Bir adada yaşayan bir grup yamyamın eline bir mantıkçı düşer. Yamyamlar mantıkçıya şöyle derler: “Biz her yakaladığımız yabancıyı yeriz. Kimini haşlayıp, kimini kızartıp yeriz. Avımıza bir soru sorarız. Avımız soruyu doğru yanıtlarsa haşlarız, yanlış yanıtlarsa kızartırız.”
Dedikleri gibi de yaparlar. Mantıkçıya şu soruyu sorarlar: “Seni haşlayıp da mı yiyeceğiz, yoksa kızartıp da mı yiyeceğiz?” Mantıkçı bir süre düşündükten sonra soruyu çok akıllıca cevaplar: “Kızartacaksınız!” İşte yamyamları çaresiz bırakan paradoks ortaya çıkmıştır, ve bu yanıtı sayesinde mantıkçı ne kızartılır ne de haşlanır.
GÜNDEM KİRLİLİĞİ
Sevgili arkadaşlar; Yazıp yazmamakta çok tereddüt ettiğim, fakat rahatsız ettiği için yazmaya karar verdiğim “gündem kirliliğini” tartışalım istedim. Yazdıklarımdan kesinlikle hiç bir üyemizin alınmasını istemiyorum, zaman zaman kendiminde dahil olduğu, yersiz ve gereksiz ağ günlüğü veya form konuları açarak, çok önemli ve değerli paylaşımların gündemden düştüğünü veya yeterince tartışılmadan rafa kalktığını farkettim. Açılan başlıklar, herhangi bir mesaj veya paylaşım konusunda kısırlık yaratıyorsa ve de peş peşe açılıyorsa; diğer devam etmesi gereken önemli konulara da katılım iştahını kapatıyor. Halbuki sitemizde çok değerli bilim adamları, katılımcılar ve yazarlar var. Bu arkadaşlardan yeterince faydalanamıyoruz, zira sudan konulara yorum yapmamalarını da haklı buluyorum. Tabiki bunun bir ölçüsü yok, bana göre sana göre değişen kavramlar(önem konusu) farklılık gösterecektir. Daha fazla uzatmadan yorumunuza açıyorum.
Ebabil bir kuş mudur? Kuşsa nasıl bir kuştur? Niçin sözünden dönen için kötü söz söylenir?
Hadi bir de bunu konuşalım?
RILKE
Gerçi saklandığı o pek yüce olan yere
Girince o bir bakışta tanınan Melek
Dimdik ve görkemli parıltılar salan
Yalvardı bütün iddialardan vazgeçerek
İzin verilsin diye gezgin kalmasına
Eskisi gibi dalgın bir tacir olarak yani
Okumuşluğu yoktu fazla gelirdi O’na
Bilginlere de görmek sözün böylesini
Melekse buyururcasına gösteriyordu
Levhasına yazılmış olanı yalvarana
Gösteriyor ve istiyordu tekrar:
Oku
Okudu O’ da
Öyleki Melek hayrandı
Çoktan okumuş denirdi artık O’na
Yapabilen di O
Kulak veren ve yapandı.
RAINER MARIA RILKE
Çeviri:Melahat Togar
“Kadınına mı gidiyorsun? Kırbacını unutma. Zerdüşt”
Bu sozden kim ne anliyor konusalim mi?