Atay’ın daktilo edilmiş notlarından alıntılanmıştır.
“Doğu doğudur, Batı da batı,’ Ünlü İngiliz şairi ve yazarı Rudyard Kipling böyle diyor bir şiirinde. Ve sözlerine iki dünyanın hiç bir zaman bir araya gelemeyeceğini ekliyor. Şiirin yazıldığı sırada İngiltere, hemen Asya’nın her yanında egemenliğini bütün şiddetiyle sürdürüyordu. Sanıyorum İngiliz şairi Kipling Doğu ile Batı’nın hiç bir zaman birbirini anlayamayacağını belirtmek istiyordu. Tarihsel gerçekler bu düşünceye pek uygun düşmüyor; bir kere, Batı, istediği gibi sömürebilmek için Doğu’yu tanıma konusunda çok çaba harcamıştır. Gerçekçi bir tutumla Doğu’nun toplumsal ve ekonomik yapısını anlamaya çalışmıştır ve bana kalırsa Doğu’yu ancak onu sömürmesine yetecek kadar tanıyabilmiştir. Bu bakımdan Batı, Doğu’yu durgun ve ekonomik yapısı zayıf bir dünya olarak yorumlamıştır. Evet bu bakımdan gerçekçi bir yorumla yaklaşmıştır Doğu’ya; ama ben Batı’nın, Doğu’daki gerçek özü sezebileceğini onu bir Doğulu gibi içinde hissedebileceğini sanmıyorum. Evet, Doğu’nun nasıl bir Doğu olduğunu Batı anlayamaz; ama Doğu, artık Batı’yı anlamaya başlıyor, artık Kipiing’in yaşadığı dönem çok gerilerde kaldı, artık İngilizler ne Hindistan’ı pençelerinde tutabiliyorlar, ne Çin, ne de Orta Doğu üzerinde oyunlar oynayabiliyorlar. İngilizlerin mirasına konduğunu düşünen ve belki İngilizleri bile bu nedenle kızdıran Amerikalılar bile, tarihlerindeki ilk yenilgiyi alıyorlar, Kamboçya’dan atılıyorlar, Vietnam’dan atılmak üzere son de, Batı’yı tanımaya başlıyoruz.


