YURT KÖYÜ Doğal Sanatsal Bilimsel Sportif Yaşam Derneği

Adı: YURT KÖYÜ Doğal Sanatsal Bilimsel Sportif Yaşam Derneği 

YURT VILLAGE NATUREL ARTISTIC SCIENTIFIC SPORTS LIFE SOCIETY

İnsanlığın, DOĞAYA SAYGI ve SEVGİ ile, her türlü sosyal, kültürel ve yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştirebileceği,
TEMİZ HAVA- TEMİZ SU- TEMİZ TOPRAK- TEMİZ KALPLER
felsefesi ile ve İMECE ile kurulmakta olan köy…

TÜKETİM değil ÜRETİM TOPLUMU OLMALIYIZ.
Bu manada tüm giderler, emek bazlı ve en ekonomik çözümlerle programlanmış olup, Dernek ve destekçileri arasında İMECE ile gerçekleştirilmektedir.

Köyümüz, atölyeleriyle, tarım ve hayvancılıkla, doğanın, sanatın, bilimin ve sporun kaynakları ile kendi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Yıllarca köyden çıkılmasa, mutluluk ve huzur içinde yaşamaya elverişli köyler kurulması amaçlanmaktadırr.

Bu köyün kurulumu ile birlikte, PARA gereksinimlerinin tekrar gözden geçirilmesi gerekecektir.
Her tarzdan insanın, paraya ihtiyaç duymadan, imece ile böyle köyler kurabilmesi , o köylerin içinde dışa ve paraya bağımlı olmadan yaşaması çok önemlidir.
İnsanlar kaybettikleri özgürlüklerini, sağlıklarını, DOĞAYA UYUMLU YAŞAMA KOŞULLARI İLE geri kazanabilecektir.

 
İnsanlığın, DOĞAYA SAYGI ve SEVGİ ile, her türlü sosyal, kültürel ve yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştirebileceği,
TEMİZ HAVA- TEMİZ SU- TEMİZ TOPRAK- TEMİZ KALPLER
felsefesi ile ve İMECE ile kurulmakta olan köy…

TÜKETİM değil ÜRETİM TOPLUMU OLMALIYIZ.
Bu manada tüm giderler, emek bazlı ve en ekonomik çözümlerle programlanmış olup, Dernek ve destekçileri arasında İMECE ile gerçekleştirilmektedir.

Köyümüz, atölyeleriyle, tarım ve hayvancılıkla, doğanın, sanatın, bilimin ve sporun kaynakları ile kendi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Yıllarca köyden çıkılmasa, mutluluk ve huzur içinde yaşamaya elverişli köyler kurulması amaçlanmaktadırr.

Bu köyün kurulumu ile birlikte, PARA gereksinimlerinin tekrar gözden geçirilmesi gerekecektir.
Her tarzdan insanın, paraya ihtiyaç duymadan, imece ile böyle köyler kurabilmesi , o köylerin içinde dışa ve paraya bağımlı olmadan yaşaması çok önemlidir.
İnsanlar kaybettikleri özgürlüklerini, sağlıklarını, DOĞAYA UYUMLU YAŞAMA KOŞULLARI İLE geri kazanabilecektir.

 

İletişim Bilgileri

İnternet Sitesi: http://www.yurtturkiye.com
Ofis:KARAMÜRSEL
Yer:Kocaeli, Turkey

DERNEK 22/3/2010 itibari ile kurulmuştur.

Şu anda köyün inşaa işlemlerinin başlaması ile ilgili gerekli kurumsal görüşmeler ve hazırlıklar yapılmaktadır.

Yurt Köyü Felsefesi:

Nerede karşılıklı sevgi ve saygı varsa orada itimat ve itaat vardır. İtimat ve itaatin olduğu yerde disiplin, disiplinin olduğu yerde huzur, huzurun olduğu yerde başarı vardır. Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybederler.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Atamızın güzel kelimelerle anlattıklarına ek olarak;

En önemli felsefemiz, PARA araç olduğu gibi PARALI-PARASIZ ayrımı köyümüzde yoktur. Bizim değer ölçülerimiz para değil , SEVGİ- SAYGI, FEDAKARLIK-EMEK ve PAYLAŞIMdır.
Gelecekte köyümüzde, paranın sözünün bile fazla edilemeyeceği bir yaşam kurmayı amaçlıyoruz.

BU nedenle kurucu üylerimiz de maddi katkılarına göre değil, kişilikleri , yetenek ve tecrübelerine göre belirlenmiştir.

Köyümüzde İDAME edebimek için aşağıda detyalrı verilen gelir kaynakları oluşturulacak olsa da, bu köy TİCARİ bir mekan olarak görülmemelidir. Bugüne kadar edindiğimiz kazanımları paylaşarak , ÖRNEK YAŞAM oluşturma mekanı olarak görülmelidir.

Kurucu ekibimiz tamamen bu zihniyette olup, herkes karşlılıklı bir güven, sadakat içindedir. Ana felsefemiz ve kuralımız budur. Yüce Atatürk’ün sözleri bu aşamada klavuzumuz olacaktır.

Bu köye dahil olan ve maddi katkı yapanların, maddi katkıları yapamayanlarla hakları eşittir.

Kuruluş günlerinde maddi katkı yapamayanalrdan bir kısmı, gelcekte yapabilme imkanına sahiptir,
bir kısmı köyümüzü kurarken göstereceği üstün hizmetlerle, ve aynı şekilde köyümzüdeki yaşam esnasında bu maddi katkılarla karşılaştırılamayacak büyük katkıyı sağlamış olacaklardır. Planlanan cüzi katkıların, burada harcanacak emek, fedakarlık ile karşılaştırılmasının mükün olmadığını bir kez daha belirtmek isterim. Özellikle İNŞA ve YARATMA aşamasında çalışacak dostlarımızın bir kısmı , hem maddi imkanlarını hem de emeklerini koyacaklardır. Bir kısmı ise tüm bilgi ve birikimlerini ve yaşamlarını koyacaklardır. Buna karşılık köyümüzde hemen yaşayamayacak olan köylülerimiz ise, başka yerlerde emek harcayarak maddi katkı koyacaklardır. Buna İMECE denir.
ADİL ve SEVGİ İLE PAYLAŞIMDIR.

OLAN OLMAYANLA PAYLAŞSIN mantığı ile köyümüz KURULACAK TIR. Bu konuda karşılıklı sadakat ve güvene haiz olanlar kurucu oalrak seçilmiştir.

Dünyada ömrümüzü tamamladığımızda, MİRAS olarak, bir gün tükenebilecek maddi kazanımları değil,
Birlik ve beraberlik, çalışma ve azim örneği olarak yaratacağımız DOĞA SANAT BİLİM köyümüzü bırakabilmek , gururumuz olacaktır.
Bir nevi dünyadaki CENNET diyeceğimiz, doğal, estetik, sevgi ve anlayışa dayalı, İMECE ile , ÇALIŞKANLIK ile her gün büyüyen UMUT KAPISI olan bir dünya kurmak için birleştik.
İçinde yaşadığımız dünyanın maddiyata dayalı kurallarından, işleyişinden, temiz olamyan ortamalrından ve beslenmelerinden bıkmış, kalbinin sesine kulak verebilen cesaretli ve azimli ilk ekip, adını tarihe yazdırabilecek bir dayanışma ve emek örneği ile, insanlık değerlerini yükseltecektir.

Her gün temiz bir çevre ve doğaya, temiz insanların gülümsemelerine uyanan bir TOPLUM oluşturmak istiyoruz. Gelecek kaygısını ortadan kaldırıp, sanatlarımızı, bilmimizi, keyiflerimizi, misyonlarımızı en rahat şekilde yaşamak , en rahat şekilde üretmek istiyoruz. İ yi niyetlerle ve menfaatler gözardı edilerek yola çıkan bu seçkin kurucu ekiple bunların mümkünlüğü her gün biraz daha gözler önüne serilmektedir.

Başlangıçlar her zaman zordur. Yine de Yaradan’ın yardımları ile bir çok zorluk çok kolayca , hatta mucizevi bir şekilde aşılarak bu aşamaya gelinmiştir. Kuruluş aşamasında yine bazı zorluklar yaşayacağımız kesindir. Çileler olmadan güzel işler başarmak beklenilemez. SABIR erdemine sarılarak, ve ANLAYIŞ güzelliğine tutunarak hepsini birer birer aşacağımzıdan kuşkumuz yoktur.

Kurucu üyelerimizin kısıtlı imkanlarıyla oluşturacağı ilk köyümüz ve kamplarımızın, büyük bir hızla büyüyeceğini, köyler, kasabalar haline geleceğini de umut ediyoruz. Şu anda projemizi gerek internet ile gerek şahsi görüşmelerle takip eden, yakın gelecekte bir parçası olmak isteyen bir kalabalık vardır. Bu arkadaşlarımıza örnek olarak, onlarında bu hayata geçmelerine büyük katkı sağlayacağız. Gelecek projeksiyonumuzda adına parasız özel okul diyebileceğimiz, eğitim yuvaları açmak vardır.
Mümkün olduğunca çok yetenekli çocuğumuzu, ihtiyacı olan evrensel öğretileri , bilmi, sanatı ve doğa sevgisini aşılamak insani görevimizdir. Toplumlar böyle kişiler sayesinde yükselmekte, dünyayı böyle çocukalr güzelliğe kavuşturmaktadır. Köyümüzün imkanları çoğaldıkça ve kendi kendini idamesi artıp, dışarı açılabildikçe, gelirleri arttıkça bu konudaki projelerimizi hayta geçirme imkanı bulacağımıza yürekten inanıyorum. Gerekli çevre ve birkim, tecrübe hem köy içindeki dostalrımızda hem de köy dışından destekçilerimizde vardır.
Köyümüz, atölyeleriyle, tarım ve hayvancılıkla, doğanın, sanatın, bilimin ve sporun kaynakları ile kendi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Yıllarca köyden çıkılmasa, mutluluk ve huzur içinde yaşamaya elverişli köyler kurulması amaçlanmaktadır.

Kurucu- Sevgi Yüreklik

Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar

Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı
Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
Selam durdu tayfası.

Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
Duman değildi bu
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil
Sarılan anayurda
Kemâl Paşa’nın kollarıydı.

Selam vererek Anadolu çocuklarına
Çıkarken yüce komutan
Karadeniz’in hâlini görmeliydi.

Kalkıp ayağa ardısıra baktı dalgalar
Kalktı takalar,
İzin verseydi Kemâl Paşa
Ardından gürleyip giderlerdi
Erzurum’a kadar.

                    Cahit KÜLEBİ

Annemiz ve Plasenta

Bugün anneler günü, telefonlar çalıyor (Allah yokluğunu vermesin derler), şimdi büyük bi ağacın altında oturuyorum ve yağmur yağıyor, sıcak yaz yağmuru, ağaç şimdilik beni koruyor 🙂

Az sonra köy pazarına gideceğim, haftalık sebze meyve almaya.
Kendimi çok tuhaf hissediyorum. Günlerimi salıncakta geçirdiğimden olabilir mi bilemiyorum, rüya aleminde gibiyim. Okuduğum şeylerin de etkisi olabilir ama, ağaç arkadaşlarımın daha bi etkisi var sanki 🙂

Doğanın sesleri, kokuları çok güzel, dinlendirici, sanki başka bi aleme çekip götürüyor insanı. Uykulu bir mest olma hali 🙂 Sanki baldan bi bataklık gibi çektikçe çekiyor içine. Zaten bu bahçede her zaman bir sihir bulmuşumdur (Sırıtkan Kırmızı Ay’ın kaybolan bahçesi!), bi çeşit plasenta gibi 🙂 Doğa annem ile benim aramda yeterli büyükte bir kese.

Şimdi baktım da internetten:

Plasenta anne ve cenine ait iki dolaşım sistemini kusursuzca ayırır. Gazlar, besin maddeleri ve atıklar anne ve ceninin kanları arasında değiş tokuş edilir. Fakat amniyon sıvısı ve ayrı dolaşım sisteminden oluşan bu fiziksel bariyerler bebeğin hayatta kalması için yeterli değildir. Bunlar ancak kısmen başarılı olabilir.

Plasentanın yapısına daha yakından bakıldığında, bu duvarı oluşturan trofoblast hücrelerinin kan için özel olarak tasarlanmış bir bariyer oluşturdukları görülür. Embriyo, annenin dokularıyla çok yakın bir bağlantı içindedir. Bir yandan anneden gelen kanın içindeki maddelerle beslenirken, bir yandan da annenin savunma hücrelerinin tehtidi altındadır. Çünkü embriyo annenin vücudunda düşman kabul edilebilecek yabancı bir madde gibidir. Dolayısıyla besinlerle birlikte anne kanındaki savunma hücrelerinin embriyoya ulaşmaması son derece önemlidir. Ancak plasenta, annenin kanında bulunan savunma hücrelerinin embriyonun tarafına geçmesini engelleyen özel bir tasarıma sahiptir. Annenin kanından alınan oksijen, besin maddeleri ve mineraller bu ince aralıklardan geçerek embriyoya ulaşır. Ama savunma hücreleri daha büyük oldukları için bu aralıklardan geçmeyi başaramazlar.

“http://tr.wikipedia.org/wiki/Plasenta” adresinden alındı.
Görüldüğü gibi  anne çocuğuna karşı savunmasız kalıyor plasenta sayesinde. Ne kadar büyüleyici bir sistem. Dünyamızın da böyle bi plasentası vardı (Atmosfer ve Van allen kuşakları)ve fakat vakitsiz yırtıldı! (Kendimizi öyle mühimsedik ki insan olarak) Böylece oradan savunma hücreleri içeri kaçmaya başladılar!
Nerden nereye, herşey daha küçük ve daha büyük formlarıyla sadece tekrarlanıyor.:)

Başlıksız

Az önce yani tam gece yarısı, balkonda sigaramı içerken aklımdan enteresan bir düşünce geçti. Nedense kendimi Minority report filmindeki Agatha gibi hissettiğimi fark ettim. Kulaklarımın içinde sular gulu gulu etti. Son günlerde belki Florindanın rüyacısının da etkisiyle tuhaflığım arttı. Bunu tarif etmek gerçekten de güç ve zaten de gereksiz.

İşte tam Agatha’yı neden düşündüğümü anlamaya çalışırken aşağıda yoldan tam birbirinin aynı boyda aynı irilikte altı siyah bir de beyaz köpek koşturarak geçtiler! Sanki onaylama(yora) gibiydi. İki seneyi aşkındır burdayım daha bir köpek bile görmemiştim, sadece uzaktan sesleri gelirdi hep.

Herneyse,  che sera sera. Az önce Fridge dizisinde dr.Bishop’un cesaretini kazanmak için tanrıdan beyaz bir lale beklediği ve bunun nasıl gerçek olduğunu seyreden olduysa ne demek istediğimi de anlayacaktır. Şıracının şahidi bozacı!

Her şeyden bıktım galiba.  Özellikle de bilgiden, ve özellikle de tekrar eden bilgilerden. Bu sebeple yeni bir şey söyleyebilene kadar yazmamaya karar verdim.