Pascal’ın Din Üzerine Olasılık Hesabı

Matematikçi Pascal nasıl bir ruh halindeyse din üzerine bir olasılık hesabı yapmış.

Hangisi daha büyüktür?
a) Beklenen değer (hedonizm yani fiziksel yaşamdan zevk alma)
Ya da
b) Beklenen değer (dini hayat)
Varsayım…
a) Olasılık (ölümden sonra hayat yok) * (hedonizmden alınacak zevk) +
Olasılık (ölümden sonra hayat var) * (sonsuza dek lanetlenmek) Ve
b) Olasılık (ölümden sonra hayat yok) * (dinden alınacak zevk)
Olasılık (ölümden sonra hayat var)* (sonsuz mutluluk)

Pascal’ın mantığı çok basitti: Eğer (a) (b)’den büyükse o zaman hedonizme devam edecekti, ama
eğer (a) (b)’den küçükse o zaman dindar olmalıydı.”
“Ama değişkenlerin değerlerini bilmeden bu denklemi nasıl çözdü?” diye sordu Michael.
“Birkaç varsayımda bulundu, örneğin, sonsuz mutluluğun değeri pozitif sonsuzdu ve sonsuza dek
lanetlenmenin değeri negatif sonsuzdu.”
Sonsuz mutluluk = +00
Sonsuza dek lanetlenmek =-00
“Eğer bir denklemde sonsuzu kullanırsanız bu diğer her şeyi etkiler, çünkü çok büyük bir sayıdır,
böylece (a) hedonizmin beklenen değeri negatif sonsuz ve (b) dini hayatın beklenen değeri pozitif
sonsuz.”
(a) hedonizm = -00 ve (b) din = +00
o zaman
{a)< (b) böylece…
(b) beklenen değer (hedonizm) < beklenen değer (dini hayat)

Marcel Nerede/bölüm II

-Peki, o halde Marcel’e ne olduğunu siz söyleyin. Günler ve geceler boyu konuştuğunuz, Varka ile Gülşah’tan söz ettiğiniz de yalan değil herhalde?

—Marcel’in bir oyun kahramanı olduğunu afişte gördüğünüz adamın ben olduğumu ve bu nedenle bana Marcel diye seslendiklerini yalanlayacak değilim. Ama inanın bundan sonrası algılayamayacağım kadar fantastik.

—Bakın beyefendi. Ortada kaybolan biri ve kendisini onun rolünü oynamakla görevli sanan ikinci bir kişi -ki bu siz oluyorsunuz var. Ve inanın size nasıl seslendikleri umrumda değil.Tekrar soruyorum Marcel nerede??!

—Şehir merkez postanesinde Marcel’e gönderilmiş 54 mektup var ve görevli eşkalinizi tanıdı.

—mektuplarımı mı okudunuz?

—marcel’in mektuplarını. Bu ne şimdi. Bakın beyefendi bu şekilde davranmaya devam etmeniz işleri karıştırmaktan başka hiçbir işe yaramaz ama ben cevapları hep bulurum. Beni anlıyorsunuz değil mi?

DÜNYA KARARIYOR…

ABD ve Avrupa’da son yirmi yildir geliyorum diyerek yükselen gericilik dalgasi geçtigimiz birkaç sene içerisinde tepe yapti. Bugüne kadar elde edilen veriler, ABD’de her türlü tarikatin mantar gibi çogaldigini ve bunlarin sayisinin tahmin bile edilemedigini, Avrupa’da Vatikan’in nüfuzunun eskisinden çok daha fazla hissedildigini gösterdi. Uzmanlar ABD’de ve Avrupa’da yasayan pek çok insanin siyasi tercihlerini ve gündelik hayatini tamamen dini referanslarla sekillendirdigine dikkat çekiyorlar.

ABD tarikat cenneti
ABD’de, özellikle siyasi alanda tarikatlarin etkisi hizla artiyor. Büyük bir mali güce ve güçlü iliskilere sahip olan tarikatlar, seçimlere yatirdiklari paralarla destekledikleri adaylarin galip gelmesini saglayabiliyorlar. ABD’nin en büyük medya gruplarindan bazilari bu tarikatlarin kontrolünde. Bunun en önemli örnegi ABD’nin etkili gazetelerinden biri olan Washington Times’in da bagli oldugu “News World Communications” isimli medya grubunu elinde tutan Moon tarikati. Washington Times ABD’de muhafazakar yönetimin en önemli destekçileri arasinda. Uzmanlar ülkedeki sagci basinin baslica temsilcilerinden olan bu gazetenin yaptigi yayinlarla yönetimin politikalarini önemli ölçüde belirleyebildigini belirtiyorlar.

Marcel Nerede….

İşte. Buradan izlemiştim sizi. Tam bu noktadan. İçeriden birine bir şeyler söylüyor gibiydiniz.

-konuşuyor muydum.

—tam anlamıyla konuşmak denemez buna…

-..?

—dinliyor gibi yapmak sanırım daha doğru bir ifade olacak.

—akademisyen misiniz?

—hayır. Neden sordunuz?

-….gibi yapmak sanırım daha doğru bir ifade olacak. Bu diğerinden daha belirgindir. Bunu doğrulamak mümkündür. Mümkün müdür ya da..vs.

—hayır, ben sadece kelimeleri dikkatli kullanmaya çalışıyorum.

—anlıyorum.

—anladığınızı sanıyorum.

—peki. dinliyormuş gibi yapıp ne yapıyordum gerçekte.

—bunu söylemek zor… Bakıyordunuz.

—bakmak?

—evet.

—nereye bakmak, kime bakmak, neye bakmak, neden bakmak, nasıl bakmak…

—o sırada bunu ben de sormuştum kendime. Size bakarken.

İsa gerçekten sevgi dolu mu?

bütün dinlerde oldugu gibi hristiyanlıkta sevgi dini oldugunu iddia eder, hatta isa’nın sefkatli ve herşeyi sevgi güzel sözle hallettiğini savlar,ama gerçekler öyle midir ? önce dinlerin sevgiden anladıgı nedir salt tanrı sevgisi ve inanır sevgisi tanrısal bir sevgi midir ?

ağaç kültü bütün dinlerde büyük yer tutmaktadır,daha önceki dinlerde kutsal atfedilen ağaç tabi ki semavi dinler diye bahsi geçen dinlerde de etkisini göstermiştir..

matta 21/19
Yol kenarında gördüğü bir incir ağacına yaklaştı. Ağaçta yapraktan başka bir şey bulamayınca ağaca, “Artık sonsuza dek sende meyve yetişmesin!” dedi. İncir ağacı o anda kurudu.

isa gerçekten iyi biri midir yoksa iyilik kisvesi altında insanlara mazlumu, ezigi oynayan bir zat mıdır ?

devam edecek…