Dâhi kişiler, bakış açımızı değiştirmekle kalmaz, dünyayı kendisiyle aynı perspektiften görmemizi sağlar. Dâhiler, muhteşem bir kavrayış, sezgi, ilham, düşünce ya da inanç yoluyla, her şeyi farklı bir perspektiften görür ya da algılarlar. Onların yeni perspektifi, karşı konulmazlığı zamanla ortaya çıkaran öyle farklı görüş açısı sağlar ki, bir daha hiçbir şeyi eskisi gibi göremeyiz. Onların görüş açısı, bizimkinden çok daha geniş bir alanı kapsar. Bu olağanüstü başarının sırrı, dâhilerin ayrıntılar arasında bağlantılar kurup, sığ bakış açısıyla görülemeyecek derin ilişkileri keşfedebilmelerinde yatar. Dehâ tarihinin,Shakespeare tarafından saptanan genel bir eğilimi vardır: Devrimci bir dâhi olabilmek için, belki biraz da deli olmanız gerekebilir.
Dehâyı anlamak, tarihsel şartların, kültürel ortamın ve başka unsurların farkında olmayı gerektirse de dehâ her zaman bireyseldir. Yine de onu kolayca tanımlayıp, sözcüklerle formüle edemeyiz. Fakat gördüğümüz ve ya hissettiğimiz zaman dehayı tanıyabilir ve hayal gücümüzü kullanarak onun anlaşılması güç niteliğini kavrayabiliriz.
Devamını oku “Dahilerin Özellikleri”
Hint Okyanusu’ndaki Andaman Adalarında dünyanın en eski kabilelerinden birinin kültürü, son üyesinin ölümüyle tarih oldu.
Üstün zekalı ve üstün yetenekli bir çocuğa sahip olmak pek çok ebeveynin hayalidir. Ancak üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuğunuzun olması demek pek çok sorumluluğu da beraberinde getirmesi demektir. Üstün zeka ve üstün yetenek alanında yapılan son bir asırlık bilimsel araştırmalar üstün yetenek ile ilgili bakışaçımızı da değiştirmiştir. Yıllar önce üstün zeka yalnızca yüksek IQ olarak görülür ve bu nedenle yalnızca IQ testleri ile ölçülürdü. Bilimsel araştırmalar bu tür konservatif bir yaklaşımın ne denli sınırlı olduğunu ve bu nedenle üstün yetenekli çocukların önemli bir kısmını tanılayamadığını ortaya koymuştur. Nitekim 4 yaşında kendi kendine okumaya başlayan bir çocuğun IQ testinde yüksek puan alması pek de önem taşımamaktadır. Bu çocuk erken yaşlarda gösterdiği akademik beceri ile üstün yetenekli olduğunu bir dereceye kadar kanıtlamıştır. Uğur Sak (2011, üstün yeteneği “insanlık yaşamı için temel değeri olan alanlarda gösterilen olağanüstü başarı veya performans” olarak tanımlamıştır. Bu hümanistik tanım, Anabilim üstün yetenekliler programlarının da benimsediği bir tanımdır.
Birbirinden farklı onlarca öyküye sahip olan bu efsanevi kule, aslında görünmez ve küçük bir adacık olan kayalığın üzerinde yükselir. Kuleye “Kızkulesi” adını Türkler verdiler. Daha önce Damalis, Leandros gibi isimlerle anılan bu şirin yapı, birçok efsaneye konu oldu. Bir rivayete göre, bir falcının baktığı falda, kızının yılan tarafından sokulacağını öğrenen imparator, sevgili evladını ölümden kurtarmak için bu adaya saklar. Ancak, gönderilen bir incir sepetinden çıkan yılan, yine de zavallı kızı sokar ve öldürür.
Herhangi bir şeyi yapabilme becerisi anlamına gelen “yetenek” sözcüğü Türkçede belli bir alanı ima etmeyen geniş ve kapsayıcı bir sözcüktür. Türkçe, yaygınlaşan bu anlayışı kolayca kavramaya izin verse de, diğer diller için aynı durum geçerli değildir. Örneğin İngilizcede yetenek alanına bağlı olarak kullanılan iki ayrı terim (gifted/talented) vardır.