Her bölümde biraz daha sevdiğim dizi; Better Call Saul
Eğer bir şey izlerken ya da okurken kimin haklı olduğuna dair tereddüt yaşıyorsanız o iş muhtemelen OLMUŞ bi iştir. Senaristler size kendinizi gösterebilmeyi başarabilmiştir, değilse iyiler ve kötüler savaşı olur, size hangi tarafta olacağınız ilk sahneden son sahneye kati biçimde vaaz edilmiştir ve bunları seyretmenin hiç bir zevki yok, ister yerli ister yabancı olsun fark etmez
Jimmy’nin öyküsünde hayatın katmanlı dokularında gezinebiliyorsun, heyecan var, sempati, üzüntü, merak var.
Galiba bizim 7 Numara da böyle bir çalışmaydı ve onun için de senelerce unutulmadı. Böylesi kurgular yazabilen Oya Yüce gibi, Vince Gilligan ve Peter Gould gibi kültürleri tartışma götürmez üstelik bunu “kuantum fiziğini annesine anlatabilen” Feynman gibi aktarabilmeyi başaranlara selam olsun. Tabi böylesi kişilerin kıymetini bilecek yapımcılar da bollaşsın diye dileği toparlayalım 🙂
Günaydın iyi haftalar dilerim sevgili frekanslar.
*
Durgun fransız yapısıyla bile çok etkileyici bir film Cache – Saklı
Gerçekten de film müziği bile yok, başrol oyuncularının yüzüne ilk doğrudan zum filmin 41.ci dakikasında yapılmış,düşünün artık. Yönetmen bana göre şöyle diyor, dikkatinizi ne müzikle ne ünlü oyuncularımla dağıtmayacağım hayır bunu yapmayacağım sadece olayı görün, içinizde hissedin çünkü bu hepinizin hayatında oluyor!



Yıl 1943.