Sihirli sözcük; EYLEM

“Eylem de sihirli bir sözcük! Kendi celladını doğurduğu, besleyip büyüttüğü ve bundan hiç vazgeçmediği için sihirli bence. Biz insanlar bilmek isteriz. Eylem bize bilgi sunar. Bilgi yerleştiği yerde kök salar, insan vasıtasıyla insandan insana kol atar, zamanı yaratır, adeta o sevilmeyen ayrık otu gibi heryeri kaplar, öyle ki kendi yaratıcısı eyleme yer bırakmamaya başlar. Biz her şeyi bildiğimizi sanırken ölmeye başlarız. Tıpıkı nefes gibi! Oksijensiz ölürüz fakat zaten oksijen de bizi yavaş yavaş yakarak öldürür.”
YENİ’den Doğanlara – Dağ Bağlantısı

  • Hanife Altuntas sık kullandığımız, ezber ezber konuştuğumuz kelimelerin anlamları üzerine yazılmış, düşünülmüş her şey artık fazlasıyla dikkatimi çekiyor. anlama gerektiği kadar dalınıp bi bakış atıldığında, algımında farklılaştığını hissediyorum.ve çok önemli buluyorum bunu. bu alıntıyı belki de bu nedenle burada paylaşma isteği duymuş olabilirim:)

Ataların Gölgesinden Aydınlığa / Vildan Çolak

Vildan Çolak’ın takipçileri tarafından merakla beklenen kitabı 1 Şubat itibariyle kitapçılarda…

Hayatımıza giren zorlukların, sıkıntıların ve hastalıkların nedenlerini “Kökcanlandırmak Sunumu” adı verilen çalışmayla tespit ederek şifalandırmak mümkün!

Bu çalışmanın dayandığı temelleri, işleyiş sistemini, faydalarını ve geçmişte atalarımızın yaşadığı durumların bizlere nasıl ve neden etki ettiğini anlatan Vildan Çolak, sade ve akıcı bir dil kullanmayı tercih etmiş.

Şamanik enerji kullanılarak yapılan “Kökcanlandırmak Sunumları”nda ortaya çıkan ilginç bilgiler, bilimsel bazı verilerle destekleniyor ve bu kitap aracılığıyla herkesle paylaşılıyor.

• Yaşamınızda sık sık aksilikler mi yaşıyorsunuz?
• Kendinizi sürekli olarak hâlsiz mi hissediyorsunuz?
• Şimdiye kadar bunların “atalarınızın mirası” olabileceğini düşündünüz mü hiç?
• Her hastalığın arkasında genetik bir hikâye mi var?
• Atalarınızdan fiziksel özeliklerinin, mal-mülk miraslarının yanı sıra, ahlarını, beddualarını, lanetlerini, büyülerini hatta negatif varlıklarını da miras olarak aldığınızı biliyor musunuz?

Eğer barış istiyorsanız

Eğer barış istiyorsanız, savaşa hazırlanın.

Si vis pacem, para bellum.

Bu söz hakkında ne düşünüyorsunuz? Bir yandan baktığınızda militarist bir söz gibi duruyor bir yandan baktığınızda haklılık payı görüyorsunuz. Sonsuz.us da anti-militarist üye sayısı oldukça fazla. Fakat bu üyelerimize sorduğumuzda hiç biri ordunun dağıtılmasını asker diye bir şeyin kalmamasını istemez. (Belki de ister bilemiyorum)

Hem barış isteyip hem savaşa karşı olmak bu söze göre bir paradoks yaratır mı? Yoksa bu söz mü yanlıştır? Savaşa hazırlanmadan barış olabilir mi?

Cehennem var mıdır? Ne Demektir? Nasıl yanlış yorumlanmıştır?

cehennem var mıdır?ne demektir?nasıl yanlış yorumlanmıştır?

herhalde birçok mantıklı insan,cehennem diye birşey nasıl olur?Tanrı kötü biri olabilir mi?sonsuz işkence neden var?diye düşünmüş ve çözümü ateizm ya da deizm de bulmuş,ya da düşünmeden,sorgulamadan bu öğretiyi kabul etmiştir.
Oysa ki bilinen anlamıyla(SONSUZ i$KENCE) cehennem Kutsal Kitapda(Tevrat,Zebur ve İncilin toplamı) YOKTUR….Bu inanı$ babılın putperest ve sapkın dininden dünya dinlerine yayılmıştır,babılliler kötü insanların,cinlerin yönettiği bir ruhlar aleminde,ate$te sonsuz eziyet göreceğine inanırlardı……..

kelime anlamına bakınca cehennemin hiç de sonsuz işkence edilen bir yer OLMADIĞI anlaşılır.Bu kelime TAM BiR YOKOLU$UN SiMGESiDiR.
İbranice ge hinnom,yunanca geenna,latince ise gehenna`´,dilimize cehennem olarak çevrilmiştir,ancakHinnom Vadisianlamına gelir.
Ye$u 18:16`da ,Yunanca septuağınt tercümesinde gehenna sözcüğü kullanılmıştır.Bu sözcük yunanca Kutsal Yazılarda 12kez geçer.ve son güncel çeviride
hinnom vadisi“ olarak çevrilmiştir.(Matta 5:22,29,30—-10:28—-18:9,—23:15,33——–/-Markos9:43,45,47—–/Luka12:5—/Yakup 3:6da)
<!--break-->
Hinnom vadisi Yerü$alemìn pisliklerinin atıldığı ve yakıldığı bir çöplük yeri olmuştu.Hayvan leşleri yanıp kul olmaları için oraya atılırdı,ateşin sönmesini engellemek üzere kükürt kullanılırdı.Ayrıca onurlu bir şekilde mezara gömülmeye layık görülmeyen idam edilmiş suçluların cesetleri de oraya atılırdı.Le$ler ve cesetler ateşin içine düşerlerse,yanıp kul olurlardı,ama derin yamaçtaki düz bir çıkıntının üzerine düşüp kalırlarsa solucan ya da kurtçuklar bu cesetleri sarar ve sonunda bir tek iskeletleri kalırdı.Hiçbir canlı hayvan ya da insan diri diri yanması,azap çekmesi için Hinnom vadisine atılmazdı.Dolayısıyla orası,insan canlarının gerçek bir ateşte ebediyen azap çektiği ya da ölmeyen kurtçukların saldırısına uğradığı görünmez bir diyarı simgelemiş olamaz.Cesetleri oraya atılan suçlular,dirilme ümidini simgeleyen bir mezara onurlu bir şekilde gömülmemiş olduklarından,İsa ve öğrencileri Hinnom vadisini ebedi yokolu$un,Tanrı
nın yarattığı evrenden silinip atılmanın,diğer bir deyişle ikinci ölümün,yanı sonsuz cezanın simgesi olarak kullandılar,sonsuz ceza derken kesin ve sonsuza kadar olan ölüm yani dirilmeme durumu kastediliyor.Bu görüşü destekleyen,bağlantılı bazı ayetler:

Poker Kumar Değildir

Matematik ve psikolojiden uzak olanlar pokeri kumar olarak nitelendirir. Oysa biraz incelediğinde profesyonel poker oyuncularının aslında yaptıkları şey olasılıkları hesaplayıp rakiplerin psikolojilerini çözmektir. Uzun vadeli risk almazlar. Küçük blöfleri kasten görüp para kaybettikleri bile olur. Uzun vadede geriye gelecek paradır bu.

Gelelim birilerinin parasını alma mevzusuna. Her eğlencenin bedeli olduğu gibi eğer profesyonel bir oyuncu değilseniz veya matematik ve psikolojiden anlamıyorsanız, poker oynayarak geçirdiğiniz eğlenceli zamanın da bir bedeli vardır. Ve bu bedelin büyük kısmı profesyonel poker oyuncusuna küçük bir kısmı ise oynadığınız casinoya gider.

Bir kaç poker sözü ile bu kısa yazımı noktalamak istiyorum.