Ne Olacak Tüm Bunlar

Bazen derin derin dusunur ya insan , sarhosken veya 3gundur sabahlamisken , birlesim noktasi cakirkefiken , yada bilumum esrime , ya da sacmalama hallerinde ..

neyse’m uzatmiyim soyle bir soru gelir aklima .. burdan ornekle devam edeyim :

Bu sitede bu kadar yazilmis edilmis tartisilmis konu, dusunceler, tepkiler ,duygular ve hepsi .. 200 yada 500 ya da 100 yil sonra ne olacak? nerye gidecek?neye donusecek?ve varsa bir cevap gibi biseyler , oyleyse neden?

Puma avcısı

Temel bir gün Trabzon da is ve isçi bulma kurumuna gider.
Memur : Daha önce ne tip islerle ugrastiniz?
Temel : Puma avcisiyim…
Memur : Trabzon da puma ne gezer be adam?
Temel: Ula bende onun için issizum ya…

**

Ormanların “vahşi kedisi” pumaya bir bakalım. Pumanın benekli görünümü ve bedenin tüm eklem ve kaslarının ahenkli hareketiyle avının peşinden yaptığı hızlı ve kıvrak koşusunun görüntüsü birçok belgeselin vazgeçilmez karesi­ni oluşturur. Ne var ki, puma ile peşinden koştuğu avının “ölüm-kalım” koşusunda bizim bazen anlam veremediği­miz bir kırılma yaşanır. Avını tam yakaladı-yakalayacak dediğimiz bir anda, puma koşmaktan vazgeçer, avının kaçmasına izin verir. Bu hareketin nedenini kavramakta gecikince, çoğu insan kolaycılığa kaçıp “aptal puma” sıfatını benimse­di. Ancak çok geçmeden aptal sıfatının puma ya değil, “aptal puma” sıfatını pumaya yakıştıranlara yakıştığı anlaşılacaktı. Ormanların bu vahşi kedisinin kendince bir hesabı vardı! Puma, avının peşinden sürdürdüğü ölüm-kalım koşusunun süresini, avının büyüklüğüne göre ayarlıyordu. Puma için önemli olan, bir avın peşinden koşarak harcadığı enerji dü­zeyinin, onu yakaladıktan sonra kazanacağı enerji düzeyini aşıp aşmadığı idi. Avının peşinde harcadığı enerjinin avın­dan alacağı enerjiye değmediğini görür görmez koşusunu yarıda kesip avının kaçmasına izin veriyordu. Örneğin, pu­manın bir ceylanı yakalamak için koştuğu süre ile bir tavşa­nı yakalamak için koştuğu süre hiçbir zaman eşit olmuyor­du. Ceylanın peşinden daha uzun süre koşuyor, tavşanın pe­şinden daha kısa süre koşuyordu.

Kendine Yeterli nedir?

‎”kendine yeterli”, birey bilinci için mutlaka gerekli bir durum; yalnız kaldığında kendine bakabilen, fiziki,duygusal,ekonomil ve mental yeterliliği olan, kendi eril ve dişil yönlerinin farkına varmış kişi. Kişi böyle olduysa cinselliğe, aşka ya da başka türlü tanımlayacağı bi ilişkiye ihtiyacı yok anlamına mı gelir?

**

Taraf ve taraftarlık kavramlarının hayati farkına dikkat çekerim. Taraftar olmamayı dilerseniz hem gözlemci hem yaşayan olursunuz, evriminizi sürdürebilirsiniz. Taraf olmamayı dilerseniiz derhal bu hayattan düşersiniz! nereye keybolup emileceğinizi de kimse bilemez Konu gerçekten hayatidir. Aman ne dilediğimize dikkat edelim 🙂 (tıklayınız)

Tabi Denetimli delilik yapılabilir ama dikkat etmek lazım, bu çok incelikli bi sanattır, en benim diyeni bile yutar. Bunlardan biri beni 3 yıl yuttu! O sebeple AN’da taraf olmak en güvenilir en hayırlı ve tam bir savaşçı tutumudur. Ben haddim olmayarak bunu öneririm.

Üzülmeyin!

Üzülmeyin, çünkü yaşam
ilerlemekte sonsuz yaşama;
içimizdeki korla daha bir engin,
berraklaşmakta duyularımız.
yıldızların dünyası akar
… dönüşür yaşamın altın şarabına,
varacağız onun tadına
ve parlak yıldızlar olacağız.
Özgür bırakıldı sevgi,
ve ayrılık da yok bundan böyle.
Yaşam, tüm gücüyle,
dalgalanmakta sonsuz bir deniz gibi.
Hazzın yalnızca tek bir gecesi –
sonsuz bir şiir –
ve hepimizin güneşidir
Tanrı’nın çehresi.

Novalis, Geceye Övgüler
http://cinaringuncesi-elif.blogspot.com/

Erozyonun Sanatı

Sculptures and Art of erosion, formed from earth itself, sometimes together formed with human hands – especially in Kapadokia- will be found all over the world. Wind and water create stonetrees, hearts, waves and fascinating abstract sculptures and pictures in beautiful colours. What a great artist earth is!

Devils Marbles

Southwest, USA