Günün önemli olayına devam: Günün Bebesi

21 Aralık 2020 Anın Ruhu -devam

GERÇEKLEŞTİREN ÜRETİCİLER – MANİFESTİNG JENERATÖR –

 GERÇEKLİK ANI

“Yanıt verir ve gerçeklik anımı bekler, sonra yaparım.”

Siz potansiyel bir güç merkeziyle enerji topunun bir bileşimisiniz ama kaynağı etkili bir şekilde kullanmadan önce ciddi bir sabır göstermeniz gerekiyor. Dünya nüfusunun %33 ünü oluşturuyorsunuz; kendi alanınızda klasik bir araçsınız ve hızınıza ulaştığınızda performansınızla büyülüyorsunuz. Sizi Gerçekleştiriciler ve Üreticilerden ayıran temel fark içgüdüsel bir yanıt ile işe koyulma arasındaki gerçeklik anıdır. Buna “boşlukta olmak” diyebiliriz. Öncelikli içgüdülerinizi doğrulamak için eylemi bu boşlukta tutmalısınız. Dolayısıyla içgüdülerinizi dinleyerek yanıt verin, bekleyerek gerçeklik anını yakalayın ve sonra ikna olduysanız harekete geçin. Harekete geçtiğinizde kendinizi o işe adar ve bir Üreticiden daha hızlı vites değiştirirsiniz ve onların aksine hız kazandıktan sonra da istediğiniz an durabilirsiniz. Çünkü sizin Gerçekleştirici yönünüz yolunuzu düzeltmenize olanak verir. Bir anda birden fazla işle meşgul olabilir ama en iyi performansı bir seferde tek bir işe odaklanarak gösterirsiniz. Her zaman tez canlı, yerinde duramayan, her an bir işe koyulmaya hazır bireyler olabilirsiniz. İlişkilerdeki eğiliminiz, buzları kırmak ve harekete geçmektir. Ama yalnızca kovalayan siz olmadığınızda ve sizden net bir içgüdüsel yanıt almayı başarabilen biriyle birlikte olduğunuzda mutluluğa ulaşacaksınız. Sürekli Gerçekleştirici ve Üretici niteliklerinizin arasındaki dengeyi bulmak için çabalarsınız. Üretici yanınız sınırsız, sürekli enerji gerektiren projelerden keyif alır. Gerçekleştirici yanınız ise yeni alanlara girmek ister. Siz bu dengeyi koruyarak zirvelere tırmanmak için özgür ve esnek olmalısınız. Bu anlamda siz anlaması zor bir çalışansınız. İdeal anlamda gözü yükseklerde olan bir yönetici veya özgürce faaliyet göstermek için bağımsız olması gereken bir bireysiniz.

Stratejiniz: Hayalinde canlandırır ve bilgilendirir

Özgün Özellikleri: Aktif biçimde birçok iş yapmak

 

PROFİL 2/5

Evinizin yolunu bulabilmeniz için size bir pusula vermem gerekiyor­muş gibi hissediyorum, çünkü siz, ikinci çizginin tek başınalığı ve bilinçsiz bir beşinci çizginin uzak hayalleri arasında belirsiz bir noktada kalmış birisiniz. Bu ortaya, öncülük etme konusunda tereddütleri olan, dahil olup olmaması gerektiğine dair şüpheler duyan vasıflı bir liderin tuhaf ama büyüleyici profilini çıkarır. Dahil olmaya karar verdiğinizde, doğanız gereği hayal gücü kuvvetli, karizmatik bir lider olursunuz.

Yansızlık hissiniz size, dünyadaki dramları izleyerek gökyüzünde kay­bolduğunuz hissi verebilir. Bunun sebebi ikinci çizginin geribildirim bek­leyen yönlendirmeleri ile beşinci çizginin yanıltıcı yönlendirme alanının tuhaf kombinasyondur. Bu kombinasyonla, başkalarının varsayımları ile kendi yarattığınız illüzyonlar arasında kalırsınız. Dolayısıyla sizi anlaya­cak ve tamamlayacak biriyle tanışıp tanışamayacağınıza dair şüpheler beslemeniz doğaldır. Etrafınızdaki herhangi birine veya bir şeye karşı bağ­lılık hissedecek misiniz?

Devamını oku “Günün önemli olayına devam: Günün Bebesi” →

İkinci düşünce katı- Her Şeyin Teorisi 2

Önceki bölüm için tıklayınız

Yeşil mimin tamamlanmasıyla insan bilinci, ikinci düşünce katı’na bir kuantum sıçraması yapar. Clare Graves buna, inanılmaz derinlikte bir anlam kanyonunun aşıldığı önemli bir sıçrama diye göndermede bulunur. Özünde ikinci bilinç katıyla kişi hem hiyerarşileri hem de heterarşileri kullanarak (hem sınıflandırarark hem de bağlantı kurarak) hem dikey hem de yatay düşünebilir. Bu durumda kişi, içsel gelişimin bütün tayfını berrak biçimde kavrar ve böylece her düzeyin, her mimin, her dalganın Spiral’in baştan sona sağlığı için çok önemli olduğunu görür.

Her dalga aşar ve içerir. (benim Oyun Kuramında bu kavram bariz biçimde tarif edilmekte ve “kapsama” sözcüğü ile yer almaktadır.) Böyle olduğu için, varoluşun her dalgası, art arda gelen bütün dalgaların temel bir bileşenidir, böylece her birini bağrına basar, kucaklar. Dahası her dalga yaşam koşulları izin verdiğince harekete geçirilebilir ya da yeniden harekete geçirilebilir.

Birinci kat mimlerinin hiçbirinin kendi başlarına yapmadığı, diğer mimlerin varlığını bütünüyle değerlendirmektir. Onların her biri kendi dünya görüşünün doğru ya da en iyi perspektif olduğunu düşünür. Zorda bırakılırsa olumsuz tepki gösterir; ne zaman tehdit edilse kendi aletlerini kullanarak çıkışlar yapar.

Mavi düzen hem kırmızının itici gücünden hem de turuncunun bireyselcilliğinden çok rahatsız olur.

Turuncunun bireyselcilliği, mavi düzenin enayiler için olduğunu ve yeşilin eşitlikçiliğinin güçsüz olduğunu düşünür.

Yeşilin eşitlikçiliği mükemmelliğe ve değerlerin sınıflandırılmasına, büyük resimlere ya da otoriter görünen hiçbir şeye kolayca dayanamaz, bu nedenle yeşil maviye, turuncuya ve yeşil sonrası her şeye şiddetli tepki gösterir!

Bütün bunlar ikinci düşünce katıyla değişmeye başlar; çünkü bu evre gelişimin iç evrelerinin bütünüyle farkındadır. Bir adım geriye gider, büyük resmi kavrar ve bu durumda ikinci düşünce katı çeşitli mimlerin tümünün oynadığı gerekli rolü değerlendirir. İkinci Bilinç Katı herhangi bir düzeye dayanarak değil, bütün varoluş spiraline dayanarak düşünür.

Yeşil mimin, farklı kültürlerde var olan çeşitli farklı sistemleri ve çoğulcu bağlamları kavramaya başladığı yerde, ikinci düşünme katı bir adım ileriye gider (aslında buna adım değil sıçrama demek daha iyi olur; çünkü öyledir); bu çoğulcu sistemlerle bağlantı kuracak ve onlara katılacak zengin bağlamlar arar ve böylece bu ayrı sistemleri alır, onları holistik spirallerin ve entegral ağların içine katmaya, dahil etmeye ve birleştirmeye başlar. Başka bir deyişle ikinci düşünce katının görelilikten holizme ya da çoğulculuktan entegralizme gitmeye yararı olur.

Graves, Beck ve Cowan’ın kapsamlı araştırmaları, bu ikinci entegral bilinç katında belli başlı en az iki dalganın bulunduğuna işaret eder:

7- Sarı: Entegratif:

Hayat, doğal hiyerarşilerin, sistemlerin ve formların bir kaleidoskopudur. Esnekliğin, kendiliğindenliğin ve işlevselliğin çok büyük önceliği vardır. Farklılıklar ve çokluklar bağımsız, doğal akışlarla birleştirilebilir. Eşitlikçilik sınıflandırmanın doğal dereceleriyle ve mükemmellikle tamamlanabilir. Bilgi ve uzmanlık gücün, statünün ya da gurup duyarlılığının üstünde olmalıdır. Yürürlükte olan dünya düzeni realitenin (mimlerin) farklı düzeylerinin ve dinamik spiralde yukarı aşağı hareketin kaçınılmaz düzeneklerinin var olmasının sonucudur. İyi yönetim, giderek artan karmaşıklık düzeylerinde niteliklerin ortaya çıkmasını kolaylaştırır (yuvalanmış hiyerarşi). Nüfusun %1’i, gücün %5’i.

8- Firuze: Holistik:

Devamını oku “İkinci düşünce katı- Her Şeyin Teorisi 2” →

Şaşırtan Spiral- Her Şeyin Teorisi 1

Varoluş dalgaları

Gelişim psikolojisi zihnin büyümesi ve gelişmesinin araştırılmasıdır, diğer bir değişle içsel gelişmenin ve bilincin evriminin araştırılması, öyleyse soralım gelişim psikolojisi bu sorunu aydınlatabilir mi?

Entegral psikoloji, yüzü aşkın farklı araştırmacının sonuçlarını bir araya getirdiğimde düzinelerce görüş ayrılığı ve birbiriyle çatışan yüzlerce ayrıntı olduğunu gördüm.  Genel olarak hepsi, zihnin gözler önüne serilen bir dizi evre ya da dalga olarak büyümesi ve gelişmesi ile ilgili aynı öyküyü anlatmaktadır. örneğin bunlardan biri Clare Graves’in öncü çalışmasına temel olan modele spiral dinamik adı verilir. Burada kapsamlı ve üstün bir sistem önermiştir: “Benim önerdim şey özet olarak olgun bir insanın psikolojisinin gözler  önüne serilen, meydana çıkan, salınım yapan, spiral çizen bir süreç olduğudur. Bireyin varoluş sorunları değişirken, daha eski daha alt düzendeki davranış sisteminin daha yeniye, daha üst düzeyde sistemlere giderek boyun eğmesi buna işaret etmektedir. Birbiri ardına gelen her evre dalga ya da varoluş düzeyi insanların varlığın diğer durumlarına giden yolda geçtikleri bir durumdur. İnsan varoluşun bir durumuna merkezlendiğinde, bu duruma özgü bir psikolojisi vardır. Onun duyguları güdüleri  etiği biyokimyası nörolojik harekete geçme derecesi, öğrenme sistemi, inanç sistemi, akıl sağlığı kavramı gibi düşüncelerin tercihleri politik teorileri ve uygulamalarının hepsi bu duruma uygundur.”

Bir anlamda bu araştırmanın, insan DNA’sındaki bütün genlerin bilimsel haritasının çıkarılmasıyla uğraşan insan genomu projesi ile psikolojik ilişkisi vardır.
 Bu yazı dizisinde bahsettiğim insan bilinci projesi kapsamındaki şaşırtan; insan bilincinin bütün durumlarının, yapılarının, mimlerinin ve düzeylerinin dalgalarını, kültürlerini karşılaştıran haritayı ve yorumları özetlemeye çalışacağım.

Don Beck ve Christopher Cowan’ın  Spiral Dinamik adını verdikleri bir yaklaşımda, insanın gelişmesinin sekiz genel evreden geçtiğini kabul eder, bunlara mimler de denilmektedir.

Spiral Dinamik için basitçe mim, herhangi bir harekette açıklanabilen temel bir gelişim evresidir. Beck ve Cowan, mimlerin (evrelerin) katı düzeyler olmadığını, sonuçta bir ağ örgüsünü ya da göz önüne serilen bilincin dinamik spiralini oluşturan, üst üste binen ve birbirine karışarak akan dalgalar olduğunu onaylar. Spiral simetrik değildir, saf tiplerden çok eklenen birçok karışımla düzensizdir. Bunlar birer mozaik, ağ gözü ve karışımdır.

İlk altı düzey, birinci düşünce katı ile gösterilen geçinme düzeyleridir. Sonra bilinçte devrim niteliğinde bir değişim oluşur; belli başlı iki dalganın bulunduğu var olma düzeylerinin ve ikinci düşünce katının ortaya çıkmasıdır bu.

İşte, sekiz dalganın hepsinin, her dalgadaki dünya nüfusunun yüzdesi, her dalgadaki toplumsal güç yüzdesinin kısa bir tanıtımı:

Devamını oku “Şaşırtan Spiral- Her Şeyin Teorisi 1” →

Kundalini Uyanış Belirtileri ve sonrası -6

Önceki bölüm için tıklayınız

Kundalini uyanışının birçok belirtisi sinir sistemindeki değişikliklerden kaynaklanır. Belirtileri nörolojik veya biyolojik bir durumla kundalini uyanışına bağlı olarak karıştırmak kolaydır. Her iki durumda da, semptomlar iyileşmenin ve vücudunuzun homeostazı korumaya veya enerjinizi arttırmaya çalıştığının bir işaretidir.

Kundalini semptomları uyanma süreci boyunca, uyanmadan önce, ruhsal uyanışta ve daha sonra kundalini’nin tam teşekküllü dönüşümüne yol açar. Semptomlar, bu aralık ne kadar uzun olursa olsun, her sakin zihin olayından sonra vücutta ortaya çıkan fiziksel değişikliklerin belirtileri olarak ortaya çıkar. Kendini gerçekleştirme kademeli ve biyolojik olduğu için, sessiz zihni sürdürme yeteneğimiz zamanla büyür. Artık sessiz zihin sürdürmek, daha güçlü kundalini dönüşüm anlamına gelmektedir

Uyanış Öncesi Belirtiler

Uyanışa yakın ortaya çıkan semptom türleri genellikle akılda meydana gelen değişikliklerden kaynaklanır. Vizyonlar, canlı rüyalar, içgörüler, senkronize olaylar, dünyayı farklı görmek ve perspektiflerde ve inançlarda birçok değişiklik meydana gelir. Sık sık fikirlerinizi, inançları ve dini sorgularsınız. Enerji, kendinizi nasıl gördüğünüze ve dünyayı nasıl gördüğünüze dair bazı yönleri açıklığa kavuşturmak için zihninizde çalışır. Kısacası, zihniniz sakinleştiğinde gözleriniz açılır ve dışarı baktığınızda her şeyin bilinçli olduğunu keşfedersiniz. Zaman zaman sinir sistemi reaksiyonları da meydana gelir.

Ruhsal Uyanış Belirtileri

Ani bir enerji artışı ile algıda bir değişiklik yaşarsınız ve doğayı canlı renklerle farklı şekilde üstelik dünyadaki nesneler arasındaki bağlantıyı görürsünüz. Bu, hareketsiz nesneleri görmek yerine, dünyanın birbirine bağlı bir şekilde hareket ettiğini görmek gibidir. İyileşme belirtileri yaşarsınız ve enerji hızlanır, vizyonlarınız, canlı hayalleriniz olur, daha önce hiç sahip olmadığınız şeyleri bildiğinizi fark edersiniz.. Bilgi size indirilmiş gibi olur. Taç açılışında, bu ömür boyu hedefiniz ve dersiniz hakkında bilgi alırsınız. Ruh enerjiniz açıldığında, bazı geçmiş yaşamları hatırlayabilirsiniz. Dini ikonlarla ilgili olduğunuzu hissedebilir veya tanrı gibi hissedebilirsiniz. Taç açma açıklamaları çok yaygın bir şekilde farklıdır. İnsanlar hala kişiliklerinden büyük ölçüde etkilendikleri için, renkli, gizemli ve “bu dünyadan” hikayeler ortaya çıkabiliyor. Hepsinin ortak noktası, kişiliğin yarattığı yanılsamanın ötesinde gördükleri ve yüksek benlikleriyle tanıştıklarıdır. Kişilikten çok fazla enerji salınır ve merkezi sinir sisteminin derin bir şekilde yeniden kablolanması devam eder. Bu, gelişmiş algı ve duyusal yeteneklerin sebebidir. Bir başka yaygın faktör, artan yeteneklerin sonunda kaybolmasıdır. Sonuçta, bu önemli değil, değiştik. Artık gözlerimiz açık. Sinir sisteminde bir baraj olabilir, ancak bir süre sonra kaybolur.

İyileşme Evresi Belirtileri

Daha sonraki semptomlar, vücuttaki hastalıklar, zihinsel sağlık sorunları belirtileri, duygusal sorunlar ve benzerleri, olabilecek iyileştirici reaksiyonların bir kombinasyonu olacaktır. Anksiyete, depresyon, kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji, safra kesesi ve karaciğer problemleri, karıncalanma bacak sendromu ve bunun gibi diğerleri taç uyanışından sonra yaygın iyileşme olaylarıdır. Titreşiminiz arttıkça vücudun iyileşmesi artar. İyileşme belirtileri arttıkça, hasta hisseder ve farkındalık seviyesinin azaldığını fark ederiz.

Kundalini Belirtileri

Tam gelişmiş kundalini dönüşümünden önce, meditatif iken, vücudun çeşitli bölgelerinde karıncalanma veya kas seğirmesi hissi, geçici ağrı veya kramplar, dudakların titremesi, beyinde yanıp sönme , uyuşma hissedebilirsiniz. Derin bir transa benzer bir duruma düşeceksiniz ve sessizlik arttıkça kendinizi kaybedeceğinizden korkacaksınız. Meditasyonunuzda uykuya dalmak gibidir ve uyanmak ve onu sallamak istersiniz. Bu ilk korkunun ötesine geçmek, uykuya dalmanıza izin vermek, meditasyonunuzu derinleştirmenin bir parçası olacaktır. Eğer meditatif durumunuz bu şekilde derinleşmiyorsa, muhtemelen ruhsal uyanışın daha erken bir aşamasındasınız ve tam teşekküllü kundalini dönüşümünün tetiklemeye yakın olması olası değildir. Erken uyanış aşamalarında, kendimizi kendimizden daha gelişmiş olduğumuza ikna etmek kolaydır, çünkü zihin-sesimizle özdeşleşmemiz ve gerçeğin hikayecimizden geldiğine inanırız.

Kundalini’nin uyanışı hakkında yaygın bilgi eksikliği nedeniyle, semptomlar renkli bir şekilde tanımlanmaya eğilimlidir, bu da bu deneyimi olduğundan daha garip hale getirir. Semptomların çoğu merkezi sinir sistemindeki değişikliklerden kaynaklanır, DAHİLİ olarak gözlenir ve bu nedenle dünyevi değildir. İç semptomları tanımlamak için ortak bir dilimiz yok. Beyin yeniden kablolanıyor, eski anılar harekete geçiyor, hormonlar hızlanıyor ve vücudun her yerinde garip şeyler hissediliyor. Daha fazla insan kundalini’nin uyanışını bildirdikçe ve bilim insanları sürece dahil olup vakaları gözlemlerken, bu doğal süreç hakkındaki bilgimiz genişleyecek ve daha az mistik olacaktır.

Kundalini dönüşümü tam güçte olduğunda, semptomlar geçmez, her gün hissedilir ve zamanla güçlenir. Sonunda, son aşamaya yakın olduğunuzda bir platoya ulaşırsınız ve daha sonra tüm belirtiler yerleşir. Bununla birlikte, kundalini’nin tam uyanışından sonra kaçırılmaması gereken tutarlı bir şey var: titreşiminiz her geçen gün artacak ve farkındalık seviyeniz artacaktır.

Ortak belirtileri karıncalanma, Kas seğirmesi, kriyas, batma karıncalanma vardır: donma, omurga üzerinde hareket eden enerji sıcak basması, kaslarda terleme, kemiklerde lokal ısınma veya soğuma, vücut titreşimleri, ağrı, kas krampları, zihninde yanıp sönen ışıklar,  cinsel enerji, kendi kendine orgazm, görüşte değişim, duyusal algıda sık değişiklikler, güçlendirilmiş duyu, bilinç artışı, tüm duyu kaybı elektrik şoku, vücut uğultusu, kaşıntı, böcek gezinme hissi , titreme, işitme tonlarında değişkenlik, uyku ve yeme düzeninde değişiklik, hiperaktivite, baş ağrısı, kafatasındaki basınç, vizyonlar,  rehberlerden gelen ziyaretler, kemiklerin ve bağların seyrimesi,uyuşma, kendiliğinden gelen ağlama veya gülme, mistik deneyimler ve daha fazlası.

Kundalini’yi Harekete Geçirmek İçin Yapabileceğim Bir Egzersiz Var Mı?

Ruhsal uyanışta adımlar atlanamaz, biyolojik bir süreçtir ve adımlar, kişiliği inşa etmek için ters sırayla sırayla tamamlanır. Kendini gerçekleştirme çalışmalarına başlıyorsak, bir başlangıç uyanışı yaşayacağız. Eğer kişiliğimizin çoğunu dönüştürdüğümüz için kendini gerçekleştirme seviyemiz yüksekse, o zaman tam teşekküllü kundalini uyanışı tetikleyebilir. Tam gelişmiş kundalini dönüşümünü tetiklemek için çok fazla enerjiye ihtiyaç vardır. Bunun için hazır olana ve bunu yapacak kadar güçlü olana kadar tetikleyemez. Önceki sayfalarda zihnin sessizleştirilerek, kişiliğimizi sabitlemek için kullanılan enerjisinin serbest bırakılmasının elzem olduğu birkaç kez belirtilmişti. Akıl gevezeliğini durdurduğumuzda, ölüm gibi geliyor, çünkü sesimizin hayatta olduğumuzu doğrulayan tanıdık yankısını duyamıyoruz. Zihin sohbetini tamamen durdurduğumuzda, muazzam bir enerji gücü ortaya çıkar, bu şaşırtıcı ama korkutucuda. Uyanış sonucu ne olursa olsun, yüzleşmeye hazır olduğumuz şeydir, çünkü gerçek şu ki kendimizi iyileştiriyoruz. Yüksek benliğimiz,  (selametimiz açısından) başa çıkacak kadar güçlü olmadığımız bir gücü asla erken tetiklemez.

Kundalini Dönüşümü Kolay Mı Yoksa Zor Mu?

Bence herkesin kundalini dönüşümünü zor bulacağını söylemek adil olur. Uzun zaman alır ve yoğun bir fizik tedaviye benzer. Her seviyede bize meydan okur: zihinsel, duygusal, ruhsal ve fiziksel. Başka bir gerçeklik, fiziksel doğası nedeniyle, net bir karar ve aktif katılım olmadan gerçekleşemez. Bunun olmasını dileyerek olmaz. Vücudu rehabilite etmek veya yeni bir şekle dönüştürmek için, göreve odaklanmak kararlılık gerektirir. Yol boyunca, duygular serbest bırakılır, kavramlar çöker ve inanç sistemimiz bir ev temizliğinden geçer.

Bu bir metamorfozdur, mevcut vücutta yavaş yavaş büyür, bu nedenle fiziksel ve bir anda sihirli bir şekilde gerçekleşmez. Kundalini dönüşümü çeşitli ağrı türlerine neden olur. Doğal olarak ağrıdan kaçınırız ve değişmememizin nedeni acı çekmekten kaçınmamızdır.

MARY E. (BETSY) RABYOR’un Işık bedenimiz isimli kitabından yaptığım özet tercümeler burada sona erdi ancak ben kundalini ile ilgili önemli gördüğüm bazı ilaveler daha yapacağım. kaynak belirtmeden kopyalamadığınız için teşekkürler (sa)

Devam edecek, sonraki konu, Kundalini enerjisinin numerolojik karşılığı , tıklayınız

 

Kundalini Kriyas Nedir? 5

Önceki bölüm için tıklayınız

Kriya, uyanmış kundalini’nin dışa dönük fiziksel ifadesidir ve spontan yoga duruşlarına benzemektedir. Uzun zaman önce, kriyas sık sık meditasyon yapan insanlara geldi ve bu yoga benzeri pozlar modern yoganın kökeni olarak kabul edildi. Kriyas kendiliğinden (spontan) hareketlerdir, çünkü gönüllü olarak bu şekilde hareket etmeye karar vermezsiniz. Bir kriya beklenmedik bir şekilde olur. Kriyas, hareketi düzenleyen yüksek benlik nedeniyle olur. Yüksek benlik düşünceyi kullanmadığı için, kendiliğinden olur gibi görünüyor.

Diğer kundalini semptomları gibi, kriyas da hayatımızın herhangi bir aşamasında ortaya çıkabilir. Herkes geceleri yatakta dönüp durmayı ve sabahları karışık bir yatak örtüsü görmeyi deneyimledi. Bu karmaşa, geceleri kendiliğinden hareket ettiğimize dair tek ipucumuzdur. Sabah uyandığımızda yine kendiliğinden gerinmelere de aşinayızdır. Böyle gerinmeye karar vermedik, oldu. İşte Kriya böyle hissediliyor.

Kriyas’ın, kasları ve iskelet pozisyonlarını kullanarak enerji bloklarını vücuttan çıkarma amacına sahip olduğunu hissediyorum. Kriya’nın spontan hareketi vücudun daha geniş alanlarını açar. Birçok kriyas yaşadıktan sonra, kriyas’ın omurgayı, kranial kemikleri ve omurgaya bağlı tüm eklemleri ayırmak için çalıştığı sonucuna varıyorum. Aynı zamanda, iskeletin en derin tabakasında tutulan enerji olan kişiliğin temelini serbest bırakırlar. Omurga vücudun temel taşıdır ve tamamen serbest bırakılmalı ve yeniden yapılmalıdır. Kundalini dönüşümü sırasında, kriyas daha sık hale gelir ve vücudun daha büyük kısımlarını içerir. O kadar güçleniyorlar ki, uyanıkken bizi yoga pozlarına taşıyabiliyorlar. Sonunda kriyas, yeni ışık bedeninde yüksek benlik hakim hale geldikçe sürekli, akıcı ve sarsıntılı bir hale gelir.

Kriya Gerinme

Kriyas enerji blokları tutan vücut bölgelerinde kasların eşleştirilmiş gruplarının inşa edilmesi esnasında oluşur. Belli bir vücut alanının kasları şarj edildikten sonra, gerinme refleksine sebep olan büzülmelerdir.. Streç kuvveti vücudun o alanını açar ve enerji verir, nöromüsküler kavşakları güçlendirir ve enerjiyi dönüştürür. Bu süreç aktif veya pasif olabilir. Aktif bir esneme vücudun hareketini içerir. Pasif bir esneme ile vücut hareket etmez, pasif gerginliği, vücutta lokalize olarak hissedersiniz, bu bölgede güçlü bir gerginlik vardır.

Devamını oku “Kundalini Kriyas Nedir? 5” →