Etiket: esriklik
Esriklik-Ecstasy
Yunancada esrik kelimesi kısaca bir şeyin kenarında durmak anlamında. Ve böylece esasen alelade günlük rutinlerinizi yapmadığınız zaman hissettiğiniz bir zihin durumunun benzeri haline geliyor. Yani esriklik esasen bir alternatif gerçekliğe adım atmak oluyor.
http://www.ted.com/talks/lang/tr/mihaly_csikszentmihalyi_on_flow.html
Bu 18 dklık sunumda anlatılan akışı çok sık alan biri olarak, olayın sadece tatlı değil acı tarafının da olduğunu belirtmeliyim. Akıştayken muhteşemdir. Eğer kesmez isem saatlerce tüm bir gece sürdüğü olur. Her zaman bir konu vardır, onu bilmeden ben mi talep etmişimdir yoksa başıma mı gelmiştir bilmiyorum, irdelemeye pek gerek duymadım sanırım…
Tüm süreç boyunca seyrederim, gülerim, duygulanırım hatta çığlık attığım da olur, hepsi de gerçekten bir esriklik içre haldir. Buraya kadar süper. Gelelim neresinin acı verdiğine. Bu olağanüstü deneyimi başkalarıyla paylaşmak isterim; içgüdüm budur ama belki bunun altında kendime de bir kanıt yaratmak ihtiyacım vardır, bilemiyorum. Onun öylece geçip gitmesine, yitmesine kıyamamak vardır. Ve o tüm akışı aktarmak için bir yol bir kabiliyetini kullanırsın, müzikle resimle, sözle vs her neyse onu bi şekilde paylaşmak istersin. Ben bunu kitap yazarak paylaşıyorum veya makalelerimde.
Ve işte acılı süreç böyle başlıyor çünkü orada şahaser bi şey seyretmiş ve yaşamıştım bi kere bunu ellibin kelime ile anlatacağım ki bu uzun süre demektir, ikincisi asla aslının olduğu kaliteye yaklaşamıyacağım! İşte bu korkunç!
Çoğu kez paylaşmaktan vaz geçmeyi düşünmüşümdür ancak sadece düşünmekle kaldım, icra edemedim.
Bilemiyorum belki paylaşma arzusu duymayanlar vardır. Ben direnç gösterdiğim zamanlar mutsuz olduğumu gördüm. Mutsuzluk ise kendi başına anlamsız bi şey benim için o sebeple paylaşırken acı çekmeyi yeğliyorum. Buna anlam vermekte zorlanırdım ancak Yaşam Tasarımı sistemini öğrendikten sonra benim robotun ne den böyle böyle böyle olduğu açıkça görüldü! İnsanın kullanım klavuzuna aykırı hareket edebilmesi nehirde tersine yüzmek oluyor ve bu da uzun sürmez! Kimse sonsuza kadar tersine yüzecek kadar güçlü değildir herhalde.
Esriklik
Kendini kaptırdığın herhangi bir dans, sanrılandırıcı bir madde kullanmaktan çok daha tehlikesizce farklı bir dikkat seviyesine çıkarıyor, üstelik devasa bir enerjinin psişeye akmasını sağlıyor.Bu yolla sağlanan esriklik, kişinin tüm bedenlerindeki (fiziksel,duygusal,mental) sağllık sorunlarını ve atalet illetini bi çırpıda iyileştiriyor. Bence bu bir mucize.
**
Ho’oponopono Yöntemi gerçek midir? Dr.Ihaleakala Hew Len diye biri var mıdır bilemiyorum; ancak yöntemin ilginçliğini ve uygulanabilirliğini kendimden biliyorum. Aslında orada anlatılan konuyu test etmek için işe kalkışmak belki çoğu kez yapmacık kaçabilir. Bu yöntemi kendi içimizden doğal yollarla uyguluyor olabilmek lazım. Belki konuyu tartışmak isteyen olursa daha iyi irdeleyebiliriz.
Bana salınımcı olmakla ilgili gibi geliyor 🙂
TE: Bu yöntemi bilmiyorum ama dinlemek denilince karsi tarafi etkilemeden dinlemek anlasiliyor. Gercekten karsi taraf zannedildigi gibi etkilenmiyor mu? Dinleyenin sadece orda olmasi karsi tarafi etilemeye yetmiyor mu?
sa: Esra, çok güzel gözlemlemişsin, tamamen katılıyorum. Turan dinleyiici yargısızca kendini dinlemeye bıraktığı halde, anlatan herhangi bi dış-iç imgeden etkilenebilir fakat bu dinleyenin durumunda (gerçek dinleyense) karmaşa yaratmaz. Onun çalkantılı bi deniz gibi sallandığını, yön değiştirdiğini velakin süper içdoğasının güzelliğini seyretmeye devam edersin 🙂 Anlatan her kim olursa olsun, dinleyen için o her bir kişinin kendine has “biricik” yöntemi ve serüveni gerçekten büyüleyicidir.
EA: hatta dinleyen kişi bu kadar berrak ve net olunca, anlatıcı dinleyicinin aynasında kendisini görebilir. ve yargılanmadığını da bildiği için (koşulsuz olarak her şeyiyle kabullenilmiş hissettiğinden) herhangi bir şekilde savunma yapma gereği de duymaz. dinleyicinin aynasında kendisini daha net olarak görebilince de değiştirmek istediği yönleri farkeder ve belki de değişim başlar
TE: Anlatan dinleyen kadar dinleyenin de ne tür hareket ettigini algiliyor. Anlattigi seyin heyecanli olup olmadigini, karsi tarafin onu anlayip anlamadigini o da hissediyor ve dolayisi ile fark ettigi zaman kendi yönetmini de degistiriyor. Bunu tabii ki bilincli yapmiyor. Anlatan anlattiklari seylerin tastik edilip edilmedigini karsi tarafi izleyerek anlamak istiyor. Eger gercekten anlasildigini anladigi zaman anlatmasina ivme kazandiriyor.
sa: Çok doğru. Fakat bu söylediğin anlatanın farkındalık derecesine de bağlıdır. Öyle çok anlatıcı gördüm ki, dinleyenin farkında bile değil, sadece ve sadece sonsuzca konuşmak istiyor. Geri bildirim ya da onaylanma filan beklemiyor. Bu anlatıcıların her zaman gündeme getirdiğim “hipnoz altında” olmaları ihtimali olabilir sanki.
TE: Onlar galiba kendi kendileri ile yanliz olmamak icin anlatiyorlar. Mesela cocukken mezarliklarin yanindan gecerken sarki söylüyorduk. Bunun korkmamak icin cok iyi bir yöntem oldugunu büyüyünce kitabin birisinde okumustum.
sa: Çok güzel bir benzetme olmuş, teşekkür ederim. Bu duruma CC’de güzelce değinilmiş. Sonsuzlukla karşılaşmak için yeterli enerji birikimi olmayanların, patlayıp dağılmamaları için bu tekrarlardan ibaret sonsuz iç ve dış konuşmalar bir KALKANmış, ciddi bir koruyucu görev üstleniyormuş.
**
Takyonlara taktım, bi onları görüp seyretme hevesimm var.
EA: hayırlısı deneyimlerinizi okumayı bekliyorum
sa: Hayırlısı tabi ama bekleme gel beraber gidelim, birlikten kuvvet doğar. (Atasözlerine bayılıyoruuummm)
EA: nasıl gideceğiz?
sa: Sen niyetine bak canım! Nasıl kısmı ile işimiz yok artık (o eskidendi) :)))
EA: tamam o halde varım 🙂
sa: Heyoooo… Süperrr
**
Şaman
“Şaman Sibirya’daki Tunguz halkının dilinden gelen bir sözcüktür ve antropologlar tarafından batılı olmayan kültürlerdeki daha önce “büyücü”, “büyücü hekim”, “sihirbaz” gibi terimlerle tanınan çeşitli kişilere geniş ölçüde uyarlanmıştır. Ayrıca her büyücü hekim bir şaman değildir.
Bir şaman bilgi ve güç edinmek ve başka insanlara yardım etmek için normalde gizli olan bir gerçeklikle temasa geçmek ve onu kullanmak için -kendi iradesiyle- bir değiştirilmiş bilinç durumuna giren adam ya da kadındır.” Der Michael Harner.
Şamanizm konusunda derin araştırmalarıyla bu konuda nerdeyse tek otorite gibi görünen Eliade ise bu konuya şöyle bir açıklamayla başlar:
“Elbette şaman da aslında bir sihirbaz ve bir otacıdır; bütün hekimler gibi onun da hastalıkları sağalttığına, ilkel ve çağdaş bütün sihirbazlar gibi “fakirsel” mucizeler gösterdiğine inanılır. Ama o, bunlardan başka ruhgüderdir de; ayrıca rahip, mistik ve ozan da olabilir. Bu karmaşık olayın ilk tanımı şöyle olmalıdır: şamanlık=esrime tekniği.
(sözlükte esrime; Sarhoş olma işi. Kendinden geçme)
O kendi ruhlarına egemendir; şu anlamda ki, insan olmakla birlikte, ölülerin, cinlerin ve ‘doğanın ruhlarının’ aleti olmaksızın onlarla iletişim kurmayı başarır. Şaman büyük bir insan ruhu uzmanıdır; ruhu yalnız o görür; zira ruhun formunu ve yazgısını o bilir.”
…
Yazının Bütünü için tıklayınız