Bu Kez…

Well I’m mad as hell 
Aslında cehennem kadar kızgınım 
ain’t gonna take it no more 
Daha fazla dayanamayacağım 
My bags is packed at the back of your door 
Çantalarımı topladım kapının arkasında duruyor 
Cause I don’t know who I am no more 
Çünkü artık kim olduğumu bilmiyorum 
You won the battle but you lost the war 
Savaşı kazandın ama aslında kaybettin 

I’ve been in denial 
İnkar eden oldum 
Now I’m living the truth 
Şimdi doğruyu yaşıyorum 
been down for awhile 
Bir süreden beri 
now I’m standing up to you 
Şimdi senin için ayağa kalkıyorum 
This Time 
Bu sefer 

2012-08-16 18.07.14This time 
Bu sefer 
I’m gonna do it my way 
Kendi yolumu çizeceğim 
This time 
Bu sefer 
Finding out the hard way 
Zor yolu bulup çıkaracağım 
This Time 
Bu sefer 
I’m gonna go back 
Geri döneceğim 
To the girl I was 
Olduğum kıza 
On the night you found me 
Beni bulduğun geceye 
No more 
artık 
Wasn’t that the real me 
gerçek ben bu değil 
Just wait 
sadece bekle 
In a minute you’ll see 
bir dakika içinde göreceksin 
This Time 
bu sefer 
The same time 
aynı zaman 
It’s my time 
benim zamanım 
Getting back to the real me 
gerçek beni geri alacağım 

Don’t try to stop me 
beni durdurmayı deneme 
With the words you say 
söyleyeceğin sözlerle 
Cause I’m sick and tired of the games you play 
çünkü oynadığın oyunlardan bıktım 
gonna free myself 
kendimi özgür bırakmalıyım 
gonna make a change 
bir değişim yakalamalıyım 
Like a butterfly 
bir kelebek gibi 
Imma spread my wings 
kanatlarımı açacağım 

Been crying for to long 
uzun zamandır ağlıyordum 
Now I’m drying my eyes 
şimdi gözlerimi kuruluyorum 
Grounded for so long 
çok uzun zamandır yere çakıldım 
Now its time for me to fly 
şimdi uçma zamanım 
This Time 
bu sefer 

This time 
Bu sefer 
I’m gonna do it my way 
Kendi yolumu çizeceğim 
This time 
Bu sefer 
Finding out the hard way 
Zor yolu bulup çıkaracağım 
This Time 
Bu sefer 
I’m gonna go back 
Geri döneceğim 
To the girl I was 
Olduğum kıza 
On the night you found me 
Beni bulduğun geceye 
No more

http://www.youtube.com/watch?v=rEhXtZ7L4YE

Öykülerin Uzun Bacakları

Öyküler örümcekler gibidir,.uzun bacakları vardır ve öyküler aynı zamanda örümcek ağı gibidir; insan onlara yakalanır ama sabah çiğinde bi yaprağın altında, zarifçe birbirlerine nasıl bağlandıklarını görmek de çok güzeldir.

N.Gailman
Öyküler derken bunları yalnızca ninenizin anlattıkları, Aziz Nesin’in ya da Çehov’un yazdıkları sanmayın, yaşadığınız her an gerisinde bir toz bulutu şeklinde öyküler bırakır ve biz bunlara yakalanırız aslında 🙂
Çare?
Özetleme-Gözleme

 

 

Bu işin zor yanı, gözlemciliğe alıştığınızda toz yaratmakta isteksizlik oluşması! Fakat o tozu oluşturmak için varız bir yandan da 🙂 Hatta sonunda toz olmak belki

 

 

Özetleme kavramını bilmeyenler için kısa bi özet: https://blog.sonsuz.us/?p=3238
Günaydın ve iyi pazarlar frekanslar.

**

 

Fabrika ayarlarına Dönüş!

En keskin ve en yumusak, en kizgin ve en sevecen, en sevncli ve en hüzünlü, en bencil ve en verici, en ciddi ve en şakaci … Daha sayamadiğim tüm uçlar herbirimizde oldugu gibi bende de var; iyilige ve kotulüge dair akla gelebilecek her veri mevcutlu burada, BEN’de. Oyunun eksiksiz yapısini kendinizde bir kez müşahade ettiginizde, gerilimin derecesinde bi fark oluyor. Giderek ne olabilecegini gormeye başladim galba, fabrika ayarlarina dönüş!

Kendime soruyorum; fabrika ayarlarına dönüş ne demek? Yani çok çok çok çok sadeleştirerek bilemediğim arka plan yetileri, genetik (karmik) borçlanmalar, artık bahtımıza ne çıkmışsa fabrikada! Diyor-um…

Sanırım BEN, fabrika ayarlarına(yukardaki içerik çerçevesinde) biraz yukardan baktım, küçücük yaştan beri hem de… Nasıl mı?  Bana her şeyin üstesinden gelebilirim, mevcut tüm bilgiye, sözü geçen hayal edilebilen her gerçekliğe ulaşabilirim gibi geliyordu, yeter ki isteyeyim. Çünkü bunun için delice bi çabayı zevkle harcayabiliyordum :))))

Ha şimdi ne oldi? (Aynı durumdaki bi adamın (lazdur kendisi) mezarına yazdırdığı cümle imiş bu)

Kendimi aynı zamanda hem mağlup hem galip hissediyorum. Hayır tam aynı zamanda değil, çok kısa aralıklarla iki yöne de girip çıkıyorum. Galip hissettiğimde sevinci, mağlup hissettiğimde hüznü deneyimliyorum. Her ikisini yaşarken de kendime gülüyorum. Zaten elimden başka bi şey de gelmiyor.

Bir Kadını Öldürmek kitabında; insanın, hayali pişti rakibini yenmesinin (ne kadar dürüst olursa olsun) mümkün olmadığını söylemişim, bunu çocukken fark etmiştim ve hala öyledir.

Deli Akrabalarımız

İçsel söyleşimizi durdurduğumuzda dünyayı da durdurmuş olacağız. Don Juan içimizdeki bir yanın ondan korktuğumuz için her daim kilitli olarak tutulmakta olduğunu ve ussallığımızın o yanımızı deli bir akrabamız gibi bir mahzende kilitli tuttuğunu söylemişti.
Bu durumda, deli akrabanın üzerimize çullanmasını önlemek için tek çare sonu gelmez içsel söyleşileri kendimize kalkan etmekte olduğumuz gerçeği son kerte anlaşılabilir bi şey.
O halde, sonsuz iç gevezelik bizi koruyan bi şeyse neden onu bırakmamız ve ikinci dikkate girmemiz öneriliyor?!
Cevabı sorunun içinde değil mi?
Kişinin ikinci dikkat hakimiyeti olabilmesi için yeterli erki var ise, birikmiş ise, dünyayı durdurabilir, yoksa iç söyleşiye ve Gurdjieff’in deyimi ile uyumaya devam etmesi onun hayrına olacaktır.

sibelin işleviSibel Atasoy Budeli akrabalarım mahzenin dışında çok vakit geçirdi nedense

 

 

 

 

 

Turan Erdal Normalde biz “gevezelere” cok bilmis deriz. Yukardaki tanima göre onlarin az enerjileri oldugu yaziyor. Tam tersi de olamaz galiba: cok susanlarin cok enerjisi olmasi.

Sibel Atasoy İçkonuşma ve dış konuşma fark etmez

Turan Erdal Enerjimizi nasil toplariz?

Sibel Atasoy Turan bu soruyu on yıldıracaba kaç kez sordun bilemiyorum. Hala beni test ediyorsun

Turan Erdal Yok yok, öyle bi derdim yok. Hatirlamakta belki güclük cekiyorum.

Sibel Atasoy Yani beni test ediyorsun derken, kendimi test eden yansımam olarak bana destek çıkıyorsun demek istemiştim. Ayrıca buradaki ana fikir deli akrabalar :)))))

Turan Erdal Enerjimizi “deli akrabalari” kafeste tutmak icin harciyoruz

Sibel Atasoy eveeeet süpersinnn. Bunu şu ana kadar nasıl göremedim

Turan Erdal Bunu sen bana dedirttin

Sibel Atasoy walla bilinçli değildim. Zaten bu alemlerin een bilinçsizi benim

Turan Erdal ya, ya…ben de inandim

Sibel Atasoy Hayret bi şey, niye inanmıyorsun ki?! Bilinçsiz birini bunca yıl takip ediyor olmak saygınlığını mı bozuyor?

Turan Erdal öyle olsun, sana mi itiraz edecegim?

Sibel Atasoy Hahahahahaha

 

Yıldızlar Kanımın İçinde Dolaşıyor!

Determinist olmama hali, kuantum TEKİNSİZLİĞİnin ilk örneğidir diyor H.Pagels.

Bu, bilinemeyecek ve kestirilemeyecek fiziksel olayların varlığı anlamına geliyor. Kuantum teorisinin determinist olmaması, neyin bilinebilir, neyin bilinemez olduğu konusunda bir ilke sorunudur, bir deney tekniği değildir.

Einstein’ı sıkan da budur. Çünkü O, “yaşlı adamın” her şeyi var olduğu haliyle planlamış olduğunu varsaymak istiyor.

Maddi dünyanın temelindeki rasgelelik, bilginin olanaksız olduğu veya fiziğin başarısız kaldığı anlamına gelmez. Tersine, determinist olmayan evrenin keşfi, modern fiziğin bir zaferidir ve doğanın yeni bir görünümünü açmaktadır.

Yeni kuantum teorisi birçok kestirimde bulunmaktadır (hepsi deneyimle uyumlu olan kestirimler. Fakat bu kestirimler olayların dağılımı içindir, tek tek olaylar için değildir)

Bu, belli bir el, kartların ortalama kaç defa dağıtılacağını kestirmeye benzer. Olasılık dağılımları nedensel olarak belirlenmiştir, belirli olaylar olarak değil.

Heisenberg Belirsizlik İlkesini, Bohr da Tamamlayıcılık etkisini keşfetmişlerdi. Bu iki ilke kuantum mekaniğinin Kopenhag Yorumunu oluşturdu.  Bu, fizikçilerin çoğuna kuantum teorisinin doğruluğu ve iç tutarlılığı konusunda ikna edici oldu.

Bu tutarlılık, doğal dünyanın determinizmini ve nesnelliğini reddetme pahasına satın alınmış bir tutarlılıktı.

Turan Erdal Bireysel “davranisi” kestirebilmek olanaksiz olsa da istatiksel, yani bir üst düzeyde o bireylerin toplaminin ne yaptigi konusunda fikir yürütme imkani var. Bu atomlari irdelerken ayni, bu bireyi ve toplumu irdelerken de ayni. Bireylerin bile farkina varmadigi iletisimsel baglarla bir “üst” benlik olusuyor. Buna bazilari swarm-intellingence de diyorlar. Gercekten de cok ilginc. Evren hem büyük ölcekte sonsuz gibi görünüyor, hem de kücük ölcekte….

Sibel Atasoy Bunu çok küçük yaşlarda kendimce şöyle ifade ediyordum; “yıldızlar kanımın içinde dolaşıyor!”
Minik bi çocuktum, hislerimi ifade edecek kelimelerden henüz yoksundum, yine de kuantumdan sonra daha anlamlı gelmeye başladı bu cümle Sık sık kendi elimin kolumun derisinin üzerinden onun altındakileri okşuyordum, bilmediğim büyülü bişeyler olduğunu içimde hissediyordum, hatta bazen kesip baksam mı diye uçlara doğru ilerliyordu merakım ama bunu hiç yapmadım, akılcılığım galip geliyordu herhalde.

Turan Erdal O zaman kuantum teorisi ile tanisman cocukken olan icindeki “resmi” tamamlamaya (aciklamaya) yaramis. Bence de cocukken kafamizda beliren resimler büyük yasta da baska sekilde bizimle karsilasiyorlar.

Sibel Atasoy Hatta insan o küçük yaştakı esinlerini kovalıyor hep bilmeden bile diyebiliriz  Kuantumla ilk karşılaştığımda- herhalde yıl 1992 filan- çok büyük bir vurgun gibi oldu. Büyük bi sarsıntı geçirdim, adeta asla buluşamayacağın sevgiliye aniden kavuşmak gibiydi, ferhadın şirinle bi dağ kovuğunda aniden yüz yüze gelmesiydi. Sanırım bunu ancak yedi yılda sindirdim ve o sindirdiklerimi 99 yılında hemen depremden sonra Sırıtkan Kırmızı ay ile kısmen dışa attım.

  • Turan Erdal Bu “rüya”lari uzun zaman kovalayabilmek de bi marifet olmali. Cogu insan unutuyor, geciyor…
  • Sibel Atasoy Bilinçli sen’in unutması önemli değil, niyetin onu unutmuyor.
    Berrin Pirgon geceleri yıldız toplamadan uyuyamam.bana ait olanları sembolik olarak bütünlerim.seni dinleyince onu hatırlıyorum
    Sibel Atasoy Seni anlayabiliyorum o kadar çok gökyüzüne baktım ki, benim yerimde biri herhalde astronomi ile ilgili bi meslek seçerdi
    Berrin Pirgon neden olmadık ki,ben de şaşırıyorum  bir de uykuya yattığımda gözlerimi kaparım başka bir göz açılır ve gökyüzü belirir.orada da yıldızlar vardır ve onlara bakarak uyurum:) hep deli olduğumu düşünürdüm,sonra anladım ki değilim :))
    Turan Erdal Bir de hatirlamak var. Cocukken gördügün rüya ile cok sonralari fark ettigin sey arasinda bag kurmayi saglayan bi bilinc.
    Sibel Atasoy Evet; bütünlüğün
    Turan Erdal Biz bütünlesiyoruz mu diyorsun?

Sibel Atasoy Zaten bütünüz de, parça kısmımızda bulunuyoruz çoğunlukla. Daha doğrusu parça kısmında bulduğumuz anları ve olanları hatırlayabilyoruz.

Turan Erdal Baglanti kurdugumuzda büyüdügümzü anliyoruz galiba

Sibel Atasoy Net olsun diye tekrarlayayım, benim hissim şudur ki, büyüyen bi şey yok, doğan ve ölenin olmadığı gibi, sadece hatırladıklarımız var

Turan Erdal O zaman yeni diye hitap ettigimiz seyler de hatirlama

Sibel Atasoy Yanılıyor olabilirim ama şu an itibariyle benim his ve bilgilerimin ortak bileşeni böyle diyor evet

Turan Erdal “Ortak bilesen” dendiginde bireyden bagimsiz biseyle birey irtivata girmis mi oluyor? Bir nevi bazi anlarda gök yüzü bulutlardan ariniyor, kisa süre icin günesi görme ihtimali doguyor.

Sibel Atasoy Güzel benzetim oldu, teşekkürler