Hailona’nın sırrı

Hailona, kehanet için rollerin sanatı anlamına gelen, iç seziye uyumlanmayı ifade eden çok eski bir sözcüktür.
Herkes bu sanatı icra etmek ya da daha doğrusu bu sanatı kullanabilenlerden tavsiye/öneri almak ister. Günümüzde bile geçerliliğini yitirmemiş bir çok hailona yöntemi vardır, en basiti de kahve falıdır muhtemelen.
Şamanlar sezgiyi, geçmiş/gelecek ve şimdi hakkında, şifalandırma için bilgi toplama amaçlı kullanırlar. Oysa biz biliyoruz ki Gezgin şamanın yolunda geçmiş ve gelecek yoktur, biz sadece sonsuz bir şimdinin üyeleriyiz. O halde Hailona ile alınan cevapların hepsi -soru nasıl sorulmuş olursa olsun- şimdiye aittir. Bu biraz karışık gibi mi görünüyor?
Eğer “ben” dediğinizde bunun milyonlarca minör enerji kalıbının bizce yöntemi çözülemeyen muazzam bir armoniyle oluşmuş majör bir enerji kalıbı olduğunu biliyorsak, bilmenin ötesine geçip deneyimlerimizin içinde izini sürüyorsak, hailonayı ve amacını anlamak o kadar da karmaşık değil. 🙂

Size bu konuyu Urban shaman konseptinin ikinci seviyesinde anlatıyorum, belki açıklaması ve örnekleri ancak üç dört saat sürüyor ama derinliğine anlamak ve uygulayıcısı olmak; bu konudaki sarsılmaz niyetiniz ve dikkatinizle doğru orantılı gelişecektir.
Günaydın sevgili preshamanlar ve dikkatim nerede?

*

Bu gece uykusuz kaldım, kendi uydurduğum deyimle yine indirme oldu; serinin ikinci kitabını baştan aldı detaylarıyla çekilmiş filmini gösterdi. Bir yandan bu kadar önde gitmesine içerliyorum diğer yandan gönderilen hediyeyi geri çevirmenin uygunsuzluğunu görüp teşekkür ediyorum. Bu indirme her nereden yapılıyorsa (bütünlüğümün bir yanından) açık olan şu ki yönetmen yanım, yazar yanımın en az yarım bazen bir kitap önünde gidiyor. Bu durumda yazılmamış bir senaryoyu çeken yönetmene hayranlık ve şaşkınlıkla bakıyorum. Fakat yönetmenin bu iştahına pek de uyum gösteremeyen yazar rolüm, her indirmede kendini yetersiz hissediyor. Şu çok sevdiğim mühendis gençler bir an önce, “indirmeyi” doğrudan zapt edecek bir düzenek bulsunlar da biz aradan çekilelim, bu ne yaa dilimiz dışarda koş koş, nereye kadar?
Not: Mekanizmayı anlıyorum da, ne fark eder! Lono’muzun durumu budur.

Geçen gün hücrelerimden pineal bezimde kireçlenme filan varsa çözmelerini rica etmiştim, yanlış mı yaptım acaba 🙂 ben yine de arzu/enerji formunda mana talep edeyim daha iyi hahahahaha

Lono’muzun, KU’nun işletim sisteminin seviyesine ulaşması için daha 114 fırın ekmek gerekiyor, meali DNA’mızın kullanım oranının seksenlere filan çıkması, bu sebeple kısıtlı lonomuzla hücrelerimize spesifik talimatlar vermek bazı bedeller getirebilir, bunu her zaman söylüyorum. Ne ki talimatı değiştirmek de hemen şimdi mümkün ama bağlantıları nasıl bileceksin? Mesele budur. Üçüncü farkındalık düzeyinde işlem yapabiliyor olmak gerek

Mutlak Gerçekçiler…

“Kesin inançlı, kendi siyasi, dini, felsefi inancının “mutlak gerçek” olduğuna, bunu başkalarına zorla uygulamak gerektiğine bağnazca inanır. Hiç şüphesi, hatta merakı bile yoktur. Bu yüzden, okumuşlarında bile cehalet havası sezilir.
Aynı sebeplerle, ‘ödünsüz’dür: ‘Revizyonizm, değişim, yumuşama, uzlaşma’ gibi kavramlara düşmandır. Hatta ılımlılık “tehlikeli”dir, “ihanet”tir. ‘DÜŞMAN’ onun için bir ihtiyaçtır. Çünkü ancak tehlikeli ve acil bir ‘düşman’ın varlığı onun kafasındaki ak – kara şablonuna uyar. Bağnazlık ve paranoya birbirini tamamlar. Öyle bir “düşman” ki, “her şeye kadir ve her yerde hazır” olmalıdır. Her yere sızan, sinsi planlar yapan, bizleri uyutan, bizden akıllı düşmanlar!
En heyecan verici iç düşmanlar ‘dış güçler’e, ‘emperyalizm’e, ‘beynelmilel Yahudi’ye bağlı olanlardır: “İdeal bir düşmanın yabancı olması gerekir, yerli düşmanın yabancı soydan geldiği iddia edilmelidir…”
‘Kesin İnançlı’nın sağcı solcu, dinci, laik olması fark etmez.
Eric Hoffer

Biz buna Gezgin şamanın yolunda,”asla şüphe duyulmayan inanç durumu” anlamına gelen Paulele diyoruz . İnançlar deneyimlerimizin temelini oluşturur ve üç guruba ayrılır:

  1. Varsayımlar (paulele): asla şüphe dıuulmayan inanç durumu

  2. Tavırlar (Kuvana) : kuşku içeren ama deneyimlei etkilemeye devam eden inanç durumu

  3. Mana’o :Yeni bilgiler ışığında kolayca değişen inançlar.

Birinci prensip İKE bize; tüm sistemlerin keyfi olduğunu ve insan algılarının dünyasında “Mutlak” beklentisinin hüsran olacağını söyler.

Paulele, üzerinde düşünerek, tahlil yapılarak değiştirilemez. Bunların dönüşüme uğratılmaları ancak doğrudan deneyimler yoluyla olur. Bir diğer etkili metot ise her zaman hatırlatmaya çalıştığım Ho’oponopono uygulamasıdır. Ho’oponopono sarsılmaz bir kararlılıkla uzun süre belki tüm hayat süresi boyunca yapılmalıdır.
Eğer “Faydalı Keyfilik” prensibini sindirebilirseniz, çoğu inancınızı değiştirmeniz gerekmez, onlar keyfilik temelinin üstünde olduğu müddetçe siz barış ve armoni yolunda yürüyen varlıklar olursunuz. Bu oluşum Toltek şamanlığında “denetimli delilik” olarak kavramlaşmıştır.
Şöyle bir örnek aklıma geldi, her zaman oldukça sade bir metafor olmuştur bu:
Sizin bir giysi gardrobunuz var ve onlardan hepsini aynı sürelerde giymezsiniz ama dolabınızda asılıdır ve sizindirler. Bütün dünyadaki insanların da bir giysi gardrobu var, zengin ya da fakir fark etmez. Eğer siz en doğru gardrobun hatta tek doğru gardrobun size ait olduğu “mutlakçılardansanız” hayatınız yani öznel ve nesnel gerçikliğiniz çatışma ve savaşlarla geçecektir; çünkü ayrılıkçıdır ve “mutlak” beklentilidir. Oysa bu gardropların hepsinin keyfi biçimde oluşturulduğunu ve bundan sonra da sonsuza kadar keyfi biçimde oluşturulabileceğinden eminseniz, eh bu durumda artık barış ve armoni yoluna adım atmışsınız demektir. Bu milyarlarca çeşit giysinin her biri tasarlanmış, üretilmiş ve kişilerin zevki uyarınca seçilip gardroplara dahil edilmiş birer minör enerji kalıbıdır.

Üstelik bu gardrop, akıllı ve yaşayan bir gardroptur; buna Bilincin KU bölümü diyoruz, preshamanların bu konuyu KU’nun bileşenleri ve işlevleri açısından irdelemelerini arzu ederim.
“Yaratımdan gelen” limitler nesnel gerçekliğimizin temelini teşkil ederler ve çoğumuz bunun mutlak gerçeklik olduğunu düşünürüz. Sanki inançlar yalnızca öznel gerçekliğimizi oluşturuyormuş gibi biliriz. Oysa ister nesnel isterse öznel olsun tüm gerçeklikler iç rüyamızın dışa vurumundan ibarettir, evet aralarında bir fark var fakat bu yalnızca süreçle ilgili.

Köprü Yapın preshamanlar

Günaydın sevgili preshamanlar, ekte paylaştığım makaleyi dikkatli bir biçimde okuyup, hatta belki benim gibi bi kaç kez farklı zamanlarda okuyup, gezgin şamanın yolunda öğrendiğiniz bilgilerle ilişkilendirmenizi rica ediyorum. Bu bizim için zevkli bir köprü kurmaca oyunu olsun. (doğru/yanlış cevap yok. Kuantum fiziği bilmiyorum filan da demeyin, sadece köprü yapın)
Yazıdan minik bir alıntı:
“Klasik olasılıktan farklı olarak kuantum teorisinde, olasılığın yanında bu olasılığa karşılık gelen ve varlık halinde bulunan bir nesne yoktur. Var olan tek şey olasılıktır. İşte bu ilginç gerçek, kafaları karıştıran ve kuantum mekaniğini çok tuhaf bir teori haline getiren meselelerden biridir. “Bir elektrona bakmadığınız sürece onun ne yaptığını bilemezsiniz” şeklinde ifadeler duymuşsunuzdur. “Ne var bunda?… Bana bakmadığınız sürece benim de ne yaptığımı asla bilemezsiniz” diye düşünebilirsiniz. Ancak dikkat ederseniz, klasik olasılıkta, kutuları açıp bakmasanız dahi hediye halen fiziksel bir nesne halinde vardır ve kutulardan birinin içindedir demiştik. Fakat kuantum dünyasında, açıp ölçüm yapmak suretiyle tespit etmediğiniz sürece, kutulardan birinde bir elektron yoktur. Çünkü kuantum mekaniğinde, parçacıkların klasik anlamda konum veya momentum gibi kesinlik barındıran özellikleri yoktur. Bunun yerine, konumu veya momentumu tespit etmeye kalktığınızda, hangi olasılıkla hangi sonuçları elde edeceğinizin bilgisini barındıran olasılıklar bütünü veya teknik tabiriyle “kuantum olasılık dalgası” vardır.”

Makalenin tümü –Kuantum Olasılık Neden Farklıdır?– için tıklayınız

Sevgili dostlar belki bizim kuantum fiziği ile ne alakamız var diyebilir ve bu yazıyı es geçersiniz ancak durum böyle değildir, hiç bir şey birbirinden ayrılamaz. sizin ilgilendiğiniz her neyse onu anlamak için ilişkili konuları anlamak durumundasınızdır. Eğer bu yazıda örneklerle anlatılmak istenen “olasılık dalgaları” ve belirsizlik kavramını tam olarak anlayamazsak sonunda bizi mistiklerden ayıran o ince çizgi yok olur. Aramızdaki fark neydi diye hatırlamayanlar için söyleyeyim, biz biz şimdi ve burada yapabileceğimizin en iyisini yaparız bunun altında bir beklenti ya da art niyetimiz yoktur. Eğer bu işlemler esnasında aydınlanma gelirse o bir yan tesirdir! Mistikler ise nerdeyse bizim pratiklerimizin benzerlerini yaparlar ancak bunları aydınlanma amacı güderek yaparlar! Bu ince çizginin hayatımızda ve dünyada etkilerini anlamayı sizlere bırakıyorum.

Urban Shaman ilk iki seviye Konu Başlıkları

Kent Şifacısı workshopları ilk 2 seviye konu başlıkları

Nefes ve enerji meridyeni uygulaması

Genel olarak şaman konsepti

Maceracı şamanın Yolu

Hawaii şamanlığının tarihçesi, gelişimi, urban şaman

Huna sağaltım öğretisinde; kahunalar-Tarikatlar

Tanrı anlayışı, Kane-Ku-Lono-Kanoloa

İnançlar ve gerçekler/Yaşam ve Ölüm/ İyi ve Kötü/Sevgi ve duygular/Görecelik

14.00     Bilincin üç Yönü

“Tüm Bilgiler aynı Okulda öğretilmez”

KU – Beden Hafızası

LONO – Bilinçli zihin

KANE – Üst benlik/Aumakua

7 Şaman Prensibi

“Fikirler tartışılmadığında yabanileşir”

1’nci Prensip: İKE – Dünya düşündüğünüz şeydir.

2’nci Prensip: KALA – Limit yok

3’ncü Prensip: MAKİA – Enerji dikkatin gittiği yere akar

4’ncü Prensip: MANAWA – İktidar anı şimdidir.

5’nci Prensip: ALOHA – Sevgi birlikte sevinçle büyümektir.

6’ncı Prensip: MANA – Bütün Güç İçeriden Gelir

7’nci Prensip: PONO – Doğruluğun ölçüsü etkinliğidir.

Bedendeki armoniyi yaratmak

Stres belirtileri – Stresin Kaynağı – Direnç çeşitleri

Sihirli Dokunuş KAHİ – Bedenin sekiz merkez, dört köşesi

Karşılıklı KAHİ – Gurup Kahi ve mental Kahi uygulamaları

Bir başka şifa dokunuşu KAULIKE

Sezgi Yoluyla gelen Değişim

HAILONA – Yaratıcı Sezgi

Oi-pahu, FA’nın onaltı Gözü, Şaman taşları ile uygulamalar

Rahatlama-salıverme Tai chi basit uygulama

La’a kea – Sevginin ışığı uygulamaları – frekans ve rezonans hakkında bilgiler

Şaman rüyasıyla dünyayı değiştirmek

PO’nun üç Bölgesi

Rüyaların çözümlenmesi- rüya değiştirmek-gündüz rüyası

Özel yerlere şaman seyahati- Lanikeha ve güç hayvanları

Haipule – Yeni Rüyaları oluşa taşımak

Yapılandırılmış Rüya – Garden Tiki

**

Workshoplar tarih ve içerikler için Detaylı Bilgi & Rezervasyon:

İstanbul için; [email protected]

212 293 4434
0532 485 9862
0535 560 0014

Ankara için:  Yaşambilim Akademisi 0533 418 74 88 numarali tlfdan Tugce Hanım

Ayrıca Türkiye ve yurt dışından yeterli katılım sayısını oluşturabilen guruplar doğrudan beni [email protected] adresinden arayabilirler.

*

Pili kau, pili ho’oilo
Hawaii atasözü
Kuru sezonda ve yaş sezonda BİRLİKTE

Urban Şaman Atölyesi Tanıtımı

Yaklaşık yirmi yıldan beri Dünyanın hem antik zamanları hem de şimdiki modern zamanlarında bilinçle ilgili yoğun bir seyahat yapmaktayım. Hatta bu somut ve soyut gezintim bazen buradan gelecek zaman gibi görünen başka boyutlara da çıkıyor ki bunları da bir çeşit bilimkurgu başlığında kayda alıyor ve makaleler ve kitaplar olarak paylaşıyorum.

Bu uzun süreçte geçtiğim yerleri, görkemli bilinç yapılarını daha önceki birçok çalışmamda, eğitim ve paylaşım amaçlı programlarımda dilim döndüğünce anlattım, hepsini şu an burada tekrar zikretmekle vakit kaybetmeyeceğim; çünkü son bir yıldır üzerinde çalışmakta olduğum Hawaii şamanlığı zaten tüm önceki konuları kapsayan ve onlara yeni boyutlar katma becerisini gösteren ve belki de dünyanın bilinen en eski bilgelik ve sağaltım yolu olarak gönlümde taht kurdu. Peki, ben neden dört seviyede yapmayı planladığım bu atölyelere Hawaii ya da maceracı şamanın yolu değil de Urban şaman ismini uygun buldum?

Urban kelimesi bildiğiniz gibi, şehirle/kentle ilgili bulunan her şey, hatta bazı çalışmacılar buna modern zamanlar ismini de uygun görüyorlar. Aslında zaman lineer bakışla ilerlermiş gibi görünse de zaten öğrenip öğrettiğimiz bu konu, tüm içerikleri ile zamanın sadece ‘şu an’ olduğunu kanıtlıyor. Bizler de onun çok boyutlu katmanlarında şimdinin gezginleri olarak bir nevi altın arayıcıları gibi algımızı gezdirmenin yol yordamını öğrenerek derinliği ve ahengi aradığımızı biliyoruz.

Hakkında fazlaca somut kanıtın hala bulunmadığı ancak varlığını gönülden hissettiğimiz ve gezegenimizin en eski gelişmiş uygarlığı olarak rivayet edilen Lemurya uygarlığının gizli bilgisi (Huna) nesilden nesle geçerek bu güne Hawaii adalarından seslenmektedir. İçeriği itibariyle paylaşım temelli olduğundan değişik isimlerle son on bin yıldır dünyanın pek çok yerinde kendini değişik kültürlerde ve lisanlarda gösterebilmeyi başarmıştır. Sadece bu özelliği dahi onun sağlamlığı ve kapsayıcılığını ispata yeter. Ben Urban Şaman atölye çalışmamda, bu öğretiyi bize en derli toplu halde, yaşayarak ve yaşatarak, tıpkı Carlos Castaneda gibi alçak gönüllü bir ifadeyle aktaran Kahuna Serge King’i temel almak suretiyle sunacağım ve pek tabidir ki her insanın kendi biricik kokusu gibi doğal olarak onunla gezen özünü, yani kendi özümü öğretiye katmış olacağım.

Urban Şamanlık, herhangi bir din ya da mezhebe ait değildir, pratik, faydacı ve eyleme yöneliktir. Erişimi, öğrenilmesi ve uygulaması kolaydır. Özel ritüeller gerektirmeksizin, evde, yolda, işte, oyun oynarken ya da seyahat ederken uygulanabilir; çünkü nerede olursak olalım ana malzememiz olan zihin ve bedenimiz bizimle birliktedir. Modern zamanların ihtiyaçlarına ve ortak lisana son derece iyi adapte olabilmektedir. Şamanlığın doğası gereği bilirsin ki; kendini sağaltırken başkalarını da iyileştirir, kendin dönüşüme uğradığında tüm gezegeni değiştirmiş olursun. Üstelik bunun pratik sonuçlarını derhal görür ve test edersin ki öğretinin temelde kuantumsal olan tüm özelliklerinin herhangi bir kesitinin ortak özelliğidir bu.

Eğer bu öğretiyi ve onun uygulayıcısı şamanı tek cümleyle ifade etmek mutlaka gerekseydi ona “İlişki Sağaltıcı” denebilirdi. Peki, hangi ilişkiler? Bunları; zihin ve beden arasındaki, insanlar arasındaki, insanlar ve durumlar arasındaki, insan ve doğa arasındaki ve madde ile mana (ruh) arasındaki ilişkiler şeklinde özetleyebiliriz. Huna sağaltım bilgeliği; ilişkileri esas alır çünkü ilişki olmaksızın var olamayız, sebebi açıktır; gayet kuantumsal ve mantıklı bir temele dayanan bu ana çıkarım çalışmalarımız esnasında örnek uygulamalarla çok daha derinlikli olarak anlaşılacaktır.

Şamanlar, sadece anlayışı ve bilgiyi edinmekle yetinmezler, onlar doğal insan deneyiminin içine tüm boyutlarıyla nüfuz eder, gündelik pratiklerin içinde birlikte yaratımın sanatını uygularlar. Bir şaman için tatmin edici sonuçlar almak önemlidir, bunun için kullanılan yöntemler sadece araçtırlar, onların birine ya da ikisine tutunup kalmazlar, inançlar, kültürler ve genellemeler onları bağlamaz, netice alana kadar tüm insan deneyiminin biriktirdiği yöntemleri denemekten çekinmezler. Bunu uygularken, sevginin boyutlarını geliştirmeye, ilişkileri sağaltarak yaşamın ahenkli hale gelmesine odaklanırlar.

Milyarlarca insanı barındıran bu büyük köyde artık on binlerce şehir şamanına ihtiyacımız var ve siz onlardan biri olabilirsiniz. Umarım sunmaya çalışacağım bu öğreti; barışı, sevgiyi ve gücü bulmanıza yardımcı olur. Hoş geldiniz.

Ayrılık, sadece pratik değeri olan bir yanılsamadır.

Sibel Atasoy

2015

*

Bu hafta sonu 19 saatlik bir maratondan yüzümüzün akıyla ve biraz da tatlı bir yorgunlukla ciktik. Preshamanlar dikkatlerini bi an icin bile dagitmadilar, gercekten övülesi bir sarsilmaz niyet tasıyorlardi ve buyuk odulum de buydu zaten. Gece yatmadan once aklima g.anatomy dizisinin gecen bölumundeki 19 saatlik beyin operasyonu geldi, şuphesiz ki biz saglikli ve keyifliydik herhalde gösterilen üstün performans acisindan onu hatirlamis olmaliyim, aloha hepinize