Altı derece ayrılık-Küçük Dünya Sorunu

Altı derece ayrılık, gezegendeki herhangi bir kişinin, beşten fazla aracısı olmayan bir tanıdıklar zinciri aracılığıyla gezegendeki herhangi bir kişiye bağlanabileceği teorisidir.

Kullanıcılar, birinci, ikinci ve üçüncü derecelerinde kişilere mesaj gönderebilir ve ilan panosu öğeleri gönderebilir ve sitedeki diğer kullanıcılarla bağlantılarını görebilir. SixDegrees, günümüzde yaygın olarak kullanılan genel formdaki ilk sosyal ağ sitelerinden biriydi.

Arka plân

Neredeyse hepimiz evden uzakta, bizimle bir tanıdık paylaşan yeni biriyle karşılaşma deneyimini yaşadık. Bu fenomene, ilk olarak Amerikalı psikolog Stanley Milgram (1933-1984) tarafından incelenen küçük dünya sorunu denir. Buradaki orijinal makaleye atlamaktan çekinmeyin.

Makale, tarih, sosyoloji ve diğer disiplinlerle ilgili birçok tartışmada rol oynayan toplumdaki matematiksel yapıyı keşfetmeye yönelik deney ortamı için ilgimi çekti. Günümüzde herkes birbirinden birkaç tıklama veya beğeni alıyor (sosyal platformlar sayesinde), ancak farklı görüşlere sahip topluluklar her zamankinden daha fazla bölünmüş durumda. Yeni zorlukları çözmek için biraz eski moda ihtiyacımız olabilir.

Devamını oku “Altı derece ayrılık-Küçük Dünya Sorunu” →

İnsanın kaç bedeni var?

Fiziksel ve eterik bedeni biliyoruz. Özellikle Eterik bedenin bilmediğimiz ve hayati özelliklerini öğrenmek için tıklayınız.

Astral Beden, fiziksel bedenin tam bir kopyasıdır, ancak daha ince astral maddeden oluşur.Uykuda ve beden dışı deneyimlerde Astral Bedende seyahat ediyoruz. Astral Bedenimiz tutkuları, duyguları ve istekleri barındırır ve bunlar fiziksel bedene iletilir.

Astral Beden, uyku sırasında veya ilaçların ve anesteziklerin etkisi veya beraberinde getirdiği kazalar sonucu fiziksel bedenden ayrıldığında  Ağrı ya da diğer duyguları hissetme kapasitesine sahiptir.

Astral Beden, duygu ve arzunun yeridir. Olumsuz duygu ve düşünceler astral Bedende daha koyu renkler üretir. örneğin öfke Astralde kirli kırmızı bir renk yaratır, daha yüksek duygu ve düşünceler pastel renkler olarak görünür. Bu renkler ruh halimize bağlı olarak sürekli renk değiştirir. (bunu gözleriyle görebilenler var. Ben sadece hissedebiliyorum)

Astral Beden fiziksel maddeden değil astral enerjiden oluşur. Astral Beden, bir insanın duygusal doğasını yansıtır. Daha kaba, daha karanlık düşünceler ve duygular astral Bedenin titreşimini azaltır. Olumlu, sevecen duygu ve düşünceler astral Bedenin titreşimini yükseltir.

Ölümden sonra kişinin Astral Bedeninde yaşadığı ve birçok Astral bedeninden birine çekildiği söylenir.

Astral bilinç öncelikle arzunun uyarılmasıyla uyanır. Bu Beden, arzulara, duygulara, hayal gücüne ve psişik yeteneklere sahip olmamızı sağlar. O düşüncelerimize güç verir, etkili eylem ve belirme için gereklidir.

Astral Beden, korkudan nefrete ve sevgiye, huzura, mutluluğa ve coşkuya kadar tüm duyguları deneyimlememize izin verir.

Arzuların aralığı; Özgür irade ve seçimlerimizin neticesinde şu üç düzeyin birinde yoğunlaşabilir, fakat bu boyutta genelde hepimizde bunların değişik oranlarını görmek mümkün.

Devamını oku “İnsanın kaç bedeni var?” →

Beş Adımda İnsan Bilinci Projesi

Bu konuyu yaklaşık 20 yıldır ele alıyorum hem daha iyi anlamak hem de anlatabilmek için.

İlk dört adım video kayıtları halindedir, adresleri aşağıda sunuyorum.

1.ci Adım: https://www.youtube.com/watch?v=vY-WR6G78cQ&t=12s

2.ci adım:  https://www.youtube.com/watch?v=4LvbixVb-Yw&t=3s

3.cü adım: https://www.youtube.com/watch?v=XCON-HCm7X0

4.cü adım: https://www.youtube.com/watch?v=d-qH-EGHuk8

Bu videolarda anlatılanı ve daha fazlasını yazılı olarak da görebilirsiniz tıklayınız

5.ciAdım :

Entegral bir sentezde alt düzeylerin yanlışlara, batıl inançlara ya da İlkel anlamsızlığa yol açtığı düşünülmez. Çocukça sihrin ve Noel baba mitlerinin gerçek olmasının bir anlamı vardır. Çünkü bu dünya görüşleri, bu düzey ya da bu dalgadan bakış tarzıdır ve dalgaların hepsi Kozmosun önemli bileşenleridir.

Öte yandan, Farklı düzeylerin yorumlarını küçümseyen mantıklı bir bilim insanı kendi kökleri ile temas kuramayan biridir. Örneğin mitik düzeyin çok bilinen ve sevilen dalı astroloji, köklerimizle bağlantı kurmayı, kozmosa karşı sevgi ve ilgi duymamızı, kendimizi tanımamıza yardımcı olan kadim bir Öğretidir. Onu ilkel sayıp da bu yönlü davranan ve kendini daha üst düzeyde zanneden birisinin varsaydığı kendi dalga düzeyini gözden geçirmesi gerekir.

Şüphesiz “çeşitliliği onaylıyorum” demek soylu bir çabadır ve bence şu an en çok Avrupa’da kullanılan bir tarzdır. Fakat Bu tutum kapsayıcı olmadığı için en basit sebep ile yıkılabilir. siz kendi yolunuza gidin ben kendi yoluma gideyim gibisinden bir temenni entegral düzene uygun değildir; çünkü her düzey her zaman kendi gerekliliğini uygular ve var olmaya devam edecektir. Belki de düzeyler arası ilişkiyi anlamanın en iyi yolu kuantum kuramıdır. Özellikle bilimsel düzey ve Duyarlı benlik düzeyi bu açık ifadeyi hayatlarına geçirebildikleri için o düzeylerdedir. Bunu daima kendimize hatırlatmaya ihtiyacımız var, kolayca unutup yeniden seviye kaybetme durumuyla karşı karşıyayız. Belki bu sebeple Gurdjieff usta bilinçlenme için bir grup halinde çalışmanın (hapishaneden kaçmak için) mutlaka gerekli olduğunu önemle belirtir. Bu bir otomatik uyandırma servisi işlevi görür.

Ken Wilber’s AQAL model. Discovering Talent and Potential.

Şunu hiç unutmayın: hangi entegral düzeyde olursak olalım bunun alt düzeylerini içimizde barındırdığımız içindir. Yani kapsama Kavramı hayati derecede önemlidir.

Lemuryan huna bilgeliğinin esası; “ayrılığın bir fayda uğruna oluşturulan yanılsama olduğu” ifadesi şimdi ve burada değişmeyen ilkedir.

 

 

 

Dört videoluk bu seride her şeyin teorisi kitabından yararlanılmıştır. Çok zamandır kaçınıyordum fakat olacak olan olur; sonunda youtube kanalı açtım. Arzu ederseniz takibe alabilirsiniz. #herşeyinteorisi #sibelatasoy #insanbilinciteorisi #entegralteori #bilinçlifarkındalık #hiyerarşi #heterarşi #bilinçdalgaları

İlk Kişisel Sergime Davetlisiniz

Bu vesileyle resim aşkımın hikayesini anlatayım diyorum; bir varmış bir yokmuş… cidden de öyle oldu ilk kısım:

Resim ile ilgili yolculuğum sekiz sene önce Karamürsel maceram ile başladı çünkü ilk defa bu kadar denizin üstünde oturuyordum, Fotoğraflarını gören, ziyarete gelen arkadaşlarım ah burada ne güzel resim yapılır diyorlardı. Bir süre sonra gerçekten ben de istedim bunu ve yağlı boya malzemeleri satın aldım. Ders alacak kimseler de yoktu orada☺️Kendi kendime başladım hayli tablo boyadım sonra akrilik ve guaja geçtim, bu Sergüven üç yıl kadar sürdü sonra yavaş yavaş küllendi. Ben de aşkım bitti herhalde diyerek üzerinde pek durmamıştım ta ki geçen yıl mart ayına kadar…

Part iki: çok yoğun şekilde suluboyaya ilgi duymaya başladım sanatçıları, resimlerini ağzım açık seyrediyordum, suluboyanın zor bir teknik olduğunu da biliyordum ve pek cesaret edemiyordum. Derken çok yakınımda bir eğitim başladı, sosyal medyanın yararları! Hemen derslere başladım karakalem çalıştırıyordu hocam fakat ben deli gibi suluboya yapmak istiyordum sonuçta benim baskılara dayanamayan hocam suluboya malzemelerimin listesini verdi buna çok ihtiyacım vardı çünkü gerçekten Hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Tüm malzemelerimi aldım ilk suluboya denememe başlayacağım esnada pandemi koptu!

Devamını oku “İlk Kişisel Sergime Davetlisiniz” →

Günün önemli olayına devam: Günün Bebesi

21 Aralık 2020 Anın Ruhu -devam

GERÇEKLEŞTİREN ÜRETİCİLER – MANİFESTİNG JENERATÖR –

 GERÇEKLİK ANI

“Yanıt verir ve gerçeklik anımı bekler, sonra yaparım.”

Siz potansiyel bir güç merkeziyle enerji topunun bir bileşimisiniz ama kaynağı etkili bir şekilde kullanmadan önce ciddi bir sabır göstermeniz gerekiyor. Dünya nüfusunun %33 ünü oluşturuyorsunuz; kendi alanınızda klasik bir araçsınız ve hızınıza ulaştığınızda performansınızla büyülüyorsunuz. Sizi Gerçekleştiriciler ve Üreticilerden ayıran temel fark içgüdüsel bir yanıt ile işe koyulma arasındaki gerçeklik anıdır. Buna “boşlukta olmak” diyebiliriz. Öncelikli içgüdülerinizi doğrulamak için eylemi bu boşlukta tutmalısınız. Dolayısıyla içgüdülerinizi dinleyerek yanıt verin, bekleyerek gerçeklik anını yakalayın ve sonra ikna olduysanız harekete geçin. Harekete geçtiğinizde kendinizi o işe adar ve bir Üreticiden daha hızlı vites değiştirirsiniz ve onların aksine hız kazandıktan sonra da istediğiniz an durabilirsiniz. Çünkü sizin Gerçekleştirici yönünüz yolunuzu düzeltmenize olanak verir. Bir anda birden fazla işle meşgul olabilir ama en iyi performansı bir seferde tek bir işe odaklanarak gösterirsiniz. Her zaman tez canlı, yerinde duramayan, her an bir işe koyulmaya hazır bireyler olabilirsiniz. İlişkilerdeki eğiliminiz, buzları kırmak ve harekete geçmektir. Ama yalnızca kovalayan siz olmadığınızda ve sizden net bir içgüdüsel yanıt almayı başarabilen biriyle birlikte olduğunuzda mutluluğa ulaşacaksınız. Sürekli Gerçekleştirici ve Üretici niteliklerinizin arasındaki dengeyi bulmak için çabalarsınız. Üretici yanınız sınırsız, sürekli enerji gerektiren projelerden keyif alır. Gerçekleştirici yanınız ise yeni alanlara girmek ister. Siz bu dengeyi koruyarak zirvelere tırmanmak için özgür ve esnek olmalısınız. Bu anlamda siz anlaması zor bir çalışansınız. İdeal anlamda gözü yükseklerde olan bir yönetici veya özgürce faaliyet göstermek için bağımsız olması gereken bir bireysiniz.

Stratejiniz: Hayalinde canlandırır ve bilgilendirir

Özgün Özellikleri: Aktif biçimde birçok iş yapmak

 

PROFİL 2/5

Evinizin yolunu bulabilmeniz için size bir pusula vermem gerekiyor­muş gibi hissediyorum, çünkü siz, ikinci çizginin tek başınalığı ve bilinçsiz bir beşinci çizginin uzak hayalleri arasında belirsiz bir noktada kalmış birisiniz. Bu ortaya, öncülük etme konusunda tereddütleri olan, dahil olup olmaması gerektiğine dair şüpheler duyan vasıflı bir liderin tuhaf ama büyüleyici profilini çıkarır. Dahil olmaya karar verdiğinizde, doğanız gereği hayal gücü kuvvetli, karizmatik bir lider olursunuz.

Yansızlık hissiniz size, dünyadaki dramları izleyerek gökyüzünde kay­bolduğunuz hissi verebilir. Bunun sebebi ikinci çizginin geribildirim bek­leyen yönlendirmeleri ile beşinci çizginin yanıltıcı yönlendirme alanının tuhaf kombinasyondur. Bu kombinasyonla, başkalarının varsayımları ile kendi yarattığınız illüzyonlar arasında kalırsınız. Dolayısıyla sizi anlaya­cak ve tamamlayacak biriyle tanışıp tanışamayacağınıza dair şüpheler beslemeniz doğaldır. Etrafınızdaki herhangi birine veya bir şeye karşı bağ­lılık hissedecek misiniz?

Devamını oku “Günün önemli olayına devam: Günün Bebesi” →