Yeni diziler, kurgular

Dün kendime tatil verip Alphas dizisinin üç bölümünü izledim. Dizi hakikaten Heros, Levarage, touch, Alcatraz, Lie to me dizilerinin harmanlanmışı gibi görünüyor. Henüz yerini tam belirlememiş olabilir, fakat fantastik sınıfında yer alamayacak kadar eril bi yapılanması var bu sebeple Heros’a rakip olamayacak. Hatta daha Bilimkurgu bile değil tam olarak. Bakalım zaman içinde senaristler nasıl bi yön çizecekler. Dizideki psiyatrist daha önce başka bir dizide daha bu rolü oynamıştı, öyle hatırlıyorum galiba bu rol onun üstüne oldukça iyi oturmuş 🙂

*

Dün öğle saatleriydi annem arayıp heyecanla “nhemen Starı aç bizim dizi başladı” dedi. Tamam deyip açtım. Fakat bu BİZİM lafına gülmekten ilk bi kaç dakikaya pek odaklanamadım. Annemle ilk kez bizim dizimiz oldu. Hangi dizi olduğunu bildiniz değil mi, Türkiyede ilk 40 dklık dizi denemesi Çıplak GerçekDizisi.Geçenlerde bu diziyi izleyemeyelim diye pazar gecesi 23 e koyduklarından şikayet etmiştim. Dizi daha emekleme safhasında bi bebecik ama iddiasızlığı ve biraz hızlılığı ile diğer ağlama duvarı üçer saatlik dizilere bi alternatif gibi görünüyor. Eğer bunu desteklersek büyüyüp serpilecektir. Didaktiklikten kaçınmalarını ve izleyicinin acıma hislerine sığınmayı bırakırlarsa neden olmasın. Annem bile bu diziyi bulup çıkarıp bana da haber vermişse demek ki mmevcut sistemden bıkkınlık diz boyu demektir 🙂

Bağımlılık, Miktar Takıntısı

Tarih boyunca uyarıcıların kutsal amaçlarla kullanımlarından bir kesit:http://universumcorpusnostrum.blogspot.com/2012/08/inanc-tarihinde-drog-kullanm.html
Dörtbir yanda ne çok çeşit varmış.

  • Turan Erdal Uyaricilarin başka bir bilinç seviyesine geçmek icin kullanıldığı kesin gobi gozukuyor, ama bunu dini anlamda kullanılması biraz şaşırtıcı.

    Sibel Atasoy Her şeyde olduğu gibi burada da niyet önemli.
    Turan Erdal Bana sanki uyarıcı olmazsa başka bilinç seviyesine erisilemez diye bir izlenim yarattı. Ne kadar niyet iyi olsa da uyaricilarin bağımlı yaptığı da göz ardı edilemez. Don Juan da CC’ yi etkilemek icin uyarıcı kullanmıştı. Demek ki insan “normal” düşüncelerine o kadar bağlı kalıyor ki onlardan kurtulmak imkansız gibi.
    Sibel Atasoy Bazı kşiilikler çok sert sınırlarla çevrilmiş oluyor kendileri farklı olanı isteseler dahi bu katı çerçeveyi yarıp geçemiyor. DJ da Castaneda’yı böyle görmüştü. Bağımlılık konusu niyetin sağlam olmaması ile ilgilidir. Kişi gerçek niyetini, “farklı gerçeklikleri tanımak, kişiliğinin keskinliğini kırmak” ardına saklayarak bu işe başladığında bağımlı olması kaçınılmaz bence. Çünkü fark ettim ki, katmanlara nüfus edememek insanı miktar takıntılı yapmaya başlıyor. Bu her konu için geçerli, seks, para güzellik, hakikat vs vs. Bu tadına varamama hali insanı o şeyden ne kadar edinse o kadar daha fazla ihtiyaçlı hale getiriyor, çünkü doyamıyor.
    Turan Erdal Bu sert sınırlar başka yollarla da kırılabilir mi? yani aşılabilir mi?
    Sibel Atasoy Uzun zaman alır ama rüya terapileriyle aşılabilir veya büyük bi acı-kaza-üzüntü gerekir 🙁
  • Turan Erdal Bir de insan bu sınırlarının farkında olması gerekiyor galiba, sınırlarını sinir olarak kabul etmeyenlerin değişmesi cok zor olur.

    Sibel Atasoy Değişme isteği olmayan, kendinden memnun mesut olanları oldukları haliyle bırakınız.

Niyetim

Aynı ağacın dalları yaprakları tomurcukları kozalaklarıyız biz. Bi şeyi neden sevdiğime dair ya da sevmediğime dair gerekçelerim/bahanelerim hep vardır velakin bunlar sanılardır yalnızca, öyle kompleks bir yapıyız ki, tam bırak dağınık kalsınlık bu 🙂 Çünkü sen onu yakaladıkça o başka yana kaçar, çok oyuncudur, şakacıdır, özetle harikuladedir niyetim. 🙂

  • Emine Y

    Bir anımı / izlenimimi paylaşayım 🙂 Bir akşam otobüste eve dönüyorum ,ayaktayım önümde oturan çocukta cep telefonunda oyun oynuyor . Ben izliyorum ,etkin olan oyunu oynayan cocuk . Bide sürekli tökezleyip yanan cep telefonun içindeki sana

    l eleman var 🙂 yani şimdi diyelim ki ben Tanrıyım ,oynayan eleman ilahi iradenin ilk tecellileri ,sürekli yanan yada puan toplayan sanal elemanda bizim projeksiyonumuz . Israrla en yüksek puanı toplasın bütün engelleri aşsın istiyoruz .

    Sen çok katmanlı sistem deyince aklıma geldi 🙂

Kuantum Fiziği neden korkutur?

“Büyük sorun – ve bu genel olarak bilinç araştırması söz konusu olduğunda ortaya çıkan bir sorundur – tekrarlanabilirliktir. Gözlemlediğim olayların hepsi kendiliğinden olmuştu. Öyle olmak zorundaydı. Eğer onları önceden planlarsanız, onları çoktan değiştirmiş olursunuz. Tüm bunlardan şu sonuç çıkar: tekrarlanabilirlik ve kendiliğinden oluş birbirine uymaz ve bilimsel topluluğun üyeleri bilimsel metodolojide tekrarlanabilirliği aşırı önemsedikleri sürece bilinç araştırmasında çok fazla ileriye gidemezler.

“Kendiliğinden oluş yalnızca önemli olmakla kalmaz, amaç da odur. Herhangi bir şey için öyleymiş gibi yapamazsınız. Eğer bir bitkiyi yakacağınızı söylüyorsanız, ama bunu kastetmiyorsanız hiçbir şey olmayacaktır.”Cleve Backster

İnsanların çoğunluğu için korkutucu çünkü eğer kuantum fiziğine kanacak(!) olursak, yaratımın ikili doğasının eşit düzeyde bir ucunun kendimize ait olduğunu kabul etmek zorunda kalacağız! Yani yarı tanrı olacağız. my god! İşte bu daha önce söylenmemiş bi şeydir. Animistik dönemde yaşanmıştır ama söylenmesi için aradan beş bin yıl geçmesi gerekti.

Depresyon Mantık İlişkisi

Depresyon tedavilerinde kognitif (bilişsel) terapi diye birşey var. Kişinin yersiz kaygıları bir depresyon oluşturmakta.

Örneğin birisi işten çıkarılmıştır. Zincirleme olarak bir daha iş bulamayacağını, aç kalacağını, insanların onu sevmeyeceğini, mahvolacağını düşünmeye başlar. Duygulardan dolayı mantık silsilesi bozulmuştur. İşte bu noktada adeta hesap kitap yapar gibi durumunu ve olası çözümleri mantıklı bir şekilde incelerse kendini rahatlatır ve tedavi eder.

Merak ettiğim şunlar:

Kuvvetli bir mantık kurabilme yapısına sahip olmak depresyon engelleyici midir?

Google’ın yalancısıyım. Dünyada 10 erkekten biri depresyona girerken kadınlarda bu oran 5’e 1. Kadınların daha çok depresyona girmesinin sebebi duygularını ön plana çıkartıp mantıklı düşünememeleri mi acaba?