Etik Kurul Adayları (Mayıs) isimli başlığa sadece aday olanlar yazıyor. Yazan herkes aday olmuş kabul ediliyor.
Bu durumda lehte yahut aleyhte propaganda yapılabilecek bir başlığa ihtiyaç var diye düşünüp bu başlığı açmaya karar verdim.
Zira, gelişmeleri yakından takip etmemiş olan halkın bilgilendirilmesine ihtiyaç var.
YENİ’den Doğanlara Nasıl Ulaşabilirim?
YENİ’den Doğanlara, tüm internet kitapçılarında daha ucuz ve hızlı bir şekilde ulaşmak mümkün.
Eğer internetten alışveriş yapmaya alışkın değilseniz; D&R, Artı Yayın, İstanbul Dağıtım, Alfa Yayınları, Kitapyurdu, Dost, Alkım Kitabevi, Remiz vb gibi büyük kitapçılara sormanız, eğer yoksa sipariş etmeniz gerekiyor.
Keyifli okumalar dilerim.
Not: Eğer yine de ulaşamadıysanız, sitenin üst sağdaki “iletişim” butonundan bize ulaşın, bi çaresine bakarız.
Başkası olmak
Uzun zamandır bu siteye girmiyordum. Uzun zaman sonra girdiğimde aklımda uzun zamandır olan bir soruyu sormak geldi. Basit bişey aslında, belki çok basit.
Ben başka birisi olmanın nasıl hissettirdiğini merak ediyorum. Biz kendi benliklerimiz içine hapsedilmiş zavallılarız. Başka birisi gibi olmanın nasıl bişey olduğunu tam olarak anlasaydık herşey bizim için daha farklı olurdu. Çünkü başka birisinin gözlerinden dünyaya bakabilseydik bizi biz yapan şeyin ne olduğunu merak etmeye başlardık.
Hayır!
Ben kimim diye sormuyorum. Beni ben yapan nedir diye soruyorum. Benliğim nasıl var oldu? Başka bir sperm yumurtayı dölleyen olsaydı ben, ben olmaz mıydım? Kafamı o gün ağaca çarpsaydım ben, ben olmaz mıydım? Bunları yazmak yerine başka bir yerde başka bir şey yapıyor olsaydım ben, ben olmaz mıydım?
Dolduranlar ve Boşaltanlar
Epeydir aklımda olan ise, “gidenler ve dönenler“kavramı. Varoluşun dışarı taşan (yanlış hatırlamıyorsam buna sudur etmek deniyor) kısmı benim “gidenler” terimime uyuyor. Onlar tamamen nötr bir başlangıç yapıyorlar, sanki sıfır noktasındaymışçasına yeni başlıyorlar keşfe. Yolculukları boyunca deneyerek bilgi ediniyorlar, birbirine ekliyor ve biriktiriyorlar. Bunlara “inşa” edenler desek yeridir galiba.
“Dönenler” ise kapasiteleri oranınca maksimum bilgi ile donanmış durumdalar ve kaynağa dönüş yolculuğunda, yeniden nötr hale gelmek için mevcut bilgilerini dağıtarak, ağırlıklardan kurtulmak çabasındalar. Bunlara da yıkıcılar demek istemiyorum fakat dezinşa anlamına gelecek bi fiil şu an aklıma gelmedi. Bu iki kavramı düzenciler ve anarşistler diye tanımlasak bile tam yerine oturur mu emin değilim. En iyisi dolduranlar ve boşaltanlar diyelim basitçe!
Klavye kırdırıcıları!
Yeni gelen istihbaratlara göre, Çin’deki fason klavye mause üretim sektöründe kriz başlamış. Sektördeki daralmanın üstesinden gelmek için üreticiler çok ilginç ve sinsi bir planı tüm dünyada devreye sokmuşlar. Binlerce sanal klavye kırdırıcısını işe almışlar. Malum, üzerine bir sıvı dökmedikçe Çin malı da olsa bu klavyeler uzun süre dayanıyor. Rekabet etmek için planlı eskitmeyi de alenen kullanamıyorlar. Daha adisini üretemediklerinden bu çözümü bulmuşlar.
Plan nasıl işliyor?
Piyasaya saldıkları klavye kırdırıcılarının insanlara sanal forum ortamlarında sataşarak onları çileden çıkarması sonucu sinirden kuduran kullanıcıların ilk saldırdıkları cismin klavye olduğunu tespit etmişler. Klavye kırdırıcısı sataşıp tahrik eder. Baktı ki kurban çok soğuk kanlı. Sataşmaya hakaretleri de ekler. Bunu sürekli yapması halinde eninde sonunda kurbanının sinirlenip klavyeyi kıracağını ümit eder.
Çünkü kırdırdığı klavye başına prim alıyor. Gelen sinirli tepkileri copy paste ederek aylık raporuna ekliyor. Raporu mail atmasını takiben üç iş günü içerisinde sonuçlar değerlendiriliyor ve gelen tepkilere göre klavyenin %100 kırdırılmış olduğu sonucuna varılan sataşmalara prim veriliyor. Dünya genelinde aylık en çok klavyeyi kırdıran kırdırıcıları dünya turuna yollayarak ödüllendiriyorlar. Böylelikle hangi ülke insanının ne tür sataşmalara ne tür tepkiler verdiklerini de birinci elden öğrenmiş oluyorlar.