Ah bu daha da fena!!!
Kategori: Esinti
Dualitik esintiler
Tren raylarında bulunan enerji hastalıkları tedavi eder mi? Plasebo etkisi haricinde bir sebep bulunmuş mu? (Uygulamayı bilmiyorsanız bakın)
Uzun mesafeler boyunca ilerleyen paralel iki metal, ne kadar da dualite kanunu anımsatıyor!
İkiyi bir edecek şekilde enine raylara uzanan insanların bilinçaltları devrede olmasın sakın? Hayat çok ilginç
**
İlaç şirketleri ya da tüm ASILların sahipleri müsterih olsunlar, onlarsız (ilk sebep!) plasebo da olmaz zaten 🙂
**
Masal bunlar diye gülüp geçmek, görmezden gelmek mi istiyorsunuz? Buyrun yapılan geniş bir araştırmaya kulak verin: Bakınız. Çocukların şimdiden %65i kavalcının peşine takıldı gidiyor! Kimdir bu kavalcı?
**
Güneşim sıcak kalbim, nasıl da ayrı düştük seninle
Sen orada tepede nazlı nazlı süzülürken, aydınlık için
Az şükretmedik yaratana, karanlığın hatırına
Ah evet sırf karanlığın hatırına.
**
Siz hiç dokuma tezgahı gördünüz mü?
Mekik soldan sağa, sonra sağdan sola fırlar ve üzerine tarak tak diye inip sıkıştırır. Yukardan inen bir anlamda dünyanın meridyenleri gibi olan dikey sabit ipliklere çözgü, yine enleme benzetebileceğiz yatay hareketli ipliklere ise atkı denir. Atkının çözgüler arasından fırlatılabilmesi için oluşturulan aralığa ağızlık denir. (bakınız: geçmiş/şimdi/gelecek)
**
Gaia’dan benden ortaya karışık holografik esintiler
Daha önce yaşanan bir anı tekrar yaşamak uygun değildir. Aksine yeniden yaratılması, yeniden keşfedilmesi ve ateşlenmesi gerekir. Eskiden yeninin doğması gerekir.
*
Üçüncü unsur, önceki ikisini kapsayan ama yepyeni bişey, bir sentez. Evrim budur. Bu süreç işlerliğe kavuşmadan, mücadeleler de bitmez, bir gün inişte akşamna çıkışta olursunuz. Bu böyle sürer gider.
*
Lider koltuğuna oturduklarında, güç onların efendisi olur. Güce verdikleri tepkileri kontrol etmeyi öğrenene kadar, gerçek liderler olamazlar.
*
Atık meselesi ve israf en önemli konuların başında geliyor. Her konuda israf üzerine biraz eğilmeniz lazım. Yaratıcı bir düşünce ürettiğinizde, yaratıcı bir nefes alırsınız, bu şekilde diyafram değişir ve kendini yapılandırır.
Korku ise nefes almanıza izin vermez!
*
Kelimelerden esintiler
“Sevgi, iyilik, yardım, din, öbür taraf” gibi kelimeler icat edildiği gün çöktü insanlığımız.
**
Kelimelere takıla takıla taklaban olduk.
Not.
Orlando: bu “taklaban” dediğin şey, “şaklaban” ın takılmayı seven hali oluyor sanırsam:)
bendeniz: Ara ara böyle yeni kelimeler türeterek insanlığımızın çöküşüne el atıyorum ben de! Çorbada tuzumuz olsun canım 🙂
**
Oportünizm, boşlukları doldurmak, fırsatçılık filan demekse, en büyük oportünist evrendir; çünkü boşluk hiç sevmez ve tüm fırsatları kulllanır.
**
Bence tarihle yüzleşmek son derece basit, tekerrürleri görmek yeterli, ister kişisel tarih ister ulusal,ister evrensel, fark etmeeeezzz
**
Herhangi birindeki “tekerrür”ü gördün mü olay biter: çünkü bu meret bulaşıcıdır, anında diğer alanlara sirayet eder. Tekrarları gör!
**
Tekrar paternini bi yakaladın mı, senin ve dünyanıın geçerli oyun leveli çöküverir! Ohhh gelsin yeni oyun evreleri…
**
Buna DÖNGÜ’den çıkış denir yavru kedi 🙂
**
Bin tane yıl geçmiş-dile kolay- ama bakınız DELİ Dumrul fenomeni hala çalıp duruyor! Takılmış bu plak! Bi el atıverin Allah rızasına
**
Ko: Sonsuz döngü=K-ozmik O-yun
**
“Çıktığın kapıyı hızla kapama, birgün geri dönmek zorunda kalabilirsin”. [P. Coelho]
“zorunda kalmasan” da belki kendin bi uğrayıp hal hatır sormak istersin yaw Coelho amca. Kapıyı çarpmamak nazik bi davranıştır.
**
Bütün iyi özelikleri kaptıysan, dışarıya bişey kalmamıştır, dünyadaki her şeyden şikayet etmen çok mantıklı.
**
Eh bulunduğun şartların dışına çıktığında meselelerin çözümü imkan dahiline girer.
**
Ses tonlarına dikkat edin, malumat mı aktarıyor, yüreğinden mi yaşıyor, eğleniyor mu, oyun oynayan bir çocuğun samimiyeti var mı?
**
TRF yani; tarif, taraf, terfi, tarife, itiraf, trafo… Başka var mı?
“taraf” sözcüğü, seçim yapan/karar veren anlamındadır. Taraftar‘lık ise insan zındanı! Bi kelimeye iki tane “T” iki tane “R” fazla geliyor galiba! Hiç böyle bakmış mıydınız?
Örneğn Allah, tarif edilemez, demek ki taraf olamaz bu sebeple terfi edemez :)))
**
“Yok saymak” bu dünyada olabilecek en büyük intikamdır, çünkü VARlığa hakarettir.
**
Önemli bedensel saptamalar!
http://www.youtube.com/watch?v=CYIs0xIga6I&feature=related
Ben bunu dinlerken en derin şekilde gülümsüyorum, nedense! Orhan babanın gizli şakası. ağzım hilal şeklinde kaldı yaw!
GENÇABimizin “dertler benim olsun” bestesinin adını “kozmik şaka” olarak değiştiriyorum. Hemen şimdi burdan yayın organlarına iletiyorum
Şimdiiii…
http://www.youtube.com/watch?v=3IxEoYzss-c
Ben yine de yolun sonuna bakıyorum; bunda da başım mütemadiyen sağa sola, yukarı aşağı gidiyor, arada çember yapıyor ve içimde şu var: yaaa…yaaa..yaaa
-ya- kelimelerinin her biri ayrı notadan bestelenmiş, adeta birbirini takip eden emirler gibi!
bunu gönderdiler dinlemesem olmaz:
http://www.youtube.com/watch?v=NxLWk4gHDuc&feature=related
A bu da Deli’dumrulun karısı işte! hilalle yolun sonu arasındaki sayılı günleri bize bağışlatan hatun kişi.Yürekli kadınmış be!
Dekodun cismanisi büyüyor:
başım 360 dereceden her bi noktayı geziyor, her nefeste anadolumuzun bi bölgesinin horonutepiliyor, ondan ona geçiyor ama hiç hissettirmeden, nazlı bi yel gibi hepsini okşuyor…ağlıycam mı ne
Geçeriz biz bu köprüden, ha canlarım, ha goncalarım, ha erenlerim, ha yavrularım
http://t.co/WrGyyOv Aman yaaa…. yara söyleme, bağrıma taş bastığımı, deli deli gezdiğimi söyleme, ona söyleme, umdumu kestiğimi söyleme ona söyleme, yara söyleme… bu ne ağıttır yarabbim.. bilmez misin ki bu da geçer, bu da geçer babam, yahu bu da geçer
halil ibrahim Kıvırcık saçlarına ak düşmüş uçlarına, dağın yamaçlarına yaslan be halil ibrahim
O dağ geldi ki gözümün önüne breh breh… bidecik yavru keçisini bile vermez uçuruma!
Bilen gelsin billen gelsin dermanını bilen gelsin, beni derde salan gelsin(aşağısı kurtarmaz-ben buna hakedilmiş kibir derim), ömür bir nefes arası, size de gelir sırası (aba altından sopa), bu yara gönül yarası, beni derde salan gelsin(bak bak! deli dumrula bak!)
Yare gidem seni vermem azraile, ben öleyim ben öleyim.(bak şimdi delicim dumrulcum tanrıya meydan okuyan sen azraili başına çeken yine sen! Şimdi bi de bana lütuf mu yapmış oluyorsun?! yeme bizi! velakin ben yine delisindir diye severim seni)
Sığmazam/Zerre benim güneş benim çâr ile penc ü şeş benim.Sûreti gör beyân ile çünkü beyâna sığmazam…sığmazam sığmazam ben bu cihana sığmazam,en el hak (vay deli deli tepeli K-ulakları küpeli dumrul seni)
Minnet Eylemem/zalimin talim ettiği bi yola minnet eylemem -galiba bu gece yol burda biter dostlar, hoşkalınız-
Hâr içinde biten gonca güle minnet eylemem
Arabi Farisi bilmem, dile minnet eylemem
Sırat-i müstakim üzre gözetirim rahimi
iblisin talim ettiği yola minnet eylemem
Bir acaip derde düştüm herkes gider kârına
Bugün buldum bugün yerim, Hak kerimdir yarına
Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına
Rızkımı veren Huda’dır kula minnet eylemem.
Oy nesimi, can Nesimi ol gani mihman iken
Yarın şefaatlarım ahmed-i muhtar iken
Cümlenin rızkını veren ol gani settar iken
Yeryüzünün halifesi hünkara minnet eylemem
(Tek kelimesini budayamam burdan!)
Not: Bu arada şarkı sözleri pek dinlemedim, kulaklarım durdu, genzimin arkası ışıdı.