A priori ilkeler, çeşitli dogmalar ve asla değişmeyeceği kabul edilen mutlak değerleri kabul eden, bu bilgilerin mutlak hakikat olduğunu, inceleme, tartışma yahut araştırmaya ihtiyacın olmadığını savunan anlayışa dogmatizm denir. Temelde skolastik bir anlayıştır. Zira kendi fikir ve iddiasının mutlak doğru olduğunu ileri süren her kişi veya sistem dogmatiktir.
Zaten bir başka izah ile dogmatizm, aklın kesin ve mutlak bir değere sahip olduğunu böylece mutlak bilgi ve varlığa (hakikate) ulaşılabileceğini ve bunun sonucu olarak da bilginin metafiziğinin mümkün olduğunu ileri süren felsefi akımdır.
Dogmatizmin zorunlu sonucu zorbalıktır, zira farklı düşüncelere, perspektiflere yer olmadığı gibi, dogmatizmde deneyle tanıtlama da kabul edilemezdir.
İnak(dogma) ile inan arasındaki fark , inan’ın asla kanıtlanamayacak olanı kabul etmesi, inak’ın ise herhangi bir yetkeye bağlanan bir veriyi kanıtlamış olarak kabul etmesidir.
Kısaca, herhangi bir sistemin veya kişinin değişmez formüller, her yerde ve her zaman geçerli olduğunu ileri sürdüğü mutlak bilgiler (olduğunu) sunması dogmatizmdir. Dogmatizmin karşıtı septisizm yani şüphecilik, kuşkuculuktur.
Ayrıca bilimsel olduğunu iddia edip bilgiye bakış açısı bakımından bir çok kişinin aslında dogmatizm etkisi altında olduğunu görebilirsiniz.
1- Bir düzlemde birbirine paralel doğrular çiziyoruz. Aralarındaki mesafe 1 birim sonra 1 birim uzunluğunda bir çubuk alıyor ve bunu düzleme atıyoruz. Bu çubuğun paralel doğrulardan birine değme olasılığı nedir?
Aşağıda on tane cümle verilmiştir.
Noam Chomsky dilbilimine ilgisi, genel olarak dili öğrenme sorunuydu. O dönemde yaygın düşünce çocukların dili yetişkinlerden taklit yolu ile öğrendikleri şeklindeydi. Oysa deneyler çocukların hiç işitmedikleri halde dilbilgisi açısından doğru cümleler kurabildiklerini gösterir.