İslam Tarihi (Mekke Dönemi)

DAYANAKLAR

Kuran-ı Kerim:

Adiyat Ahzap – Al-i-İmran – Ahkaf – Ankebut – Araf – Bakara – Casiye – Cin – Cuma – Duhan – Hicr – En’am – Enbiya – Enfal – Fatır – Fecr – Fetih – Furkan – Fussilet – İbrahim – İsra – Hac – Hadid – Hakka – Haşr – Hicr – Hucurat – Hud – İsra – Kalem – Kamer – Kehf – Kasas – Lokman – Maide – Mearic – Meryem – Müddesir – Mûminûn – Mumin- Mürselat – Mümtehine – Nahl – Naziat – Necm – Neml – Nisa – Nuh – Nur – Rahman – Rum – Sad – Saff – Saffat – Sebe – Secde – Şuara – Tahrim – Tevbe – Tur – Taha – Yasin – Yunus – Yusuf – Zariyat – Zuhruf

Kuran-ı Kerim Meal ve Tefsirleri

Sahih Hadisler

Dört İncil

= = =

FAYDALANDIĞIMIZ ESERLER

Abdullah Aydemir=İslami kaynaklara göre peygamberler
Ahmet b.Hanbel=Müsned
Ahmet Cevdet Paşa= Kısas-ı Enbiya
Belâzuri=Ensabu’l Eşraf
Beyhaki=Delailin Nübüvve
Beyhaki=Sünen
Bünyamin Ateş= Peygamberler tarihi
Buhari=Sahih
Büyük İslam Tarihi (Kurul)
Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi
Ebul Ferec ibn.Cevzi=El Vefa
Ebul Fida=Elbidaye vennihaye
Ebu Nuaym=Delailün Nübüvve
Diyarbekri=Hamis
Halebi=İnsanüluyun
İbn.Abdulberr=İstiab
İbn. Esir=Kâmil
İbn. Haldun=Tarih
İbn.İshak-İbn. Hişam= Sîre
İbn.Kayyım=Zadülmead
İbn. Kesir= Kuran tefsiri
İbn. Sa’d=Tabakat
İbn. Seyyid=Uyûnul Eser
İmam-ı Gazali= İhya
Kastalani=Mevahibülledüniyye
Maurice Bucaille=Müsbet ilim yönünden Tevrat, İnciller ve Kuran
Muhammet Hamdi Yazır=Hak dini, Kuran dili
M.Asım Köksal=İslam Tarihi
M.Asım Köksal=Peygamberler tarihi
Müslim=Sahih
Taberi=Tarih
Yakubi=Tarih
Zehebi=Tarih-ül İslam
= = =

Gönlünün Allah ve Peygamber sevgisiyle dolu, dolu olduğunu iyi bildiğim ve bu konu da pek çok kişiyle birlikte şahadette bulunabileceğim dünyalar güzeli, Cennetmekan pek sevgili anneciğime ithaf olunur.

Lütfen onun ve ahrete intikal etmiş diğer Müslüman kardeşlerimizin ruhlarına bir FATİHA okuyunuz.

Hüdai ÇAKMAK

Tetrachromat nedir?

Süper çözünürlüklü gören insanlara deniyor.

bu “süper insan”lar, normalde insanların gözlerinde bulunan 3 tip koni’ye ek olarak 4 tipi de bulundururlar.

bizdeki koni hücreleri 3 dalga boyunu ayırt edebiliyor. 3 ana renk diye geçiyor; kırmızı, yeşil ve mavi.
onların dördüncüsü bizim göremediğimiz yeni keşfedilmiş bir ana rengi değil de, var olan renkleri daha derinlikli görmelerini sağlıyor.
yani bizim kıpkırmızı göreceğimiz bir alanda, farklı bir renkte değil ama kırmızının tonlarıymış gibi bazı şekiller görebilirler.
yeni bir renk ya da ultraviyole ışınları görmüyorlar yanlış anlaşılmasın.

bu şanslı elemanlara süper insan diyorlarmış.

bu süperlikten ziyade mutasyonla oluşmuş bi anormallik aslında, şu ana kadar bu gen “bozukluğu” dolayısıyla kadınlar “süper” görürken, erkekler renk körü oluyor.
bu da iyi ve kötü mutasyon örneklerini göstermesi açısından güzel bir örnek oluyor.

yabancı bi profesör abimiz sitesine test koymuş, üç daire var, küçük dairelerden oluşmuş, 3 ayrı renkte, dairenin içinde herhangi bir harf(ya da simge vs.) görebiliyorsanız süpersiniz.

gözlerinin evrimleşmiş olabilecek kadar iyi olduğunu düşünen, geleceğin süper kahraman adayları buradan ekstra bilgi alıp kendilerinde böyle bir özellik olup olmadığını kontrol etmek için profesörün blog’una göz atabilirler;

http://www.blogadilla.com/2008/06/08/are-you-a-tetrachromat/

If you see in one field more than one colour – maybe you are a tetrachromat 😉

A woman has been found with superhuman sight that enables her to see 99million more colours than the average person.

It took 20 years of hunting, but a dedicated scientist has found her Holy Grail: A woman who can see 99 million more colours than the average human being.

While she can’t see through walls or turn her eyes into a heat ray, the unidentified woman is a ‘tetrachromat’, with the ability to see much greater colour depth than almost everyone else in the world.

Dr Gabriele Jordan, a researcher at the Institute of Neuroscience has spent the last 20 years on a mission to find someone with superhuman sight.

Vision is one of the most complicated of the senses, and how the eyes perceive colour is broken down by ocular cells called cones.

Most people have three types of cones, and are described as being ‘trichromatic’.
Individuals who are colour blind have only two types of cones, making them dichromatic.

Discover magazine reported that while Dr Jordan and her team found several tetrachromats, only one could pass her test, which included showing three coloured circles with a difference that no one but a true tetrachromat could detect.

Running colours: Vision is one of the most complicated of the senses, and how the eyes perceive colour is broken down by ocular cells called cones

That woman, who has only been identified as subject cDa29, is a doctor living in northern England – but others may be out there.

Dr Jordan told Discover that the findings had her ‘jumping up and down.’

But with their tetrachromat comes a conundrum: How is one woman’s vision so advanced when others with the same four cones were not?

She told the magazine: ‘We now know tetrachromacy exists. But we don’t know what allows someone to become functionally tetrachromatic, when most four-coned women aren’t.’

And why not men? Research on colour blindness dating back to 1948 found the condition appeared to run in families, but didn’t affect women.

Dutch scientist HL de Vries, who wrote the paper, suggested that females recognised colour differently, thanks to that fourth cone.

na was sagt uns das mal wieder über die Frauen? ;-))

Canlılardaki yaratılış hataları

Evrim teorisi taraftarlarına göre insan baştan ayağa bir hatalı var ediliş ürünüdür. Pek çok hatalar, yanlışlar içermektedir. Zannedildiği gibi mükemmel değildir.

Hatalı var ediliş ise Yaratıcının mutlaklık sıfatlarına ters düşer.

Eğer Yaratıcı iddia edildiği gibi mutlak ilim, mutlak irade ve mutlak güç sahibi ise hata, yanlış yapmaması gerekir.

Hata ve yanlışlar ancak plansız, programsız rastlantılarla meydana gelen oluşumlarda bulunur.

Bu nedenle yaratılıştaki hatalar bir Yaratıcının var olmadığının, evrimleşme sürecinin devam ettiğinin, henüz mükemmelliğe ulaşılamadığının yadsınamaz kanıtlarından sadece biridir.

Evrim teorisi savunucuların daha mükemmel insanda bulunması gereken özellikler olarak daha kısa boy, kaburgaların yeniden dizaynı, daha kalın omurların, daha gelişkin ve büyük kasların gerekliliği gibi bazı nitelikleri saymaktadırlar.

Bunlar insanın var ediliş eksiklikleridir. Onlara göre bu niteliklere sahip olan insanlar daha sağlam olacaklarından daha iyi tasarımla daha iyi, daha mükemmel var edilmiş olacaklardı.

Bir bakıma bu öngörüler insanların gelecekteki evrimleşme program tahminleridir.

Yaratılışı beğenmeyen ve kusurlar bulan evrim teorisi taraftarlarının daha mükemmel canlı tasarımlarından biride diz kapağı olmayan diz eklem projesidir.

Tanımış bir bilim dergisindeki yazıda diz kapağının kaldırıldığı yeni diz eklemi tasarımı uzun uzun anlatılmakta, diz kapağı olan diz eklemlerine olan üstünlüğü övülmektedir.

Tabiî ki bu övülme o yazıyı yazanla diz kapaksız dizi tasarlayana özeldir ve muhakkak ki son derece tartışmalıdır.

Kişisel görüşümüz geriye doğru bükülebilen diz, kapaksız diz dizaynı diye ortaya atılan çizimin ciddiye alınabilecek hiçbir bilimsel yönünün olmadığıdır.

Önü, arkası düşünülmeden, propaganda amacıyla yapılmış rast gele, sadece evrimsel öngörülerin önünü açması umulan bir tasarımdır.

Tasarlandığı gibi diz kapağı kemiği olmazsa bacağın ön yüzündeki adalelerin tutunacağı bir yerde olmayacaktır.

Bacağın yeterli derecede fonksiyonel olabilmesi için diz kapağı gibi hareketli bir kemiğin şimdi olduğu yerde bulunması şarttır.

Bu tezi hazırlayanlar bir parça zahmet edip konuyu araştırsalardı bu gerçeği rahatlıkla bulabilirlerdi.

= = =

Göz Yaratılışı Hatalı mı?

Evrim teorisi taraftarlarının buldukları yaratılış hatalarından birisi de göz ile ilgilidir.

Tanımış ve bilimsel olduğunu iddia eden bir dergide bu konuda bir yazı yayınlanmıştır.

Söz konusu yazıda gözdeki nöronların birleşerek optik sinir halinde retinayı terk etmesi kötü bir tasarım, bir yaratılış hatası olarak gösterilmiş, nöronların retinanın içinden her noktada arkaya doğru geçirilmesinin ise daha iyi olacağını iddia edilmiştir.

Retinada, ışığı algılayıp elektriksel sinyallere çeviren fotoreseptör hücreler arka tarafa, yani retinal epitele ve koroidal kan odacıklarına doğru bakarlar.

Bu yerleşim, görüntüyü beyne ileten sinirlerin, ışık ile fotoreseptörler arasında kalmasını gerektirir. Evrim teorisi taraftarlının yaratılış hatası olarak öne sürdükleri oluşum budur.

Devamı var.

Aşk ve Uyum

Hiç dikkat ettiniz mi efendi bir adamın yanında neden cadı gibi bir kadın olur? Bu bize yaşam içgüdüsünün oynadığı bir oyundan başka bir şey değil. En uygun yeni nesili seçerken bu içgüdü, ne kadar uyumsuz çift varsa birbirine aşık eder. Bu yüzden bir kaç çocuktan sonra somurtarak oturan iki insan kalır geriye.

Uyumlu kişilerle ise hep dost kalınır. O içgüdü istemediği için aşık olunamaz. Hem uyumlu hem de aşık olabileceğimiz insana denk gelmek ise çok düşük bir ihtimaldir.

Bir aşık evlendiği kişinin kendisine mutsuzluk getireceği özelliklerini görmemezlikten gelir. Kendi çıkarı için bunu yaptığı düşünülebilir. Ama o aslında kendi çıkarı değil henüz dünyaya gelmemiş olan üçüncü kişinin çıkarınadır.

Bu yüzden diyor ki Schopenhauer: “Gelecek kuşak, şimdiki kuşak pahasına yaratılır.”