Aydınlanma Korkusu :)

AYDINLANMA konusunun kendisi çok korkutucu hatirlandigi icin (asagida Kryon’dan bi alintida rastlayinca çok şaşirdim) AYDINLANMANIN lafina sarilir insanlar, buna da yeni çağda aydinlanma şehveti diyebiliriz kısaca.

Yirmi yol önce bi sevgili yoldasim şöyle demisti: “aman sibel dur ne acelemiz var, hele şu nimetin (yaşam deneyimleri) tadini cikaralim biraz, nasilsa zaman izafi, nereye yetisiyoruz” Her daim hoş bi gülumseme oturur dudaklarima, gecen yillara bakarim, filmimizi nasil yönettigimize, bunca yilin yuzde kacinda farkinda kalabildigimize, insan olma filmi gercekten muhtesem. Muhtesem Gatsby’den daha muhtesem.

Bakin bu korku nereden geliyormus:

Sevgili varlıklar, şimdi bu salonda bulunanların en az yarısını istila eden en büyük korkudan söz edeceğim. Bu gizli bir korkudur ve çoğu kişi onun farkında değildir. Ancak bu konuya girmeden önce sizi bir yolculuğa çıkarmak, buzul devrinin öncesindeki bir zamana götürmek istiyorum. Büyük bir aydınlanma kentine götürüyor ve içine gireceğimiz yapıyı görmenizi istiyorum, birçoğunuza bu yer tanıdık gelecektir! Çift kuleli bir yapıdır bu, ama sivri kulelerden biri yere, diğeri göğe dönüktür. Asıl faal olan bölümü ise kulelerin arasında orta noktada yer alan küresel bir odadır. Gerek kuleler, gerekse küresel oda yere sağlam ayaklarla bağlanmış vaziyettedir. Bu yapı kutsal bir çalışma yeri, yenilenme ve gençleşme tapınağıdır. Burada insanlar üç yıllık bir tazelenme devresi için işlemden geçerler. İnsan dengesinin, ruh, zihin ve bedene saygıyı içerdiği bilinmektedir. Sözünü ettiğimiz kültür bunu anlamıştır. Dünya üzerinde insan ömrünü uzatmayı başaran tek kültürdü o!Şimdi küresel odaya giriyoruz. Odada iki operasyon masası var. Birçok kişi masalardan birinin etrafında toplanmış, ellerini şimdi açıklamamın uygun olmadığı bir şeyin üzerine koymuşlar. Hedef kişi odadaki diğer masanın üzerinde yatmakta ve yardımcı kadın yanında durmakta. Her iki masanın da döndüğünü görüyoruz, ayrıca odanın tabanı da döner bir platform, çünkü dönme hareketi kutuplaşma yaratan manyetikler için katalizör rolünü oynuyor. Alttaki sivri kulenin içinde, odanın üstündeki sivri kulenin içindekilere uyan mekanikler var, bunlar birlikte çalışarak dengeleyici makinenin işleyişini kolaylaştırıyorlar. Bu tapınak görüntüsünü zihninizde tutun ve önemini hissedin.Söz konusu tapınak, birçoğunuzun vaktiyle yaşadığı Atlantis uygarlığında inşa edilmişti. Sizi oraya hatırlamanız için götürüyorum, şimdi açıklayacağım korkuyu anlamanıza yardımcı olacak bu.

Orada birçok enkarnasyon geçirdikten sonra hepiniz yaşamınızı yitirdiniz. Bunun neden meydana geldiğini anlayamadınız, ama gerekli bir olaydı ve çok büyük bir tablonun parçasıydı. İçinizde hala bu olayla ilgili korku tohumlarını taşıyorsunuz, bu dönemde dünyada bulunan öğretmenlerin ve aydınlanmış insanların en temel korkusudur bu, yani aydınlanma korkusu! O kadar güçlü bir korkudur ki, bazılarınız aydınlanma ve bilgiye yaklaşırken fiziksel olarak hastalanırsınız. Yeni enerjide sunulan ödüle sahip çıkmaya başladığınızda bedeniniz bunu hemen reddeder, çünkü ödüle sahip çıkmanın tehlike içermediğinin henüz farkında değildir, çünkü bedeniniz daha önce bu uyanışı hissettiği bir dönemde ölümle ödüllendirilmiştir! ♥♡♥ Kryon

Ölümle ödüllendirilmeyi beklemiyor insanligimiz, sonsuz yaşamla odüllendirilmek icin ugrasiyor kan revan içinde, hem de ismine Aydinlanma/tekamül diyerek.

Sizce çelişki mi bu?

Bazi seviyelerden evet ama bazilarindan hiç de degil. Bunu dille aciklamak cok güç, hissetmeye calışmak lazim. Şöyle üç derin nefesle boşlukta duralim, hissedebiliriz.

**

Birleşik ve tutarlı bir dünya tasviri, muhtemelen insan zihninin zorlu taleplerinden biridir. Bu olmadığı zaman kaygı ve şizofreni peydahlanmaktadır. F. Jacob

Koku tattan önce gelir,

Koku tattan önce gelir, tatsa mide ağrısından önce. sa

Şimdi, yeşil sivri biberi alıyorsun, çok taze ve güzel GÖRÜNÜyor. İştahla ısırıyorsun, gerçekten güzel ve tatlı. üçüncü ısırmada bi koku gelip yalayıp geçiyor,acı biber kokusu! Bi daha ısırırsan ağzına acı tat geliyor. Devam edersen başına hoşuna gitmeyen şeyler gelmeye başlıyor. Sen bunlar konusunda şikayet edebilir veya tanrıdan geliyor diye kabul sunabilirsin, böylece sorumluluunu almayı istemeyebilirsin. Veya kokuyu ilk aldığında yönünü çevirir, kendine güvenmeyi, kendi tanrısallığını/üstatlığı takınmayı seçebilirsin.

Metaforları da biberleri de seviyorum 🙂

*

  • Turan Erdal Ama bir üstat “aci olsa da fark etmez” demeliydi diye düsünüyorum, cünkü onun icin aci-tatli kavrami duygusallik olmasi gerekir.
  • Sibel Atasoy hahahahahaha üstatlık aptallık değil. Velakin başka bi amaç için bile bile denetimli delilik yapabilir tabi, bu da dışarıdan hiç anlaşılmaz; koku mu almıyor, kendine mi güvenmiyor yoksa denetimli delilik mi yapıyor
  • Turan Erdal Tabii ki, eger “iyi” “kötü” diye tepki vermis olsaydi, degerlendirmis olacakti, o zaman da müdahale etmis olacakti
  • Sibel Atasoy evet sadece saygıyla ve doğallıkla yolunu değiştirdi.
  • Turan Erdal Bu nasil olurdu?
  • Sibel Atasoy Şunu da belirteyim (kısıtlı görümle); insanların hepsi aslında üstat fakat bunu takınmayı bir takım sebeplerle erteleyebiliyorlar, bunların başında kontratları geliyor, AN/KAN/İZAN bütünlüklerinin çeşitli aşamalarda devam eden konratları.

“Pat diye Bırakılan Paketler”

“Bu mesajı size lineer bir zaman perspektifiyle, peş peşe sözcükler kullanarak vermek zorundayız. Bu iletişim kurmak için korkunç bir yoldur! Bu yavaş ve hantal bir yoldur. Oysa söyleyeceğimiz şeyleri bir enerji paketi halinde üzerinize pat diye bırakabilmek isterdik ki onu bir anda anlayabilesiniz. Eğer rüya görüyor olsaydınız bunu yapabilirdim, siz uyanıkken bunu yapamam.” Kryon – Lee Carroll

Neyse ki Rüyalar ve vizyonlar yoluyla bi çok şeyi pat diye alıyoruz/veriyoruz. “Yaşamın en yüce amacı rüyalar ve vizyonlar görebilmektir” diyen kızılderili bunu kişisel olarak biliyor çünkü kültürleri bunu destekliyor.Biz de görüyoruz o rüyaları ve vizyonları ancak batı kültürümüz bunu desteklemediği için anlamlandıramıyorduk. Velakin gözümüz epeydir açıldı 🙂

Kendimden örnek verecek olursam; dünyanın mekanizmasına dair tüm anlayış genişlemelerimi rüya ve vizyonlarda (ve onların açılımlandırma yöntemlerini uygulayarak) edindim. Okuduğum binlerce kitap, tefekkürlerim, yazdıklarım ve gözlemlerim ise sadece, rüya ve vizyonlarda aydıklarımı bu yanda doğru düzgün ifade edebilmemi sağladı. Onları ifade edebildiğimde ise sorgulayıcı zihnim ikna oldu, böylece proses tamamlandı.

Eğer ifade yollarımı genişletemeseydim, Maharaj gibi her soruya aynı cevabı verirdim; “O Ben’im” ve söylenebilecek en basit ve tek nihai cevap olurdu. 🙂 Önemli olan frekansının bu gezegene ve evrene katkısı. Ki zaten her bireyin katkısı ile bu alemler böylesi oluyor. Mümkün olabilen en iyi fotoğraf şu an budur ve bence bundan sevinç duymayacak kimse yoktur 🙂

 

Kargo Paketi

Eskiden bi işe kalkişmak ve onu hakkıyla icra etmek icin bi coşku ya da tutku gerekiyordu, şimdi bi şey kendini yaptiracak kesin bir görü ve kararlilikla geliyor, yani senin enerjine ihtiyaci yok gibi görünüyor. Şüphesiz onu yapip yapmamak yine de kisinin özgür iradesine bagli olmakla birlikte, eger yapmayi secerse, sanki kendine bilabedel gönderilmiş bi kargoyu açmak kadar kolay ve tasasiz üstelik zamansız. Enteresan olan bu kargo kendi hakkinda hic bir şüpheyi de kabul etmiyor, mantikla onu taciz edemiyorsunuz. Ben hayatimda böyle bi şeye ilk kez tanik olmaktayim. Belki yeni enerjiye gecmek, ya da yeryuzunun besinci boyutuna şahit olmak böyle bir şeydir.
Alin kullanin diyor. Günaydin sevgili frekanslar

Önceki işler, deneyimlerde galiba biraz da ne yaptığını bilmemek vardı belki bu sebeple İsa çarmıhta ” onları affet baba, ne yaptıklarını bilmiyorlar” diye şefaat dilemişti. Fakat şimdi isme yazılı gelen bu kargolar, içinde her bi şeyi var, ekonomisi, iş gücü, hazır paketler. Ve bunları alıp açtığınızda muhtemelen gerçekten sorumlu olacaksınız. Çünkü sorumluluğunuzu aldığınız için bu kargolar gelmeye başladı. Yumurta tavuk döngüsü 🙂

Daha önce yazdığım oyun mekanizmalarını (Bir Kadını Öldürmek) şimdi detaylı şekilde görmeye başladım:) Anlatmak için hazırlanıyorum, daha doğrusu parmaklarımın uygun anda harflere basmasını beklerken içim gayet hazır ve emin olarak eğleniyorum (bekliyorum). Okuyarak izleyerek, düşünerek, resim ve BAK oynayarak, bunları da bi yandan paylaşarak eğleniyorum. 

**

Kryon’un 11.11 numerolojisine ne kadar çok yer verdiğini görüp yine şaşırdım. Hoş bi şaşkınlıktı 
İlk basılan kitabım Sırıtkan Kırmızı Ay yazılmasına olanak veren 11.11.1999 gününde olan bir olayı anlatıyordu ve tüm gücünü 11’in sırrını bulmaya adamıştı. Kryon bunları söylemeden altı yıl önceydi, yani bugünden 14 yıl önce. Saflığın büyüsü vardı o kitapta. Neyse ki gülümseyerek anabiliyorum artık.

Hatırlatma

Kaynak tektir, ancak siz farklı kişiliklere sahip olduğunuz için gerçeğe giden yol birçoktur. Doğru ya da yanlış yol diye bir şey yoktur. Tüm bilgi ifade edilebilmek için süzgeçlerden, filtrelerden ve en sonunda bedenlerden geçmek zorundadır. Bu yüzden berrak bir kanal ya da kaynağa giden berrak bir yol yoktur, dolayısıyla bilginin biraz değiştirildiğini söylüyoruz. Perdenin bizim bulunduğumuz tarafında da böyledir, aramızda kişilik bakımından sizden çok daha büyük farklılıklar var. Sizden bilginin geçmek zorunda olduğu filtreleri bir çeşni gibi görmenizi istiyorum, bu çeşni ağız tadınıza ya uyar ya da uymaz. Bu noktada yaratıcı düşünceye sahip büyük varlıklar olduğunuzu unutmayın. Eğer çeşnilerden birini dışlarken onu olumsuz enerji olarak yargılarsanız aslında olumsuz enerjiyi yaratmış ve ona hak ettiğinden daha fazla güç vermiş olursunuz. Kötülük dediğiniz şey için de durum aynıdır. O sadece yanlış yönlendirilmiş enerjidir ve yargılama ihtiyacınızın bir yansımasıdır. Dolayısıyla, size göre doğru olanı seçerken içinizde yankı bulmayan bilgiyi yargılamadan dışlamanızı istiyoruz, çünkü o oraya sizin için değil başkası için yerleştirilmiş bir gerçektir. Dikkatinizi hak etmeyen şeylere güç vermemenizi rica ediyoruz. Hatırla