Bir Danışmandır Ölüm- Üçüncü ders

Don Juan, Castaneda’ya çömez olmadan önce, engellenme, gerginlik, düş kırıklığı anlarında gösterdiği en doğal tepkisini sorar. Kendi tepkisinin gazap olduğunu belirtir. Castaneda’da kendine acıma der. Don Juan kendine acıma her şeyine tanıklık etmiş,  sana danışmanlık edebilmek için her an hazır ve nazırmış. Oysa aynı biçimde, yanıbaşında duran kaçınılmaz sonunu hissetmeyi ve kendi ölümün düşüncesini her an hazır ve nazır kılabilirsin. Bir danışman olarak, kendine acıma ölüm ile karşılaştırıldığında bir hiçtir.

“Burada ikimizden birinin değişmesi gerek, hem de çabuk. İkimizden birinin, ölümün bir avcı olduğunu, onun hep solumuzda bir yerde durduğunu öğrenmesi gerek, ölümüne danışması, yaşamlarını ölüm onları hiçbir zaman tıpışlamayacakmışcasına sürdüren insanların o acınası kepazeliğini bırakması gerek.”

“Ölüm bizim en bilge danışmanımızdır. Her ne zaman işlerinin yolunda gitmediğini duyumsadığında, hemen ölümüne dön ve ona danış. Ölümün sana yanıldığını söyleyecektir  ; onun sana dokunuşu dışındahiçbir şeyin önemi olmadığını söyleyecektir sana. Ölümün sana diyecektir ki: Ben daha sana dokunmadım ki!”

Not: A Thousand Words filmi, içsel sessizlik ve ölümün danışmanlığı konsepti üzerine bi komedi. Bence hedefine ulaşmıştır
http://www.imdb.com/title/tt0763831/

Kendini Begenmisligin Yitirilmesi- 2.ders

“Kendini fazlaca ciddiye almaktasin. Aklinca pek onem vermektesin kendine. Bunu degistirmelisin! Kendine verdigin o pis onem yuzunden, birazcik zora geldiginde hemen kacip gitmeyi dusunebiliyorsun. Herhalde karakter sahibi oldugunu dusunuyorsun boylece. Ama sacmaliktir bu! Zayifliktir, kendini begenmisliktir!” Dedi Don Juan ve ekledi :” Kendini begenmislik, tipki yasam oykusu gibi kurtulunmasi gereken bir baska seydir. Sen kendini dunyanin en onemli seyi sandigin surece, seni saran bu dunyayi layikiyla anlayamazsin. At-gozlugu takmis gibisin tipki, kendinden baska hic bi seyi gormuyorsun.”

Daha sonra bitkilerle konusmayi getirir gundeme Don Juan, onlara ne dedigin degildir onemli olan, bitkilerle- ve belki hayvanlarla da- yuksek sesle, ecik secik bicimde konusmalidir, istersen sozcukleri uydur, buradaki onemli husus; bitkiyi begendigin duygusudur, ona bir esitin gibi davranmandir. Bitkileri toplayan her kisi onlari her koparisinda ozur dilemesi, ilerde bir gun kendi govdesinin de onlari besleyecegine iliskin onlara soz vermesi gerekir. Sonucta bitkilerle biz bas babasa geliyoruz, ne biz ne de onlar daha cok ya da daha az onemli degiliz. Gel konus su kucuk bitkiyle biraz, artik kendini pek onemsemedigini anlat ona.

“Bizi saran bu dunya bir gizdir, biz insanlar obur seylerden daha ustun degiliz ki! Kucuk bir bitki bize comert davrandiginda, ona tesekkur etmemiz gerekir, yoksa bizi burdan bi yere -yeryuzu anliyorum- birakmaz ha!”

Su minicik bitkilerin bu denli yetkileri oldugunu bilir miydiniz? Neyin ne ise yaradigini bilmeden yer icer dururuz, cevre duzenlemeleri yapariz vahsice! Guya vahsi olani yumusatmaya calismaktir amacimiz velakin ne yaptigimiza gercekten bi bakin bi dinleyin derim ben de nacizane. Bu arada Don juan’in dogru yurumekle ilgili onerilerini de unutmayalim: elde yuk tasinmayacak-sirt cantasi olabilir- , el parmaklari ice kivrilacak ve dikkat onun uzerine yonlendirilecek.

Carlos bu dersi soyle bitiriyordu: “Parmaklarimi kivirdim ve onun -yasina ragmen- o sasilasi yuruyusune rahatca adim uydurabilirdim. Hatta kimileyin ellerimin beni ileriye cektigini duyumsuyordum. Icim cosuyordu. Bu kizilderili yaslisiyla oyle anlamsizca yurumek bana mutluluk veriyordu. Konusmayi boslamistim.”

Aynen, ne zaman elime Cc kitaplarindan birini alsam ve bu ikiliyle yurumeye baslasam (bes alti kez devirmisimdir tum diziyi) ayni hislerle dolarim, cosku, hayranlik, dolu dizgin bi cosku… buna benzer bi seyi yalnizca asik olup onu yasama firsati buldugumda hissetmis olabilirim. 🙂

 

Yasamoykusunun Silinmesi-Birinci ders

“En iyisi tum yasamoykunu silmektir, zira, baskalarinin bizleri tokezleten dusuncelerinden ozgur kilacaktir bu bizi. Azar azar cevrede bir sis tabakasi yaratmalisin; her bi sey kesinligini yitirene kadar, artik hic bi seyin belirli ya da gercek olmadigi bir kerteye ulasana dek cevrendeki her bi seyi silmelisin. Anlamaya calis, iki secenegimiz var yalnizca; ya her bi seye gercek ve kesin, diye bakariz ya da bakmayiz. Birinci yolu tutarsak, kendimizden de dunyadan dabi tat alamaz, sikintidan patlariz. Ikinci yolu tutar da yasamoykumuzu silersek, bi sis yaratiriz cevremizde, tavsanin nereden cikiverecegini kimselerin, kendimizin bile bilemedigimiz son kerte coskulu ve gizemli bi durum yaratiriz. Hic bi seyin kesin olmamasi durumunda uyanik kaljriz biz, surekli tetikte dururuz. Tavsanin hangi calinin altinda saklandigini bilmemek, HER BI SEYI BILIYORMUSCASINA DAVRANMAKTAN cok daha costurucudur.”

Demektedir Castanedaya ustasi don Juan. Aslinda her seyin bilinmiyor olusunu kabullenmek biz bati dusuncesiyle yetistirilmis insanlar icin oldukca zor, zihnimizle buradaki ironiyi kavrasak bile is itirafa geldiginde rekabetci, onde olan, zeki ve cok sey bilen kisi olmak uzere gudulendirilen varligimiz ortaya cikiverir. Hos zaten o hep ortadadir, alcakgonulluluk sadece bu muthis kisiligin icinde olmasi gereken bi maydonoz gibidir cogu kez. Zaten bana kalirsa alcakgonulluluk, objektiflik gibi kendisi olmayan sirf zitlarinin varligi icin ortaya cikip kendilerini feda etmis kelimelerden :)))

Don juanIn buradaki dersi kisiligin duzeltilmesiyle filan alakali degil, zaten o bununla ilgilenmez. Mesele bilinmeyen alanlar hakkinda sanki biliyormus gibi davranarak beynin her iki kisminin da isgal altina alinmis olmasinin anlasilmasi ve mumkunse bu durumun duzeltilmesidir, zaten hemen her talimatinin ve saptamasinin bunu yapmaya yonelik oldugunu yani TONALI SADELESTIRIP AIT OLDUGU YANA TOPLANMA islemi oldugunu sonra bosluga atlayip gitmeden once itiraf eder don Juan.

 

Yaşam Tasarımı Danışmanlık (Human Design)

Yaşam Tasarımı Danışmanlık
(Human Design)

Yaşam Tasarımı, dört eski bilgelik geleneğini alır ve aslında işlevsel olarak nasıl bir tasarımla bu dünyaya gelmiş olduğunuzu gayet sade bir dille ortaya koyar. Bu çalışmada hem astrolojinin gereği doğum anınıza dair göstergeler hem de doğumdan üç ay öncesinin –beynin ön lobundaki neokorteksin açıldığı ve ruhun bedene girdiğinin söylendiği andır- bilgileri yer alır. Doğuma ait astrolojik hesaplama yapıldıktan sonra çıkan veriler geliştirilir ve üç eski bilgelikle birleştirilir: Çakra sistemi, I Ching ve Kabala. Böylece tüm bu bilgiler ışığında kişinin Yaşam Tablosu’nu elde ederiz.
Yaşam Tasarımı, her biri gerçek doğamız ve yaşamdaki rolümüze dair bir şeyler söyleyen, dokuz merkez, otuz altı kanal ve altmış dört kapıdan oluşur. Dokuz merkez, açıp kapama vanaları gibi, benliğimiz içindeki enerji akışını düzenleyen çakralar, yaşam enerjisi merkezleridir.
Her kanalın iki ucunda, nötrinoların bıraktığı mührün, gerçek doğanızın DNA’sını temsil eden altmış dört kapıya ilişkin rakamları vardır. İnsanların hepsinde eşit olarak bulunan bu kapılardan, her bir insanda “aktif olan kapılar” değişiklik göstermektedir.

Yaşam Tasarımı, pratik anlamda, gündelik yaşamınıza neler katabilir?

  • Bu yaşamda sizi harekete geçiren içsel doğanızı, olabildiğince detaylı öğrenmenizi sağlar.
  • Uyum yakalayabileceğiniz, içinizdeki cevheri ortaya çıkarabildiğiniz, doğanızı tamamlayan insan ve oluşumları bulabilmenizde önemli ölçüde kolaylık sağlar.
  • Sevdiğiniz, sorumluluk hissettiğiniz insanların (aile üyeleri, amir ya da memurlarınız, dost ya da anlaşamadıklarınız) güçlü yanları, zaafları, becerileri ve dinamiklerini anlayarak onlarla tatmin edici ilişkiler kurmanıza, yaşamı keyifli bir dans halinde tadabilmenize aracılık eder.
  • Kucak açtığınız veya direndiğiniz ihtiyaç ve duygularınızı derinlemesine hatırlatarak, farkındalığınızı genişletir. Bu durum, ruhsal açığa çıkışınızla birlikte, gündelik yaşamınızı kolaylaştıran huzurlu anlara davetiye çıkarır.
  • Gerek kişisel, gerekse profesyonel iş yaşamınızda, sizi gerçekten tatmin ve hoşnut eden bir varoluş için, gerekli kararları almanıza yardımcı olur.

Yaşam Tasarımınıza ulaştığınız anda, hem bireysel(parçacık) hem de birleşik (dalga) yanınıza dair bir genişleme hissine sahip olabilirsiniz. Şüphesiz bu sistem hiçbir şekilde bir sihirli değnek değildir: Çünkü sihirli değnek sizsiniz! Bu sistem, uzun bin yıllar boyunca unutmuş olduğunuz bu gizemli parlaklığınızı size hatırlatmak için bir aracıdır yalnızca.
Kendinizle, eşinizle, arkadaşlarınızla, çocuklarınız ve ebeveyninizle, patronunuz ve iş arkadaşlarınızla olan ilişkileriniz, bu sistemin gücünden etkilenir. Yaşam Tasarımı sistemi ile her birini daha derin bir seviyede anlamayı öğrenir, hoşnutluğun alanını genişletebilirsiniz. Bu size, benliğe ve varoluşa dair gerçekten mantıklı, taze ve net bir anlayış sunar.

Sibel Atasoy
Danışman-Görüşmeci

*

https://soundcloud.com/undroidmusic/dreams-shaper

Yeni Rüya Gurubu

Günaydınnn frekanslarrr, iyi bir haftadan öte iyi bir şu an diliyorum. Sözcükler giderek sadeleşiyor, belki biz sadeleşiyoruz. Sözcüklerin gerisini hissedebildiğimizin farkına vardık ve eğer bu müjde değilse nedir?
“Maya takvimine göre 21 Aralık Macha’nın sonunu, Pacha’nın ise başlangıcını temsil eder. Bencilliğin sonu, kardeşliğin başlangıcıdır. İkiliğin sonu ve birlikte paylaşımın başlangıcı..”

**

Sevgili Arkadaşlar yeni bir rüya görüşmeciliği gurubu oluşturmak için yeterli sayıda talep olduğunu gördük ve demek ki zamanı gelmiş diyorum.
Bildiğiniz gibi bu çalışmada hem soru yöntemini öğreneceğiz, hem rüyaların sembol lisanını hem de Jungun teorileri ışığında, hayatımız boyunca  bütünlüğümüze olan bağlarımızdaki kireçlenmiş bölgeleri temizleyeceğiz. Bütün bu işlemleri gerçekleştirir ve yöntemi öğrenirken bir çok rüyanızı da analiz etmiş olacağız. Araç ve amacın bu kadar birbirinin içinde olduğu durumlar çok nadir bulunur.
Özgürleşmek yolunda en tehlikesiz en basit ve en zevkli yol olan rüyalarımızın deşifre işlemini öğrenmeye hoş geldiniz.