Gün içinde tüm bedenimi kateden nefesler alıyorum, her aklıma geldiğinde en az 5 kez tekrarlıyorum, oksijen müthiş canlandırıcı.
hatırlatıyoruuummmmm. Ve tabi gerilme hareketlerini de unutmuyorum
not . hatırlatanlarımız bol olsunnn.
Sigara içerken derin nefes almayın. Derin nefes almanızı gerektiren durumlarda, yürümek, koşmak, merdiven çıkmak, yokuş tırmanmak, sevişmek gibi durumlarda sigara içmeyiniz. Basmakalıp yasaklamalara ya da önerilere değil vücudunuzun sinyallerine dikkat buyurunuz. Siz bedeninizi dinlemiyorsanız gerçekten de bu dünyada neden bulunuyorsunuz hala.
Tuhaf bir espri anlayışımız var biz insanların. Ya da hafızamız sıfır.
Boşuna değil, insan nisyan ile…
-Adamus bu dört maddeyi hep S harfiyle başlayan seperation (ayrılık), sin (günah), selfishness (bencillik) ve stupid (aptallık) başlıkları altında topluyor.-
Hatırlayasınız diye S’lerden gidiyorum. Gelecek ay küçük bir sınav yaptığımda “Ne demişti? “S” ile başlıyordu? Oh! Seks” diyeceksiniz. Hayır.
Günah, karma, kader ve alın yazısı – hepsi aynıdır. Aynı enerji dinamiği için kullanılan farklı kelimeler. Günah diye bir şey yoktur. Hiç biri yoktur. Oh benimle “Cinayet günah değil midir?” felsefi tartışmasına girmeyin. Sizinle o konuya değinmeyeceğim bile, çünkü bu sizi kapsamıyor. Eğer hapishanedeki bir grupla konuşuyor olsaydım konuşacak farklı bir şeyimiz olurdu. Ama fark ettiyseniz ben buradayım. (A)
Nereye kadar ayrılıktan suçluyum?
Nereye kadar günahtan,bencillikten ve aptallıktan suçlayacağım kendimi?
Nereye kadar taşıyacağım çarmıhı daha?
End of the day, buraya kadarmış!
Tüm suçluluklar ve cezalarını affediyorum. Zaten bir yanılsamaydı, kendimi sandığım kişi gibi, hepsi bir yanılsamaydı, geçti gitti.
Derin bir nefes alın. Özgürlüğün yeni sesi o.
Heterarşi düzendir
“Biyoloji’nin eski paradigması ekosistemde denge ve evrimde ‘şans ve gerekliliğin’ rolü üzerinde yoğunlaşmıştır. Yeni paradigma da ise, evrim ve hayatta kalma etkileşim halindeki bir çeşitlilik, devinim, uyum, açıklık ve sürekliliğin bir fonksiyonudur. Ekosistemler karmaşık bir karşılıklı nedensellik yoluyla evrimleşirler” (Schwarts ve Ogilvy, 1979, s. 42)
Modern toplumun birçok alanını kesitleyen ve dünyayı yeni bir gözlükle anlamamız gerektiğini savlayan pozitivizm ötesi ve akılcılık ötesi paradigmalar (aynı ölçüde de modern ötesi, yapısalcı ötesi, endüstriyel ötesi, kapitalizm ötesi, görgücülük ötesi paradigmalar) aşağıdaki nitelikleri gösterir (Schwarts ve Ogilvy, 1979):
1. Gerçek karmaşıktır. Değişkenlik, çeşitlilik ve karşılıklı etkileşim bütün sistem ve olguların doğal özelliğidir…”her sistem kendine özgü özellikler geliştirir” (Lincoln, 1989, s. 69).
Rüyayı zıplama aracı olarak kullanın
Rüya kampı ya da önceki eğitimlere katılmış arkadaşlara sesleniyorum, rüya görüşmeciliği sürdürülebilir bir aktivite halini aldığı takdirde sizi hiç bilmediğiniz kendinizle karşılaştırabilecek en tehlikesiz ve en ucuz yöntemdir. Lütfen birbirimizle iletişim halinde kalalım, birbirimizin rüyalarını analiz etmek yoluyla aydınlatalım ve ayalım.
Uyanık olmadığımızda bilincimizin sınırlı yapısının içine, o minicik hapishaneye geri dönmek işten bile değil. Lütfen bu birleşik mesajımızı sayfalarınızda paylaşın, yakınlarınıza sözlü olarak iletin. Yaşam huzurumuz ve keyfimiz bireyliğimizi kaybetmeden kurduğumuz ilişkilerin kalitesinde saklıdır. Toplam yaşam kalitemizi arttırmak elimizde; birbirimizi uykuya geri dönmeye karşı uyarmakta.
Bu dünyadan kaçmak istiyorsanız, dünyadan hiç bir beklentiniz yoksa ve onu pek de sevmiyorsanız o zaman rüyalarınıza ilgi göstermemekte haklısınız.
Zaten biz de kendini ve dünyayı sevenlere destek olmak için buradayız. Onbinlerce yılın birikmiş bilgisini/ışığını paylaşmak istiyoruz. Dışarıya çıkmayı öğretiyoruz ki içeriyi anlayalım.
Siz de sevinci yol edinenlerdenseniz aramıza katılın, rüyalarınızı dolayısıyla kendinizi onurlandırmayı öğretelim.
General Strike in Europe! – Avrupa’da Genel Grev!
General Strike in Europe! Rise up people!!
Tens of thousands protest measures aimed at reducing government deficits. Greece, Italy, Portugal, Spain and other European countries are on pins and needles!
“The call to strike was heeded by many in Italy and Spain; but union workers in Britain, Germany and Denmark held rallies instead of walking off the job.” USA Today
Avrupa’da yoğun bir gösteri ve GREV protestosu silsilesi var. Türk basınından gördüğüm kadarıyla bu gösterilere pek yer verilmiyor. İki gün önce İtalyan halkı yollardaydı. Yunanistan, İtalya, İngiltere, İspanya derken umarım sıra bize de gelir diyorum.
Bir de konuyla ilgili birkaç şey dikkatimi çekti. Orta Doğu’da karışıklık olunca bizim halk ayaklanır yazar çizer. Günlerce, hatta aylarca Türkiye’nin tartışma gündeminden düşmez. Avrupa günlerdir genel grevde. Halk sokaklarda.. “Kahrolsun Kapitalizm” diyerek pankartlar açıyorlar. Yağmura, soğuk hava şartlarına rağmen kimse sokakları terk etmiyor. Buna rağmen Türkiye’de hemen hemen hiç kimse konuya yeteri kadar önem göstermiyor. Bunun nedeninin ne olduğunu çözebilmiş değilim. Ya kendimizi yeteri kadar Avrupalı hissetmediğimizden oradaki insanları umursamıyoruz ya da cidden Türkiye dışında olan olaylardan bihaberiz. Veyahut benim gözümden kaçan başka bir şey var. Bunun nedenini bilen/tahimin eden varsa benimle de paylaşırsa sevinirim.
Bu arada Yunanistan’daki protestodan derlediğim bazı fotolara şu linkten ulaşabilirsiniz: https://www.facebook.com/media/set/?set=a.484743891570318.117540.183362591708451&type=3
Açlık grevini destekleyenler
Açlık grevlerini destekleyenler iki gruba ayrılır.
Birinci grup, bırakın gebersinler der. Onlar zaten ne istenen şeye ne de haklılığa bakar. Tek baktıkları kimin açlık grevi yaptığıdır.
İkinci grup ise açlık grevini bir amaç sananlardır. Bunlar da bakın daha çok açlık grevi yaparız, daha çok şey alırız, bunlar daha başlangıç daha neler isteyeceğiz diyenlerdir. Sanırlarki daha çok açlık grevi yapmak daha faydalı. Var böyle açlık grevini destekleyen embesiller gerçekten, şaka değil.
Açlık grevi desteklenmez, talepler, haklar desteklenir.