Kendin olma projesi

Yaşam bir şakadır ve insanlar onu çok ciddiye alıyorlar. Renkli olduğun, gülümsediğin ve ışığını bu odadaki herkesin göreceği şekilde yansıttığın için mutluyum. Güzel. (A)

**

Dikkat: Bu bir sigara övgüsü değildir. Amacını aşan bir paranoya, toplumu korkutma ve sindirme girişimine karşı çıkmaktır.

Sigara içmeyenler de hastalanabiliyormuş.
Sigara içenleri kısa yoldan toprağa gönderme reklamlarını tersine çevirmek değil hayır öyle bir projeksiyonda yer almak istemem.
Sadece nötrlemek istiyorum. Bana yardım eder misiniz?
Soruyorum:
What about milyarlarca arabanın, fabrikanın egzozu?
What about Hormonlu yiyecekler?
what about doğanın dengesini bozan yerleşim merkezleri?
What about kıskançlık?
What about güç sahibi olmak için duyulan delice hırs?
What about kendin olmaman için yapılan korkutma çarpıtma reklamları?
What about……?

Astral Seyahat konuşmaları-1

Astral seyahat nedir hepiniz biliyorsunuz, deneyimleyen var mı? Ya da ikinci elden dinleyerek bilgi sahibi olanlar?
Sanırım bu konu önümüzdeki yılların en popüler tartışma konusu olacak, hatta belki bazı kanunlar çıkarılması gerekebilecek, bilemiyorum ama öylesine ucu açık bir uygulama ki, Birleşik alan Kullanımı (BAK) gibi bunun da gizli kapaklı şeylere hiç eyvallahı yok, şuan itibariyle kişi ancak kendi moral kavramları ile baş başa. Bu yöntemlerle ilgili neler düşünüyoruz?

  • Bora K Astral seyahat hazır olmayan kişi için çok büyük psikolojik sorunlar ve tehlikeler yaratabiliyor. Buna hazır olan kişiler içinse, o kişiler zaten kötü niyetli olduklarında, astral seyahati kullanmadan çok daha büyük kötülükler yapabilirler. Astral seyahat hiçbir zaman dünyayı televizyonun ya da savaşların bozduğu kadar kötü hale getiremez. Zaten sabır ve odaklanma isteyen bir iş. Bu yüzden başarabilenler çoğu kalbi temiz olanlardır ancak. Deneyimle ilgili olarak da şunu söyleyebilirim, 3 saat sonrasında sıkılıp gözlerimi açmaya karara verdim. Ama gözlerimi açmadan önce ellerimi kaldırıp esnedim, hemen ardından gözlerimi açmak üzere. Gözlerimi açtığımda gördüğüm şey, ellerimin havada olmadığıydı. Oysa gözlerim kapalıyken onları havada ve kendimi esniyor sanıyordum. Bu olayın ardından korktum. Sonraları tekrar denediysem de, o kadar sabırlı olamadım.

Öğretmenin ilk edimi-3

“Hepimiz bir baloncuğun içindeyiz. Doğum anımızda yerleştirildiğimiz bir baloncuktur bu. Önceleri açıktır baloncuk sonraları kapanmaya başlar ve mühürlenir. Bu baloncuk bizim algılamızdır. Yaşamımızın tümünü bu baloncuk içinde geçiririz. Yuvarlak çeperinde kendi yansımamızı görürüz. Eğer çeperlerde gördüğümüz kendi yansımamız ise, o takdirde yansıyan şey gerçeğin kendisi olmalıdır. Yansıyan şey bizim dünya görüşümüzdür. Bize doğum anında verilen bu görüş önce bir betimlemedir, tüm dikkatimiz onun tarafından çelinip de betimlemenin bir dünya görüşüne dönüşmesine dek öyle kalır.
Öğretmenin görevi bu görüşü yeniden düzenlemek, ışıldayan varlığı, velinimetin baloncuğu dışarıdan açacağı ana hazırlamaktır. Baloncuk, ışıldayan varlığın, bütünselliğine ilişkin bir fikir edinebilmesi amacıyla açılır. Işıldayan varlığı bütünselliğe doğru yönlendirmek dikkat isteyen bir manevradır. Onun için öğretmen içeriden, velinimetin de dışarıdan çalışmasını gerektirir.
Öğretmen dünya görüşünü yeniden düzenler. Bu görüşe tonal adası adı vermiştim. Büyücülerin açıklamasına göre, bu tonal adası kimi öğelerin üzerine odaklanmayı öğrenmiş olan algılamamız tarafından yapılmıştır, bu nesnelerin tümü bizim dünya görüşümüzü oluşturmaktadır. Çömezin algılaması söz konusu olduğunda, öğretmenin görevi tüm nesneleri baloncuğun bir yarısında yeniden düzene sokmaktır. Sen artık şu an da tonali temizleme ve yeniden düzenlemenin, onun akıl tarafındaki tüm öğelerinin yeniden kümelendirilmesi olduğunu anlamışsındır. Benim görevim senin sıradan görüşünü karıştırmaktı, ama parçalamak değildi bu, yalnızca akıl tarafında kümelenmesini sağlamaktı.” dedi Don Juan ve yere bir daire çizip ikiye böldü. Öğretmenin ustalığının, çömezini, dünya görüşünü baloncuğun sağ yarısında yeniden kümelendirmeye zorlamak olduğunu söyledi.

Bu kasabada ölmek yasak

İtalya’nın güneyindeki Falciano del Massico kasabasında ölmek resmen yasaklandı. Kasabada mezarlık yeri bulamadıklarını belirten Belediye Başkanı Guilio Cesare Fava, çareyi ölmeyi yasaklamakta bulmuş:

“Bu kışkırtıcı bir emir, ancak üst düzey yetkililerin dikkatini çekmek için bunu yapmak zorundaydım. Çünkü Falciano del Massico 1964’te bir kasaba olduğundan bu yana bir mezarlığı olmadı.”

Kasaba sakinleri ise şaşkınlıklarını gizleyemiyor:

“Başkan bizden ölmememizi istedi, iyi de nasıl olacak bu?”

Kasabanın ölüleri şimdiye kadar komşu kasaba Carinola mezarlığına gömülüyordu. Ancak ne bu mezarlıkta yer kaldı ne de yeni bir mezar yeri açıldı.

Emre karşı gelip geçen hafta ölen kasabadaki iki erkek kardeşin nereye gömüleceği ise merak konusu oldu.

Haberin tamamı için tıklayınız

Bu oyunda kendine meydan okudun,

Elma bir anda sihirle ortaya çıkmıyor, süreçler ve en önemlisi EVREler var ve her daim olacak. Yoksa sen bir gün gelir bu oyunun içinde herkes aynı anda olgun kırmızı elma olur sananlardan mısın?
Ben (şimdilik) böyle bi şeyin olasıllığını sıfır görüyorum. Tüm evreler her zaman olacaktır oyunda. Değilse ne oyundan ne de evrimden söz edilemez.
Eğer bana hak veryorsan, başkalarının evrelerinden ziyade kendi biricik ve benzersiz yolunun geçmiş evrelerini incele, geçişlere sebep olan -sözde-olayları, rüyalarının mesajlarını, bedeninin sorularına açıkça verdiği cevapları yakala.
Her birimiz biricik ve benzersiz olduğumuzdan, ne başkaları ne de onların evreleriyle kıyas edilemeyiz. Kendi boyumuzu ancak önceki kendimiz ve belki vizyonlarımızdaki gelecek kendmizle kıyas edebiliriz.
Bu oyunda kendine meydan okudun, okuyoruz. Bunu sık sık kendimize hatırlarmamız lazım.