- Savaşçılar, kafalarını duvara vurarak zafer kazanmazlar; duvarların üzerinden geçerek kazanırlar. Savaşçılar duvarların üstünden atlarlar; onları yıkmazlar.
- Bir savaşçı hiçbirşey olmamış gibi davranır, çünkü hiçbirşeye inanmaz, ama herşeyi de görece değeriyle kabullenir. Kabullenmeden kabul eder, görmezden gelmeden görmezden gelir. Hiçbir zaman biliyormuş gibi yapmaz, hiçbir zaman da hiçbirşey olmuyormuş gibi. Altına yapacak denli korksa bile denetimi elinden bırakmaz. Böyle davranarak takıntılarını, kaygıyı yok eder.
- Eğer bir savaşçı teselliye gerek duyuyorsa, yalnızca bir kişiyi seçip, karmaşasını, son ayrıntısına varıncaya kadar bu kişiye anlatır.Bir savaşçının, anlaşılmaya yada yardım görmeye gereksinimi yoktur; konuşarak, üstündeki baskıyı az da olsa azaltır. Tabii eğer konuşmaktan hoşlanıyorsa. Yok öyle değilse, kimseye birşey anlatmaz.
- Bir savaşçının, erkin eline düştükten sonraki tek özgürlüğü, kusursuz bir yaşam yolu seçmektir.
- Bir savaşçı, görme ve rüya görme yetisini yakaladıktan, ışıltısının bilincinde olduktan sonra, içinde başka şeylere karşı ilgi kalmaz.
- Savaşçı, içinde bir yerlerde, bir şeyin, tüm değişimlerin bilincindedir. Savaşçının kesin ereği bu bilinci güçlendirmek ve sürdürmektir. Savaşçı, bunu temizler, parlatır ve çalışır durumda tutar.
Çalışmanın bütünü için bakınız: https://blog.sonsuz.us/?p=334