Siz Olsanız Ne Yaparsınız?

70 yaşlarında bir erkek, eşini birkaç yıl önce kaybetmiş. Ayda bir defa da, olsa namluda mermi varken canı bazen Belarus, bazen Ukrayna karpuzu yemek istiyor ve ilgili otele gidiyor.

Ancak son gidişinde aynı mekanda yan odada damadını görüyor, onun da yanında doğal olarak bir karpuz var. Kzının on beş yıllık iyi kötü yürüyen bir evliliği var. Şimdi bu adam için ne önerebilirsiniz. Hiç birşey olmamış gibi yaşantısına devam mı etsin, damadıyla mı konuşsun veya kızıyla mı konuşsun, olan biletini kızına anlatması doğru mu, yoksa karı-koca arasına girilmez mi?

Herkesin yorumlarını bekliyorum. Ebubekir, senin de yorumun önemli mutlaka yaz.

Sağlıcakla kalın.

Yaratıcılık gezintisi

“iyi yazmak, yazılanın yazanı uyandırmasıdır!” Tom Stoppard

**

“Bilgelik; Zeka, kurnazlık, deneyim, geniş görüşlü cesaret ve kısa vadeli hesaplamanın  karışımı bir bileşimidir.-diğer değişle, gerçekliğin kabalığı ve ruh arasında bir uzmanlaşmadır” demiş Micheal Tournier.

**

Tony Buzan Mind Mapping adlı kitabında şöyle diyor:
“Renk, çizgi, boyut, doku görsel ritim ve özellikle hayal gücü… İmajlar… Kelimelerden daha çağrışımcıdır, daha bütünseldir ve geniş çapta bağlantıları tetiklemede daha etkilidir; bu sayede yaratıcılığı ve hafızayı geliştirirler.”
Gösterin, anlatmayın. Görsel fikirler yazın.
BBH ajansından John Hegarty konuya tam olarak açıklık getirmiş: “Sözcükler, iletişimin engelleridir.”

Biçare Yunus ne bile ne kara okudu, ne ak

Rüya

Bu rüyayi 3 ay kadar once gormustum , gecen gun Kambur Kerimin bulmacasi uzerine hatirlayip paylasmaya karar verdim.
Rüyada Huseyin Aktas Bey rol aliyor , aslinda kendisini tanimam ama facebook dan fotolarini bildigim icin ruyamda tamamen vizualize ettim.
Olay Mogolistana bir yolculuk olarak basliyor . 2 ekibiz: Huseyin Bey ve 178 boylarinda 30-35 yaslarinda zayif bir arkadas (belki G Milat veya Parcuketdir)bir ekip , ben ve daha once hic gormedigim iki kiz diger ekibiz.
Araclarimiz celik profillerden yapilmis ,branda , post vs ile kapatilmis . Once daha acik ,yazlik yapida,sagini solunu sonradan kapatiyoruz.
Kizlardan biri simsiyah sacli bir Kirgiz (,Moskovada Kirgizlar Sushi restoranlarinda japon gorunumleri nedeni ile geysa/garson olarak is bulurlar), ben bir sekilde restorandan ayrilip benle gelmeye razi etmisim.
Diger kiz kumral bir Turk. Ben Kirgiz hatuna iyiden iyiye niyeti bozmus durumdayim , yalniz diger kiz soru ve konusmalari ile beni cok mesgul ediyor. Yinede keyfim yerinde acik sacik hatunlar,dokunsal bolluk falan ..
Fakat Huseyin Beyden cekiniyorum ve molalarda grup hep beraber iken sanki bana Hala kizlari emanet edilmis havalarindayim .
Yola Foca ya benzer bir sahil kasbasindan ciktik , bir arabayi ben digerini Huseyin Bey kullaniyor. ilk molayi tipik bir Turk kasabasinda verdik (bana Beykozu da hatirlatiyordu), birseyler yedik ,konustuk .Huseyin bey ve ekip arkadasi blucin uzeri kazak,siyah bot seklindeler , bende bot yerine spor ayakkabi. Kizlar mini minnacik kumas parcalari giymisler.
Ikinci mola verdigimizde gorunumumuz tamamen degisti , artik karli daglar basliyordu .Arabalarin kapatilmasi burada oldu , on tekerin yanina kizaklar taktik . hepimiz biraz daha giyindik . kizlar body anoraklari cekerek , goz ziyafetine son verdiler.
Ruyada bu son etabi uzun uzun deneyimledim ama yazacak birsey yok , kar.. buz ..yol..
Hedef tapinak gibi biseymis(yermis) ,Bizim kabatas Arabalu vapurlarina benzeyen bir yapi , asagida kayalar filan bir yigin olusum yukarida kopru gibi olan kisimda masalar konmus. Bizi besimizide o maslardan birine otuttular.
Semaver cay falan ikram super. Ortam nefis , ufuk alabildigine genis , daglar temiz hava .. Erdik erecez cook ulvi duygularla doluyuz.
Ortalikta bir kedi belirdi gri kisa tuylu , buyuk ve sivri kulakli ve buyuk sivri disli , ama cok sevimli hepimiz bir sekilde dokunuyoruz ona. Sonra gorevli gibi biri beni Huseyin Beyi ve diger Arkadasi oturdugumuz masanin hemen arkasinda bir bolume davet etti , orda sira sira magaraciklar vardi . verilen isaretle ucumuzde yan yana magaralara girdik .Ayaklarimiz onde basimiz hemen cikisa yakin .
Sonra kedi geldi ve bana yapacagi hicbirseyden korkmamami, kendimi rahat birakmami soyledi. basladi tam kafamin tepesini yemeye , keskin bir aci ve derin bir agriyi gercekten hissettim. keskin dislerinin kafatasimdan kemik parcalari koparisini hissettim . sonucta 4cm*4cm boyutunda bir aciklik yapmisti .ben acaba beynimden bir parca yedi mi? yedi ise orada hangi bilgiler vardi gibisinden dusunurken , kedi bu acikliktan butun negatif enerjinin ucup gidecegini yerine cok guzel bir enerji dolacagini soyledi.
Ciktigimda Huseyin bey ve diger arkadasin tepesinde ayni kanli delikten vardi ve yuzlerinden canlarinin yandigi belli idi. Ben kedi size ne dedi diye sordum. Huseyin Bey kedi konusurmu len diye hafiten tersledi beni.
O an uyandim ve kahkalarla gulmeye basladim ruyamin sacmaligina.

İlişkiler-2

Önceki bölüm içiin tıklayınız

Nicelik değil nitelik önemli. Sağlıklı olmak için bütün bir şişeyi bitirmek zorunda olmakla alakalı değil. Önemli olan törensel bir yudum alabilmek.(A)

Törensel şeylere oldum olası yakın bakmazdım, yani ritüel anlamında ancak burada Adamus’un söylediği bu anlamda değil. O yudum ya da tek ısırığın içindeki tüm gizi imkanınız olan tüm noktalarınızla kavrayıp içe almakla ilgili, derin ve aydınlatıcı bir zevk.

**

Her şey değişiyor, eski yollar değişiyor. Eski enerjide sizler, başka kişilerle ilişkide olacaktınız. Başkalarını, kendinizi anlamak ve bulmak için kullanacaktınız. Bir anlamda başkalarını, kaybolmuş parçanızı doldurmak için kullanacaktınız. Bu pekala idi ama şimdi Yeni enerjiyle ilk önce kendinizle ilişkiye sahip olmak zorundasınız.(T)

Kelime kaç boyutlu?

İki boyutlu olması gereken kelime nasıl üç boyutlu olmuş?!

Geçen gün gördüğüm ve şu anda neredeyse unutmak üzere olduğum vizyonda kelimeyi gördüm ve şaşırdım.

Kelime bir sapan gibi kişinin ağzından fırladığında onun arkasında şekilsiz bir uzantı vardı. Ve aslında biz o kelimeyi değil uzantıyı algılıyorduk. Uzantı değişik formlarda oluyordu. Duygu ve düşünce bileşkesi olduğunu sandığım o şey, kelimenin arkasına gizlenerek hedefine doğru ilerliyordu!

O an, tartışma-anlaşamama dediğimiz şeyin neden olduğunu net biçimde gördüm.

Kelimenin sözlükte bir anlamı var ve biz onu biliyoruz. Ama bize fırlatılan kelimenin arkasındaki sözlükte yazılı değil ve bilinçaltımız o yazılı olmayan şekilsiz uzantıyı fevkalade algılıyor. Ve bu kelimeye karşılık verirken de sözlük anlamına aldırmaksızın algıladığı anlam üzerinden ve yine üç boyutlu kelimeler fırlatıyor.