Masallar, mitler aynen rüyalar

Masallar, mitler aynen rüyalar gibi çok ihmal edildi. Batının 300 yıllık mantık ve analitik rüzgarı bizlere de sert bi rüzgar gibi çarptı. Para kazanmadığın bi faaliyet faydasız bulunuyordu yıllardır. Bundan sonra ne olur bilmem.

Turan Erdal Maslowun ihtiyaclar pramidine gore karın doyurmak ilk basamaklardan biri. Karın doyurma korkusu olmayanlar “felsefe” yapabilirler.

Sibel Atasoy Masallar mitler ve rüyaların (MMR) felsefe yapmak denilebilecek özelliği onların yarar sıralamasında çok arkalarda gelir. MMR’nin ilksel faydası; mümkün olduğunca acısız karın doyurmak ve yaşamayı öğretmektir zaten.

Turan Erdal Hani bazıları derler ya, insanoglu aya gitmeyi becerdi ama birbirleri ile gecinmeyi beceremedi. Keşke birbirimizle gecinmenin bir yolu olsaydı…
Sibel Atasoy Var. bu soruyu yalnızken ve tercihen gece kendine yüksek sesle sor lütfen. Cevabı kafanın içinde gayet net bir sesle duyacaksın. Benim merak ettiğim, bakalım o yolu tercih edebilecek misin?

DÜŞÜNCEMİZİN TEMELİ

bir kaç şey gözlemledim çok toparlı bir yazı olmadı yinede paylaşmak istiyorum

kendi bilgiçliğimizin temelinde olan nedir? Nasıl oluyorda kendimizi bir konuda etkin hissedebiliyoruz?
size soruyorum , bir konuya dahil olduğunuzda , özünüzden ,düşüncenin oluşum sürecine kadar , nelerin üzerine kurulu bir mekanizma rol oynuyor?
herkes bunu başarılı bir şekilde mi gerçekleştiriyor, eğer gerçekleştiriyorsa bilgi kirliliği nerden çıkıyor?
forumda baya yoğun tartışmalar yaşandı ,yaşanan bu sorunların temelinde ben bu bahsettiğim konularında var olduğunu düşünüyorum,( düşünmeye başladığım yerde kendi üzerine dönüşümlü bir yazı oldu) bu forumla da sınırlı bir konu değil
ben çevremde bir çok özgüven bombasıyla da karşılaşmaya başladım.

kendi adıma kendimi herşeyde söz sahibi görmüyorum benim için düşünce bir teorinin üzerine oturmalı, eğer bir düşünce ortaya çıkıyorda bu herşeyden önce sistematik ve en gelişmişi kovalayan olmalıdır ama yeni tarz bilgeler, bilgeliklerinin ölçümünü pratik üzerinden yapıyorlar, ozaman gerçekleşen şeyler gerçek olanlar mıdır? kendi adıma bunun böyle olmaması gerektiğini idda ediyorum. daha önce yazmıştı hakikat yüzde elliden küçüktür, neden mi çünkü toplumunda hakikati arama uğraşı yok .
işte bu bilgeçliğin temelindeki özgüvenin nedenleri ortaya çıkarmak istiyorum,
şimdi ben şunuda idda etsem butün bu yapılanlar bilinçli yapılmıyor yapan ne yaptığının farkında değil, bilgeçte bana diyecek ki sen neyi nasıl yaptığının veya başkalarının bilinçsizliğinin nitelemesini nasıl yapıyorsun,sen ne kadar bilgesin ki ,?
bir referans problemi mi var burda , işte niyet devreye girer bu noktada ,benim kendimden emin olmam gerekir , bu gerçekten ciddi bir uğraştır, ama insanlar için kendinden emin olmak o kadar zor değil değil artık neden mi çünkü bahsettiğim şey pratikte karşılık gören, kendinden kolayca emin olmaktır.bu vasif karşısında ne yapılabilir?

Tarz, Stil, Üslup

Bahsettiğim terimler hayatın bir çok alanı için kullanılabilir fakat benim kastettiğim yazı dili. Ortaokula giderken Reti’nin Satrançta Büyük Ustalar, Modern Görüşler kitabını çok derin bir analizle okumuştum. Ve fark ettim ki derslerde yazdığım kompozisyonlar ve metinler tıpkı Reti’nin cümleleri gibi uzun.

20 li yaşlarda Nietzsche’nin Böyle Buyurdu Zerdüşt’ü okumuştum ve yine yazılarıma yansıdı hemen tarzı. Her sözüm, her cümlem aforizma havasına bürünmüştü.

Kısa bir süre sonra Sagan, Hofstadler, Adams bir çok yazardan daha etkilendim ve yazım tarzım da buna bağlı olarak değişti.

Aslında bir insanın ne okuyup okumadığı veya nasıl okuduğu yazım stilinden ve içeriğinden hemen kendini belli ediyor. Zamanla da değişiyor.

İntegral Düşünce mi?

S.Bu dehşetlere son vermenin bir yolu var mıdır?

Maharaj: Daha çok sayıda insan kendi gerçek doğasını bildikçe,onların,çok süptil de olsa,etkilei egemen olacak ve dünyanın duygusal atmosferi tatlılaşacak.Halk liderlerini takip eder ve liderler arasında kalben ve zihnene büyük ve kesinlikle çıkar peşinde olmayan bazıları çıktığında,onların yoğun etkisi bu çağın katılıklarını ve suçlarını olanaksız kılmaya yetecektir.Bir yeni altın çaü gelebilir ve bir süre devam edebilir.ve o kendi mükemmelliğine yenik düşebilir.Çünkü gel-git dalgası en yüksek noktasına ulaştığında ,geri çekiliş başlar.
S:Kalıcı mükemmellik diye bir şey yok mudur?

M:Evet vardır.,fakat o tüm mükemmel olmayanları içerir.Gerçek doğamızın mükemmelliği her şeyi olası,idrak edilebilir,ilginç kılandır.O hiç ıstırap bilmez,çünkü o ne beğenir,ne beğenmez,ne kabul ne reddeder.Yaradılış ve bellek iki kutupludur ki onların arasında o,durmadan değişen modelinin örer. Eğilimlerden ve tercihlerden kendininizi kurtarın,kederle yüklü zihin artık olmayacaktır.