Önemli bir gün

Yirmi gündür bir paylaşım yapmamışım. Sanırım sosyal ağlarda çok vakit geçirdim. Bugün Sevgili astrolog arkadaşım Şule’nin kısa bir paylaşımını görmüştüm ve ardından yine çok yakın bir arkadaşım bugünün hayli önemli olduğundan bahisle şu anın ruhuna bakabilir misin diye rica etti. Ben de meraklandım ve Human Design detaylarını inceledim.

Daha önceleri de paylaştığım gibi Human Design – Yaşam Tasarımı sistemini yedi yıl önce tanıştığımdan beri çok seviyorum ve üzerinde çalışıp yazılımlar hazırladım. O zamandan beri de Human Design Analisti olarak dörtyüzü aşkın dosya düzenledim. Ve halen talepleri değerlendiriyorum.

Peki nedir Human Design Kısaca..

Yaşam Tasarımı, dört eski bilgelik geleneğini alır ve aslında işlevsel olarak nasıl bir tasarımla bu dünyaya gelmiş olduğunuzu gayet sade bir dille ortaya koyar. Doğuma ait astrolojik hesaplama yapıldıktan sonra çıkan veriler geliştirilir ve üç eski bilgelikle birleştirilir: Çakra sistemi, I Ching ve Kabala. Böylece tüm bu bilgiler ışığında kişinin Yaşam Tablosu’nu elde ederiz.

Evet gelelim bugün’ün ruhuna…

Devamını oku “Önemli bir gün” →

Şaşırtan Spiral- Her Şeyin Teorisi 1

Varoluş dalgaları

Gelişim psikolojisi zihnin büyümesi ve gelişmesinin araştırılmasıdır, diğer bir değişle içsel gelişmenin ve bilincin evriminin araştırılması, öyleyse soralım gelişim psikolojisi bu sorunu aydınlatabilir mi?

Entegral psikoloji, yüzü aşkın farklı araştırmacının sonuçlarını bir araya getirdiğimde düzinelerce görüş ayrılığı ve birbiriyle çatışan yüzlerce ayrıntı olduğunu gördüm.  Genel olarak hepsi, zihnin gözler önüne serilen bir dizi evre ya da dalga olarak büyümesi ve gelişmesi ile ilgili aynı öyküyü anlatmaktadır. örneğin bunlardan biri Clare Graves’in öncü çalışmasına temel olan modele spiral dinamik adı verilir. Burada kapsamlı ve üstün bir sistem önermiştir: “Benim önerdim şey özet olarak olgun bir insanın psikolojisinin gözler  önüne serilen, meydana çıkan, salınım yapan, spiral çizen bir süreç olduğudur. Bireyin varoluş sorunları değişirken, daha eski daha alt düzendeki davranış sisteminin daha yeniye, daha üst düzeyde sistemlere giderek boyun eğmesi buna işaret etmektedir. Birbiri ardına gelen her evre dalga ya da varoluş düzeyi insanların varlığın diğer durumlarına giden yolda geçtikleri bir durumdur. İnsan varoluşun bir durumuna merkezlendiğinde, bu duruma özgü bir psikolojisi vardır. Onun duyguları güdüleri  etiği biyokimyası nörolojik harekete geçme derecesi, öğrenme sistemi, inanç sistemi, akıl sağlığı kavramı gibi düşüncelerin tercihleri politik teorileri ve uygulamalarının hepsi bu duruma uygundur.”

Bir anlamda bu araştırmanın, insan DNA’sındaki bütün genlerin bilimsel haritasının çıkarılmasıyla uğraşan insan genomu projesi ile psikolojik ilişkisi vardır.
 Bu yazı dizisinde bahsettiğim insan bilinci projesi kapsamındaki şaşırtan; insan bilincinin bütün durumlarının, yapılarının, mimlerinin ve düzeylerinin dalgalarını, kültürlerini karşılaştıran haritayı ve yorumları özetlemeye çalışacağım.

Don Beck ve Christopher Cowan’ın  Spiral Dinamik adını verdikleri bir yaklaşımda, insanın gelişmesinin sekiz genel evreden geçtiğini kabul eder, bunlara mimler de denilmektedir.

Spiral Dinamik için basitçe mim, herhangi bir harekette açıklanabilen temel bir gelişim evresidir. Beck ve Cowan, mimlerin (evrelerin) katı düzeyler olmadığını, sonuçta bir ağ örgüsünü ya da göz önüne serilen bilincin dinamik spiralini oluşturan, üst üste binen ve birbirine karışarak akan dalgalar olduğunu onaylar. Spiral simetrik değildir, saf tiplerden çok eklenen birçok karışımla düzensizdir. Bunlar birer mozaik, ağ gözü ve karışımdır.

İlk altı düzey, birinci düşünce katı ile gösterilen geçinme düzeyleridir. Sonra bilinçte devrim niteliğinde bir değişim oluşur; belli başlı iki dalganın bulunduğu var olma düzeylerinin ve ikinci düşünce katının ortaya çıkmasıdır bu.

İşte, sekiz dalganın hepsinin, her dalgadaki dünya nüfusunun yüzdesi, her dalgadaki toplumsal güç yüzdesinin kısa bir tanıtımı:

Devamını oku “Şaşırtan Spiral- Her Şeyin Teorisi 1” →

Hayatının hikayesi- olağanüstü bir öykü

Arrival, Hayatının hikayesi öyküsünden bu alıntının ikinci paragrafı büyük şeyler ifade ediyor. Ayrıca ben kişisel olarak deneyim ve ifade şekillerinin burdaki gibi ikiyle sınırlı olmadığını da söylüyorum. Burada heptapotların zaman kavramı olamayacağını da anlıyoruz aslında ama Ted belki okuyucunun anlaması için belki bunu yazdığı 97 yılında bunun tam olarak farkında olmadığından altını kalın kalın çizmedi.   İkinci dikkat, lineer olmak zorunda değil, birkaç şeyi birarada odaklanma alanına alabiliyorsun. Aslında burada yapmak fikrini de fiziki bir eylemden ziyade kuantum fiziğindeki Sanal Geçişlerle benzetiyorum ben, bunu bizler birinci dikkatte de yapıyoruz ama yaptığımızın farkında olmuyoruz. oysa heptapotlar sanal geçişleri farkında olarak ve milyonlarcasını bir anda yapabilince zaman kavramı kayboluyor, herşeyin nerden nereye gideceği tam olarak görülüyor ve bunu da ligatür denilen bir yöntemle tek bir işaretle gösterebiliyorlar.

Aslında kitaptaki tüm öyküler inanılmaz etkili, hatta izninizle akıl almaz boyutta diyebilirim.

Keşke yazmaya devam etseydi ve umarım tüm öyküleri film olur.

 

Çok Boyutlu Olmak

İnsan Varlıklar daha büyük hakikate uyanıyor ve bu sadece mesajların içinde değil. Daha büyük hakikat çocuklar için ve onların çocuklarının çocukları için gezegendeki diğer uygarlıklar ile uyuşabilir bir barış dünyası vizyonudur. Bu, “Yaratıcı hakkında bizim inançlarımız farklı, ama sizin inançlarınızı da onurlandırıyoruz. Sisteminizde yaptığınız şeyi onurlandırıyoruz, çünkü bu tek kaynak ile bağlantılı” diyecek olan gelecekteki kültürler hakkında bir vizyondur.
Gezegende birliğin yayılmasının zamanıdır. Birlik, “şeylerin bütününün farkındalığı, her şey arasındaki bağlantının birleşmesi” demenin başka bir yoludur. (3.cü farkındalık düzeyi)
 
Aslında, 23 çift kromozoma sahip olduğunuz görünüyor. Ama, bunları yalnızca 3B’de yapabildiğiniz noktaya kadar inceliyorsunuz. Bunları 3B kimya enstrumanlarınız ile lineer bir şekilde araştırıyorsunuz, çünkü şu anda tek sahip olduğunuz bu. Öyleyse 24 ncü çift nereye gitti? Ya onun hala orada olduğunu söyleseydim? 24 ncü çift kuantum çifttir. Hala 24 çifte sahipsiniz, ama 3B biyoloji sadece 23 çifti görüyor. 24 ncü çift ne ile ilgili? Bunun perspektifini kaybettiyseniz, herhangi bir anlam ifade etmeyecektir. 24 rakamı ile ilgili kadim Tibet’ten gelen nümeroloji nedir? Bu altıdır (6) ve eğer o sistemde altı rakamının anlamına bakarsanız, “en yüksek seviyede insan – armoni ve denge”dir. Bunu biliyor muydunuz? Çok boyutlu olan 24 ncü çiftin 200,000 yıl sonra uyanmaya başlaması ne tesadüf?
Hiç Bir Şey Tekil Değildir

Mini mini birler

Çürümüşse, bozuşsun, parçalansın dağılsın ve
yeniden doğuşun o haşmetli ve
bilinemez topağına karışsın
sa
*
Doğuya bakan evinizde
Güneş batmaya yakın
Gölgeniz düşüp kırılabilir yere
sa
*
Gökkuşağı yerine
gül takının altından geçer
insan olurum -sa
*
Biraz ateş biraz duman
ortada insan.
İmkan dahilinde olan.
sa
*
Yıldız olmak kolay değil, örneğin dünyamız daha kaç merhale geçirecek bir yıldız olmak için kim bilir. Kendi adıma Sharon Stone’un gülüşünü, Jodie Foster’in kaçamak utangaç bakışını,
Russell Crowe’un tüm yüzüne bedenine yayılmış şefkatini, Brad Pitt’in dünyayı tiye aldığını sandığın o gülümsemesini sonsuza kadar seyredebilirim.Yıldızların hem parlaklık dereceleri hem de kendilerine özgü bir tarzları var. Ortak olan ise göz kamaştırıcı olmaları. Güneş gözlüğüyle bakmak tavsiye edilir. 🙂
Kuzey-güney ay düğmü de epeyce etkin. Örneğin benim haritada iki tane tanrının parmağı denen şey var. Her insanın doğduğu an bir ruh, ben buna inanıyorum, özel ve biricik olması bu sebeple. Geçen annemdeyim bi şey söyledim annem inanmadı, hani bakayım göster bakalım dedi. Ben de ona dedim ki gülerek “sen benim -annem yahu!- hayatımda hiç yalan söylediğimi gördün mü?” velev ki beyaz olsun pamuk şekeri olsun fark etmez. Görmedim dedi tabi doğal olarak. Sebebi çok ahlaklı olmamdan gelmiyor ki, kuzeyi yay olanlara yalan yasaklanmıştır. Herkes söyleyebilir bi şekilde bedeliyle de yüzleşir ama bize yasaklanmış. Yani bunu kişisel olarak ben karar verip öyle olmadım. Bazı şeyleri an (ruh) getirir bazı şeyleri, genler getirir, diğerlerini de ana dili(mother tonque) tamamlar. İsmi ve deriyi de hesaba katınca al sana ayrılık illüzyonu. Hoş bir orman ateş başı hikayesi. aloha sevdiceklerim.
*
Ruh için zaman da söz konusu olmadığından bir ruh (ağacın bir dalı diyelim) değişik zamanlarda ve yerlerde binlerce kişiye onların yüksek benliği aracılığı ile bağlıdır. Ruh insani manada kişisel değil. Üstelik o bi şey öğrenmeye ihtiyaçsız, değişmez. Öğrenecek olan insandır, onun hücreleri vasıtasıyla gezegendir. Benim epey bir süredir fikrim böyle, henüz değişmedi.