Sağcı Nedir? Solcu Nedir?

Bu kelimelerle o kadar çok yerde karşılaştım ki ve o kadar çok kullanımı gördüm ki artık kim kime neyi neden diyor ayırt etmekte zorlanır hale geldim. Temel bir şeyleri baz alsa da bu terimler kendini aşıp etiketleme ve ötekileştirme amacıyla kullanıldığından ortalık iyice karışmış durumda.

Bazen sağcı olan birinin kendine ben solcuyum demesi veya tam tersi solcu olan birinin kendine sağcıyım demesine kadar bir karmaşıklıklık hem de bu. Bu başlık altında sizlerin bu terimlerle ilgili kendinize ait görüşlerinizi ve bir kaç örnekle kimlere denildiğini gerçekten öğrenmek istiyorum.

Nitelik Nedir?

Nitelik nedir tam olarak? Hepimizin bildiği, hissettiği ama bir türlü tanımlayamadığı bir özellik. Yoksa özellik de değil mi? Soyut bir kavram. Hepimizin kendimizce tanım yapmaya çalıştığımız ama tanımladığımız an onu sınırladığımız ve nitelikli bir tanımlama yapamadığımız nitelik hakkında.

Ne olduğunu biliyorum. Ne olduğunu görüyorum ama tanımlayamıyorum. Yardımlarınızı bekliyorum. Nitelik nedir?

İndirgenemez Karmaşıklık

Akıllı tasarımcıların ağızlarından düşmeyen “İndirgenemez Karmaşıklık” (İndirgenemez Komplekslilik) nedir gelin beraber inceleyelim. Her şeyden önce kabaca tanımı:

“”İndirgenemez karmaşıklık (İng: Irreducible complexity), içindeki parçaların herhangi birinin kaldırılması durumunda işlevini yitiren sistemleri tanımlamakta kullanılan bir terim. Akıllı tasarım iddiaların temel taşlarından biridir. Organizmalardaki bazı sistemlerin, daha küçük işlevsel birimlere ayrılamayacağını, bu nedenle evrilmiş olamayacaklarını iddia eder.””

Biyokimya Prof. Michael J. Behe indirgenemez karmaşıklığı bir makalesinde şöyle tanımlamıştır:

<blockquote><em>"İndirgenemez karmaşıklıkla söylemek istediğim birçok etkileşimli parçadan oluşan, temel bir görevi yerine getiren yâda katkıda bulunan tek bir sistemdir. Bu tür bir sistem, tedricen, küçük, başarılı öncü değişikliklerle üretilemez. “Çünkü doğal seçilim işleyen bir görevi seçmeye dayanır. Bir indirgenemez karmaşık sistemin, eğer böyle bir şey varsa, doğal seçilim için tam bir bütün olarak çalışır halde aniden oluşması gereklidir”"</em></blockquote>

Her ne kadar tanımlar böyle olsa da bilim insanları indirgenemez karmaşıklığı çöp bilim olarak kabul eder. İndirgenemez karmaşıklık argümanı bilimsel değildir ayrıca bu konu hakkında her hangi bir hakemli bilim dergisinde bir makale bulunmamaktadır.

Bu argümanı öne sürenlerin örneklerinden birisi “göz” dür mesela. Göz’ün işlevini gerçekleştirebilmesi için her dokusuna ihtiyaç duyduğunu iddia eder. Oysa durum hiç de öyle değildir. Göz’ün ana işlevi ışığa karşı duyarlı bir organizma olmasıdır. Yapılan araştırmalarda tek hücreli terliksi hayvanların bile ışığa duyarlı organelleri (bakın hücre bile değil) bulunduğu için indirgenemezlik karmaşıklık argümanı çoktan raflara kaldırılmıştır.

Hele bir de bu argümanı “Basite indirgenemezlik karmaşıklık” olarak kullananlar var ki evlere şenlik. Bunlar akıllı tasarımcıların bile ne demek istediğini anlamamış bir şekilde “gözü basite indirgeyemezsin” şeklinde slogan atma halindeler.

Ev Sahibi

Konu kapitalizm olduğunda öfke püskürtenler, her fırsatta sosyalist olduğunu söyleyenlerin…
Konu faiz olduğunda, faizin ve faizciliğin haram olduğunu söyleyenlerin…

Neden geneli birden fazla eve sahiptir? Neden kendi yaşadığı evin dışında kiracısı bulunan evleri vardır?

Oysa biliyorsunuz ki kapitalizm de faizcilik de paraya para kazandırmaktır emek harcamadan. Eee ev sahibi olup bu paranızı başkasına verip üstüne bir de bundan para kazanmayı nasıl açıklıyorsunuz?

Sözde dindarlarla sözde antikapitalistçilerin çoğunun kiralık evleri olan ev sahipleri olması ne ilginç değil mi?

Öğretimde Not Sistemi

Belki ilk ve orta öğretimde gerekli olabilir ama, üniversite düzeyinde yapılan öğretimde, not sistemini kesinlikle -çıkar ilişkisine- veya havuç – kırbaç ilişkisine benzetiyorum. Öğrenciler sadece not ve geçmek için çabalıyor. Dolayısı ile bunu her zaman bir zorunluluk olarak görüyorlar. Not için çalışan biri de hayat tarzını da bu şekilde belirler.

Diyelim ki not sistemini kaldırdık ve sadece öğretim vermeye başladık. Bir müddet sonra not kaygısı olmayan öğrenciler günlük yaşamın baskısı sonucu bazı ödevlerini yapmamaya başlayacaktır. Ödevlerini yapmadıkça derslerden geriye kalmaya başlayacak ve anlamakta daha zorlanacaktır. En nihayetinde ipin ucunu kaçıracak ve o üniversiteden mezun olamayacaktır.

Fakat gerçekten bilmeye meraklı kişi not olmadan da aynı motivasyonunu sürdürecektir. Bu çok güçlü bir motivasyondur ve not kaygısı olmadığı zaman geriye orada sadece bilmek için kalacaktır. Bu da gerekirse hocasına hesap sorabileceği ve öğrenmek için orada olduğunu hatırlatabileceği anlamına gelir. Öğretimin kalitesi kendiliğinden yükselecektir.