AN üzerine

Sadece aydinlanmis kisinin ve/veya tanrinin verdigi cevaplar, birebir soran kisinin yalnizca o anına ait cevaplaridir. Bu cevaplar tum zamanlar ve tum kisilere mal edilemez hatta soranin başka anlarina bile yanit olamazlar, cunku hepimiz yalnizca bir AN icin belirginlesmis bir kisiligiz. Tipki bir dalganin yalnizca bir an goruntusunun biricik oldugu gibi. Bizim enerjimiz onlarin hepsini dalga diye cagiriyor ve ayni görmeye yetiyorsa bu kendimizle ilgili bir durum olacaktir, sonsuz hakikatin yalnizca bir ANi. Bu farki anlamak dualitenin üzerine tasir varliklari.

Eger siz, sonsuzluga aracilik eden kisinin, bir zaman bir kisinin sorusuna verdigi cevabi kendi bir aninizda size verilmis gibi hissediyorsaniz bu pekaladir, demek ki o kisinin o zamanindaki pozisyondasiniz su an itibariyle. Bunu araciyi kutsallastirma cabasi ile degil, fizik kanunlari cercevesinde anlamaya calisarak belki tüm insanlarin ve bizatihi kendi milyarlarca ANimizin biricikligini kutsamak vesilesi yapabiliriz. Böylece barisa katkimiz olur.

☆★♡♥

Spritüel bir gecmisten gelmedigim icin bu yasamda, frekansin önemini fizik biliminden ve dalga hareketlerinden bizzat gözlemlerimle bulmustum. Ve burada her zaman hepinizi “frekanslar” olarak selamlayisim bu sevgi ve saygidan olusmustu (acaiplik yapmaya çalismiyordum). Ve yine AN olgusunu, bunun ruh ya da öz oldugunu da gecen gün bulmustum. Meger aslinda hepsini MAYAlar zaten söylemiş. Günesin altinda yeni bi sey icat edemiyorsunuz, zaten beklenen de bu degil, yalnizca kendiniz bulun ve size has orjinal ifade yolunuzla paylasin, diyor varolusumuz bize

 

 

 

 

Barış, bariş, barış

Sürüngen ırkı deyince hepimizin icinde az cok bi korku uyaniyor  Kolay degil milyonlarca yilin hesabi! Oysa negatif dedigimiz yol, yaradilis, birey bilincinin gelismesi icin alinmis bir onlem, kullanilan bir eril yön em, aksi takdirde varliklar kollektif disi bilinc icinde milyarlarca yil kalsa bir olgunlasma saglayamiyorlar.

Bunun calisma bicimlerini hem kitaplarimda hem de yazilarimda dusundum ve hayli yazdim. Dışi ve eril yanimizin dengelenmesi derken bu cinsiyetler bazinda anlamak cok yetersiz oluyor. Bu denge insan ve sürungen yaradilisimizin, yani kolektif ve bireysel yanimiz arasinda sağlanması gerekiyor. Iki yaradilis ogesi bir kiside öylesine dengelenmeli ki, her iki yan birbirini surekli dölleyen, kendine yeterli, tum varolusu destekleyici bir hal alsin.Kolay gelsin hepimize, günaydin sevgili frekanslarim

Bu konuda en fazla icine dustugumjz hata; karsimdaki savaşirken ben nasil bariş yapabilirim savunmasidir. Dogrudur 3B’den bakinca. Ama daha yukardan bakip kendimize KARSIMIZDAKI KİM. ONU KİM YARATTİ diye sorabiliriz.

Dünyanin tekamül yolculugu neden göklerden bu denli ilgi alaka görüyor?Çünkü yeryüzünde orjinal insan ya da orjinal sürungen ırki yer almiyor, DNAlari bastan birlestirilmis olmakla kalmamis, surekli aralarinda birlesme yoluyla üremis, degisik oranlarda bir insan-sürungen FİZİKSEL araç elde edilmiş ki buna biz genel olarak İNSAN ismi veriyoruz.Yani demem o ki, zaten BARIŞ bedenimizde sağlanmis, ancak duygu ve zihin kaliplarimizdan etkilenen bilincimiz bu durumun farkinda degil BARIŞ için gereken onayi, kabulü vermiyor. Evrende tek gecerli yasa olan ÖZGÜR İRADE YASASI geregince bu kabul alinmadan fiziksel bedenimkzdeki gercek baris saglanmiyor. Bunun sonucu olarak :1. Biyolojimiz hazir oldugu halde bilincimiz izin vermedigi icin bedenimiz hastalaniyor, çünku biyolojik veriyle bilinc verisi arasinda ÇELİŞKİ olusuyor.2. Duygu ve mental bedenlerimizde bunun tersi olarak tarafimizdan ÇELISKIYE zorlandigindan, degisik derecelerde ayni hastalik sapmalarina ugruyor.Eger bizler bu gezegende BARIŞI saglayabilirsek bu tum gunes sistemimizi ve evreni büyük oranda donusturecektir ve bunun icin her bir insanin kendi icindeki insan-surungen oranini dengelemesi ve buna bilinciyle izin vermesiyle gerceklesecek. Yoksa surungenler şu şehirde, şu mahallede otursun, insanlar bu mahallede otursunlar aramizda demokratik anlasmalar yapalim dusuncesi ile barisi DIŞARDAN beklemek yolu bize çözüm getirmeyecek, nerden mi biliyorum  Bu yöntem milyonlarca yildir bu galakside ve sonrasinda yeryuzunde defalarca denendi hala deneniyor, olmuyor.

Nasil yapmali? Şüphesiz yalnizca izin vermeye karar vermektir bunun cevabi ancak bunu ancak bu karari verebilecek denli cile cekip denemis ve bu anlayisa ulasmis kisiler yapabileceklerdir. Tüm meyveler ayni anda olgunlasmaz, malum bu mümkünlerin oyunu. Sonucta yaratanin suretine burunmus tum varliklar icin uygun zaman gelecektir bu oyunlarda, ama bu gezegende ama baska yerde 🙂 ölüm izafi tipki zaman gibi, dogum gibi ve butun dualitik olgular gibi. Biz burada sadece vakti yaklasmis olanlara dualitenin uzerindeki baris alanina, bütunlugun en alt kademesine yukselis icin bi cagri yapiyoruz. Yol uzun. Tabi ki tum yazdiklarim kendimden kendimedir, hatirlatmaya gerek yok belki, yine de hatirlayayim 🙂

Asansörler

Aydinlanmis bi varligin ya da bilinclenme seviyesi yukselmis bi insanin yakininda cevresinde bulunanlar, hatta mekansal ve zamansal kisitlari asip giden dikkatin o kisiye yoneltilmis olmasi bile o varligin görüş alanina cikmak anlamina gelir. Şüphesiz her gordugunu ifade edebilecem durumda degildir ancak şahitlik etmek acisindan hic bir engel yoktur. Bilinçli varligin yakinindaki kisilerden bazilari aslinda bir cogu zaman icinde bu halin kendi dogal durumu olduklarini dusunup oradan uzaklasirlar kendi baslarina ayni goruleri surdurup ogretebileceklerini sanirlar, ne de olsa biljncli varligin sozleri akillarindadir hatta belki yazmislardir, koltuklarinin altinda notlari ve kitaplari emniyete alinmistir. Ancak maalesef bu cogu kez islemeyen bir plan olur sebebi ise gayet basittir. Aydinlanmis kisinin enerji alani bir cesig asansordur ve kendisine degen dokunan (dikkatini yönelten) kisilerin mutat bilesim noktalarini kaydirir ve kendisinin seviyesinde tutar. Bu dogal ve gayet fizik bir durumdur, aydinlanmis varligin bunun icin bi caba gostermesi gerekmez, kendiliginden ve kacinilmazdır.

Ancak kisinin birlesim noktask yeni yerine cengellenmedigi icin bilgenin yanindan uzaklastiktan bir sure sonra birlesim noktasi ya mutat yerine ya da onun hemen yakinina duser ve takilir. Ne careki bu kisiler kendilerindeki bu degisikligin farkina ya hic varmaz ya da cok uzun sure sonra varirlar. Dolayisk ile hikmet dagitma cabalari da ümit ettikleri ölcude olmaz.

Birlesim noktasinin yeni yerine cengellenmesi bilincli ve azimlj cabalar gerektirir ve bunun suresi de herkes icin bh sebepten ayni olamaz. Aydinlanmis kisi zaten kendi seviyesine  engellenmeyi basaran kisiyi kendi seviyesindeki artisla hisseder ve onu derhal yanindan kovalar, çunku onun bu yeni cengeli ancak deneyerek anlatarak saglamlastirmasi gerektigini bilir, o andan sonraki birliktelikleri verimsiz, ayriliklari verimlilik vadetmektedir. Kovalarin doluluk seviyesi dengelenmistir. Ayrilan kisi kendi seviyesini kesinlestirdigini bilene kadar uygular, konusur, yazar, anlatir, ogretir.

Castaneda ogretisinde, birlesim noktasinin yeni yerine cengellenmesi konusu bir ozgurluk savascisinin en meşakkatli donemi olarak belirtilmistir. Birlesim noktasi eski ve yeni seviyeler arasinda sayisiz inip cikmalar yasar ve kisinin bütün bunlar olurken sarsilmaz niyetinden, gozlemcilik yeteneginden hic sapmamasi gerekir. Bu sureclerde yeniden bilgesinin ziyaretlerine gidebilir ya da ona gelinir. Ister madde aleminde ister suptil alemlerde cok kez bir araya gelinir, meselelerin aksayan kisimlari gozden geckrilir. Bu sureclerde ozgurluk savascisinin ayni yolda yuruyen yoldaslarinin olmasi buyuk bir nimettir. Gurdjieff hocamizin da soyledigi gibi hapisaneden yalnizbaşına kacmak cök nadirdir, yardimlasmak şarttir.

Kutupluluk Oyunu

Pozitif ve negatifin; hareketi yani deneyim alanı açmanın bizim güneş sistemimizde kabul edilmiş bir tekamül yolu olduğunu ve bu kutupluluk fizik kuralının sadece madde alanında değil tüm soyut ve somut alanlarda nasıl çalıştığını anlamak, biz insan ırkının başlıca eğitimi olmalıydı. Hiç bir şey için geç sayılmaz, her an radikal bir kararla bu formulü gerçekten anlamaya yönelebiliriz.
10 yıl önce yazdığım BKÖ kitabında iç içe oyunların bu formül altında nasıl işlediğini dilim döndüğünce anlatmaya çalışmıştım. O zamanlar sırf OYUN kelimesini kullandığım için bile söylediklerimi çok kişi ciddiye almadı, oysa oyun yerine hologram kelimesini kullansaydım belki daha ilgi çekici olacaktı fakat bunu tercih etmedim çünkü daha süslü ve modern bi kelime olmasına karşın oyunun döngü içeriklerini anla-t-mayı sağlayamıyordu bana göre.
Sebep?
İnsanlar mutlak gerçeğin peşine düşme vizyonu edindikleri için, ister oyun isterse hologram onları kesmiyor 🙂 Oysa oyunların kutupluluğu anlaşılmadan/yaşanıp görülmeden tamamlanmış bir bölgeye geçmek imkansız. Bunun için birilerinin ölümde sizi sorguya çekmesi gerekmiyor, her şekilde fizik beden içindeyken veya onu kaybettiğinizde her şekilde bu fizik bir yetidir.Kutupluluğun gerçek manası hücrelere sinmeden bunun ötesine ait başka bir alana geçebilmek mümkün değil.

Soru: Bütün insanlık deneyimlerini hazmetmek gerekiyor yani. İşkence, katliam, tecavüz vb… ?

Aynen. Bunun için en iyi yol her şeyi içeren sonsuz potansiyeli paylaştığımız gerçeği üzerine tefekkür etmektir. Bilgi, ancak birinci elden deneyerek elde edilir. İkinci elden dinlediklerimiz, okuyup seyrettiklerimiz ancak o deneyim daha önce AN/KAN bileşimimizde varsa hatırlayabileceğimiz bi şeydir.

Ayrıca, 3B hayat oyununun tıpkı BAK oyunu gibi bir rol alıp gereği yerine geldikten sonra o rolden çıkışımız şeklinde olabileceği üzerine de tefekkür etmek yararlı olacaktır.

Bir de şöyle sorabiliriz kendimize: “Sen hiç tecavüz ettin mi? Birine işkence ettin mi? Bir katliama ortaklık ettin mi, buna yol açacak bi talimat verdin mi, oy kullandın mı, tavsiye ettin mi?

Belki birini yaptın ya da hiçbirini yapmadın. Düşün bakalım; yapabilirdin bunu çok istemiştin de seni bi ahlak kuralı mı durdurdu? Birine gerçekten elektirik verebilir misin, bunu seyredebilir misin? Cevapları bunu okuyan herkes kendi için versin. Biz bu tür bize yanlış gelen uygulamaları fizik ortamda maddi konularda düşünürüz hep, oysa bu edimleri sadece madde bazında değil bir de duygu gerçekliğinde, bir de mental gercekliğinizde yapmış olabilirlliğinizi de sorun kendinize, herhangi bir yaşınızda belki altı yaşındayken. Kimbilir… Belki halen devam  ettirdiklerimiz vardır. Eğer suça minik de olsa iştirak etmiş olduğumuz küçücük bi anımızı bile hatırlasak, tüm yargılamalarımız anında düşer. Dava düşer. Mahkeme hepimizi beraat ettirir. 🙂

**

Lao tzu şöyle der: ” Bir ikiyi meydana getirir, iki üçü meydana getirir ve üç bütün şeyleri meydana getirir.
Şöyle anılıyorum:
Bir- Kendinin farkında olmayan
İki- Bir kendinden ikiye yansıyanı ve ondan kendisine dönen aksi sedayı görür ve kendini bilir.
üç: Sonra ikiyi bilir ve bu bilişten bi çocuk doğar:sentez. Diğer her şey sentezdir artık

Cuma günü BAK oynuyoruz

Sibel Atasoy ile Birleşik Alan Kullanımı (BAK)
28 Şubat Cuma günü saat 19:00’da 
Tuva Sanat Merkezi’nde.
Detaylı Bilgi & Rezervasyon için:

0532 485 9862
0535 560 0014

[email protected]
www.tuvasanat.com

İstiklal Cd. Atıf Yılmaz Sk.
No:16/3 Beyoğlu-İstanbul
BAK’alım neler olacak?

Oynamak isteyenleri bekliyoruz.

BAK Hakkında:
Birleşik Alan Kullanımı (BAK) uygulaması, gerek kadim öğretiler gerekse kuantum fiziği ile kendi düşünsel ve pratik yolculuğumun verileri bir araya getirildiğinde sanki hep elimizin altında idi buna rağmen deneme aşamasında hepimizi şaşkına çevirdi.

Prensipte bu uygulamanın temeli, bir kişi olarak “BEN” öznesi ile her bir cümleye başladığımızda; iki ayrı ve temel ben’den bahsediyor oluşumuzla ilgilidir.Birincisi, her birimizin ben öznesinin TEK bir BEN oluşu, ikincisi ise her birimize has, eşi benzeri olmayan biricik ben oluşudur.

Biricik (unique) olan ve dünyadaki insan sayısı kadar çeşitte olan benlerimiz, kendimizi olduğumuz yaşa kadar belirleyip özelleştirdiğimiz benler’dir. Bu yönüyle bireysel benliğimizdir (parçacık). Diğeri ise hepimizde bulunan tek BEN yönüyle bileşik benliğimizdir (dalga).

Bu gözlemlerimiz neticesinde Bileşik benliğimizin bir ağ bağlantısı olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. İşte Birleşik Alan Kullanımı uygulamasında biz bu ağ bağlantısına sorular yöneltiyor ve her seferinde onun bizlere gösterdiği cevapları şaşkınlık ve hayranlıkla izliyoruz. Holografik yapımızın bir belirtisi sayılabilecek bu uygulamamız her seansta yeni bir yönüyle kendini ortaya seriyor ve bizi yeni denemeler yapmak için heveslendiriyor.
Bu uygulama ile her türlü soruya cevap bulabiliyoruz, yeter ki soruyu akıl edebilelim.

BAK uygulamaları ne tür sonuçlar veriyor?

BAK’ın şimdiye kadar gözlemleyebildiğim bikaç işlevi var ve kimbilir bilemediğim daha neleri var 🙂

İşlevlerden birincisi, açık ve ortada olan, yani birleşik alanın zaman ve mekan kısıtı olmaması sebebiyle bilmediğimiz bir soruya bireysel tahminimizden daha olası ve yakın cevaplar verebilmesi.

İkincisi, oyunculara, her birini kendini bildiği (birleşim noktasının sabitlenmiş olduğu nokta) algı noktasından/rolünden 40 dakika için kısmen çıkarabilmesi! Bu büyük bir başarıdır ancak rüyalarda ya da dış madde alımıyla başarılabilen bir durumu kolayca yapabilmesi.

Üçüncüsü, oyuncuları kendi bildikleri algı noktasından çıkarmakla genel bir şifalanma için uygun hale getirmesi.

Dördüncüsü, oyuncuları bütün bu olayları bir yandan oynarken bir yandan seyirci olma (uyanık rüya gibi, lücid) konumunda tutması ve yerine döndüğünde bir çok şeyi hatırlayabilmesi.

Beşincisi, Hatırlayamadıkları için de gurup çalışması yapılıp birbirine (hapishaneden kaçmak için yardımlaşma) anımsatılabilmesi

Altıncısı, ilk işlevle ilgili olarak bir çeşit zamanda yolculuk yapılabilmesi. Bu yönüyle bir solucan deliği oluşmasına olanak veriyormuş gibi görünüyor.

Yedincisi, Egomuz itibariyle sık söyleyemediğimiz bir kelimeyi; “bilmiyorum” kelimesini tam bir kabul haline getirebildiğimiz ve ancak bu şekilde oynayabildiğimiz nadir bir olanak yaratmasıdır diyebilirim.

Tarihte buna benzer belki de daha kapsamlı ve bilinçli uygulamalar da yapılmıştır bunu bilemeyiz. Önemli olan şu an böyle bir uygulamayı akıl edebiliyor oluşumuz. Bu konuda özellikle ilk denemelerde bana güvenerek deneyimi gerçekleştirebilmemize olanak veren TUVA’daki arkadaşlarıma minnetarım.

Ben yalnızca BAK uygulamasının fikir babası ve onu denemeye cesaret ederek onu doğurmuş olan annesiyim. Uygulama ile ilgili hiç bir şahsi hak iddia etmediğimi ve dünyanın kullanımına açık olduğunu belirtmekten mutluyum. Zaten adı üstünde BİRLEŞİK ALAN KULLANIMI.


Lütfen soru sormanın incelikleri konusundaki şu yazımıza da bi göz atıverin:
https://blog.sonsuz.us/?p=3732