Macro Ekonomy & Austerity

Dünyanın makro ekonomileri, yokluk karşısında ,tepkiler karşısında sıkca sallanmakta. Globalizmin bir açmazı mı karşılaşılan.
Uluslararası ucuz işgücü mü bu taşları yerinden oynatan.Büyük bir ümitsizlik artışı olmalı aynı zamanda.

Bütün rüyaların sonu mu?İnsanlığın ümidi bitti sanki. Toplumlar realiteyi yitirdiklerinde önce inançlarına doğru geri çekilirler. Bu açıdan ilk geri çekilenlerden olduğumuz için, ülke olarak toplumsal tepki dozu düşük.

Zorluklar karşısında toplum ve insanlar iyice geri çekilirler. Mesela aç kalan insan kendi kökenine ,etine, akrabalarına, etnik kimliğine doğru geri çekilir.Bu da son geri çekilme sahnesidir.

Kendini bilmek biraz çaba ister

Hem kişisel mevcut durumunuzu hem de toplumsal bohçanızı görebilmek için dışarı çıkmanız gerekir. Dünyanın her yerinden filmler, diziler izleyip, kitaplar okuyunuz. Yabancı ülkelerin haber bültenlerini dinleyin, disiplinle bir süre buna devam edin. Eğer imkanınız varsa Dünyanın değişik ülkelerine seyahat edin ancak turistik gezi olmasınlar, yerel insanlarla kalabileceğiniz bir süre onları gözlemleyebileceğiniz şekilde olsun gezileriniz.
Fast food yalnızca yiyeceklerle ilgili bir kavram değil. Size neler fast food olarak sunulmuş, sunuluyor biraz üzerinde düşünmeye değmez mi?
Dünyanın değişik bölgelerinde yapılan yerel müzikleri dinleyin, sözlerini anlamasanız da dinleyin daha iyi, o ezgiler bırakın frekansınızla uyumlansın.
Başkalarının rüyalarını dinleyin. Kendi rüyalarınızı hatırlayın, analiz ettirebilmek için imkanlarınızı seferber ettirin. Çünkü onlar da sizin (bilincinizin) dışınızdan geliyorlar, onlara karşı misafirper olun, tanımaya çalışın. Onları tanımak kendinizi tanımayı getirecektir.
Zamanında konuştuğumuz dilin çeşitlendirilmesi, ulusların birbirini anlamaz hale getirilmesinin sebebi, kendimizi görebilmek için dışarı çıkma zorunluluğu idi. Her türlü dışarı bu sebeple yapay olarak oluşturuldu. Onlarla ayrılasınız diye değil, onlara varıp kendi bölgenize dışardan bakabilesiniz diye. Kendini bilmek biraz çaba ister.

Şaşırtan Bilgiler

1-sakinleştirici haplar sebebiyle hayatını kaybeden insan sayısı, aşırı doz eroin ve kokain ölümlerinden daha fazladır.

2-kurbağalar kusamazlar. onun yerine midelerini ağızlarından çıkarıp elleriyle temizler, sonra geri yutarlar.

3-“kahve, alkol ve sigarasız olmaz” hissi tamamen psikolojiktir. bağımlılık merkeziniz tetiklendiği için öyle hissedersiniz.

4-hiç evlenmemiş insanların akıl hastanesine yatma olasılıkları 7,5 kat daha fazladır.

5-anıtkabir’in altında bir frigya mezarı vardır.

6-30 yas uzeri insanlarda ortalama her 2000 somurtma hareketiyle bir kirisiklik daha belirmeye basliyor. kendinizi uzmeyin, gulun.

7- yeryüzünde ingiltere’nin işgal etmediği sadece 22 ülke vardır.

Bugün rüyamda ne gördüm?

Rüya konusuyla ilgili değişik başlıklarda rüyalarımızı anlattığımız oldu. Bunların dağınık kalmasındansa bu başlığın altında toplayalım, bir nevi rüya güncemiz olsun. İsteyen yorum da yapabilir elbette.

Bugün rüyamda Stalker’ın babasını arıyorduk. Hatırladığım kadarıyla rüyamda, Stalker ile babası hakkında konuşuyorduk. Stalker, bana daha önceden vefat etmiş babasını anlatırken, ben bir yandan babasını görür gibiydim. Fötr şapkalı, bir genç adam vardı. Ondan geriye birtakım fotoğrafları ve eşyaları gösteriyor ve anlatıyordu. Konsolosluk gibi sözler geçiyordu. Ama şimdi dediklerini hatırlayamıyorum. Sadece bir ara gümüş kaşıklar gösteriyordu. Gümüş kaşıkların üzerinde çok güzel işlemeler vardı. Elime alıp inceliyordum. Hatta ucu kare şeklinde olduğu için kendi kendime şimdiki kaşıklar yuvarlak ve bu kadar güzel değiller diyordum. Sonra her nedense Stalker, ben ve sonsuz, babasının aslında ölmemiş olduğunu düşünüyoruz. Sanki bazı şüpheli durumlar var bu konuda. Neden böyle düşündüğümüzü bilmiyorum.

divan edebiyatı öldü mü ?

Günümüzde hala kendine ” î ” li bir mahlas edinip aruz vezniyle şiir yazanlar var.düşüncelerini belli kalıplara ve kafiyelere sığdırmak için şiiri zorluyorlar da zorluyorlar.Hatta bazen düşüncelerini ifade edecek güzel kelimeler bulmak yerine bulduğu güzel kelimelere uygun düşünce arar hale geliniyor.

Ne dersiniz sizce bu eski edebiyat günümüzde yaşatılmalı mı yoksa mazide mi kalmalı.Divan edebiyatına sahip çıkmayınca yozlaşmış mı oluyoruz.