Savaşçı küçük tirana yenilirse ne olur?

Ufak Tiranın işlevine geçmeden önce onun kavramsal anlamına tekrar göz atmakta yarar var:
https://blog.sonsuz.us/?p=3308

Savaşçı küçük tirana yenilirse ne olur?

“Ya kendilerini yeniden toplarlar ya da bilginin peşinden gitmeyi bırakıp yaşamlarının sonuna kadar ufak tiran saflarındaki yerlerini alırlar.”

Bence hayatın çift kutupluluğunun özü, Don Juan’ın bu cevabında kolayca görülebilir:
Kendini toparlayamadıklarında neden otomatikman Ufak Tiran safhına geçmiş oluyorlar?

Çünkü “kendini toparlayamamak”, kendine acımak ve bu duruma düşmesine neden olan kişi ya da olaya nefret duymak anlamına geliyor. Böylece insan AN’dan dışarı düşmüş olur artık sadece yenilgisinin acısını çıkarmak üzere yaşamaya başlar, böylece savasçıların en büyük yardımcısı UFAK TİRANa dönüşmüş olur.

Ibn ‘Arabi in Istanbul- Colin Azim Looker

Ibn ‘Arabi in Istanbul

A light-filled room, on one of the ‘Princes Islands’ in the Marmara Sea. The opening words of the first chapter of Muhyiddin ibn ‘Arabi’s Fusus-al-Hikam are being read, talked about, read and re-read. This circle is that of Metin Bobaroglu, Melami/ Bektashi. It is completely modern, of this time. This group has interests in and knowledge of many traditions; Sunni, Alevi, Sabatian, Kabbalist, Masonic, Christian, Rocicrucian (R+C) and visitors and members come from many backgrounds. In appearance these are normal secular people; one sees that no traditionally dressed ‘Muslims’ are present, but the conversation is to do with a deeper understanding of a harmonic balance between religious traditions, better the Source of all religious traditions, the ‘Reality’ underlying the enculturated Islam that is known.  I have attended some meetings of this group for over a year…  This particular circle is by invitation only…

KISAYOĞUN ÖYKÜLER VE DİĞERLERİ

Yazmak isimli ontolojik olarak belirsizliğini koruyan eylemde türün oluşumu önsellik içermez. Yazınsal türlerin oluşumu bütün yazın tarihi içinde insanın anlatım gereksinimini nasıl karşılayacak, onu en iyi nasıl anlatacak sorusu içinde erimiştir. X’I anlatma istemim bir çığlıkla sonlanıyorsa bu eylemin tür olarak bir şiire eğileceği ya da bir hitabet sanatı içinde metinleşeceği olasılıkları öngörülebilir. Derdim uzun bir yolculuğun başıma getirdikleriyse; geniş bir anlatım alanı olarak düzyazı türlerinin oluşması kaçınılmazdır. Bir destanın, mitolojik metinlerin, kutsal kitapların oluşumu yazınsal türleşmeyi anlatım gereksinimi içinde değerlendirmemizi sağlar.

Sözkonusu olan ontolojik olarak belirsizliğini koruyan bir eylemse ve öznesi insan ise; diğer bütün farklı disiplinlerde olduğu gibi, yazınsal alanda türleşmenin tarihi de sınırları belli bir düz çizgi izlemez, izleyemez de… Çığlık olarak anlatılmasına gereksinim duyulan bir X bazen yüzlerce sayfanın içinde eriyerek bir romana dönüşebilir ve zihinsel karşılığını geniş zamana yayılmış olarak bulur. Tıpkı bu örnek gibi; bir düzyazı metin şiirin bütün olanaklarını kullanabilir. Anlatım gereksinimi ve anlatılacak şey’in kendisini kendi tözüne en uygun biçimde aktaracak biçimde türleşmesi yazın alanı dışında da benzer yapıda bir yol izler; bir ressam, bir fotoğrafçı, bir yontucu hatta sayısal görüntü işlemcisi, hepsi insan varoluş tarihinin benzer kuralına uyar; meramını meramına en uygun yöntemle kurgular ve dışarı aktarır. Bu aynı zamanda sanat kavramının varlığı ve enerjisidir de…

The other Wind- Öteki Rüzgar. Ursula K. Le Guin

When Tehanu was published I put a subtitle on it — “The Last Book of Earthsea.” I was wrong! I was wrong!

I really thought the story was done; Tenar had finally got her second inning, and Ged and Tenar were obviously happy-ever-after, and if I didn’t know exactly who or what Tehanu was, it didn’t bother me.

But then it began to bother me.

And a lot of things about Earthsea were bothering me, like do wizards really have to be celibate, if witches don’t? and how come no women at Roke? and who are the dragons? and where do Kargish people go when they die?

I found the answers to a lot of those questions in the stories that make the Tales from Earthsea.

So then I was able to find out who Tehanu is — and who the dragons are — in The Other Wind.

Delişeyden Paçanga Böreği:)

Efendim merhabalar,

Laf aramızda benim her daim matrak yazılarımı okuyanlar bilirler, yadırgamazlar, lakin beni yeni okuyanlar bu da nedir? Böyle de börek tarifi mi olur, gayrı ciddi filan fıstık gibi düşünebilirler, bunun için kısa bir açıklama yapayım: bu tarif bir kere “delişey” usulü. İçinde akıl karı olan olmayan her bir şeyi bulmak mümkün (!) sonuç mu? Her zaman ki gibi süperrr… Olmayan aklımı seveyim hehee.

Şimdi gelelim mevzunun yani parçalı böreğin, aman paçalı börek de nereden çıktı, paçanga börek(inin) malzeme listesi, tarifi ve elbetteki en önemlisi kime ne şekilde ikram edileceği.

Malzeme listesi:

1 Paket Mifoy Hamuru (tercihan Uno)

250 Gr. İnce dilimlenmiş pastırma

250 Gr. Kaşerr peyniri. (taze olsun, eskiler çok katı oluyor, ısıt ısıt erimiyor:) )