DİNİ OLUŞTURAN BİLİŞSEL MEKANİZMALAR

Cennet-cehennem tartışmaları gümbür şeklinde sürerken, bu ve bunun gibi dinsel kavramları yaratan bilişsel mekanizmaların neler olduğunun idrakine varıp, bu dogmaları savunan zihniyetin içini görmenin önemli olabileceğini düşünüyorum

Aşağıda, www.richarddawkins.net’ten alınma bir video var. Virginia Üniversitesi Psikyatri bölümünden Prof. Dr. Andy Thomson bu bilişsel mekanizmaları açıklıyor.
Video’nun altyazısı yok, altyazılısını da bulamadım. Video’yu göremiyorsanız, richarddawkins.net’ten “recommended reading” bölümüne girin. Orada mevcut.

TRANSAKSİYONEL ANALİZ YAPALIM BİRAZ

Transaksiyonel analiz iddialı bir bilimsel teoridir. bu konuda bildiklerim sonucunda herkesin bilmesi gerekir ki bu sitedeki karakterler yani şuan yorum yapan bwallece4ever, hola, delişey, hephoistos, xenix, nibelunga değil onların 3-6 yaşlarındaki yaşanmışlıklarıdr aslında.

bizler evet kararlarımızı 6 sn öncesinde bir dürtü tarafından veriyoruz. Ama bize o kararı verdiren bütün yaşantımıza kök salmış gerçekler ne biliyomusunuz? hemen isöyliyeyim; EBEVEYNLERİMİZ. sadece anne ve babalar değil. sizin ödipal dönemde hayatınızda var olan sizleri yetiştirenler ve yaşanılanlardır.

çok sevgili hocalarımdan bir tanesinin bir lafı var. Beynimiz IKEA ‘nın rafları gibidir, bu raflar 3-6 yaş arasındaki bütün olayları en derinden başlayarak kolileyip beynin amidalasında rafa kaldırır. lazım olduğunda çıkartır. mesela A holdingin genel kurul başkanı o koltukta oturan sen değilsin. o şirketi yöneten, çalışanlara davranışların, karşılaştığın probleme getirdiğin çözüm şeklin sen değilsin. senin çocukluğundur. Ya da Yabancının Ya da Xenixin itirazcı , muhalefet yönü nerden geliyor acaba? hiç düşündünüz mü? ‘Evde Kalmış Kadın’ denilir toplumda onu evde bırakan gerçekten cümlenin anlamına inin ‘evde bırakan’ kimdir. onun annesi ve babasıdır.

Bir çocuğu yetiştirirken ona doğal çocuk yetiştirme tarzı uygulayın. eğer yetişkin çocuğa kendi gibi bir yetişkin muamelesi gösteriyorsa çok yazık. o çocuk büyüdüğünde eşinden korkan, patronundan korkan, duyguları bastırılmış pasif agresyonları olan biri olur. aynı şekilde bakım veren ebeveyn olmayın. bu nedir ? sen hiç bişeyden anlamazsın yanında hep yetişkin olmalı yoksa sen bi hiçsin. bu da çok kötü düşünsenize siz özgür değilsiniz ve beceriksiniz. o yüzden 6 yaşına kadar bu muameleye maruz kaldıysanız hiç değişemezsiniz ve böyle gider. eşiniz yemek yaparken bir telaş içindeişlerini yetiştirmeye çalışıyor sizde naif bir duygu içinde arkasından beline eğilip ona sarıldınız ve o da siz git başımdan şimdi çok işim var derse ne yaparsınız?
ne yaparsınız biliyomusunuz; küçükken annenizin evi temizlediği parkeleri sildiği bir anda ayaklarınız kumlu bir şekilde annenizi özleyerek eve girip yine o naif halinizle anneciğim ben geldim dediğinizde annenizin size git başımdan o kirli ayaklarınla basma diyip size bağırdığında odanıza çekilip içinize kapanıp üzülürsünüz aynı şekilde o eş aynı zamanda annenizdir ve ona da o tepkiyi verip sırtınızı dönüp içlenirsiniz.

sonuç olarak uğraşmayın 3 ila 6 yaşındaki yaşanmışlıklar değişmediği sürece siz asla değişemezsiniz.

Biseksüel

Eşcinsellik başlığnda tartışırken insanların genelinin biseksüel olduğunu söyledim. Sevgili zensen’de bu bilginin “bilimsel kanıtını” istedi. Bu başlık altında biseksüelliği inceleyeceğiz.

Öncelikle ansiklopedik bilgiye başvuralım.

“Biseksüellik, duygusal ve/veya cinsel yönelimi hem kendi hem de karşı cinsine dönük olan canlı. Her iki cinsiyetten olan insanlara karşı cinsel ve duygusal olarak ilgi duyma ve onlarla duygusal veya cinsel bir ilişki içine girme potansiyelini, bir başka ifadeyle biseksüel olma durumunu belirtir. Biseksüel, her iki cinse aynı ölçüde ilgi duymayabilir ve/veya bu ilginin derecesi zaman içinde değişebilir.

Kendini algılama biseksüel kimliğin anahtarı olarak kabul edilmektedir. Her iki cinsiyetten kişilerle cinsel etkinlik içine girenlerin sayısı hayli fazla olsa da, bu kişilerin çoğu kendilerini biseksüel olarak tanımlamaz. Benzer şekilde, bazı insanlar da yalnızca bir cinsiyet ile cinsel ilişkiye girerler veya hiç cinsel ilişkiye girmezler, ancak yine de kendilerini biseksüel olarak tanımlarlar. Bir kimsenin biseksüel olup olmadığını saptamaya yarayacak bir davranışsal “test” yoktur.

Biseksüel bir kimsenin aynı anda hem bir erkekle hem de bir kadınla cinsel olarak ilgili olması gerekmez. Bazı biseksüeller bu ya da öteki toplumsal cinsiyetle (veya her ikisiyle de) asla cinsel ilişkiye girmemişlerdir. Heteroseksüeller ve gay erkekler ile lezbiyenler için geçerli olduğu üzere, cinsel çekim her arzu edildiğinde davranılmasını gerektirmez.

Heteroseksüeller ve gay kişiler gibi, pekçok biseksüel de cinsel olarak yalnızca bir eşle aktif olmayı seçebilir; uzun-dönemli, tekeşli ilişkileri olabilir. Diğer biseksüeller, aynı-cinsiyetten eşlere, üç-taraflı ilişkilere, veya aynı veya farklı toplumsal cinsiyetlerden olan birkaç eşli (tek başına veya eş zamanlı olarak) ilişkilere izin veren serbest evlilikler yapabilirler.”


Şimdi bir bilgiye bilimsel kanıt istenebilmesi için. Öncelikle o bilginin ölçülebilir, deneylenebilir, gözlemlenebilir ölçütlerinin olması gerekir. Şimdi bizim elimizde ölçütler ne olacak?

Mesela

Sadece “biseksüelim” diyen insanları mı baz alacağız?

Her iki cinsle cinsel yaklaşımı olmuş insanları mı baz alacağız?

Veya sapına! kadar erkek olup ta genç, cildi parlak bir genç oğlan gördüğünde onunla sevişmek isteyen erkekleri hangi kategoriye koyacağız?

Ya travestilerle birlikte olan ama evli olan erkekleri?

Peki ya bir kadın gördüğünde seksi gelen ama her zaman erkeklerle birlikte olan kadınlar?

Lezbiyen olduğu halde erkeklerle de sevişen kadınları?

Ölçütümüz ne olacak ki ona göre “bilimsel ölçüm” yapalım? Peki aşağıda benim yazdığım testi kendinizde uygulamaya ne dersiniz?

Kalabalık bir otobüstesiniz, poponuzda bir el dolaşıyor. Döndünüz baktınız.

El karşı cinsten birine ait. (Öfkelenirim – hoşuma gider – nötr kalırım bir şey hissetmem)

El sizin cinsinizden birine ait. (Öfkelenirim – hoşuma gider – nötr kalırım bir şey hissetmem)

El 4-5 yaşında bir çocuğa ait. (Öfkelenirim – hoşuma gider – nötr kalırım bir şey hissetmem)

Bir başka soru.

Kendi cinsinizden biri sırtınıza dokunduğunda ne hissedersiniz? Poponuza dokunduğunda ne hissedersiniz?

Her ne kadar insanlar biseksüel olmadığını söylese de kendi cinsinden gelen cinsel davranışların geneline olumlu veya olumsuz tepki gösterir. Gösterdiği “tepki” hormonların tetiklenmesine gösterilen tepkiden başka bir şey değildir.

Bu başlık altında bu konuyu inceleyebiliriz.

Facebook Sözde Bilgeleri

Facebook yaygınlaştığından beri “sözde bilgeler” de yaygınlaştı. Bunların en karakteristik özelliği binlerce yıl öncesinin felsefelerini bile anlatsalar yeni bir şey anlatıyormuş gibi görünmeleri. İsim vermeden bazı paylaşımlarını ve ne kadar kişinin beğendiğini ekleyeceğim. Siz de denk gelirseniz bu başlık altında ekleyebilirsiniz.

Her yükselişin…
bir bedeli var.
Bu seferkinin bedeli…
Koşulsuz sevgi…
Affetmek…
… Kabullenmek…
Beklentiye girmemekde
OLması gereken !!!

Erkan Civan, Gülsevin Taşar, Gülseren Kara ve 159 kişi daha bunu beğendi..


Enerji aşırı yükselmeye devam ediyor…
Saflar belirginleşmeye başladı.
Bir tarafta…
Sevgi , kabulleniş ve teslimiyet
Diğer tarafta…
EGO ve reddediş.

Hasan Çağan Yavaş, Eda Ünlü, Sevilay Karaca ve 170 kişi daha bunu beğendi..


Huylanan ve Tiki olan kişilere yapılan hareketler vardır; bu hareketleri yaptıkça
onlarda tepkiler verir..Ama zaman içinde verilen tepkiler kesildikçe,kızdırmalarda
ortadan kalkar !…İşte sınavlarda bunun gibidir ! Zayıf yanımızı güçlendirmek
için yapılan provakelere eğer cevap verirsek,devam ediyor !..Vermez aldırmazsak
provakeler son buluyor…!!!

Filiz Demirci, Eva Smith, Sevgi Barın ve 86 kişi daha bunu beğendi..


(Zamanla eklemelere devam edeceğim)

Nasıl Zengin Olunur?

Nasıl zengin olunur? Gerçekten merak ediyorum bu sorunun cevabını. Örneğin çok çalışarak zengin olabilir mi bir insan? Veya çok zeki ise bu zekasını satarak? Tutumlu olmak mıdır yoksa zenginliğin anahtarı?

Ortalama ömrü 60-70 yıl olan bir insan ne yaparsa zengin olabilir? Binlerce kişiye yetecek mal mülk sahibi olabilir?

Başkalarının haklarını, emeklerini almadan (çalmadan) zengin olunabilir mi gerçekten? Var mıdır bunun bir yöntemi?

Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?