, onu bilmeden ben mi talep etmişimdir yoksa başıma mı gelmiştir bilmiyorum, irdelemeye pek gerek duymadım sanırım…

Tüm süreç boyunca seyrederim, gülerim, duygulanırım hatta çığlık attığım da olur, hepsi de gerçekten bir esriklik içre haldir. Buraya kadar süper. Gelelim neresinin acı verdiğine. Bu olağanüstü deneyimi başkalarıyla paylaşmak isterim; içgüdüm budur ama belki bunun altında kendime de bir kanıt yaratmak ihtiyacım vardır, bilemiyorum. Onun öylece geçip gitmesine, yitmesine kıyamamak vardır. Ve o tüm akışı aktarmak için bir yol bir kabiliyetini kullanırsın, müzikle resimle, sözle vs her neyse onu bi şekilde paylaşmak istersin. Ben bunu kitap yazarak paylaşıyorum veya makalelerimde.

Ağ Bağlantıları

Yollar bi yere varmak için yapılmadı. Ağ bağlantılarıdır onlar, yürürken çevrenize bakın, zevk alın, birlikte yaratın diye.
*
O yollar ki sayılmayacak kadar çoktur, o halde toptan Ağ Bağlantısı diyelim, siz üzerinde gösterinizi güven içinde

yapasınız diye altınıza serildi.
*
Yorgun kanatlarınızı kaldırın ve uçun.
An’ı tanıyın ve onun mükemmelliğine şahit olun.
sa
Frekans kardeşlerim, görünmeyenin iplikçikleri ile ağ dokuyan sevgili curiositalar, selam olsun sizlere.
*Resim Oyunlarımdan

Kuantum Arena

Kaan Onay, yazdıklarını ilgiyle takip ediyorum. Bu yüzden seninle arenada savaşmaya karar verdim. Ölümüne değil, gösteri maçı yapalım. Kan aktığında bırakırız. Sitenin kadınları da hakettiğin (veya hakedeceğin) saygıyı sana ve bana verirler.

Bu başlık altından devam edebiliriz. Kuantum fiziğinden başlayalım.

(Veya ilgilendiğin her hangi bir alandan)

NİETZSCHE’Yİ MARX İLE ANLAMAK

Hemen korkmayın, elmayla armutu kıyaslayacak değilim. Felsefe ile ilgili kafama takılanları bu 2 filozof çerçevesinde sizlerinde katılımıyla ortaya koymak ve nacizane görüşlerimi beyan etmek isterim. Hem de din tartışmalarından başını kaldıramayan sonsuz.us sakinlerini farklı bi felsefi konuyla meşgul etmek niyetindeyim.

Nietzsche’nin güç istenci kavramını bir akış olarak nitelendirmekteyim. Öyle ki Platon’dan beri süregelen metafizik geleneğin yıkılması için onun bu kavramı ortaya koyması zorunluydu. Keza Nietzsche için Marx’ın materyalizminden tutun, pozitivizme kadar bütün bir materyalist felsefe geleneği de aynı metafizik sürecin bir ürünüdür. Nietzsche için “metafizik” tanımı çok genişlemiştir, neredeyse bütün “-dır” ların ardında aynı hatalı metafizik çıkarımlar vardır.

Yaz günleri

Geçen gün anneme George Simenon’un bi romanını verdim, bu adam beşyüz tane kitap yazmış, tiyatro oyunları filan da cabası, kolaydır okuması seversin diye. Bir hızla okudu bitirdi. Pek beğenmediğini hissettim. Sonra Venüs Bağlantısını tutuşturdum eline,bunu okumuş muydun dedim? Galiba okumuştum ama hiç bişey hatırlamıyorum dedi ve başladı okumaya (televizyon açmasın diye masum taktikler uyguluyorum, her gün son satırına kadar okuduğu gazetesi ve çözdüğü tüm bulmacalara rağmen boş vakti kalıyor! 🙂
İki gündür de onu okuyordu vee az önce sabah sabah sonunu bitirmiş, maviş maviş parlayan gözlerle yanıma geldi, gel bi öpeyim seni dedi. Hayrolsun sabah sabah dedim. Meğerse kitabı çok beğenmiş ve beni tebrik ediyormuş, sen bu erkeklerin bildiği şeyleri nasıl biliyorsun? dedi. Güldüm.
Sanırım hayatımda ilk kez beni böylece onurlandırmış oldu. Çünkü genel tavrı “çocuklara iyi şeyleri söylenmez, şımartılmaz. Hep eksikleri söylenir ki mükemmel olsunlar!” hahahahahaha