Doğadaki Oluşum Mekanizması (DOM) ve Hayat nedir ve toplum hayatı nasıl organize edilmelidir?

Öylesine kötü kurgulanmış bir yaşam sistemi içindeyiz ki,
► ya yaşam mücadelesinden başımızı kaldırıp, doğru olduğuna inandığımız bir işlemi yapacak zaman bulamıyoruz;
► ya da, öylesine pasifleştirilmişiz veya umutsuzuz ki, “ne yapsam boşuna, benim bir oyumla veya işlemimle mi bu dünya düzelecek” şeklinde bir davranış içindeyiz.
Bu tür yanlışlıklarımız nedeniyle, geleceğimizi düşünerek,
► ya üç-beş kuruş para kazanarak yarını kurtarma
► ya biraz mal-mülk edinerek çocuklarımızın geleceğini biraz da olsun güvence altına alabilme çabaları peşinde koşuyoruz. Daha başka türlü bir şey yapmak aklımıza gelmiyor.
Hâlbuki çocuklarımıza bırakacağımız en güzel miras, birkaç kuruş para veyahut biraz-mal-mülk değil, hayatın ne olduğu, niçin yaşandığı, nasıl yaşanması, nasıl örgütlenilmesi gerektiği gibi temel konular olmalıdır.
Neden mi?
Hücrelerimize bakalım, onlar gelecek nesillerine neyi miras bırakıyorlar?
Bir beden nasıl oluşturulur, hangi tür faktörlere bağlıdırlar, vs. gibi milyonlarca farklı faktör bilgilerinin bulunduğu bir genetik kitapçık bırakıyorlar. Her yeni nesil hücre de bu kalıtsal bilgilere göre, doğduğu doğal sistem içinde kendisine bir yer bulmaya ve yaşamaya çalışıyor. Kendisine miras kalan bilgilerin doğadaki sisteme uygunluk derecesine göre de başarılı oluyorlar.
İşte bu nedenle bizlerin temel hedefi de, çocuklarımıza nasıl bir toplumsal hayat sistemi miras bırakmalıyız ki, onlar gelecekte onlara bırakacağımız bu miras bilgilerinden yararlanarak, arılar-karıncalardaki gibi işleyen bir süper-organizma tipli bir toplum hayatına kavuşsunlar!
İşte DOM-sistemi böyle bilgiler içeren bir tartışma ortamıdır. Ayrıntılı DOM-sistemi dosyaları
Websayfamda bulunmaktadır.
Saygılarımla
Ismet Gedik

Beğenilme arzusu hastalığı

Sohbetlerde tercihiniz doğruyu söylemektense, başkalarının sizden hoşlanmasını sağlamak oluyorsa. Karşınızdaki memnun etme arzunuz yüzünden saçma esprilere gülüyorsanız. Tanımadığınız insanlara karşı, otelin zengin müşterilerine selam verirken onlara yaranmaya çalışan bir kapıcının yılışık tavırlarını takınıyorsanız. İstisnasız herkes tarafından sevilmeyi istemek gibi hastalıklı bir arzudan kaynaklanan o salyalı coşkuyu yaşıyorsanız. Bir topluluk içindeyken, çoğunluk tarafından kabul gören fikirleri sorgulamaya kalkmıyorsanız. Alanlarında otorite olmuş kişilerin onayını almaya çalışıyor, onlarla karşılaştıktan sonra da acaba beni beğendiler mi diye endişelenip duruyorsanız. Gümrük kontrolünden ya da polis arabalarının yanından geçerken, üniformalı memurların sizin için iyi şeyler düşünmesini istiyorsanız gizliden gizliye.

Olgunluk

Büyücülük doğal bişeydir aslında, fakat hedef değildir bana göre. Olgunluk, her halin varlığının doğal olduğunu anlamakla başlıyor. Örneğin Don Juan da büyücülük yerine bilgi adamı olmayı arzu ediyordu. Ancak bi bilgi insanı (herhalde anadolucası insanı kamil olsa gerek) özgürlüğüne kavuşur. Ya da tersi, ancak özgürleşen biri, bilgi insanı olur.

**

Erkek-kadın fizik bedeninde olmak eski dünyada isimden sonra en belirleyici ayraçtı ama şimdi artık her iki yön birleşiyor, dengeleniyor ve BİR insan olunuyor. Ben böyle görüyorum. Tabi geçiş aşamalarında huysuzluklar olur biras 🙂

**

Gece rüyaları, gündüz rüyaları, vizyonlar… Şu anın kalitesini yükseltmak için tüm zamanlardan gelen mesajlar. şu anınızın kalitesini yükseltmek ilginizi çekiyor mu?

http://www.facebook.com/RuyaKampiDunyaYili2012

yöntem psikolojisi ve din :)

Hatırlarsanız, bu senenin başında Ebubekir bir başlık açmıştı.

Evrensel İlkeler ve Kuran.

Her ne kadar kendisi bir süre sonra pek çok soruyu yanıtsız bırakıp ortadan kaybolduysa da, bi tanesini ben unutmadım.

Daha doğrusu, merak da yaptım.

Kısa bir hatırlatma olması babında, özetlemeye çalışayım;

Öncelikle, Ebubekir’e sorulan soru: Madem ki kuran’ın koyduğu emirler, buyruklar, zamanın ve şartların değişmesiyle değişebilir, yeniden düzenlenebilir (evrensel ilke-modern dünya filan) diyorsun, o halde bunu böyle ifade eden bir ayet gösterebilir misin demiştik. (Diyen de bendim)