Evrensel Dilbilgisi

Noam Chomsky dilbilimine ilgisi, genel olarak dili öğrenme sorunuydu. O dönemde yaygın düşünce çocukların dili yetişkinlerden taklit yolu ile öğrendikleri şeklindeydi. Oysa deneyler çocukların hiç işitmedikleri halde dilbilgisi açısından doğru cümleler kurabildiklerini gösterir.

Chomsky bunu açıklamak için doğuştan gelen bir “evrensel dilbilgisi” olması gerektiği görüşünü ortaya atar. O na göre her çocuk aslında beynine belli bir dilbilgisi kuralları döşenmiş olarak doğar. Chomskye göre, insana özgü bu doğuştan gelen evrensel dilbilgisi bütün insan dillerini yaratmaya yetecek kadar zengindir. Yani, bütün insan dilleri aynı evrensel yapıya dayanır.

Evrensel dilbilgisinin yapım kuralları özyinemelidir. Potansiyel olarak sonsuz uzunluktaki tümceleri açıklamanın tek yolu budur.

Özetle Chomsky: “Beyinde bir mantık programı olarak nitelendirilebilecek bir dil mekanizmasıyla doğduğumuz kanısındadır.”

Siz ne düşünürsünüz bu konu hakkında?

Klasik müzik ve orkestra eşliğinde müzik

Müzik Kutusunda cok çeşitli güzel müzik var. Ama özel klasik müzik forum özledim. Vivaldi, Bach, Beethoven, Händel, Haydn, Mozart vs icin bu forum acmak istiyorum. Antonio Vivaldi ile baslamak istiyorum:

Antonio Vivaldi (4 Mart 1678; Venedik – 28 Temmuz 1741; Viyana), İtalyan barok klasik müzik bestecisi, virtüöz kemancı ve rahip. “Kızıl rahip” lakabıyla tanınan Vivaldi, beş yüzden fazla konçerto bestelemiştir ve konçertonun babası olarak anılır. En bilinen eseri, Dört Mevsim Konçertosu adlı eseridir.

Hayatı

Antonio Vivaldi, Giovanni Vivaldi ve Camillo Calichio’nun ilk çocuğu olarak 1678’te Venedik’te dünyaya geldi. Lakabı Kızıl Rahip’ti. Babası, önceleri berberlik yapmış, daha sonra ise başarılı bir kemancı olmuştu. Vivaldi, ilk müzik eğitimini babasından almıştır. Annesi ise bir terzinin kızıydı. Bir papaz eğitimi alan Antonio Vivaldi 1703 yılında resmen papazlık görevine atandı. Ama aynı yıl başka bir işe daha girdi. Ospedale della Pietà adındaki bir kızlar yetimhanesinde keman öğretmeni oldu. Buradaki görevi yetim ya da sakat kızlara keman çalmayı öğretmek ve onlara konserlerde seslendirmeleri için her ay iki konçerto yazmaktı. 1709 yılında bu görevinden ayrılmak zorunda kaldi. Bu dönemde Vivaldi besteci olarak dikkat çekmeye başladı. Op.1 sonat seti 1705 yılında yayımlandı. 1709’da Op.2 keman sonatını Danimarka Kralı IV. Frederik’e ithaf eden Vivaldi, bu sıralarda konçerto yazmaya başlamıştır. Hollandalı yayıncı Estienne Roger, Vivaldi’nin 12 konçertodan oluşan L’estro Harmonico adli eserini yayımladı. Bu dönemin en etkili müziksel yayını oldu. Almanya dışına hiç çıkmayan Bach’in müziğinin İtalyan yanının oluşmasında önemli bir yeri vardır. 1714’te Vivaldi’nin konçertolarını duyan Quantz, Albinoni ile birlikte Vivaldi’ye konçertoda reform yapmaları için ödenek bağlamıştır. 1723 ile 1724’te Roma’daki karnaval mevsimi için üç opera yazdı. Yine 1723’te Vivaldi, Pieta’nın yöneticileriyle ayda iki konçerto besteleme konusunda anlaştı. 1725’te yazdığı eseri Op. 8, Il cimento dell’armonico e dell’inventione ile ünü daha da yayıldı. Bu yıllarda opera sanatçısı Anna Giraud ile ilişkisi başladı. 1737’de görevde yaptığı Ferrara’nın yöneticileriyle Vivaldi arasında sergilenecek operaların seçimi konusunda çıkan anlaşmazlık Vivaldi’nin işinden olmasına yol açtı. Bu olayın ardından Vivaldi, Amsterdam’a yerleşti. 1741’de Graz’da Anna’yı dinlemek için Avusturya’ya yaptığı yolculuğu sırasında Viyana’da konakladığı bir dulun evinde öldü. Hemen aynı gün kimsesizler mezarlığına gömüldü. Vivaldi’nin 500’den fazla konçertosu vardır. Farklı enstrümanlardan yararlanmayı çok seviyordu. Hiç kimse viyolonselden solo enstrüman olarak onun yararlandığı kadar yararlanmamıştır. Fransız Barok müziğinde nefesli çalgılar ağırlıktayken, onun müziğinde yaylı çalgılar önem kazanır. 230 keman konçertosunun yanında, flüt, obua, çello, viyola, mandolin konçertoları vardır. Klasik müzikle ilgisi olmayanların bile bildiği Dört Mevsim Konçertosu en sevilen eseridir. Kendisinin 94 tane opera yazdığını söylemesine karşın, bunların ancak 50’si günümüze ulaşabilmiştir. Bitmek tükenmek bilmeyen bir müzik dehası olan Vivaldi’nin hırslı ve güçlü kişiliği, müziğine de yansımıştır. Vivaldi’nin adı yüzyılımıza dek pek tanınmadı. Ancak 1920’den sonra yapılan araştırmalar sonucunda Vivaldi’nin yüzlerce eseri gün ışığına çıkmaya başladı.

Vivaldi’nin Amsterdam’da basılmış eserleri[2]opus nitelikli 100 konçerto ve 40 sonattır. Ama 500 kadar konçerto yazdığı sanılmaktadır.

Vivaldi hayalinde canlandırdığı resimleri müzik haline getirmiştir. Eserlerinde, hayallerine verdiği başrolü açıklayıcı sonelerle destekler. En ünlü eseri sayılan Op.8 içerisindeki “Dört Mevsim” konçertosunda mevsimler kendi özellikleri ile anlatılmıştır. Vivaldi’nin bu eseri uzun yıllar sonra Beethoven’a da ilham kaynağı olmuş ve “Pastoral Senfoni” bu şekilde ortaya çıkmıştır.

Dört Mevsim:

Can Suyum’a…

Cana düşen minicik bir kıpırtınla, gümüş rengi bir derya açılıyor engin düşlerin derinliğiyle önümde… Kalbimden ışıklar saçılıp, aralanıyor gökyüzü, ötenin ötesine… Can suyunu bekleyen çiçek, güneşini bekleyen yeryüzü gibiyim biliyor musun?

Sana anlattığımda, senle paylaştığımda tam oluyorum, diğer türlü sessiz, ıssız bir ormandayım… Duyabiliyor musun?

Ruhum nasıl dumanlı, kalbim nasıl yanıyor, tatlı bir tutsaklık bu bendeki sana olan, köpüğün dalgaya tutkunluğu misali…

Kalbimin derinliğinden yükselen fısıltılardan ses yaptım. Seslendim dünyaya…

Kimsesiz kıvılcımlarımda, çoğu kez evreni hiçleyen sancılarımla, özgürlüğün eşsiz esen rüzgarlarında, bulanıyorum aşkına… Çözülüyorum sana, varlığına…

Can suyum..

Aşk senin diğer adın… Varlığınla bunu anladım.

delişey,

Her sigaranın içinde çocuk işçilik var – tütün yetiştirme ve çocuk işçilik

Tütün yetiştirme çocuklar için tehlikeli. Tütün yetiştirmedeki çalışan çocuklar yeşil tütün hastalığı hastalaniyor. Sadece Malawi’de 78 000 çocuklar 5 yaşından itibaren tütün plântasyonunda çalışıyor. Ama bu çocuk işçilik aynen Brezilya’da, Hindistan’da, ABD ve baska ülkeler yaygın.

Koruyucu elbisesiz tütünü gübreliyor ve üzerine fışkırtiyorlar ile pestisitler. Her gün tütün yapraklarından çocuklarin derileri hakkinda 54 mg nikotinde kadar aliyorlar. Bu 50 sigara uyuyor! Bu sinir zehiri mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, baş ağrıları ve ani kuvvetten düşmeler sebep olmuş.

Tobacco Residue: How People and Land in Bolivia Are Affected by Tobacco Growing from Marty Otañez on Vimeo.

Sigara kullanıcısı sağlık konusunda aydınlatmalara karşı körelmiş ama belki bu ileti ulaşabilir veya en az düşünceli yapiyor, ne aslında bu çocuklar icin ile sigara içmek dolaylı olarak acı çektiriyorlar.

What is it like to be a pregnant woman farming tobacco in Kenya? LARGE from Marty Otañez on Vimeo.

Tüm İngiliz yazı çeviremem ama burda İngiİizce:

Child labour: the truth behind cigarettes

The use of child labour in the cultivation of tobacco is very dangerous and is prohibited worldwide. Despite this, there are children working on plantations in all the major tobacco-producing countries. Many contract the green tobacco sickness as a result of their work on the fields.

In Malawi alone, there are about 78,000 children working on tobacco plantations. But child labour is also widespread in other countries such as Brazil, India and the USA.

Children from 5 years upwards prepare seedbeds by turning the soil and felling trees. They fertilise and spray the tobacco plant with pesticides without wearing any protective clothing. Close contact with the tobacco leaves during harvest, exposes children to the risk of contracting the green tobacco sickness, through the absorption of nicotine through the skin. In the case of children, just a small amount of the nerve poison can lead to nicotine poisening, causing nausea, vomiting, headaches and dizziness. According to research conducted by Plan International, child workers in Malawi might absorb up to 54 milligrammes of nicotine through the skin in one day- an amount contained in the equivalent of 50 cigarettes.

Helping their Families Survive

Through their work, these children are contributing to their families’ income- a help without which these would not be able to get by. This is due to the low prices paid for harvest by tobacco companies and plantation owners. As a result, farming families have to grow more tobacco than can be managed by the labour of adult workers alone. These farmers cannot afford to pay for seasonal workers. Children and relatives on the other hand are generally not remunerated. This is why tobacco farming is usually family work.

The use of child labour in tobacco farming is dangerous, since children are exposed to chemicals. Moreover, the plant itself is poisonous.

Injuries and diseases that can result from working in tobacco farming are

  • Poisoning, e.g. the green tobacco sickness

  • Skin rash, allergic reactions, breathing difficulties, vision impairment, chemical poisoning, liver damage, nervous diseases and infertility through contact with chemicals such as fertlizers and pesticides
    • Bone and joint deformation caused by carrying heavy loads
    • Back pains during harvest
    • Sunstrokes
    • Snakebites and mosquito-borne diseases
    • Cuts and blisters
    • Severe exhaustion and fatigue

Furthermore, this type of work interferes with the children’s development and prevents them from getting sufficient education to break out of the cycle of poverty.

According to article 32 of the United Nations Convention on the Rights of the Child, children may engage in work that is unhazardous and light in nature. As this is not the case with tobacco farming, children under 18 years of age should not be allowed to perform any tasks that are related to the production of tobacco.

Fransizlar

Dun gece cok gec uyudum , uyku ile uyaniklik arasinda soyle bir dusunce geldi :” Mylane Farmeerr , yahu ne zamandir dusunmedim onu ” , o zerafet , o guzellik , o hanimefendilik , o sexyliik , o sempetiklik .
ve yine o modda dusundum ki ” o kadar srki gonderdim siteye ,Mylene aklima gelmedi, yaziklaar olsun ” ve iste geldim daha afyonum patlamamis halde bu bolumu aciyorum ,hayirlara vesile olsun insallah .