Doğru Yerinden Tutabilmek!

Basit bir deney..
5 metre uzunluğunda ve 1 kilo ağırlığında -mesela demirden mamûl- bir çubuk tek elle kaldırılabilir mi? Çoğu kimse bunu çocuk oyuncağı kadar basit bir iş olarak görebilir ve “evet” diyebilir. Hepimiz hergün bu kadarlık, hatta çok daha fazlası ağırlıkları defalarca kaldırıyoruz.

Kazın ayağı öyle olmayabilir..

Sorulan soruya cevap verilebilmesi için, çubuğun istenilen herhangi bir yerinden tutulabileceğine izin verilip verilmeyeceğini de sormak gerekir. Eğer çubuğun ortalarından bir yerinden tutulabilirse bu gerçekten kolay bir iştir. Yok eğer böyle değil de örneğin çubuğun bir ucuna 5 cm uzaktan tutarak kaldırmak şart koşulursa, oluşan kaldıraç nedeniyle yaklaşık 50 kg’lık bir kuvvet gerekir ki bunu -normal bir insanın- tek elle yapabilmesi imkansızdır.
Gündelik yaşam içinde, çeşitli bağlamlarda bu ve benzeri yüzlerce “doğru noktasınadan tutma” alışkanlığını farkına varmadan ediniriz. Tabii yanlış yerinden tutma alışkanlıklarını da!

NASA’s Kepler mission

In February 2011 NASA’s Kepler mission has discovered its first Earth-size planet candidates and its first candidates in the habitable zone, a region where liquid water could exist on a planet’s surface. Five of the potential planets are near Earth-size and orbit in the habitable zone of smaller, cooler stars than our sun.

This artist’s conception shows the Kepler-11 planetary system and our solar system from a tilted perspective to demonstrate that the orbits of each lie on similar planes. (Credit: NASA/Tim Pyle)

Kepler, a space telescope, looks for planet signatures by measuring tiny decreases in the brightness of stars caused by planets crossing in front of them. This is known as a transit.

Since transits of planets in the habitable zone of sun-like stars occur about once a year and require three transits for verification, it is expected to take three years to locate and verify Earth-size planets orbiting sun-like stars.

Evlilik baskısı

bi gün yine laptopum kucaamda. her gün gibi bir gün. oturuyorum öyle koltukta. annem de masada bir şeyler atıştırıyor. durup dururken:

-oğlum sözleyelim mi seni?
+ha? ne diyon anne saçma sapan konuşma yau.
-niye oğlum nolacak.
+okuyorum ben daha yau anne allaaşkına ye yemeğini hadi.
-e evlendirelim demiyorum ki sözleyelim diyorum. okul bitince de evlenirsiniz.
+yau anne hath sus allağaşkına.
-hem bak herkes oğlunu sözlemeye başladı. benim oğlum niye sözlenmesin?

evlendirme sebebine bakın lan bi. “herkesin oğlu evlenecek benimki niye…” lan ufak çocuklar gibi yemin ediyorum.

-yhaaa baba herkeste o telefondan var ama yhaaaa. ben de istiyoruuuum.

aynı zihniyet devam. gelişmez tabi lan bu ülke!

(nickten yana sansim yok, 24.07.2011 01:48)

Kız Tripleri

Bakalım delikanlılar bu işi nasıl çözmüş 🙂

(itüsözlük’ten aynen alınmıştır)

  1. -beni umursamıyosun.-çirkin olsam beni yine sever miydin(close2death, 07.04.2005 18:53)
  2. z: kadınların yapmacıklığı)(wolfshade, 07.04.2005 18:54)
  3. insanı dişilere düşman eden abuk davranış biçimleri…(azami kırk çöp, 07.04.2005 19:31)
  4. Çoğu tek bir anlama çıkan davranışlar topluluğu.
    tripler:ilgisizsin,umursamazsın,beni eskisi kadar sevmiyosun.
    meali:canım sıkıldı az kavga edelim.(battal boy cekirge, 07.04.2005 20:00)
  5. erkeklere karşı yapılan tripler olup genelde erkekler tarafından hiç umursanmaz yani amacına ulaşmaz.(scarlet, 07.04.2005 20:04)
  6. (bkz: erkek tripleri)(fırtık, 07.04.2005 20:06)
  7. -demet şu saçlarını açsana biraz
    -kötü olur ya boşver
    -olsun aç sen
    -ya dağınık ama,toplayamıyorum
    -ya bişey olmaz aç işte..
    -yok yok boşver
    -lan sanki soyun dedik..açsana şu saçlarını inada bindi iş resmen ya!..(close2death, 07.04.2005 20:14)
  8. (bkz: annem göster ama, verme dedi.)(doğru söyleyen yalancı, 27.04.2005 23:01)
  9. arkadaşlıktan öte bi ilişki*** olmayınca hiç çekilmeyen triplerdir. ayrıca sık sık “muayyen gününde misin?” sorusunu akıllara getirir.(comatose, 27.04.2005 23:17)
  10. genelde erkeklerin tavrını görmek ve sabrını ölçmek için hedeflenmiş davranışlardır. ancak bazen kızların birazcık nazlanma ihtiyaçları sonucunda ortaya çıkabilir. bu durumda illa ki bir suçlu aranacaksa, bu erkekler olmalıdır. çünkü erkeklerin çoğu, kız arkadaşlarını şımartmamak bahanesi altında, ilgi ve alaka göstermeyi gereksiz görürler. hele bir de ilişki süresi yıllarla ifade ediliyorsa.(pembe cekirge, 27.04.2005 23:27)
  11. (bkz: sevgilisinden ayrılmış kız davranışları)(close2death, 07.06.2005 00:01)
  12. herzaman erkeklerden trip beklenmemelidir genelde erkekler kızdıkları zaman trip yaparlar ama kızlar en ufak bişiide tribe dalarlar yukardaki örneklerde olduğu gibi düşüncesizlik kavramının dışındadır artık..(surat, 16.10.2005 15:34)
  13. piskolojik bir vakka olmakla beraber aynı zamanda anlamsızdır erkekler için.kız: – konuşma benimle sinir!!!
    erkek: – ne alaka şimdi? ne yaptım ben sana!
    kız: – ne bileyim yapmadın ama yapmayacağın ne malüm?(nothingelsematters, 17.10.2005 20:59)
  14. k- benle hiç ilgilenmiosun beni sevdiğine inanmıyorum hıncalcan böhühüö
    e- kanıtlayayım mı? ehe(trustno1, 24.11.2005 12:26 ~ 12:28)
  15. yapan kızı hanzo ile doğramak, ışık hızıyla uzaya fırlatıp enerjiye dönüştürmek, bilimum kozmetik ve genetik deneylerde kullanıp aldığı insan dışı görüntüyü internete salmak caizdir.
    (bkz: grr)
    (bkz: delirtme beniiiii)
    (bkz: charge yapıom dm bey)(muzcu, 24.11.2005 15:53)
  16. (bkz: o kıza nasıl baktığını gördüm)
    (bkz: beni artık sevmiyor musun)
    (bkz: sence güzel miyim)(dilemma, 24.11.2005 16:20)
  17. eğer bunlar erkek arkadaşa karşı yapılıyorsa,kız olmanın tek avantajını oluşturan triplerdir.(tuesflagellumdei, 07.05.2006 19:30)
  18. kız:…(yan yan sinirli bakışlar)
    erkek:(umursamaz tavırlar)
    kız:üfff püfff
    erkek:(ne var be tripleri)
    kız:(yandan takılan kısa saplı çantayı omuza tekrar tekrar takma tribi)
    erkek:(ybsg tribi)(ataraksia, 16.05.2006 15:43)
  19. en çok görülen türü sen beni sevmiyorsun dur. bu cümleyi duymanız için birşey yapmanız gerekmez durduk yere insanı dumura uğratır(dna, 21.10.2006 23:24)
  20. (bkz: kadına şiddete evet dedirten olaylar)(maglor, 18.04.2007 13:55 ~ 13:55)
  21. – beni seviyor musun?
    – e evet tabi ki.
    – o zaman biraz belli eder misin?
    – nasıl yaa?
    – ne biliim yap bişeler işte üüüff

Hangi görme

“Kafamızda gez gez dur” demişim ya, az önce yürüyüş yaparken başıma gelen ilginç olayı anlatmam şart oldu:
Hızlı hızlı sahile doğru yürürken sağ tarafta “dikkat… fındık” diye bi tabela ilişti gözüme. Fındık diyarından yeni dönmüşüz ya birden dikkatimi çekti ve fren yapıp tabelayı yeniden okudum, şöyle yazıyordu: “dikkat! Özel araç çıkabilir” !!! Haydaaa… Fındık bunun neresinde, hani insan benzer bir harf ya da kafiye bulur da uydurur, bu nemenem bi uydurmadır, şaştım kaldım. Bi kaç dakika daha yürüdüm, kafam harıl harıl sebep arıyor, “fındık” kelimesini gözümle görmediysem bile kulağımla apaçık duyduğumdan eminim! düşün düşün veeee buldum tabi, çok komik hem de! Tam o anlarda elimle saçımı düzeltmiştim, burnuma elime sürdüğüm kremin kokusu gelmişti ve krem yoğun bir fındık kokusu içeriyordu!!! Demek ki o anda zihnim “fındık” demiş ama ben tabelada fındık okumuşum! Çok uzun zamandır gözümüzün aslında kör olduğuna dair yazarım, bu olay da kanıt gibi oldu 🙂
Kafamızın içinde sürekli tanım yapan ve üstelik bunu gayet belirgin bir sesle kulağımıza üfleyen ses! Sanırım işte bu ses, Don Juan’ın ivedi olarak susturmamızı istediği; “iç ses” olsa gerek.