Erstaunliche Fotos von Insekten mit Wassertropfen

Der Hobbyphotograph Miroslaw Swietek arbeitet mit den seltsamsten Mitteln um diese phantastischen Photos zu schiessen. Dabei greift er auch mal auf Fackeln und Taschenlampen zurück, um den gewünschten Effekt zu erzielen. Zwar sind Insekten aller Art sein Motiv, doch ist es nicht ihr Lebensraum, der die Fotos so einzigartig macht, vielmehr sucht Miroslaw Swietek Insekten, die mit Wassertropfen behaftet sind. Die beste Zeit auf solche “Monster” zu treffen ist morgens in aller Frühe.
Die Bilder, die dabei entstehen sind schon als surrealistisch zu bezeichnen.

(Amatör fotografcı Miroslaw Swietek bu fantastik görüntüleri alabilmek için ilginç yollar ve araçlar kullanıyor. Bazen meşaleler bazense el feneri kullanarak istenilen efekti ve etkiyi elde etmeye çalışıyor. Gerçi böceklerin her hali onun için bir tema, ancak burdaki fotografları benzersiz yapan şey böceklerin sadece dogal yaşam ortamlarında görüntülenmiş olmaları degil, Miroslaw Swietek daha çok su damlalarıyla (çiy damlası) kaplı böcekleri aramış ve onları görüntülemiş. Böyle canavarlarla karşılaşabilmek için en iyi vakit ise sabahın çok erken saatleri tabi. Miroslaw Swietek’in bu şekilde aldığı fotograflar sürrealistik bir etki yaratıyor.)

Danke Gamaro, für deine hilfreiche Übersetzung;-)

Medya bilgi zenginliği mi sunar bilgi kirliliği mi?

Medya bilgi zenginliği mi sunar bilgi kirliliği mi?

Medya başlığı altında tartışılacak pek çok konu var. Medyanın etik sorumluluğu, sermaye-iktidar ilişkileri, ideolojik aygıt olması, sunni gündem oluşturması, şiddeti kanıksatması vb. bir sürü başlık altında ele alabiliriz bu konuyu. Ben şimdilik yukarıdaki başlıkla konuya bir giriş yapalım istedim.

Medya, olayları yorumlama tarzlarıyla toplumu yönlendirerek kamuoyuna paket gündemler sunar. Gündelik yaşamımıza atılan ve bazen bomba etkisi yaratan bu paketlerde her şeyi bulmak mümkündür; bilim, ekonomi, sanat, kültür, politika, sağlık, spor, cinsellik, magazin ve daha pek çok başlık hakkında varolan gelişmelerden haberdar eder bizi medya, ama nasıl?

Daha önce ulaşılması zor ve zahmetli olan bilgi, bugün büyük bir miktarda ve hızla zihnimize akmaktadır. Çok kanallı bilginin ilk etapta büyük bir zenginlik olduğu düşünülse de çoğu zaman kişi bilgi kirliliği içinde yolunu şaşırabilir. TV’de düşen uçakla ilgili bir haber gördüğünüzde, kanal kanal gezerseniz, yaralanan ve ölenlerin sayısı, isimleri, uçağın muhtemel düşüş sebebi vb. ile ilgili birbirini tutmayan bir sürü bilgiyle karşılaşırsınız. Henüz doğrulanmayan bilgi çığ gibi evinize akar. Kışın yaşadığımız ve yüzyılın sağlık skandalına dönüşen domuz gribi salgınını hatırlayın. Çoluk çocuk da dahil olmak üzere aşı olmak ve olmamak arasında yaşadığımız o çelişki de neydi öyle?

Peki biz gündelik yaşamımız içinde her dakika maruz kaldığımız bu bilgi bombardımanı arasında doğru bilgiye nasıl ulaşacağız? Hepimizin bildiği gibi medya, olayları ve bilgileri süzgeçten geçirir, şekillendirir, yorumlar ve daha sonra halkın tüketimine sunar. Doğruya en yakın habere ulaşmak için aynı olayı farklı medya organlarından okumak, izlemek ve farklı kaynaklarda tekrar eden bilgileri yakalamak gerekir. Ayrıca içerik ve söylem analizi yapmak da önemlidir. Haberi hangi yayın organı nasıl manşete taşımıştır? Ne kadar yer vermiştir. Olay anlatılırken neye dikkat çekilmeye çalışılmıştır? Haberi yazan, olaya dahil olan kişilere eşit mesafede durmakta mıdır? Özellikle ön plana çıkarılan ya da arka planda tutulmaya çalışan kişiler ve/veya ötekileştirilen kişiler var mıdır? Haberde yararlanılan kaynak kişinin ağzından farklı yayın organlarında hangi bilgiler verilmektedir, vb. yöntemleri kullanarak doğruya en yakın bilgiye ulaşabiliriz.

Korku ne enteresan bişey.. inanmıyosun ama korkuyorsun ( Gamaro)

Korku ne enteresan bişey.. inanmıyosun ama korkuyorsun ( Gamaro)

Bu holivud yapımcıları korku işini iyi çözmüş. Dile kolay her yapımda bir sürü psikolog ve psikiyatra maaş ödüyorlar.

Korku kendi nesnesini anlıksılarla bildirdiğinde en başarılı sonuca ulaşır. Bu ya, aniden olur ya da beklenmeyen bir ana denk getirilerek anlık etkisi gösterilir.

Korku nesnesiyle yüzleşmede inanıp inanmamak tümüyle zihnin kendi kararı, değerlendirmesi değil mi? Oysa korku, bu karar ya da değerlendirmeye zaman bırakmaya pek niyetli değil.

Aniden geeln yüksek bir patlamaya bedenin ilk tepkimesi; KORK, ikinci tepki; DÖN BAK, 3. tepki; eylem kararı; üzerine mi yürüyeceksin yoksa gerisin geri mi koşacaksın?

Korku nesnesine, olayına bu karar için baktığımızda, zihnimize karar vermesi için zaman tanınmış olur; korku filmindeki beklenmedik sahnede, o sırada baktığımızda, zihnimiz bunun bir film olduğunu söyler ilk ve kaçmaktansa BAKMAYI sürdürürüz.
Yine de zihnimiz bunun bir film olduğu kararını verse de korku bitmez, sadece ilk tepkinin gücü azalır; korku sürer…

Demek ki biliyor olmak korkmamayı getirmiyor…

Gamaronun mini iletilere yazdığı tümcedeki gerçeklik insan korkuları üstüne derinleme bir düşünce akışı yaptırtacak nitelikte…

bilmediğimizden bildiğimize göre daha mı az korkarız?
korkutucu olan bilmektir belki de…

zihnin unuttuğu en ilkel bilmelere KORKU YORDAMI ile inmek için iyi bir fırsat.

Beyin dalgalarınızı algılayabilen başlık

Eines der besten Erfindungen des 21. Jahrhunderts oder eine unheilvolle unkontrollierbare Zeitbombe in den Händen der Menschen?

Tan Le’nin büyüleyici yeni bilgisayar arayüzü kullanıcılarının beyin dalgalarını okuyabiliyor, sanal objeleri ve hatta elektronik aletleri kontrol etmemizi mümkün kılıyor, biraz düşünce ile (ve biraz da konsantrasyon). Tan Le, başlığın gösterimini yapıyor ve onun ileride uygulanabileceği uygulamalar hakkında konuşuyor.

türkçe alt yazı seçilebiliyor (view subtitles)

Tersinim Teorisi

TERSİNİM TEORİSİ TANITIMI
Tersinim teorisi Türk düşünür ve yazarlarından Hüdai ÇAKMAK’ın ortaya attığı teoridir. Teorinin kurgulayıcısı Hüdai ÇAKMAK bu konuda şunları yazıyor.

  -Varoluş insanoğlunun var edildiği ilk anlardan beri ilgisini çekmiş, konu-sunda pek çok teoriler üretilmiştir. Bu teoriler çok ve çeşitli olmasına rağmen varoluş bir yaratıcının eseridir ya da değildir, rastlantılarla oluşmuştur cevapla-rına uygun olmak üzere iki büyük grupta toplanır. Bir teori gerçek olduğu kuv-vetle inanılan bir varsayım üzerine kurulur, ayrıntılanır ve kanıtlanmaya çalışılır. Ulaşılan bilimsel sonuçlar genelde doğru olduğu kuvvetle inanılan varsayıma uygun olarak yorumlanır. Temel varsayımın yanlış olabileceği hiç bir zaman düşünülmez. Bu da bilimin olması gereken tarafsızlığına gölge düşürdüğü gibi pek çok hata ve yanlışlara yol açar, teorileri bilim dışına iter. Örneğin evrim teorisinin doğruluğu kuvvetle inanılan varsayımı milyonlarca tür ve cinste olan tüm canlıların rastlantılarla oluşmuş bir canlı hücresinin zamanla evrimleşmesi sonucu oluştuğudur. Bir evrim teorisi taraftarı hiç bir zaman bu temel varsayı-mın yanlış olabileceğini düşünmez. Bilimsel bulguları bu temel varsayıma uy-gun yorumlanmaya çalışır. Bu yorumların temel kanun ve ilkelerle çelişip çeliş-mediğine pek dikkat etmez. Kimileri görmezlikten, bilmezlikten gelinir.

Tersinim teorisinin kurgulanma yöntemi bu uygulamanın tamamen tersidir. Önce bilimsel sonuç daha sonra ulaşılan sonuca göre varsayım ilkesine daya-nır. Bu nedenle bilimin ortaya koyduğu tüm kanun ve ilkelerle uyumludur, hiç biriyle çelişmez. Tersinim teorisi herhangi bir teoriye karşıt ya da destek olmak amacıyla ortaya konulmuş değildir. Tamamen kendine özeldir.
Tersinim teorisi maddenin sakımı, entropi, yapmanın zor bozmanın kolay oldu-ğu ilkesi gibi tüm doğal kanun ve ilkeleri temel alır. Karşıtı olan diğer teorilerin bilimsel yöntemlerle doğruluğu onaylanmış esaslarını da temel almaktan çe-kinmez. Bu nedenle tersinim bilim dışına kaymadığı gibi konusundaki tüm teori-lerin bilimle doğrulanmış temellerinin birleştiği bir sentez durumundadır.
Tersinim teorisi özet olarak bilimsel araştırmaların sonuçları olan şu esasları temel alır.
1)-Enerji girişi ve zaman varoluşun herhangi bir olgusundaki düzen sahibi sistemlerde bozuma (tersinime), diğerlerinde ise değişime neden olur.
2)-Tersinim teorisine göre Varoluş, tüm evreni varsa diğerlerini kapsayan kompleks bir bütündür. Canlılık ve cansızlık olarak ayrılmaz.
3)-Varoluşun kompleks bir bütün oluşu bir Yaratıcı iradenin eseri olduğunu gösterir.
4)-Varoluş canlılığın oluşum ve devamlılığı amaçlıdır. Her şey bu amaca uygun planlanmış ve var edilmiştir.
5)-Canlılar evrim teorisi iddiasının aksine gelişim değil, tersinim gösterir. Canlılardaki tersinim, kompleks sistem ve düzenlerin zaman içinde bozuma uğraması, kimi özelliklerini zayıflatması ya da kaybetmesi demektir.
6)-Her canlı türünün mükemmel ve eksiksiz yaratılmış bir arı ırkı vardır. Diğer tür ve çeşitler arı ırkların tersinimi sonuçlarıdır. Örneğin insanlar may-munların evrimi sonucu oluşamaz. Bu entropi, kalıtım, yaşamsal uygunluklar gibi doğal kanun ve ilkelere aykırıdır. Fakat maymunlar insanların tersinimi sonucu oluşmuş olabilir.
7)-Hiç bir canlı varlığını eksiksiz olarak geleceğe aktaramaz.
8)-Varoluş sorusuna verilen cevaplar insan hayatlarını yönlendirir. Bu nedenle tersinimin çok geniş ve derin sosyal etkileri vardır.
Teori sekiz ciltle kitaplaştırılmıştır ve tamamen bilimseldir. Tek kitaplık özeti mevcuttur.