Ölülerim Var Benim

yitip gitmiş ölülerim var benim
hepsi içimde saklı, uyuyorlar hepsi
kimi hayat bezgini
kimi yol gezgini,
kılı kırk yaran bıçak keskini kimi…
üçü beşi gecelere hükmetti
kolaylıkla çürüdü biri ikisi
bir çoğuna duygularım
yıkmak için,
yakmak için,
kahramanlık sahnesi…
kimi çok sevdi annem miydi?
babaydı biri önemsemedi,
kandan kardeş, karından eş
tutamadı ellerimi…
görmeyen tanrının gözleri
kaç gece kaderimi imtihan etti.
sevileri değiştirdi,
hüzünleri yeniledi
umudumu tüketti…

bir şey yapmalı,
bir şeyleri, bir yerleri tutmalı,
ya da bir şeyler bana dokunmalı,
kaybolmuş ruhların esamesi okunmalı
geceler kısalıp, gündüzler uzamalı…
uyuyan ölülerim, yeniden uyanmalı…

delişey,

Siz Olsanız Ne Yaparsınız?

70 yaşlarında bir erkek, eşini birkaç yıl önce kaybetmiş. Ayda bir defa da, olsa namluda mermi varken canı bazen Belarus, bazen Ukrayna karpuzu yemek istiyor ve ilgili otele gidiyor.

Ancak son gidişinde aynı mekanda yan odada damadını görüyor, onun da yanında doğal olarak bir karpuz var. Kzının on beş yıllık iyi kötü yürüyen bir evliliği var. Şimdi bu adam için ne önerebilirsiniz. Hiç birşey olmamış gibi yaşantısına devam mı etsin, damadıyla mı konuşsun veya kızıyla mı konuşsun, olan biletini kızına anlatması doğru mu, yoksa karı-koca arasına girilmez mi?

Herkesin yorumlarını bekliyorum. Ebubekir, senin de yorumun önemli mutlaka yaz.

Sağlıcakla kalın.

Rüya

Bu rüyayi 3 ay kadar once gormustum , gecen gun Kambur Kerimin bulmacasi uzerine hatirlayip paylasmaya karar verdim.
Rüyada Huseyin Aktas Bey rol aliyor , aslinda kendisini tanimam ama facebook dan fotolarini bildigim icin ruyamda tamamen vizualize ettim.
Olay Mogolistana bir yolculuk olarak basliyor . 2 ekibiz: Huseyin Bey ve 178 boylarinda 30-35 yaslarinda zayif bir arkadas (belki G Milat veya Parcuketdir)bir ekip , ben ve daha once hic gormedigim iki kiz diger ekibiz.
Araclarimiz celik profillerden yapilmis ,branda , post vs ile kapatilmis . Once daha acik ,yazlik yapida,sagini solunu sonradan kapatiyoruz.
Kizlardan biri simsiyah sacli bir Kirgiz (,Moskovada Kirgizlar Sushi restoranlarinda japon gorunumleri nedeni ile geysa/garson olarak is bulurlar), ben bir sekilde restorandan ayrilip benle gelmeye razi etmisim.
Diger kiz kumral bir Turk. Ben Kirgiz hatuna iyiden iyiye niyeti bozmus durumdayim , yalniz diger kiz soru ve konusmalari ile beni cok mesgul ediyor. Yinede keyfim yerinde acik sacik hatunlar,dokunsal bolluk falan ..
Fakat Huseyin Beyden cekiniyorum ve molalarda grup hep beraber iken sanki bana Hala kizlari emanet edilmis havalarindayim .
Yola Foca ya benzer bir sahil kasbasindan ciktik , bir arabayi ben digerini Huseyin Bey kullaniyor. ilk molayi tipik bir Turk kasabasinda verdik (bana Beykozu da hatirlatiyordu), birseyler yedik ,konustuk .Huseyin bey ve ekip arkadasi blucin uzeri kazak,siyah bot seklindeler , bende bot yerine spor ayakkabi. Kizlar mini minnacik kumas parcalari giymisler.
Ikinci mola verdigimizde gorunumumuz tamamen degisti , artik karli daglar basliyordu .Arabalarin kapatilmasi burada oldu , on tekerin yanina kizaklar taktik . hepimiz biraz daha giyindik . kizlar body anoraklari cekerek , goz ziyafetine son verdiler.
Ruyada bu son etabi uzun uzun deneyimledim ama yazacak birsey yok , kar.. buz ..yol..
Hedef tapinak gibi biseymis(yermis) ,Bizim kabatas Arabalu vapurlarina benzeyen bir yapi , asagida kayalar filan bir yigin olusum yukarida kopru gibi olan kisimda masalar konmus. Bizi besimizide o maslardan birine otuttular.
Semaver cay falan ikram super. Ortam nefis , ufuk alabildigine genis , daglar temiz hava .. Erdik erecez cook ulvi duygularla doluyuz.
Ortalikta bir kedi belirdi gri kisa tuylu , buyuk ve sivri kulakli ve buyuk sivri disli , ama cok sevimli hepimiz bir sekilde dokunuyoruz ona. Sonra gorevli gibi biri beni Huseyin Beyi ve diger Arkadasi oturdugumuz masanin hemen arkasinda bir bolume davet etti , orda sira sira magaraciklar vardi . verilen isaretle ucumuzde yan yana magaralara girdik .Ayaklarimiz onde basimiz hemen cikisa yakin .
Sonra kedi geldi ve bana yapacagi hicbirseyden korkmamami, kendimi rahat birakmami soyledi. basladi tam kafamin tepesini yemeye , keskin bir aci ve derin bir agriyi gercekten hissettim. keskin dislerinin kafatasimdan kemik parcalari koparisini hissettim . sonucta 4cm*4cm boyutunda bir aciklik yapmisti .ben acaba beynimden bir parca yedi mi? yedi ise orada hangi bilgiler vardi gibisinden dusunurken , kedi bu acikliktan butun negatif enerjinin ucup gidecegini yerine cok guzel bir enerji dolacagini soyledi.
Ciktigimda Huseyin bey ve diger arkadasin tepesinde ayni kanli delikten vardi ve yuzlerinden canlarinin yandigi belli idi. Ben kedi size ne dedi diye sordum. Huseyin Bey kedi konusurmu len diye hafiten tersledi beni.
O an uyandim ve kahkalarla gulmeye basladim ruyamin sacmaligina.

Çocukken ne olmak istedin ? Ne oldun ?

Etiket kısmına birşey yazmayı beceremedim, aklıma 3 harfli geldi yazı verdim. Sonsuz beni affet 🙂

Sanırım 6-7 yaşıma kadar, büyünce peygamber olucam dedim, ama korkuverdim söylemedim büyüklere, kızarlar dedim. Sonra dedim uzaya gideyim ben, astronot olayım dedim, biraz daha süt içiverdiğimde boyum değişmese de kemiklerim güçlendi, ben uçak pilotu olayım dedim. Sonra beceremedim, insanları şartlayan reklamcı oluverdim. Hay lanet ben.

Sonra düşündüm durdum. Meğerse hala taş devrindeki gibi öyleee takılmaktaymışım. Hangisi ulaşılmazsa oymuş… Meğerse hayalperestin tekiymişim:D Sağ beynimde pekmez kalmadı:D

Aşk ile…

Hayatın değişimine destek olan kelimeler var. Kaç heceden oluştuklarının önemi yok. İnsana getirdiği değişimi acayip. Misal do – ğum, iki hece ama insan hayatına getirdiği değişim, ucu belli olmayan bir yaşamı gözlemlemek, beslemek, büyütürken desteklemek. Yada ö – lüm, koca bir hikayenin sonu. Bitiş… Kocaman bir değişim… Ha bir de aşk var! O sadece tek heceli. Ama çok hengameli… Geldiğinde doğum gibi, bittiğinde ise ölümün insan üzerindeki yansıması kadar yıkıcı etkisi . Ne garip değil mi? Başlayış ile bitiş arasının olmazsa olmazı gibi…

Her günün defterini dürmeli kişi kendince. Bir diğer günün hayatına ne katacağını umutla beklemeli. Bilge öyle demişti ama!!! “Sen sessizce bekle, doğru olan sana gelecek, kendin ol sadece”… Ben bu bilgeye güveniyorum ha

Günlerin belli olguların üzerine ekilip biçilmesini, bundan ticari bir alış verişe vardırılmasını pek sevmiyorum ama yazmak istedim bu gün… Süslü püslü ambalajlamak da istemedim yazımı. Bir şey anlatmak istemedim, sadece paylaşmak istedim… Burada sizlerle, dost bildiklerimle…

“Ne ile çıkarsan yola, onunla karşılaşırsın yolda…”

Kalplerinizin kapısı kapanmasın, gözlerinizin ışıltısı hiç solmasın… Hepinizi “aşk” kuşatsın…

Delişey’den