Yıldız Tozları yağmakta

Sanki büyülü bir anın içindeyiz sevgili preshamanlar, adeta yıldızların tozları dökülüyor üzerimize, görünmez bir toz altında kalmış gibiyiz. Ara ara hep olur siz de fark etmişsinizdir. Dünden beri de tüm gece devam eden bu yağış sanırım bize yeni güzellikler getiriyor. Hatta getirdi, bize düşen; onları şu anki gerçekliğin(dış rüyanın) sözcüklerine ve terminolojisine tercüme etmek. Çok zevkli olacak biliyorum.

Belki de 16 nisan perşembe günü yunusların yaptığı o muhteşem dans ve onu takip eden anormal deniz dalgaları bunun habercisiydi. sonradan öğrendik ki ege ve akdenizde ciddi yer sarsıntıları olmuş. Bunun üzerine Ankara buluşmamız gerçekleşti, urban eğitimimiz ve üst üste 2 BAK okumalarımız rüyada gibi sanki başka bir titreşim düzeyinde gerçekleşti. ve dün döndüğümden beri yağan ve halen devam eden yıldız tozları. gerçekten bazı perdeler kalkıyor sanırım.

Ben bu sözcükleri yazarken rüzgar dışarda ıslıkla bir şarkı söylüyor ve ben dikkat kesildim. Gözlerimde yaş var bilemiyorum neden. Güzel olan ne biliyor musunuz yoldaşlar, biz bilinmeyenden gelenlere ve bunun sayısız yollarına (bakınız son iki BAK okuması) aşina olduğumuz halde buna ALIŞMAMIZA imkan verilmiyor, hala ve her seferinde şaşırıyoruz, sersemliyoruz, başımız uğulduyor, gözlerimiz kamaşıyor. Alışmamıza izin verilmiyor bu güzel çünkü onu diğer her şeyi yaptığımız gibi ehlileştiremiyoruz!

Ehlileştiremediklerimiz bazılarımızı güzellikle, hayranlık ve şefkatle, bazılarımızı korkuyla dolduruyor, belki ortak olan duyduğumuz huşu hissi olabilir.

Aloha

Bu hafta Ankara’daki ilk BAK

Soru: “Dünya dışı enerjiler/Bilinçli varlıklar bizlerle hangi yollarla temasa geçiyor ve nasıl daha fazla iletişime geçebiliriz ?”

Bu BAK oyununa herkesin farklı yorumları ve yukarıdaki soruya farklı cevapları olabilir ve farklı çıkarımlar yapabilir. Öyle de olmalıdır. Lütfen sizde kendi çıkarımlarınızı paylaşınız. Benim çıkarımlarım ise şunlar:

  1. Dünya dışı enerjiler binlerce yıldan beri her tarafımızı sembollerle çevrelemişler. Bu sembolleri çözdüğümüzde ve anladığımızda onlarla temasa geçmiş oluyoruz. Ve ne kadar çok sembolü çözersek o kadar çok bağlantıya geçmiş olacağız.

  2. Artık sembol yerleştirmek yerine bizimle daha üst seviden temasa geçilmeye başlanmış. Ancak gören çok az. Çoğumuz göremiyoruz daha.

  3. Diğer bir bağlantı yöntemi rüyalar. Rüyalar hep bir şeyleri ileri itip insanların görmelerini sağlıyorlar. Rüyalar ortamı hareketlendiriyorlar. Durağan olmasını engelliyor ve her zaman işini coşkuyla yapıyorlar.

  4. Dünya dışı enerjiler görsel belirmeyi istemiyorlar. Kimsenin kendilerini görmelerini istemiyorlar. Ancak önceleri tamamen görselliklerini gizlemelerine rağmen artık yüzlerini daha çok dönmeye başlamışlar.

  5. Şimdilik tam olarak insanlara yüzlerini dönmüyor. İnsanlarla aynı hizada değiller. Şimdilik doğrultuları sadece RÜYA ile aynı hizada.

  6. Görsel belirmeye yardım edip yüzünü bizim tarafımıza döndüren unsurda Vizyon. Vizyon yardımıyla da Dünya dışı enerjilerle görsel olarak ta temasa geçilebilir.

  7. Vizyon ve rüya birbiriyle hiç doğrudan etkileşmedi. İkisi de aynı cins (oyunda erkekJ) olmasına rağmen farklı kulvarlarda yol aldılar. Rüya sadece ortamı hareketlendirip vizyon görmemize yardımcı oluyordur.

  8. Vizyon çok uzun süre sarkaç gibi sallanmış sadece. Daha sonra bir şeye (Halı) odaklandığında hareketleri esnek olabilmiş. Artık çok daha esnek vizyonlar görülebilir.

  9. Sembollerin aksine Rüyalar daha aktifler ancak Semboller de artık daha aktif ve teknolojik olmayı seçiyorlar. Daha önceden sembol (teori) niteliğinde olan bir çok kavramın son zamanlarda kuantum fiziği ile açıklanmasının sebebi de bu seçim olabilir. Metafizik hiç bu kadar (kuantum)fizik ile yakın olmamıştı.

  10. Açıklık/Samimiyet binlerce yıllık uykusundan yeni uyanmış. Kendine gelmeye çalışıyor. Başlangıçta sembollerle çok mutlu olmuştu ancak sonra açılmayı tercih etti. Artık açıklık/samimiyet ses getirmeye başladı.

  11. Vizyon un yaptığı hamle(sırtını çiğneme) sonrası Açıklık/ Samimiyet açılmaya başladı. Vizyonlar açık ve samimi olunmasını sağlıyorlar.

  12. Ne kadar çok samimi ve açık olunursa Dünya dışı enerjilerle o kadar çok aktif temasa geçilebiliyor.

  13. Vizyon, Açıklık/Samimiyete yaptığını (sırtını çiğneme) Cesarete de yaptı. Vizyon, Cesareti arttırıcı önemli bir unsur.

  14. Cesaret en çok İlham sonra da Vizyon ile ilişkide oldu. İlham Cesareti çok sevdi ve yanına çağırdı. Cesaretin söyledikleri İlhamı mutlu etti. İlham cesaretin güçlenmesinde rol oynadı.

  15. Vizyon bizim önce açık/samimi olmamızı sağlıyor ve sonrada cesur olmamızı. Cesur olduğumuzda da İlham geliyor.

  16. Vizyon-İlham-Cesaret birbirini tamamlayan üçlü. Üçü birbirine sarıldığında halkayı tamamlayıp kendilerini çok rahat hissediyorlar.

  17. Oyunda Cesaret en son olarak görevlendirildi. Cesaret daha yeni sahne almış. Artık çok daha cesaretli olunacağı kesin.

  18. Arınma metotları bağımsız ve izole olmayı seçti. Biraz sembolün ileri teknolojik oyuncağını denediyse de çabuk vaz geçti ve tekrar kendi fanusuna geri döndü. Arınmak için kendimizden başka hiçbir şeye ihtiyacımız yok.

Uygulamanın tümünü görmek için tıklayınız:Simyacılar

Beş Yaşına giren Birleşik Alan Kullanımı (BAK)

Birleşik Alan Kullanımı(BAK) uygulaması, sanki parlayan bir ışık gibi zihnime doğduğunda 2011 yılının başlarındaydık. Böylesi parlak fikirler ya da ani bir algı artışı hep o an birdenbire olmuş gibi gelse de aslında birçok anların ve birleşim noktamızın sayısız ileri geri kaymalarının sonucu olarak ulaşılabilen bir noktadır genelde. Muhtemelen bende de bu parıltı, gerek kadim öğretiler gerekse kuantum fiziği ile yoğun uğraşılarımın, düşünsel ve pratik yaşam yolculuğumun önceden hesaplanamaz bir meyvesiydi.

Prensipte bu uygulamanın temeli, bir kişi olarak “BEN” öznesi ile her bir cümleye başladığımızda; iki ayrı ve temel ben’den bahsediyor oluşumuzla ilgilidir. İlki; biricik (unique) olan ve dünyadaki insan sayısı kadar çeşitte olan, kendimizi olduğumuz yaşa kadar belirleyip özelleştirdiğimiz ben’dir. Bu yönüyle bireysel benliğimizdir (parçacık yönümüz). Diğeri ise hepimizde aynı anda bilinir olan BEN yani bileşik benliğimizdir (dalga yönümüz).
Bu gözlemler neticesinde Bileşik benliğimizin, metaforik olarak bir ağ bağlantısı olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. İşte Birleşik Alan Kullanımı uygulamasında biz bu ağın kendisine sorular yöneltiyor ve her seferinde onun bizlere gösterdiği cevapları şaşkınlık ve hayranlıkla izliyoruz, hatta ben birkaç on yıl içinde eğitim ve şifa alanında BAK kullanımının olağan hale geleceğini öngörmekteyim.
2014 yılında geldiğimizde, en eski insan uygarlığı olarak görülen Lemurya kökenli Polinezya halklarının, özellikle Hawaii şamanlığının içeriğinde tıpkı BAK’ı anımsatan bir şifa sistemi olduğunu görünce şaşırdım. Kehanet için rollerin sanatı, yaratıcı sezgi anlamlarında kullanılan Hailona sözcüğü temelde; “bağlı olduğu ağ sisteminden ya da alandan yayınlanan bilginin sezgisel yolla ve rollendirme esasıyla toplanma tekniğidir” ve son derece barışçıl bir zeminde en yakın cevaba ulaşabilmeyi mümkün kılarak bütünsel şifalanma için kullanılır.

Birleşik Alan Kullanımı’nın beşinci yaş günü için bir resim oynadım dün:


BAK uygulamaları ne tür sonuçlar veriyor?

BAK’ın  şimdiye kadar gözlemleyebildiğim işlevlerinden bir kaçını sıralamak istiyorum:
İşlevlerden birincisi, zaman ve mekan kısıtı olmayan Birleşik Alanın merak ettiğimiz her türlü soruya bireysel tahminimizden daha olası ve yakın cevaplar verebilmesi, üstelik cevabı kökeninden alıp son duruma kadar geçen süreci ile resmedebilmesi.
İkincisi, oyunculara, her birini kendini bildiği (birleşim noktasının sabitlenmiş olduğu nokta) algı noktasından/rolünden 40 dakika için kısmen çıkarabilmesi! Bu büyük bir başarıdır, sadece rüyalarda ya da dış madde alımıyla başarılabilen bir durumu kolayca yapabilmesi.
Üçüncüsü, oyuncuları kendi bildikleri algı noktasından çıkarmakla genel bir şifalanma için uygun hale getirmesi. Oyunda katılımcılara isabet eden (Birleşik Alan’ca yönlendirilen) rollerin kendilerinin son dönem sorunları ile ilgili olması da bir BAK uygulamasının oyundan çok sonra günlerce belirgin etkisinin devam ettirmektedir.
Dördüncüsü, katılımcıyı bir yandan oynarken diğer yandan seyirci olma (uyanık rüya gibi, lücid) konumunda tutması ve uygulama sonunda yerine (orijinal enerji kalıbına) döndüğünde birçok şeyi hatırlayabilmesi.
Beşincisi, Katılımcıların uygulama esnasında hatırlayamadıkları detayları, sonrasında yapılan gurup çalışması ve moderatörün desteği ile birbirlerine anımsatılabilmeleri,
Altıncısı, ilk işlevle ilgili olarak bir çeşit zamanda yolculuk yapılabilmesi. Bu yönüyle bir solucan deliği oluşmasına olanak veriyormuş gibi görünüyor diyebilirim.

Bu konuda özellikle ilk denemelerde bana güvenerek deneyimi gerçekleştirebilmemize olanak veren TUVA Sanat’daki arkadaşlarıma minnettarım.
Uygulama ile ilgili hiç bir şahsi hak iddia etmediğimi ve dünyanın kullanımına açık olduğunu belirtmekten mutluyum. Çok yakında BAK Moderatörlüğü konusunda bir eğitim programı açarak daha çok yerde ve insan tarafından kullanılmasına da önayak olma arzusundayım.

Sibel Atasoy Nisan-2015

Müjdeli BAK oyunu

4 Mart akşamı oynadığımız BAK ile ilgili:
Muazzam bir şey yaşadık ve buna şahit olduk aynı zamanda. Büyük bir müjdeydi bu bana, tüm katılan canlara en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Umarım Tuva-Berrin bir an önce soruyu ve cevabı yazar ve paylaşır.
Oyuna katılamamış olanlar pek vahlanmasınlar, burada oluşan şifa işlemi sadece oyuna/uygulamaya katılanları değil memleketimizi hatta planeti etkiledi ve bir şeyler değişti dün gece. Sizler şimdi kendi hayatlarınızda/çevrenizde neyin değiştiğini görmek için kendinizi nötürleyin ve dikkatlice izleyin canlarım.
Gözlerinizi ayarlamayı da unutmayın. Hani eskiden cep tel.internet gibi oyuncaklarımız yokken dergilerde “resmin içindeki 10 gizli şeyi bulun” bulmacaları olurdu. Bunu yapmak için önce şöyle biraz geri çekilip gözlerini şaşılaştırman gerekiyordu, yoksa aynı bakışla aynı şeyi görürsün doğal olarak. Hah işte bu şekilde bakışınızı ayarlayın ve bir ay boyunca o bakışla çevrenize, haberlere, ona buna şuna bakın. Gizlenmiş 11 (keyfi bir sayı, 40 deyip de zora sokmak istemedim) şeyi gördüğüne karar kıldığım 7 kişiye free rüya seansı hediye edeceğim Çok keyifliyim çok… Sizi seviyorum.
Süre başladı, 6 Nisan tarihinde görüşürüz. Aloha

*

4 Mart 2015 BAK Oyunu/Yorum ve Sonuçlar

Soru: Farkındalığımızın artmasının DNAnın daha aktif çalışmasıyla ilgisi var mı? Bunun için neler yapılabilir?

Katılımcılar ve Rolleri:
Şaban: Biyolojik İnsan Bedeni
Ebru: Bilinçli Zihin
Berrin: İçsel Rüya
Özgün: Ruh
Şenay: Frekans / Titreşim Artışı
Tolga: Dışsal Rüya /Realite
Bahar: Yaratıcılık / Oyunculuk
Seda: Alışkanlıkların Kırılması
Esin: Sezgi

Biyolojik İnsan: Sezginin doğurgan olduğunu söyledi. Ortalarda bir süre dolaştı. Realite onu frekans/titreşim artışına itti. Bilinçli zihin onu dışladı. O, anlamak ve dinlemekle yükümlüydüm dedi ama bunları yapmadığı için yavaşladı. Bir süre sonra hareket edemez hale geldi. Bir tür ölüm yaşadı. Çürüyorum yok oluyorum dedi. Ardından yeniden hayat buldu. Ve hayata döner dönmez frekans/titreşim artışını kucakladı. Bu süreçte ruh, ona alışkanlıkların kırılmasını götürmüştü gelişmesi için.

Bilinçli Zihin: Biyolojik insan bedeninin baştaki hareketlerinden rahatsız oldu. frekans/titreşim artışının ve biyolojik bedeninin onu sıkıştırdıklarını ve alanını daralttıklarını söyledi. Realitenin köklenmiş ve çok güçlü göründüğünü söyledi. Bir ışık sütununa benzetti onu. Bir ara ruh ile kucaklaştılar ve bir şifalanma oldu o sırada. Realitenin dünya için çok önemli olduğunu söyledi ama yine de tamamlanmamış olduğundan bahsetti. İçsel rüya ona çok sevimli geldi. Onun hareketlerini taklit etti bir süre. Karar vermek yetkisi bilinçli zihindeydi. Oyun boyunca kendini çok güçlü hissetti. Her şeyin hakimi gibiydi.

İçsel Rüya: Oyuna girerken çok fazla esnedi. Sonra hareket etmeye başladı olduğu yerde. Sürekli hareket halindeydi. Onun hareketlerine yaratıcılık, alışkanlıkların kırılması ve frekans/titreşim artışı eşlik etti bir süre. Sezgiyle bir ara dokundular birbirlerine. Sezgiyle temasın ardından diyagonal hareketler yapmaya başladı ve alanın merkezinde sabit durarak yaptığı hareketlere tüm alanın içinde devam etti. Bilinçli zihin bir ara onu taklit etti. Bilinçli zihin kendi yapılandırdığı oyun düzeninin içine almak istedi onu ama içsel rüya her şeyden bağımsız hareket etmeye devam etti. Biyolojik insan bedeninin dönüşümünün farkındaydı. O dönüştükten sonra, onunla buluştu.

Ruh: frekans/titreşim artışı ile birleşip ahenkle salınmaya başladılar. Sırt sırta vermişlerdi. O sırada çok huzurlu ve dingin olduğunu söyledi. Tüm oyun boyunca genel olarak hep huzurlu ve dingin hissetti. Melodili bir his diye tanımladı ruhu hatta oyun sonrası değerlendirmede katılımcımız. Tüm herkesin sırtından içeri girip kavuşma isteği vardı. Aktive olması frekansın artışı ile oldu. Oyunun sonunda bilinçli zihinle birleşti ve sahne bizim dedi.

Frekans/Titreşim Artışı: Oyunun başında bilinçli zihnin bir uydusu gibi hareket etmek istedi ama bilinçli zihin bundan hoşlanmadı. Ruh ile sırt sırta verip dingin bir şekilde salındılar. Beni uçuruyor dedi ruh için. Bilinçli zihnin bir parçası olarak hissediyor ve ona ruhu hediye etmek istiyor. Beni herkes kullanabilir diyordu.

Dışsal Rüya/Realite: Gayet dingindi, ilk başlarda biyolojik bedenin ayak seslerinden biraz rahatsız oldu. Sürekli üçgen görüyordu imajinatif olarak. Sezgiyle kolkola girip dans ettiler. O sırada epey başları döndü. Hareketi tersine yapıp dengelenmeyi önerdi realite sezgiye. Bilinçli zihinle etkileşim halindelerdi. Biyolojik bedenle çok uğraştı. Seninle uğraşmak istiyorum diyordu ona. Bilinçli zihine etki ettiğini düşündü. Genel olarak ayakları yere basan, sabit ve dingin bir hisse sahipti oyun boyunca.

Yaratıcılık/Oyunculuk: Dingindi. Kafam bomboş diyordu. İçsel rüya ona çekici geliyordu. frekans/titreşim artışına kendini çok yakın hissetti. Biyolojik bedenin ortalarda dolaşmasından memnundu. Genel olarak çok dingindi. Oyunun sonunda herkesi görebileceği bir yerde durdu.

Alışkanlıkların Kırılması (CC literatüründe Yapmama uygulaması olarak bilinir): Oyuna girerken dengesi şaştı. Yerçekimine karşı hareket ediyormuş gibi dengede kalmakta zorlandı. Sonra toparladı ve iyi hissetti. Mutlu hissediyordu kendini. Bilinçli zihin ve dışsal rüya ile iletişim halindeydi. Bilinçli zihinle dans ettiler bir ara. İçsel rüyanın hareketlerine eşlik etti bir ara da.
Alışkanlıkların kırılması oyun içerisinde işaretleyici gibiydi, önemliydi.

Sezgi: Sürekli muzurluk yapmak istiyordu. Mutluydu, hafifti, heyecanlıydı, hareketliydi. İçsel rüyayı harekete geçirdi. Biyolojik bedenin üzerinde ne varsa atmak istiyordu. Biyolojik beden yenilenince onu çok sevdi. Herkesi seyretti. Ruh ve frekans/titreşim artışının uyumundan çok hoşlandı. İçsel rüya ona çok sevimli geldi. Bilinçli zihin, alışkanlıkların kırılması, realite, yaratıclık çember şeklinde dönerken ortaya girdi ve ruha sarıldı. frekans/titreşim artışı gelince de çemberden ayrıldı.

Son Fotoğraf: Alışkanlıkların Kırılması, Realite ve Bilinçli Zihin ayakta ve yapışık gibiydiler. Hemen yanlarında Ruh, frekans/titreşim artışı, Biyolojik Beden, İçsel Rüya oturur vaziyettelerdi. Ruh ve bilinçli zihin el eleydi. Yerde oturan grup zafer işareti yapıyordu ve slogan Huzura Hazır idi. İçsel Rüya, yenilenmiş Biyolojik Bedenle bütünleşik gibiydi. Ayakta ve oturan grup Bilinçli Zihin ve Ruhun el ele tutuşmasıyla birleşiktiler. Hemen yanlarında, oturan grubun yanında ayakta olarak Yaratıcılık oyunu bitirdi. Tüm sahneyi izliyordu. Sezgi tüm sahne yerleştikten sonra her yere dahil olmak isteği yüzünden bir süre kararsız kaldı. En sonunda oturan ve ayakta olan grubun bağlantı noktası olan Bilinçli Zihin ve Ruha temas halinde onlarla bir şekilde bütünleşerek oyunu bitirdi.

Çıkarsama: Alışkanlıkların kırılması çok önemli ve işaretleyici bir noktada. Alışkanlıkların kırılması gerekiyor, titreşim bu şekilde artıyor. Ruhun devreye girmesi için de titreşimin artması gerekiyor. Biyolojik bedenin titreşimi arttığında tüm realiteyi yaratan içsel rüya ile ancak o zaman birleşip bütünleşiyor. İçsel rüya o zaman biyolojik bedenin kullanımına tam anlamıyla açık hale geliyor. Oyun sonu kendiliğinden gelen slogan zafer işareti eşliğinde “Barış ve Huzura Hazırız” oyun sonu çıkarsamalarından belki de en önemlilerden biri olabilir.

Katılımcı dostlara teşekkürlerimizle ve bütünün şifasına olması dileğiyle, bir sonraki oyunda görüşmek üzere…

Kahvaltidan önce…

Ben tam yüz bir yıl, beş ay, bir gün önce doğdum.”Buna inanmam!’ dedi Alice.’İnanamaz mısın?’ dedi Kraliçe ona acıyarak. ‘Bir daha inanmayı dene, derin derin nefes al ve gözlerini kapa.’Alice kahkahalarla güldü. ‘Böyle yapmanın hiçbir faydası yok,’ dedi. ‘İnsan imkansız şeylere inanamaz.”Öyle sanıyorum ki senin bu konuda çok fazla inanma denemen olmamış,’ dedi Kraliçe. ‘Ben senin yaşındayken her gün yarım saat inanma denemesi yapardım. Yaa! Bazen kahvaltıdan önce altı tane imkansız şeye inandığım olurdu…” ― Lewis Carrol, Through The Looking Glass

Hadi kahvaltidan önce alti tane de bizler bulalim, gerci gunesin parlak ışiklarinda onlar bi kuytuya saklanmistir ama yine de deneyecegim ben  ★♡♥

 

Önce düşünüp hiç bi imkansız bulamadım ama sonra dedim ki madem imkansiz degil olsun o halde! İste benim imkansizdan an realitesine getirdiklerim, ilk aklima gelenler:

1.Gökkube yeniden insa edilsin, böylece dunyada hep bahar olacak. 2. Dunyada tum siyasi sinirlar kalkacak, ortak dil konusulacak, pasaportlar kalkacak. 3.her insan akasik kayitlarina istedigi an ulasabilecek bu sebeple artik gizlilik ve hic bir sir kalmayacak 4. Ben o ben’im üstatlik hepimizin algisinin kalici olarak sabitlendigi konum olacak. 5. Farkliliklarin onurlandirilacagi ve yaraticiligin sevincle onerildigi yasam ve egitim tarzina geciyoruz. 6. Şuphe yok, korku hic yok, sevgi oldugumuzu hatirlamisiz, artik bizden asla fiziksel bir alemde alinamaz degerlerimizdeyiz. 7. Varlik derecemiz arttigi icin teknolojiden korkmamiz gerekmiyor. Her şey özgurlugumuz icin bir arac, hepimiz oyun sevinciyle bu amaca hizmet ediyoruz. Kendi özgün tarzlarimizla yapiyoruz bunu. Merak, şasirmak ve sevinc. Şimdilik bu kadar 🙂