“Aklımız bizlere öyle derin biçimde hükmediyor ki, bizler Carlos Castaneda´nın anlattığı kimi şeyleri kendi deneyimlerimizde doğruladığımızda bile, kuşkusuz inanmakta zorlanacağız. Carlos Castaneda´nın yaşadığı her sıradışı deneyiminin ardından aklının devreye girerek onu bir çelişki yumağı içine düşürmesinden kurtulması yıllarını aldı. Anlatılanları doğrulamanın tek yolu, bu uzun ve zorlu farkındalık savaşına girmek.” Hasan Hüseyin MERT

Farkındalık savaşı, çaba demekse; çaba çelişki yaratır. Çelişkiyi yenmek için de çaba gösterip savaşırsak, yine çelişki içine düşeriz. Bu durumda farkındlaık savaşının daha farklı bir savaş olması muhtemeldir. Çaba içermeyen bir savaş. Bazı savaşlar da böyle değilmidir. Örn; birisi sanal ortamda sürekli size hakaret edip, aşağılıyor, her sözünüze farklı anlamlar yükleyip, sizi anlamamakta ısrar ediyorsa, suskunluğu tercih edersiniz. Çünkü çabaladıkça daha da kötüye gitmektedir. Aynı şeyi gerçek hayatta da uygulamak mümkün ama daha gelişmiş bir insan olmak gerekli. Aynı şekilde, farkındalığı arttırmak için çabaladıkça da çelişkiler artıyor. Tevazu gösterip, her kaynaktan faydalanmak için, boş bir zihinle dinlemeye çalışmak, bundan ayrı bir şey de olsa, bazen bu bile çelişki dehlizlerinde kaybolmamıza neden olabiliyor…
Anahtar olsa olsa aklın değil, kalbin sesini dinlemek olmalı… Bu konuda katkısı olabilecek dostlarımızın fikirlerini duymaktan memnun olurum.