Duvar Ustası

“Canım sevgilim” diyerek başlamayı ne çok isterdim sana, biliyor musun bitanem? Ama ne yaparsın ki, başkasına ait olan bir bahçedeki gülsün sen.

Ne yapayım yani? Sevdiğim gül bir başkasının bahçesinde diye vaz mı geçeyim ondan, sırtımı dönüp gideyim mi?
“
Aslında böyle bir gücüm olsaydı, hiç beklemez çekip giderdim; ancak ayaklarıma, bir de kalbime ne zaman sözüm geçti ki?

Bu yüzden, dokunmadan da sevmesini öğrendim ben. Bahçenin çitlerine varıp da oradan gülü seyretmeyi ve sevmesini öğrendim. Bahçeye girmeden, ama çitlerden… Ve güle zarar vermeden, onu incitmeden…

Uzun yıllar önce odama siyah beyaz bir resim asmıştım. O resimde de âşık bir genç vardı ve bir bahçenin çitine vararak, çitten dışarı sarkan ve ellerini o adama uzatan bir kadının ellerini öpüyordu.

bir dilek tut; gezegene iyi yıllar dile:)

lapa lapa karların çam ağaçlarını heykellere, insanları kardanadam ve kardankadınlara dönüştürdüğü, gecenin sonunda sokaktaki kedilerin de mutlaka sıcacık bir kase süt bulduğu, çocukların uykusunda tazelenen bir düşte tüm gezegenin yeni yılı kutlu olsun, afrika dahil:)

marsseh: her yılın son gününde bir kardanadam resmi çizme geleneğimin üçüncü yılındayım, bu yılkini yarın çizeceğim seneye de onunla gülümserim, yeni yılınız kutlu ilk hediyem GökyüzüM’e olsun:) sevgiyle….

ÜVERCİNKA
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Laleli´den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

11. boyut

Kaynak: Focusdergisi

Evren neden var oldu? Araştırmacılar, bu sorunun yanıtını “Her Şeyin Teorisi” adını verdikleri bir evren formülüyle yanıtlamayı umuyorlar. İngiliz astrofizik uzmanı Stephen Hawking, yeni bulgularıyla, içinde eşizlerimizin bulunduğu fantastik bir “hiper uzay”ın kapılarını açıyor. Biz diğer evrenleri göremiyoruz; ancak, Hawking teorisinde, paralel evrenlerde olanların bizim korkularımızı, becerilerimizi ve özlemlerimizi etkileyebileceğini ileri sürüyor.

Diğer boyutlar, yuvarlanmış küçük küreler şeklinde uzay-zamanın bütün noktalarında yer alıyor

Şu sırada, siz bu cümleleri okurken, paralel evrenlerdeki eşizleriniz de bu cümleleri okuyor olabilirler. Onlar da, bu teoriyi okuyunca, büyük olasılıkla sizin gibi inanmayacak ve başlarını sallayacaklardır.

Yaşlı Dünyanın Cefakar Bekçileri – Ejderhalar

Evrende varolanların kendi görebildiklerinden ve bilinmesi gerekenlerin kendi algılayabildiklerinden ibaret olduğunu zannedenler derler ki, ejderha diye birşey yokmuş! Hayal gücü geniş ve zamanı bol şairlerin uydurduğu, cahil halkı korkutup sindirmek isteyen hükümdarların ve genç kızları abartılı cesaret öyküleri ile etkilemek isteyen delikanlıların pohpohlayıp, püfpüfledikleri masal yaratıklarıymış onlar… Varsın Çin’in, Maçin’in, Mezopotamya’nın ve Mısır’nın, Orta ve Batı Avrupa’daki Germen topluluklarının, Vikinglerin, İrlandalılar’ın, hatta Kızılderiler’in ve Azteklerin kadim efsaneleri, yerin, göğün ve suyun korku salan büyüklükteki, gizemli hakimlerini anlatadursun. Üstelik bunlara ilişkin verilen ayrıntılar ve çizilen resimler çarpıcı bir benzerlikte olsun. Gel gör ki, şu yaşlı, şu sırlarla dolu dünya varolduğundan beri, üzerinde yaşamış her canlı türünün bir fosili bulunsun da, insanlarla aynı dönemde yaşadıkları rivayet edilen şu ejderhalardan, bir tanecik çene kemiği, bir parçacık kuyruk kıkırdağı bile kalmasın geriye. İşte bunu ne akıl ne mantık almaz ve hal bu iken de, ejderhalara var demek olmazmış…