Sevmek, özgünlük ve Çağımız

Sevmekten sevmeye öyle bi anlam aralığı var ki; bin Big Bang geçer. sa

**

Özgürlük, her bir ayrı görünenin özgünlüğüne iman etmek ve onların aslında bir olduğunu unutmadan unutabilmektir.

**

Bir ilişki, farklı şehirlere gittiğiniz halde aynı otobüste olduğunuzu fark etmekle biter. Birinden biri diğerine hayırlı yolculuklar dileyerek otobüsten iner. sa
(Bir okurumun sorusu üzerine: “Sizce bir Birliktelik veya evlilik ne zaman bitmiştir?”)

Tabi her zaman başka seçenekler vardır.

**

Bizler yaşamımızın öznelliği ve özelliği ölçüsünde, çağımızın yalnızca kurbanları değil, aynı zamanda etkenleriyiz de. Çağımız biz demektir. Jung

Etik Kurul Seçimleri için Propaganda Başlığı

Etik Kurul Adayları (Mayıs) isimli başlığa sadece aday olanlar yazıyor. Yazan herkes aday olmuş kabul ediliyor.
Bu durumda lehte yahut aleyhte propaganda yapılabilecek bir başlığa ihtiyaç var diye düşünüp bu başlığı açmaya karar verdim.
Zira, gelişmeleri yakından takip etmemiş olan halkın bilgilendirilmesine ihtiyaç var.

YENİ’den Doğanlara Nasıl Ulaşabilirim?

YENİ’den Doğanlara, tüm internet kitapçılarında daha ucuz ve hızlı bir şekilde ulaşmak mümkün.

Eğer internetten alışveriş yapmaya alışkın değilseniz; D&R, Artı Yayın, İstanbul Dağıtım, Alfa Yayınları, Kitapyurdu, Dost, Alkım Kitabevi, Remiz vb gibi büyük kitapçılara sormanız, eğer yoksa sipariş etmeniz gerekiyor.

Keyifli okumalar dilerim.

Not: Eğer yine de ulaşamadıysanız, sitenin üst sağdaki “iletişim” butonundan bize ulaşın, bi çaresine bakarız.

Başkası olmak

Uzun zamandır bu siteye girmiyordum. Uzun zaman sonra girdiğimde aklımda uzun zamandır olan bir soruyu sormak geldi. Basit bişey aslında, belki çok basit.

Ben başka birisi olmanın nasıl hissettirdiğini merak ediyorum. Biz kendi benliklerimiz içine hapsedilmiş zavallılarız. Başka birisi gibi olmanın nasıl bişey olduğunu tam olarak anlasaydık herşey bizim için daha farklı olurdu. Çünkü başka birisinin gözlerinden dünyaya bakabilseydik bizi biz yapan şeyin ne olduğunu merak etmeye başlardık.

Hayır!

Ben kimim diye sormuyorum. Beni ben yapan nedir diye soruyorum. Benliğim nasıl var oldu? Başka bir sperm yumurtayı dölleyen olsaydı ben, ben olmaz mıydım? Kafamı o gün ağaca çarpsaydım ben, ben olmaz mıydım? Bunları yazmak yerine başka bir yerde başka bir şey yapıyor olsaydım ben, ben olmaz mıydım?

Dolduranlar ve Boşaltanlar

Epeydir aklımda olan ise, “gidenler ve dönenler“kavramı. Varoluşun dışarı taşan (yanlış hatırlamıyorsam buna sudur etmek deniyor) kısmı benim “gidenler” terimime uyuyor. Onlar tamamen nötr bir başlangıç yapıyorlar,  sanki sıfır noktasındaymışçasına yeni başlıyorlar keşfe. Yolculukları boyunca deneyerek bilgi ediniyorlar, birbirine ekliyor ve biriktiriyorlar. Bunlara “inşa” edenler desek yeridir galiba.
“Dönenler” ise kapasiteleri oranınca maksimum bilgi ile donanmış durumdalar ve kaynağa dönüş yolculuğunda, yeniden nötr hale gelmek için mevcut bilgilerini dağıtarak, ağırlıklardan kurtulmak çabasındalar. Bunlara da yıkıcılar demek istemiyorum fakat dezinşa anlamına gelecek bi fiil şu an aklıma gelmedi. Bu iki kavramı düzenciler ve anarşistler diye tanımlasak bile  tam yerine oturur mu emin değilim. En iyisi dolduranlar ve boşaltanlar diyelim basitçe!