Etiket: isim
Kokularla bitmeyen işimiz!
AD-İsim
AD: İsim.
Eşdeğer: AT
Bir varlığı tanımaya, tanıtmaya veya tanımlamaya yarayan, ona özgülenmiş sözcük. Bazı felsefi yaklaşımlarda varlıklardan önce onların adlarının var olduğuna inanılmıştır. Elbetteki bu felsefi birtartışma konusudur. Ancak ad kavramı Türk kültüründe önemli bir yere sahiptir. Adı olmayan varlıklar, ancak öte aleme ait görülürler. İslam ile birlikte Besmele “Adlama” kavramı çok yaygın bir hale gelmiştir.
Besmele, doğal süreçlere Yaratıcıyı dahil etmeyi öngörür. Yani
önce maddenin değil fikrin olduğu görüşü benimsenmiştir. Ad insanoğlunun var olduğu her yerde nesneleri ve olguları nitelemek için kullanılan soyut bir araçtır. Türklerde Yayguçı Çağ (Yaratılış Zamanı) inanışı varlığın birbirinden ayrışmadığı bir dönemi ifade eder. Başka hiçbirşeyin olmadığı her
şeyin sonsuz bir su olduğu bu çağda, gök diye bir şey yokken her şey sağır ve dilsizdir. Yani anlamı ve adı yoktur hiçbirşeyin. Sayan söylencelerine göre bu sonsuzlukta önce ad verilerek yaratılış başlamıştır. Ad ise anlam demektir. (Kaynak: Türk Söylence Sözlüğü, Deniz Karakurt)
Ad: (Ad/At). Tanımlama, niteleme anlamı içerir. Türkçede ad aynı zamanda at demektir ve pek çok lehçede d/t farkı ortadan kalkar. At kutlu bir hayvan olarak o kişinin kimliğidir aynı zamanda. Tersine bir mantıkla, kişinin adının aslında onun soyut bir atı olduğu ve kendisini taşıdığı düşünülebilir. Bu nedenle eskiden Türkler öldüklerinde atlarıyla (yani adlarıyla)
birlikte gömülmüşlerdir. Yeryüzündeki tüm Türk şive ve lehçelerinde Ad/At biçimiyle binlerce yıldır yer alan ortak bir kelimedir. Aynı zamanda bir kök olarak yüzlerce kelimenin türemesine olanak vermiştir.
Kapı Nedir?
Hem içe hem dışa doğru açılır bazı kapılar.Örneğin hastane lokanta servis kapıları, eski barların kapıları gibi.
Neden diye soruyorum ve cevabı basitmiş, elin meşgulse, tokmağı kullanamayacaksan diye. Üstelik bunlar kilitsizdir. Zzzıttt içerdesin… Zzzıttt dışardasın. Şimdilerde döner kapılar oda. Dön baba dönelim. Aynı cebe birkaçımız girelim, çıkalım. içerdeki hava kaçmasın, enerji ziyan olmasın, alışveriş torbaları bol olsun, eller meşgul olsun vs filan vs.
-kayıt dışı-Döner kapılar MODA olacaktı, oda olmuş. Tuşlara basan parmak uçlarımı uyarıyorum, bana diyorlar ki; “M” nedir?-kayıt dışı-
Kapı Nedir?
Kapı, isimler arası geçiş sağlayan mekanizmadır. Eğer kapı olmasaydı mazallah isimlerin birbiriyle ilişkisi kesilirdi, öylesine kesilirdi ki, onların her biri uzayın boşluğunda sonsuzca -gibi- süzülen atıklar olurdu.
Öyleyse Köprü nedir?
Köprü, eylemler-karşıtlar arası geçiş mekanizmaları. Kapıya göre daha maliyetli olurlar haliyle.
Aslında her ikisi de bi ARA’da gibi görünüyorlar, hakikaten böylesi büyük bir fark var mı aralarında?
-kayıt dışı-Bi dakka, hem sen ne demeye güzelim devasa ağaçları yok ediyorsun, şırıl şırıl akan dereleri kurutuyorsun da ondan sonra içerinin ısısı dışarıya kaçmayacakmış! Sana ne benim elimin meşguliyetinden, düpedüz sersemlik bu. -kayıt dışı-
Yani benzerlik de var, fark da var. İkisinin de “K” harfi ile başlaması tesadüf mü?
“K” Nedir?
-kayıt dışı- Bügün her şey bi saçmalık! Zaman durdu galiba -kayıt dışı-
Amaaannn bu da soru mu şimdi? Yani Kozmik işte. K-oz-mik. Hatta Ko-z-mik
Ay şimdi de OZ nedir, KO nedir, allahaşkına nedir senden çektiğim, biri baksın tdk’ye bi yere.
Neyse ciddiyeti davet ediyorum.
İsim Nedir?
İsim, içine kocaman bir cin(!) hapsedilmiş cam şişedir.
O halde kapı bu cinleri serbest mi bırakıyor?
Yani isteğe bağlı. Açarsın girersin, bakarsın ve çıkarsın da. Kimse senden bi şey yapmanı beklemiyor.
Bu durumda isimler sanki simgeleri/sembolleri de anımsatıyor?
Evet isimlerden önce onlar vardı daha azdı, Sembol’ün isimlerden farkı onların kapısının olmayışıydı.
Nasıl yani? Onlara erişilmiyor mu, uzayın boşluğunda sonsuzca sürüklenennn…
Yok öyle değil, bunları kırıp içine bakılıyordu, ceviz gibi.
Aaa bi kere kırılınca artık işlevi yok oluyor yani? Oysa isimlere gir çık konya altı saat!
Aynen.
Eylem Nedir, Zıtlık nedir peki?
Eylem, adı üstünde eylemek, fiil, fail. Fail varsa cürüm de vardır -kayıt dışı-çok polisiye okuyorsun-kayıt dışı-
Eylemin en önemli özelliği, bir çeşit eylemin diğer bütün eylemleri reddediyor oluşudur hele zıddını gözü görmesin olur!
Yani eylemler dualitik mi diyorsun?
Bi düşüneyim.
İsimler, fraktaller
İsimler hakkında daha önce konuşmuştuk. Pek çoğunuz– bazılarınız – isimlerinizi değiştirdiniz. Bu kesinlikle anlaşılır bir şey, çünkü diğer isim genellikle ailenizin size verdiği bir isim. İsminize bir bakın. Kendinize o ismi verir miydiniz? Muhtemelen hayır. İsminiz kötü olduğu için değil, ama muhtemelen siz kendinize o ismi vermezdiniz.(A)
Bilirsiniz büyücüler, isimlerinin bilinmesini istemezler! Çünkü ismi bilinemiyene büyü işlemez! İsim; düzenli bir yapıdır, hedef. :)))
Belki fraktaller(Tıklayınız); düzenli yapıdan, herşey ya da hiçbişey olana (Tanrı) giden yolda bir ara duraktır.
Sevgili Don Juan, öğrencilerine “kendilerini tanımlamamalarını” önerir; çünkü sen kendini bilemezsen, hangi olay karşısında ne tepki vereceğini önceden kesinleştirmediysen bunu karşındaki kişi de bilemiyecektir! Bilemediği için sana karşı komplo kuramaz. Yani spontan olmayı, benim her zaman dediğim gibi ANda olmayı öneriyordu.
Kısaca, Don Juan ya da Castaneda, büyücünün sırrını; fraktale bağlamıştı.

