İnanç?

Herhangi bir peygamberle aynı devirde yaşasaydınız ve onun tebliğine şahit olsaydınız, ona inanmanızı ve bu adam doğru söylüyor demenizi sağlayan şey ne olurdu?

Aslında bu soru bile, soruya konu edilen özneyi (yani bizi) tarihselliğinden soyutladığı için irrasyonel bir muhteviyat kazanıyor biraz, farkındayım.

  1. yüzyıl sahabilerini veya müşriklerini, 14 veya 20 asır evveline götürmek ve o günün insanıymış gibi muhakemede bulunmalarını beklemek saflık olur.

Tabi hal böyle olunca, şöyle bir soru daha beliriyor ister istemez:

E hadi o zamanın insanı anlasın diyeydi, sembolikti, vesaire..

Peki ya 20. veya 21. yüzyıl insanı neden bir peygamberi hak etmez?

Sıkıntı nerde?

Tekrarlamaya gerek var mı?

Şu güzelim, bilgi dolu (:) modern insan, nası bi hikmetle ve en yenisi 1400 yıl evveline ait bir yazılımla davet edilir hak yoluna?

Tercüme, fıkıh, kelime kökü, sahih hadis, zart, zurt.. Bu tür parazitleri saymıyorum bile.

Biz niye hak etmiyoruz yahu, Peygamber Tanju veya Nebi Berkant aracılığıyla tanrının şu çağda bize seslenmesini?

Kıyamete çeyrek kala

Evde oturuyorsunuz ve birden bütün televizyon kanallarında dünyaya doğru yaklaşan dev meteorun haberini izliyorsunuz. Evet tam 2 hafta sonra bütün canlılık sona erecek, hiç bir kurtuluş yok malesef.

İşte o andan itibaren kendinizin ve yaşadığınız toplumun veya insanlığın senaryosunu yazınız. Sizce neler olur, siz neler yaparsınız bütün insanlık neler yapar nasıl bir durum yaşanır bu son iki hafta.

Işınlılar nedir?

Mikrofotograflar bugün baktim ve bu güzellik buldum- “büyüleyici” Mr Spock söylerdi 😉

Işınlılar ya da Radiolaria; ameböid hareket eden Protozoa altaleminin bir sınıfı ya da Protista aleminin bir şubesidir.

Genellikle küre şeklinde, her tarafa uzanmış ince yalancıayakları olan, daha çok sıcak denizlerde bulunan silisten oluşmuş kabukları bulunan planktonik canlılardır. Hepsi denizlerde yaşayan, heterotrof canlılardır. En büyük özellikleri; vücutlarını iki bölgeye ayıran bir iç kapsülün bulunmasıdır. İç tarafta kalan kısım, endoplasma, dış kısım ise; ektoplasma olarak adlandırılır.

Işınlıların çoğunda silisyum dioksitten yapılmış iskelet bulunur. Başlıca iskelet elemanları; iğneler, dikenler ve uçları dallı ya da çatallı çubuklar ve değişik şekillerde delinmiş kürelerdir. Bunlar, kapsülün hem iç, hem dış kısmında bulunabilirler ve değişik kombinasyonlarla çok ilginç görüntüler oluştururlar. Bazılarında çan, vazo, kafes gibi şekiller alıp, simetrili görünmelerine sebep olurlar. Kabukları jeolojik devirlerde kalın katmanları oluşturmuştur.

Yalancıayaklar çoğunlukla filopot tipinde, her yöne doğru ışınsal uzanmışlardır. Işınlıların vurgan kofulları bulunmaz. Başlıca besinlerini kamçılılar, diyatomlar, ve küçük kopepotlar oluşturur. Çoğalmaları; ikiye bölünme ve çoğa bölünme şeklindedir.

Ernst Heinrich Philipp August Haeckel (d. 16 Şubat 1834, Potsdam – ö. 9 Ağustos 1919, Jena), yüksek rütbe sahibi Alman bir biyolog ve filozoftur.

Başlıca ilgi alanını evrim oluşturmuştur. Darwinin Almanya’daki çalışmasını ilerletmiştir. Organizmaların biyolojik gelişimi ve türlerin evrimsel gelişimi teorisini geliştirmiştir. Lamarck görüşüne yakın, Darwin’in görüşlerini benimsemiş bir bilim adamıydı. Biyogenetiğin temel yasasını oluşturdu. Artık geçersiz olduğu bilinen bu teze göre bireyoluş (gelişim) soyoluşun tekrarıdır. Şube ve ekoloji terimlerini ilk kullanan bilim adamı olmuştur.

Rüyalardaki Simge ve İmgelerin, Gerçek Yaşamdaki Payı Nedir?

Çok fazla rüya görmeyen biri olarak, son bir kaç ayda gördüğüm rüyaları zihnime kaydettim. İlginçtir, gördüğüm rüyaların yaşamımda bir çok olayla bağlantısını fark ettim. Rüyamda rastladığım simgesel objeleri gerçek hayatımda yaşadıklarımla mukayese edince epey şaşkınlık yaşadım. Tesaadüf olması da muhtemel elbette. Bir bağlantı olması da muhtemel. Sonuçta rüya, ben ve iç dünyam arasında bir bağ!

Acaba rüyada gördüklerimden etikeniyor ve gerçek yaşamımda gördüklerim doğrultusunda mı devam ediyorum?

Bu rüya konusu ne tür bir psikolojidir?

Bilinçaltımızın adeta bir uzay olduğunu düşünürsek, bu uzay ile iletişime geçmenin aracı rüya/rüyalar diyebilir miyiz?

delişey,

12 – EYLÜL-

12 EYLÜL = 650bin gözaltı – 210bin dava -7BİN KİŞİ İÇİN İDAM CEZASI İSTENDİ-517sine idam cezası verildi.50Sİ ASILDI- 300 kuşkulu ölüm-171 işkence ile ölüm-299 cezaevinde ölüm-14 kişi açlık grevinde öldü- 95 kişi çatışmada öldü-43 kişi intihar etti.

Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi. 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.39 ton gazete ve dergi imha edildi.30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı.14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitti.937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı.

KAÇINIZIN İLGİSİNİ ÇEKER BİLEMİYORUM AMA….


Fazlası için kaynak: http://www.gazetekucukcekmece.com/gundem/12-eylulde-ne-oldu-h9038.html

Fazlası için kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki/12_Eyl%C3%BCl_Darbesi