Dinci-Ahlakçı Tipolojinin Forumsal Varoluş Biçimleri

Ve dedi ki dandik bilge; donunu diktirmeyen felsefeye bulaşmasın.

Eeee.. Ben de davete uydum ve donumu dikip geldim ataan, hadi buyur der kleine meister, beni de şu öncekileri gönderdiğin yere gönder bi bakayım, hodri meydan. (Ha bi de neydi, filozof ismi kullanmadan yazacaktık, kendi beynimizi işletecektik, bi de google yapmayacaktık değil mi? Google meselesi ve google’un faresi de dahil olmak üzere diğer bütün fareler hakkında kaleme aldığım ve sana özel postaladığım açık mektubu aldın nasılsa, istediğin zaman cevap verebilirsin elbette. Ama şimdilik bu hususu bir kenara bırakalım (hatta dediğim gibi eğer sana uyarsa almanca da devam edebiliriz) ve adım adım ilerleyelim.

Bak ben öyle çaktırmadan tüten duman taklidi filan yapmıyorum, ya da şu yeni gelen ekürin gibi (teorisyen mi neydi) efendi bi portre çizmeye filan da çalışmıyorum. Ama tüm bu efendi duruşu dillendirir ve beraberinde matematik mantık/ paradoks deryalarında yüzerken nasıl da içten içe pırtlatmışlardı kendileri önce bi hatırlayalım; “ben yapılan hakaretleri üzerime almıyorum, bunlar beni yaralamıyorlar, çünkü insanı asıl üzen şey beklemediği bi davranışın hiç beklemediği bir kişiden gelmesidir” Şimdi bunun tercümesi nedir? Şudur: efenim bu ateist-dinsiz allah kitap tanımaz tayfanın ne mal olduğu, hatta ağızlarının ne kadar bozuk olduğu bellidir, bu arada ben de memnun olduğum ataan’cığım, yani demem o ki, bünyeleri hakarete sövgüye yatkındır, tabi ki böyle davranacaklar, ne kadar da güzel dediniz sayın teorisyen, vallahi elinize dilinize sağlık, teşekkürler sayın ataan, onun için diyorum ki ben; yapılan hakaretleri dikkate almaya gerek yok, çakal çakallığını yapacak elbet, hani çakal olmadıklarını bilsem üzülür kırılırdım da, e çakal işte yerli yersiz sataşacak elbet, neden üstüme alınayım, vallahi çok doğru buyurdunuz sayın teorisyen, rica ederim efendim teveccühünüz falan filan fişman.

Güneş Tutulması ve Yeni Ay

4 Ocak 2011’de yine birden fazla gökyüzü olayına sahne olacak.

1) Parçalı Güneş tutulması. yılın ilk parçalı tutulması gerçekleşecek. Kuzey Avrupa’dan başlayıp Asya’ya kadar olan bir bölgede izlenebilecek. Türkiye de bu bölgenin içinde tabi. Tutulmanın başlangıcı Ankara için 09:13 olarak belirtiliyor (İstanbul’u bulamadım sanırım 10-15 dk. önce civarında) maximum örtünme 10:44 ve bitiş ise 12:20 olacak. Bu parçalı bir tutulma olacak, yani maximumda dahi güneşin bir kısmı gözükecek, İstanbulda güneşin takriben % 60’ı örtünecek, onun için çıplak göz ile bakmamak gerekiyor, ya bu iş için özel bir filtre kullanın yada dürbünle bir yere yansıtarak gözlemleyin.
Bu yıl güneş tutulmaları açısından olağanüstü bir yıl olacak, 4 defa farklı parçalı tutulma izlenebilecek.

“BEN” nesli

Yazar: Adnan Şerifoğlu

En Çok Seni Seviyorum Ey Kendim

“Çocukken kitap okumayı o kadar çok severdim ki, bir kitabı bitirebilmek için sıklıkla uyku vaktimi geçirirdim. Ancak Amerika’nın orta batısından olan anne ve babamın, yeterli uykuyu almam gerektiği gibi radikal bir düşüncesi vardı. Bir seferinde kitabımı banyoda bitirmeye kalktım ama hemen basıldım. Bu olaydan sonra, okumaya yetecek kadar parlak ama kapının altından sızıp ebeveyn birimini alarma geçirmeyecek kadar da loş olan akvaryumun ışığını açık bırakmayı akıl ettim. Gecenin bir vakti loş ışıkta sayfaları çevirirken, yakalanırsam yalan söylemeye hazırdım.”

Yukarıdaki satırları Jean M. Twenge’in “Generation Me” adıyla, yayınladığı ve dilimize Esra Öztürk’ün “Ben Nesli” adıyla çevirdiği kitabın “Teşekkür” bölümünden aldım. Yazarın bu kitaba ve yazdığı başka kitaplara, yazacaklarına doğru başlayan serüveni böyle kaçak, ama zevkli, tehlikeli, oldukça heyecanlı başlamış.

Allah ve Zaman

Bugüne kadar bir çok islami forumda, tartışmada karşıma çıkan “Zaman” ın “Allah” tarafından yaratılmış bir şey olduğuna yönelik bir anlayış. Bu inancın kaynağının ne olduğunu bilmiyorum. Kuran’da böyle bir ayete rastlamadım. Zamanı, Allah’ın yarattığına değilde, Allah katındaki zamandan bahseder. Ve bunun dünya zamanı ile farklı oluşundan.

Şimdi Zaman’ı Allah’ın yarattığını düşünen müslüman arkadaşlarımıza soruyorum. Bu inancınızın temeli nedir? Ve birde bu konuda ki açıklamanız nedir?

Yani bildiğiniz gibi zaman, öncelik sonralık ilişkisidir. Oluşan olayları önce-sonra diye sıraya dizersiniz ve zaman anlayışımız doğar. Bir şeyin yaratılmadığı an ve yaratıldığı an diye iki kısma ayırırsak yaratımı. Zaman yaratılmadan öncesi ile, yaratıldıktan sonrası arasındaki ilişkiyi nasıl açıklarsınız?

Carlos Castaneda – Time Dergisi Söyleşi – 1973

Carlos Castaneda Time Dergisi Söyleşi

Don Juan ve Büyücünün Çırağı

Meksika sınırı önemli bir bölünmeyi ifade eder. Altında Batının “mantık” yapısı çalkanıyor ve darmadağın oluyor. Toplumun bilinen yapı taşları – arazi sahipleri ve köylüler, rahipler ve politikacılar – brujolar (falcılar) ve karizmatikler (etkileyiciler), büyücüler ve kahinler ile tuhaf bir zeminde oturuyor esrarlı Meksika’da. Çoğu uygulamalar 2,000 hatta 3,000 yıl öncesine Aztek ve Tolteklere dayanıyor. Dört yüzyıllık Katolik baskısı inanç adına alay konusu ve işkence yaparak bu alt kültürleri yok olma aşamasına getirdi. Ancak beş yıl önce (bu yazı 1973 yılında yayınlandı) tahmin edilemeyecek bir şekilde tutucu Kalifornia Üniversitesi Yayın evi tarafından yayınlanan bir kitap 70’lerin başında çok satan oldu.