Değiş-Tokuş

Eski yıllarda şimdi ne olduğunu bile hatırlayamadığım bi şeyin olmasını istiyordum (genelde böyle bi durumla sık karşılaşmam, yani isteklerim daha bilincime pek çıkmadan karşıma gelir, öylesine hazır bulurum); fakat bu isteğimin bendeki tamlık durumuna karşın bana ulaşmasının fiziki olarak bazı şartlara tabi olduğunu da biliyordum her nasılsa.
Demiştim ki; sibel kızım istediğin bu şeyi nasıl satın almayı düşünüyorsun? Karşılığında ne vereceksin? Bu soruyla karşılaşınca hemen olası mevcutlarım bir bir aklıma geldi. Bi muhasebecinin bilanço aktifindeki assetleri gibi! 🙂 Şimdi tek tek ele alıyorum, bakıyorum bunu versem mi diye, içim elvermiyor. Bi diğerini alıyorum ele; yok yok arkadaş hiç birini veresim gelmedi. E şimdi bilançonun aktif/pasif dengesini bozamazsanız yeni bi şey de alamazsınız. Normal halimde bu iş bilinçsiz olarak yapılmaktaymış meğer bende, o yüzden böylesi bi debelenme olmuyormuş. Neyse işte geçmiş gün, galiba o isteğim için gereken denge yitimini sağlayamayacağımı anladım ve onu derhal unuttum!
Baksanıza hala hatırlayamıyorum neydi :))))
Çok zevkli… diye bitirecektim anıyı ama nedense aklıma zevzek kelimesi geldi. ikisi de Z ile başlıyo,bi alakası var mı diye sorgulamadan öylesine bırakacağım bunu… hahahahahaha
Gününüz zevkli geçsin frekanslaaarrrr

Girişim Desenleri

Sadece girişim desenleri olmak kişisel önemliliğimizi biraz gıdıklıyor olabilir ama ayni oranda heyecana sürprizlere ve görmeye açık oluyoruz. Cür’et edersem bunu kabule, getirisi muazzam. sa

**

“Eğer bir bireyi anlamak istiyorsam, ortalama insan hakkındaki tüm bilimsel bilgileri bir yana atıp, tüm teorileri gözardı ederek tümüyle yeni ve önyargısız bir tavır benimsemek zorundayım.” G.Jung

**

Evrenin kendi farkına varması için araçlarız biz. cc

**

İnsanın en mahir olduğu konu, burnunun dibindekini görememesi, ağzından çıkanı duyamaması, kendi kokusunu alamaması! Demek ki insanın mumla bir benzerliği var.sa

Sadece Sallanıyoruz.

Kendini unutmadan da “salınmak” mümkünmüş! Ben eskiden bunların ya biri ya da diğeri olabilir diye düşünürdüm (atom altı varlıklarından esinlenerek); fakat şimdi burada fark ediyorum ki, kendini kaybetmeden salınabiliyormuşsun. Daha önceki hatam şuymuş: dışardan bakıyormuşum! :))) İçeride durum daha değişik oluyormuş. Şimdi bu sayfaya dışardan bakanlar için sadece sallanıyoruz.

Bir Girişimde bulundum

Bi çocuk şarkısı uydurdum şimdi:

Başla sonla yoktur işimiiiizzzz
Gelişimmm dalgalarıyız biiiiizzzz
Sonla başla yoktur işimiiizzzz
Girişimmm dalgalarıyız biiiiizzzz

**

“Göz göze geldiklerinde, ağacın dallarında bir kuş ötmeye başladı. o anda Ged, kuşun şarkısını, çeşmeden havuza dökülen suyun dilini, bulutların biçimlerini, yaprakların arasında dolanan rüzgarın başını ve sonunu anladı: Kendisinin de güneş tarafından söylenmiş bir söz olduğunu hissetti..” Ursula